Fethullah Gülen Bir An Önce Evlenmeli (1)



Üveys (Veysel) Karani’nin hikayesini bilirsiniz. Üveys Karani annesinden izin alamadığı için Peygamber efendimizi görmeye gidemez. Yıllar geçer annesi oğlunun durumuna dayanamaz ve bir kereliğine izin verir, ama şartı vardır. Resûl-i Ekrem eğer evde değilse dönüp gelecektir, bekleyemeyecektir. Üveys Karani Medine’ye gitmiş, ancak Resûl-i Ekrem’i o gün evde bulamadığından görüşememiş ve aynı gün Yemen’e dönmek zorunda kalmıştır. Yıllar sonra peygamberimiz vefat etmeden önce vasiyetinde hırkasının ona verilmesini istemiştir. Hz. Ömer ve Hz. Ali’de hırkayı ona götürmüşlerdir.

Bu bir menkıbe, eskiden inansam da bu satırları yazarken kesinlikle inanmıyordum ama gene de sağlam bir kaynaktan sizin için teyit ettim. Daha fazla bilgi için güvenilir olduğunu düşündüğüm internet kaynağı olan İslam Ansiklopedisine bakabilirsiniz. (Link)

Bu bir menkıbe de olsa, verilmek istenen mesaj anne-babanın önemi. Belki o dönemde de insanlar, anne babalarını terk edip şeyhlerine tabi oldukları için birileri böyle bir menkıbe uydurma gereği duydu, kim bilir.

Anne baba hakkını çok gözeten onların sözünü dinleyen biri değilim. Benim ailem de bana hep cemaatten uzak durmamı söylemişti, dinlemedim. Niye? Siyer kitaplarında zaten baba ve oğlun Bedir Savaşı’nda savaştığı belirtilir. Mekke döneminde babalarıyla kavga eden birçok oğul vardır bu konuda. Anne ve baba zaten dini konularda dinlenmez diye oradan kıyas ederler. Çünkü “Allah bizi yaratırken onlara sormadı, biz de Allah yolunda giderken onlara soracak değiliz.”

Tamam oğul ebeveynlerini dinlemiyor ama oğlanın bu durumunu gören lider nasıl oluyor da bu durumu garipsemiyor? Bugün bir peygamber yok, herkes eşit seviyede insan. Uzlaştırmak mı iyi, yoksa sert çizgiler ile Allah bizi yaratırken onlara sormadı demek mi? Mesela:

Mehmet Kanter, Enes Kanter’in babası Türkiye’de yargılanıyor.  Mahkemede “Yurt dışı yasağımın kalkmasını talep ediyorum. Eğer yasağım kalkarsa her ne kadar reddetsem de gider oğlum Enes ile görüşür, onu bu bataklıktan çıkartırım. FETÖ mensupları yanına gitmiş. Hastanede çorba vermiş ve ilgilenmişler. Sonra demişler ki, ‘senin burada kimsen yok, biz sana sahip çıkarız’.” diyor (link)

Mehmet Kanter, oğlunu reddediyor, bunun üzerine Enes Kanter soy ismini Gülen olarak değiştirerek. “Hizmet için bir Enes değil bin Enes feda olsun, Hocaefendi yolunda anam, babam, kardeşlerim, tüm sülalem feda olsun” diyor(*). (link)

Mehmet Kanter bu durumdan aşırı şikayetçi, mahkemede oğlunun kurtarmak istediğini söylüyor. Hatta bir detay da veriyor, oğlunun zor anında yanına gittikleri için onu öyle oltaya getirdiklerini belirtiyor. Yalan söylüyor diyebilirsiniz. Ama ya doğru diyorsa? Bu durumda Gülen nasıl oluyor da canlı yayında bir babanın bu ifadelerine rağmen çayını içip, kalan çayı ve kuruyemişlerini Enes Kanter’e verebiliyor? (Link) Ben Mehmet Kanter olsam bu görüntüye çıldırırdım. Diğer yandan kendisi hapiste de olabilirdi ve bu görüntüleri hapiste de izliyor olabilirdi. İnsan öyle eli kolu bağlı bir durumda kafasını duvarlara çarpardı herhalde; şu an hiç değilse telefon imkânı var, her ne kadar telefonlarımızı açmıyor Enes deseler de.

Bu sadece tek bir örnek, böyle binlerce aile var. Hatta binlerce ailede babalar oğullarını ihbar etti (Adem Korkut’un hikayesi gibi. Trajedi, çok yazık, tasvip etmiyorum). Kimin yüzünden?.. Siz 3. bir kişi olarak oğlanın özgür iradesi diyebilirsiniz, peki Gülen bu durumda 3. bir kişi gibi özgür iradesi diyebilir mi? Ben de Hz. Muhammed gibiyim diyebilir mi? Sen din misin, senin yolun dışında dine hizmet etme yolu mu yok diye sormazlar mı?  Diğer yandan bu derece şiddetli aile içi kavgalar olurken, babalar çileden çıkarken ve siz hiçbir şey yokmuş gibi o gençlerden birine artık çayınızı veriyorsunuz. Mehmet Kanter mahkemede yalan bile söylüyor olsa bile (Daily Sabah’a röportajı da var, hiç sanmıyorum) herhalde kimse kendi oğlunun başka birinin artık çayını almasına gönlü razı olmaz. Benim çocuğum yok, kardeşim üzerinden empati yapabiliyorum sadece, delirirdim. Gülen’i sevdiğim zamanlarda bile delirirdim.

Zaten bu tarikat ve cemaatlerde bu şeyhlik, liderlik makamının ne kadar sakat ve fıtrata aykırı olduğu da buradan çıkıyor. Evleniyorsunuz, eşiniz ve çocuğunuz Gülen’e size duyduğundan daha çok saygı ve sevgi duyuyor. Siz artık çayınızı ya da giydiğiniz atleti eşinize ya da çocuğunuza teklif etseniz hakaret olarak algılanır. Ama eşiniz elin adamından bunu kabul edebiliyor. Diğer tarikatlar da aynı, belli bir partiye oy atılmasını her seçimden önce deklare ediyorlar. Bir aile düşünelim: Kadın-Erkek, artık hangisi şeyhe bağlıysa ve diğeri bağlı değilse o evde huzur kalmıyor. Siyasi fikirleri farklıdır gene evde tartışma olabilir, ama hiç değilse kendi fikirlerini savunurlar, bu örnekte söz şeyhten gelince durum çok daha vahim oluyor. Çünkü tartışılacak bir argüman yok şu parti iyidir şu nedenden diyemiyorsunuz, çünkü karşınızda şeyhim öyle demiş gibi bir argüman var. Bu tip olaylara çözüm olarak da kendi tarikatınızdan ya da cemaatinizden biriyle evlenin diyorlar.

Tarikat liderinin de zaten zekâ seviyesi Gülen kadar değilse, bunu durumu yani iki eşin de doğru yoldan sapıp birbirlerini dizginlemediği aileyi, hemen çıkarına kullanıyor. (Bakınız Badeci Şeyh, sadece Müslümanlara has bir şey de değil, Waco dizisini izlerseniz David Koresh’in de aynı olduğunu görürsünüz.)

14 yaşındaki bir Kürt çocuğu düşünelim, haberlerde bu şekilde geçmez. PKK'lı bir genç infaz edildi denir, deşerseniz 14 yaşında olduğu çıkar. Sonra PKK'ya yakın haber organları, gencecik çocukları öldürüyorsunuz diye yayın yapar. Devlet tarafının bu konuya nasıl yaklaştığına girmeyeceğim. Ama diğer tarafta bir Allah'ın kulu “14 yaşındaki çocuğa silah vererek onun ölümüne biz sebep olmadık mı?” diye düşünmez. Ya da ona nefret ve ideoloji aşılayarak buna sebep olan biz değil miyiz demez. Annesi ve babasının haberi var mıdır bu durumdan? 14 yaşındaki biri kendi kararını kendi verebilir mi? En basitinden evlenemez bile o yaşta, ama bir ideolojinin yıkılmaz savunucusu olabilir. Matematikte iki işlem yapamaz ama Marksist doktrinleri bildiğini sanır. İnsan hakları, Özerklik, Öz savunma, Kendi devletini kurma hakkı, Direniş, Ezilen kardeşliği bu tip kavramları bir profesör gibi bildiğini sanır. 

Bugün Fetö diye bir terör örgütü, devletin tüm birimleri tarafından kabul edilmiş ve aynı PKK gibi muamele görüyorken, hala daha Türkiye'deki insanları yalan bir rüyaya inandırmak, hala daha Türkiye'de yapılanmaya çalışmak, yapılanamasa bile uzaktan sakın onların attığı iftiralara inanmayın bakın biz çok iyiyiz, bitmedik, hocamızı dinlemeye devam edin demek ile PKK'nın 14 yaşındaki bir gence silah vermesi arasındaki fark nedir? Gerçekten o insanları mı önceliyorsunuz, yoksa kendinizi mi? 

Filmlerde çok sevdiğim bir sahne vardır, genelde de çoğu filmde olur; erkek sevdiği kızı terk eder, çünkü kız başkasını seviyordur, onu kazanmaya çalışmaz, o kimle daha mutluysa onla olsun yeter ki mutlu olsun diye bırakır. Çünkü erkeğe kızın mutlu olması yeter, sevgisi bencillik doğurmaz.

Bizim olayımızda zaten sevgi yok, hatta tanıma bile yok "binde biri bile" tanınmıyor, ama hala daha o insanların farklı düşünmesi istenmiyor, hala daha aman kopup gitmesinler diye bakılıyor. Bu uğurda yalan da söylüyorlar, her türlü propaganda da yapılıyor. Bizi çok seviyorsanız şu Adil Öksüz ya da Bylock mevzularını açıklasanız ya deseniz SUSARLAR, ya zor durumdayız Türkçe Olimpiyatları yapmasanız da bize yardım etseniz deseniz SUSARLAR, hala niye bir organizasyon yok Yunanistan'da deseniz SUSARLAR. Ama diğer yandan yok hocaefendi şöyle iyi, şöyle rüya görüldü, Türkiye'de bittik ama Hizmetler dünyada 10 kat arttı, bu AKP şöyle kötü, şöyle gidecek, her dedikleri iftira, itirafçı olmayın ahiretinizi tehlikeye atmayın, hocamızın sohbetlerini dergi yazılarını okuyalım, soru sorma değil içe yönelme devri, kendinden kerametli twitter trolleri 15 Temmuz'u çözmüş, onların floodlarını okuyalım...

14 yaşındaki o çocuğa silah verirken o çocuğun öleceği %90’dır. Ama bu düşünülmez. Aynı şekilde cemaat hiyerarşisi hala her şeye iftira deyip, sorulardan kaçıp, algı yaparken, ya her şeyin iftira olduğuna inanan, 15 Temmuz’a tamamen tiyatro diyen tabanımızdaki bir kişinin Türkiye’de başına ne gelir diye düşünmez. Her olaya cemaatin hiyerarşisi ile aynı perspektiften bakan, uzaktan bakınca robotlaşmış izlenimi veren, 250 kişi ölmemiş bile olabilir diyen bir kişiye Türkiye’deki insanların neler yapacağını düşünmez. Yeter ki o kişi, onların bile inanmadığı uydurduğu yalanlara inansın.

Darbe öncesi 2015 yılı. Yer Güneydoğu.

Çözüm sürecinin bitmesinden sonra Güneydoğu’da olanları biliyorsunuz. Bir üst düzey PKK’lı şehre iniyor, oradaki gençleri eğitip, silahlandırıyor. Onlara da YDG-H deniyor. Bunlar 14-20 yaşlarında o ilçede yaşayan kişilerin çocukları. Bunlar hendek kazıyor, barikat kuruyor, o ilçelerde öz yönetim ilan ediyorlar, kimlik kontrol ediyorlar. Daha sonra operasyon yapılacağı açıklanıyor ve şehrin etrafına asker konuşlanıyor. Şehirdeki siviller tahliye ediliyor. Sonra çatışmalar başlıyor. Tabi bunların hepsi bir anda olmadı, hendeklerin ve barikatların kaldırılması için araya birçok insan girdi. Sonuç olarak herkes ne olacağını biliyordu hiç savaşmadan anlamayan bir kişi bile, oradaki tüm YDG-H’lıların öleceğini bilebilir. Ama ikna edilemediler, sonuç olarak hiçbir eğitim almamış, genç yaşta kafası bazı şeyler ile doldurulmuş, sorgulama yapamayacak birini ikna etmek imkansızdır. Onların sözünü dinleyeceği tek bir kişi vardı, o da Abdullah Öcalan. Lider olarak onu görüyor ve ona saygı duyuyorlardı. Ya da PKK en tepeden emir verecekti. PKK’ya da öyle bir emri verdirecek kişilerden bir tanesi gene Abdullah Öcalan’dır. Peki o ne yaptı? Teslim olun, çok yanlış konumlanmışsınız böyle bir savaşı kazanmazsınız mı dedi? Güya bir şeyler dedi, güya herkes bir şey dedi zaten. Olaylar bitince işte biz demiştik zamanında diyen çok oldu. YDG-H’lıları ikna edebilecek kesinlikle bazı isimler vardı, en başta da Öcalan, ama kılını bile kıpırdatmadı. Öcalan gerçekten PKK’ya müdahale etmek istediğinde ne kadar ikna edici olduğunu şu rapordan (link) okuyabilirsiniz. Öcalan’ın her dediğini yapmazlar, ne zaman ciddi ne zaman gayri ciddi olduğunu bilirler. Ama asla Öcalan’a rağmen büyük bir adım atamazlar. Yani Öcalan’ın %100 karşı çıktığı bir şeyi PKK’nın yapmasına imkân yoktur.

Tüm bu olaylara rağmen Öcalan’ı kimse sorgulamadı. Tamam Öcalan’ı lider ve kahraman görebilirsiniz, onun fikirlerini benimseyebilirsiniz, bu konuda yanlışsınız denilince kabul etmeyebilirsiniz. Ama kendi örgütüne ihanet eden, onları piyon gören biri her zaman ciğeri beş para etmezdir. Cizre’de kendi çocuğu olsa aynı emri verir miydi? Ya da Akıncıdan çıkan sivillerin aileleri Türkiye’de olsa acaba Akıncıdan çıkar mıydı o kişiler?

Gülen’in de, Öcalan’ın da çocuğu yok; yaptıklarıyla ve fikirleriyle eleştirince her zaman bir cevap veren, karşı savunmaya giren çıkıyor. Kendi akademisyenleri bile var, Prof. unvanlı insanlar bir anda karşınıza dikiliyor. “Akademik olarak çürüttük bunları” diyorlar.

Ama işte bu iki kişi kendi örgütünü umursamayan, başkalarının çocukları üzerinden satranç oynar gibi karar veren kişiler. Bu evrensel bir ahlaksızlık, bunu diyebilmek için hiçbir bilgiye, ilme sahip olmak gerekmiyor. Sadece şartlanmadan bakabilen bir beyin ya da vicdan gerekiyor.

Bir alıntıyla bitireyim “Filler tepinir çimler ezilir. Ölecek bir sürü yoksul Anadolu çocuğu vardır.” (İ. Sezek)

---Devam Edecek---
- Ahmet                                                      Twitter: @a_wolfenstein

Buraya uzun bir dipnot düşeyim. Belki bir yazı kadar uzun olacak.

 Bu yaşananlar her türlü Gülen ve çevresinin nasıl kült bir cemaat kurduğuna delil olarak gösterilecektir. Yurtdışında da marka değerini büyük oranda zayıflatmıştır. Batılılara ama bizim sahabeler de böyle diyordu diye bir savunma ile çıkamazsınız. Sizin dininiz de en büyük kült zaten derler (aynı şekilde İncil’i eleştiren Batılılar da, Hz. İsa’ya atfedilen “Babayı ve anayı benden çok seven bana layık değildir; oğlunu veya kızını benden çok seven bana layık değildir” sözleri üzerinden eleştiriyor), onu demeseler bile biraz daha insaflı iseler o bir Peygamberdi biz ondan sonra bir Peygamber gelmeyeceğini biliyorduk İslam dini bunu demiyor mu derler. Siz de ama “bilmediğiniz şeyler var” Allah dostları var, Mehdiler, Müceddidler, Gavslar, Kutuplar, Depremleri durduranlar, Havada 3 takla atanlar, 40lar meclisi üyeleri, var da var dersiniz. Öyle mi tamam derler gülerek ayrılırlar. Onlar gülecek diye de bu fikirlerinizi saklamak ve bunu İrşad stratejisi görmek de iki yüzlülüktür. Gülen Risaleleri Suudi Arabistan’a gönderirken de ebced hesaplarıyla ilgili kısımları sansürleyip gönderin diyordu. Zaten ateistlerin çoğu Cübbeli gerçek İslam’ı anlatıyor, diğerleri takkiye yapıyor, fikirlerini demiyorlar dediği bir ortamda siz yok İrşad stratejisi, yok bebeğe nasıl başta et yedirmiyoruz aynen öyle de muhatabımıza direk bunları dersek hazmedemez gibi düşüncelere girerseniz bu takkiyedir. Soru çalma yazılarımda da belirttim, cemaate giren kişiye ancak 4-5 sene geçtikten sonra bu tip SIRlar(!) belki ifade ediliyor, bu da bir İrşad stratejisiymiş. Aynı şekilde 15 Temmuz ile ilgili açıklanmayan şeyler için de Gülen’in şimdi cemaatimiz hazmedemez, İrşad stratejisi gereği zamana oynayalım diye düşündüğünü varsayıyorum. Benim ilmim tabi ki onu eleştirmeye yetmez (!), o susuyorsa bir bildiği tabi ki vardır sonuç olarak o İrşad Ekseni kitabının yazarı! Allah inancı olmayan birine ilmihal bilgisi tabi ki anlatmayacaksınız, her şeyin bir sıralaması vardır, ama şimdi zamanı değil diye dilsiz şeytan olmak ya da bazı gerçekleri gizlemek iki yüzlülüktür.  

Sonuç olarak bunlar kurgu ya da değil ama cemaati kült gösteriyorlar. Bana göre zaten bu yapı bir kült ve bu tip olayların olmasını da normal buluyorum. Kült ya da kesin inançlı kelimesini de anlamayan çok kişi var. Yukarıda linkini attığım “bademci şeyh” olayı bu işin zirvesidir, Gülen cemaati gibi yapılar da o dağın (kültlük) eteklerinde. Ama aklı mantığı yerinde olan herkes o tip dağlardan uzak durur. İlla dini bir yapı olmak da gerekmiyor, Hitler’in partisinin gençlik kolları da aynen bu şekildedir, Komünist devrim yapıp sokaklarda zenginleri kılıçtan geçiren komünistler de. Kemalizm’i artık bir din olarak benimsemiş başörtüsü ve türban farklı şeyler diye bilimsel yazı yazdığını sananlar da. Milliyetçiliği bir din olarak kabul edip, diğer milletleri ırkı farklı olduğu için kılıçtan geçiren devletler de.

Ayrıca Enes Kanter’in “Rabbim benim ömrümden alsın her saniyesini Yiğit hocama versin. Hizmet yolunda Cennetim feda olsun. Biz bu Hizmeti sokakta bulmadık ki birkaç Pakrudin dönme yüzünden bırakalım. Kazanma kuşağında kaybedenlerden olmayalım.” böyle sözleri de var linkte baktıysanız.

Ben artık bu görüşlere karşı bir şey yazıp çizmekten yoruldum. Neden sürekli bir “feda” kültürü var, herkes yaşasa daha iyi olmaz mı? Askerlikte bile vatan için feda olacağız, canımız feda sloganları vs. beni çok yoruyor artık. İnsani görmüyorum. Yaşayalım yaşatalım sevgi dolu olalım, birileri için ölürüz demek doğru değil, ölürsen öldürürsün de. Ama işte sahabeler de demiş vs. beni ilgilendirmiyor, hadis ise uydurma hadis der geçerim ya da onlar da yanlış yaptı derim. Peygamberimizin vefatı sonrası millet birbirine giriyor, orada hata yaptıklarını kabul ediyoruz sonuçta. Aklım ve vicdanımı ama işte sahabeler de demiş sözüyle baskılayamam. Bunlar parti sloganları her seçimde de atarlar. “Rabbim benim ömrümden alsın ….. versin” bu da bir parti sloganı hiç hoş ifadeler değil. Zaten partiler de kült yapılar, bir kült cemaat mensubunun onlar gibi şeyler söylemesi garip gelmiyor. “Hizmet yolunda Cennetim feda olsun” bu sözün ne kadar tehlikeli olduğunu ve Risalelerde geçen şefkat tokadı mevzusuyla izah edilemeyeceğini şu tweetlerim de anlatmıştım. Bizzat ben bu cemaat için ahiretimi feda ederim diyen kişileri daha önce de gördüm, o yüzden soru da çalıyorlardı, bu düşünce hizmet için her türlü günahı işlerim ahiretimi de yakarım diyebiliyor ve bunu fedakârlık görüyor. Bu sözün devamında böyle mantıksal çıkarımlar da bulunmak çok basit, çok tehlikeli bir söz.

Pakrudin kelimesine zaten girmek istemiyorum. Bizzat Gülen “İnsanların soyunun sopunun araştırılmasını ve bu yolla bazı insanların suçlanmasını ırkçılık sayarım. Kendi düşünce dünyamıza ve inanç değerlerimize aykırı bulduğum böyle bir konuyu bize yakın insanların yapacağına da ihtimal vermem.” bu ifadeleri diyor (link), ama en çok Pakrudin diyen de kendisi. Linkte Ekrem Dumanlı’nın Tr724’deki yazısına bakabilir ve bu durumu nasıl açıkladığını görebilirsiniz (VPN’siz giremezsiniz.) Sonuç olarak ne dese kendisini o sözlere göre update eden bir takipçi kitlesi mevcut, öncesinin sorgulaması yapılmıyor galiba biz yanlış anlaşımız hocamızı denip geçiliyor. 

Artık çay videosu paylaşıldığında keşke gizli kalsaydı diyen kişiler olmuştu. Bu tarz şeylerin tarikat ve cemaatlerde hep olduğunu ama çoğu insanın anlayamayacağını gizli olması gerektiğini belirtenler… Diğer yandan video Türkiye’de baya haber oldu ve izlemeyen kalmadı. Videoyu izleyen Türk halkının tepkisi “ya bunlar böyle manyak iğrenç pislik insanlar… vs.” şeklinde olduğunu düşünürsek, ki benim gördüklerimin tepkisi o şekildeydi. Yani Gülen’in yaptığı bir hareket koca bir topluluğu “sapık ve iğrenç” olarak damgalamaya yetti. Ve işin kötü yanı da şu: adalette değişim insanların size empati yapıp acılarınızı anlaması, mağduriyetinizi görmesi ile oluyor, sizi “sapık ve iğrenç” olarak düşündüklerinde hiçbir şey değişmiyor. Bir yandan kültlüğü gösteren bir videonun ifşa olmasına sevinsem de diğer yandan Türkiye’dekilerin durumunu daha da kötüye götürdüğü için üzücü.

Cemaat tasfiye olunmalı diye çok dediler, diyenlerle dalga geçtiler burası şirket mi diye, Müceddid Gülen istifa mı edecek ancak ölünce vazifesi biter dediler (link). Ama görülüyor ki yurtdışındakiler her geçen gün yaptıkları davranışlarla Türkiye’dekilerin işlerini zorlaştırıyor.

Yorum Gönderme

37 Yorumlar

  1. Ne kadar akilli bir insansiniz.Keskin bir zekaniz,harika bir gozlem yeteneginiz var.Cemaatin ve Turkiyenin bir suru problemi var kesinlikle yazdiklariniza katiliyorum...liderlerin hayatin icinde olmamalarinin sikintisini takip edenler cekiyor...
    Yazmaya devam Ahmet Bey.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Keskin zekâ ha? İtirafçı refleksi olmasın o?

      Sil
  2. Bir insanın yaşadıklarına kimse itiraz edemez. Kendi kendine dersler de çıkarabilir. Ancak yukarıda yazanlar için lise düzeyinde bir kompozisyon düzeyinde denebilir ancak. Ben çok çocukça ve basit buldum açıkçası. Bir yazının içinde FETÖ geçmesi bile o yazıyı ciddiye almamak için yeterli bi sebep. Üstelik hiç iyiniyet de barındırıyor. Neyse... Herkes dilediğini yazar, okur; dilediğine de inanır.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bana da "fetö" kelimesi geçince rahatsız olmanız aşırı bir tepki olarak geliyor, Türkiye'nin %99'ı o tepkiyi vermiyor. Marjinalleştiğinizi düşünüyorum o yüzden.

      Uzun uzadıya iyi niyetle argümanlarımı açıkladığım çok yazı yazdım zaten. Bu onlardan biri zaten değil ve 2 kısımdan oluşur bu birinci kısım.

      Ne kadar mantıklı rasyonel gerçekleri de ortaya koysan insanlar inanmak istediğine inanıyor. Bu yazı da onu yapmaya çalışmadım biraz kuyruğa bastım içimdeki öfkeyi yansıttım sadece. Bunca şey olup biterken hala sakince Gülen'i eleştirmek mümkün değil.

      -Ahmet

      Sil
    2. Sizi twitter dan biliyorum bana da tehditler savurmuştunuz "Yurt dışındaysan sakin oy kullanmaya Türkiye ye gelme sonun kötü olacak" vs. söylemlerle

      Demek akıl dışı iftiralarınızı burada devam ettiriyorsunuz.

      Sil
    3. Turkiyenin yuzde 99 unun benzer tepkiyi vermemesinin ne onemi var? o yuzde 99 Mericte olen bebelere de tepki vermiyor, onlar umursamiyor diye cok mu normal oldu simdi?

      Sil
  3. resimdeki gebersede şenlik yapsak

    YanıtlayınSil
  4. ben mi yanlis anliyorum, baba musvettesi herifler evlatlarini reddediyor, hatta kendi oz evlatlarini ihbar ediyor ama bunun suclusu da gene ve pek tabiki cemaat oluyor. O baba musvetteleri de mazlum oluyor. Bu nasil bir kafa arkadas. soyleyim tipik munferitci kafasi. bu kininiz ve sizi insanliktan cikaran tarziniz yuzunden cemaatten cikan pek cok insan bile artik munferitcilerden nefret ediyor. Cemaat icindeki statukonun ekmegine yag surmekten baska bir ise yaramiyorsunuz. Isa Hafalir'in kim oldugunu bilmesem bu site icin birimcilerin sacma sapan algi operasyonu sitesi derdim, o kadar zavallisiniz.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet suçlusu FETÖ, daha cemaat FETÖ olmadan çocuğunu o cemaate girip akıl sağlığı olmayan deli FG'nin peşinden gittiği için çocuğunu reddeden yıllarca çocuğuyla konuşmayan insanlar biliyorum. Kurtaramadı adamlar çocuğunu, hipnozdan çıkaramadı. Daha el kadarken 10-11-12 yaşlarında çocuğunu bu din soslu mafya/saadet zinciri tarzı sapık tarikate kaptırmış insanlar bunlar. Cemaate kini olan insanlar varsa herkesin kendine göre çeşitli sebepleri vardır. Cemaat'e karşı hiçbirşey söylemeyeceksin, anlamlı eleştiri getirmeyeceksin bir şekilde cemaat'in iyi bir oluşum olduğunu bir yerlerde ima edersen cemaat içindeki statükoyu yeneceksin. Saçmalığa bak. Bir insanın çocuğunu veya kardeşini hatta akrabasının "Ali abi şöyle demiş", "Hocaefendi böyle demiş, abilerden mesaj gelmiş" diye saçmalaması ne kadar acı biliyor musun? Aklını kaptırmış düşüncesini kaybetmiş bir kere geldiği şu hayatta bilmemne abi'nin ağzına bakan bir moron'a çevrilmiş kişi çocuğun bile olsa sevgini tutmak çok zor oluyor. Hatta kendi çocuğun veya yakının olunca daha zor oluyor. Oturup kendi çocuğunla sohbet edemiyorsun çünkü çocuğun paralel gerçeklikte yaşıyor. Herkese kendi çocuğu yakışıklı görünür herkes kendi çocuğunun padişah kral olmasını isterken çocuğun normal bir sohbeti sürdüremeyecek kadar kafası gitmiş bir android olmuşsa acısı adama koyar.

      Sil
    2. 15 Mayıs 2020 07:17 yorumun sahibine

      Aşırı genelleme, etiketleme, zihinsel filtre, akıl okuma, aşırı büyütme, duygusal kararlar, ya hep ya hiç düşüncesi, tüm depresif düşünme belirtileri var cümlende.

      Bu şekilde oluşturduğun düşünceler mantıksız, çarpıtılmış ve gerçekçi olmaktan uzak kalacaktır.

      -Ahmet

      Sil
    3. Ahmet bey yorumun sahibiyim cevabindan hic birsey anlamadim. Allaha sukur az cok kafamiz calisiyor, dusuncelerimin neden mantiksiz, carpitilmis ve gercekci olmaktan uzak oldugunu da bi zahmet anlatsan?

      Sil
    4. 09:57 deki arkadas

      arkadas dediysem de lafin gelisi, arkadas oluncak biri olmadigin cok belli. Iki sey soyluycem:

      1- Cemaate karsi hic birsey soyleme diyen kim? ben senden ala elstiririm, catir catir da elestiririm, ve bilerek elestiririm, A Haber hezeyanlari, katalog goygoylariya degil. Ama cemaatin bin tane sorunu oldugu gercegi, yapilan her elestirinin de hakkaniyetli ve dogru oldugu anlamina gelmez. Cemaat devlette bin tane bok yedi diye son elli yildaki butun gunahlari cemaat isledi, failleri mechullerden suikastlere hepsi cemaatin kabahati diyemezsin mesela. Bu farki anlayabiliyor musun?

      2-Gelelim cocuklarini cemaatten kurtaramadigi icin cocuklariyla yillarca konusmayan ruh hastalarina. Cocuklari kendilerinin istedigi yoldan farkli bir yol izledi diye bu pispokatlara uzulcez oyle mi? Babalik cocugunu temelluk etmek degildir, siz babalik annelik nedir bilmiyorsunuz orasi cok belli. Anlatayim biraz. Benim babam cemaatten oldum olasi nefret ederdi, oyle cogunuz gibi macasi sikisinca, yada reisinin iktidari elden gidecek korkusuyla degil, her zaman. Gulen'e hasret bitsin turkuleri yazildiginda, bu vatani mayalayan Alperen dendiginde de, cemaat mensubiyeti devlette her kapiyi acan islevsel bir anahtar oldugunda da(ki bu donem sanki asirlarmis gibi anlatiliyor ama aslinda 2-3 yillik bir donem) cemaatten hoslanmazdi desem hafif kalir, bildigin nefret ederdi. Elbette benim cemaate girmemi de hic bir zaman istemedi, engellemek icin elinden geleni yapti. Ama bunu konusarak yapti. Baska ne yapabilirdi ki? Baska turlu yapanlar var mi, var elbet. Baska bir tarikata girdi diye kizini banyoya kilitleyen enistem de var, o da baba guya. Neyse biz babamla yillarca bu meseleleri tartistik, ne o beni ikna edebildi ne de ben onu. Ama hic bir zaman birbirimizle boyle salak bir sekilde kusmedik, niye kuselim? Ama bunlari konusmaktan da geri kalmadik. Birbirimize ince ince laf da sokardik, bazen tartisma alevlenirdi de, ama insan babasindan baba oglundan nefret eder mi, boyle bir ruh hastaligi olabilir mi? 15 Temmuz oldugunda bir baska sebepten aramiz biraz limoniydi, ertesi gun aramadan evime geldi, bir yerlerde saklan sonra da seni bir an once yurt disina cikarmaliyiz dedi, karadenizden bir kacakci bulmus, nereden nasil buldu bilmiyorum. Sonrasinda da sagdan soldan borc buldu, cikmama yardimci oldu.

      Simdi bu konulari artik eskisi kadar konusmuyoruz, ben hizli sakirt oldugum donemlerde daha cok konusurduk tabi. Muhtemelen beni uzmemek icin artik acmiyor konuyu, ara sira hanima soruyormus artik gorusmuyor demi onlarla, ya da hala gidiyor mu oralara diye :) Ustelik calistigi is yerinde benden oturu kendisi de az baski gormedi ama bu konuyu da hic yuzume vurmadi.

      Ben 15 Temmuz sonrasi zamanda da babamin tavrini gayet normal karsilamistim, babalik boyle bir sey zaten. Sonra her babanin oyle olmadigini gorduk, 4 oglunu birden ihbar eden bir piskopat vardi, a haberde izlemistim sanirim. Ustelik cocuklarini kendi elleriyle cemaate sokmus, iyi cocuklardi aslinda diyor. Ama resie ve devlete ihanet etmisler, 17 aralikta babalari cemaat rte kavgasinda rte nin tarafini tutmus ama bunlar cemaatte kalmislar. vay anasina, ne buyuk gunah, devlete ve reise isyan ettikleri gun benim icin bittiler diyor. bu nasil bir ruh hastaligidir. Ama sende onlar gibisin belli, olma, biraz insan ol. Kac yasindasin bilmiyorum, bu saatten sonra degisir misin, sanmiyorum ama bil ki babalik boyle birsey degil.

      07.17 deki yorumun sahibi

      Sil
    5. devam

      3- Bu sorunlar her toplulukta var. Yakin bir arkadasim vardi, babasi Tikko'nun onde gelenlerinden, yillarca hapis yatmis. Oglan TKP li. Babasinin gozleri dolardi bu konu her acildiginda. Ben de derdim cocuga, ulan hiyar tamam sosyalistsin de git odp li dsip li ol, ne olursan ol da tkp nedir arkadas? Olmadi tabi, cocuk universite bitene kadar tkp li kaldi, her tkp li gibi 30 yasina varmadan da kapitalist oldu. Babasi uzuldu ama insan evladi oldugu icin, oglunu yuk esegi gibi gormedigi icin ne tkp doneminde ne de "kucuk burjuva" doneminde onunla kusmedi elbette.

      4- Bekara kari bosamak kolay demeyesin diye yaziyorum. Benim de iki cocugum var, su hayatta benim icin hersey onlar. Hayattan onlari iyi bir musluman olarak yetistirmekten baska pek bir beklentim kalmadi. Boyle soyleyen anne babalara eskiden kizardim ama benim durumum boyle. Zaten bu yastan sonra gurbette kariyerimi toparlamam zor, acikasi cok da yorgun hissediyorum kendimi. Cocuklarimi ele gune muhtac olmadan yetistireyim, ve iyi bir insan olduklari kadar iyi de bir musluman olsunlar. Bu hayatta baska bir beklentim kalmadi, baska bir sey icin ugrasacak gucum de yok. Ama bazen dusunurum, urperirim, cocuklarim benim tasvip ettigim gibi bir hayat yasamazlarsa, yani ne bileyim dinden uzak bir hayat yasarlarsa, namazlarini terkederlerse, benim sapkinca bulacagim bir hayati severlerse ve hatta tamamen dinden cikarlarsa ne yaparim diye zaman zaman aklima gelmiyor degil. Sanirim herkes buna benzer endiseler tasiyordur. uzulurum elbette, dusunurken bile icim aciyor ama kizacaksam kendime kizarim, iyi ornek olamadim mi, iyi anlatamadim mi acaba diye. Sonra da muhtemelen soyle dusunurum, peygamberlerin bile cocuklarindan inanmayan var, sen ne yapabilirsin derim. Ama Allah korusun boyle bir durumda insan hic bir zaman huzurlu olamaz. Ama bunlarin hic biri bir insanin cocuguna olan sevgisini azaltamaz, ben de isterim kizimla ve oglumla ayni seylere inanalim, beraber namaz kilalim, hatta ayni siyasi goruslere mensup olalim. Ama onlar bunu istemezse, siyaseti bos ver, dinden ciksalar, hatta gidip scientology tarikatina katilsalar, hindu olup inege secde etseler, onlari sevmemezlik edemem. Cocuklarini fikirlerinden ve tercihlerinden oturu sevmeyebilen babalar, zaten bastan evlatlarini sevmeyen hastalikli ruhlardir bence. Bunlarin ortak ozelligi, hayatta cevrelerince pek kale alinmayan insanlar olmalaridir. Kimseye geciremediklari sozlerini evlatlarina gecirerek tatmin olmak isterler. Evlat senin semer vurdugun esegin degil, hayatta tam istedigin gibi sekillendirip her zaman soz gecirecegin ve (herkeste az cok olan) kendi firavunlugunu tatmin etme aracin da degil. Baba olmadan bunu ne kadar anlayabilirdim emin degilim ama evlat kayitsiz sartsiz sevilir. Gitti cemaatci oldu, ben ne yapayim, boyle cocugu nasil sevebilirim diyorsan sen hic bir zaman sevmemissin o cocugu.
      5- Son olarak, bazen evladin sadece farkli bir yol tutmaz ama buyuk kotulukler isler. Ne bileyim, belki adam oldurur. Oyle bir durumda bir babanin ruh hali nasil olur gercekten bilmiyorum, Allah kimseye yasatmasin. Ama kanun bile o babaya acir, eger bir baba katil oglunu saklarsa, kacmasina yardim ederse bundan oturu suclanamaz, yardim yatakli hukumleri islemez, cunku babalik boyle birseydir. Senin zannettigin sey babalik degil.

      Sil
    6. 16 Mayıs 2020 08:01 cevab :

      Cemaati senin gibi eleştirmek zorunda mıyım? Ben evet, cemaat'in varlığından nefret ediyorum. Yaptığım felsefe okumalarıyla, yaşamın başka yönleri olduğunu gördükten sonra bu başladı ve senin gibileri görünce zirve yapıyor. Ayrıca arkasında silahlı bir güç olmadan bu cemaat'in olamayacağını anladığım için cemaat nefretim artıyor. Cemaat sizi mağdur etti. Darbe planlamışlar, karşıtları onlara tuzak kurmuş bu hale geldin? Neyi savunuyorsun hala? Kim burada katalogla evlilik yaptırıyorladı diye eleştiriyor. Soru çalmayı bile geçtim ben ya neden bahsediyorsun? Siz kimsiniz hangi bilgi birikimle hangi inançla manyak FG'ye 10 yaşında çocukları halıp harcaması için sunuyorsunuz? Size izin veren devletinde.....

      Ruh hastası sen ve senin gibi cemaatçilerdir, sen kim oluyorsun insanların çocuklarını hipnozluyorsun sonra çocukları ile iletişim kuramayan insanları eleştiriyorsun???? Anlamıyor musun sen? Senin sperminden, senin karının rahminden çıkan, ALLAH'IN sana tayin ettiği ve ortalamanın üstünde zekaya sahip, iyi niyetli, bıraksan, hipnozlamasan, dünyayı, yaşamayı anlamaya özgürce çalışsa babasını aşacak, koskoca adam, "abiler söyedi sıkıntı varmış","Bir abi rüyasında görmüş","Amerika işin farkında, abiler söyledi","Abiler dedi 4 yılda meatifik gerilimle bitiyormuş","Abiler dedi 7 yılda bir döngüymüş. " diye ayrı bir parallelikte yaşıyor? Ne ayrı bir yolu be kardeşim, delirmiş. Sende delirmişsin babanı karşına almışsın. Sen insanların çocuğuna karşı nefretle mi dolu sanıyorsun adam ölmeden önce daha bu darbeler marbeler belli değilken "bu çocuğa sahip çıkın buna ve çocuklarına sahip çıkın bunun sonu hiç iyi olmayacak bu zihniyetle bunu mahvederler, malını çalarlar, zarar verirler." diye ağlayıp duruyordu. Sen yine Ahaber'deki tipi, cemaatçi taktiğiyle, en mal adamları seçip sanki bütün insanların öyle olduğunu düşünüyorsun? Senin babanda uyarmış, senin baban belkide kadere iman etmiş ben ne yaparsam yapayım böyle olacak diye düşünmüş, benim tanıdığım insanlar etmedi. Savaştı. Bu sizin haliniz nasıl biliyor musun? Viktor Frankl'ın "İnsanın anlam arayışı" diye bir kitabı var. Kitabın yazarı toplama kamplarında kaldığında kampta "sürekli mayıs ayında bitiyormuş artık, bırakılıyormuşuz" ,"Yılbaşında dışarıdayız," diye umutla yaşayanların o dönemlerde artık öldüğünü farketmiş. Doğal yollardan ve hastalıklardan ölüyorlar, intihar değil. Dedikodu çıkıyor şu dönem bitiyor diye. O dönem geliyor hiçbirşey olmuyor insanlar 1-2 gün sonra patır patır ölmeye başlıyor.

      Sizin durumunuz bu. Ben diyorum ki bunu okuyanlarada sesleniyorum. Fetullah Gülen'in sırrını tamamen bilemeyiz ama yaptığı şey hipnoz. Fiziksel beyin yapınız şekilleniyor ve hormonlarınız bile F.Gülen'in örgütünün istediği kadar salgılanıyor. Çünkü ergenlik boyunca, vucudun değişmeye başladığında, cemaatin elinde geçiriyorsunuz. Buna hiçbir cemaatin hakkı yok. Bu insan haklarına karşı birşeydir. İnsanın doğasına aykırı birşey, medeniyette ve uygarlıkta bunun yeri yoktur.



      Sil
    7. Sizin hikayeniz ve babanız ile arandaki ilişki çoğu ailede yaşandı, ahaberdeki çocuğunu ihbar eden baba profili istisnadır. Tasvip etmediğimi yazıda belirttim. Geneli sizin yaşadığınız gibi. Ama niyeyse yazıdan o istisnayı durumu düşünüp eleştiri yapmışsınız sonra da etiketleyip işte tüm münferitçiler böyle demişsin. Yani birincisi yazıda "benim babamla ilişkim gibi bir durumdan bahsetmiş" demek yerine istisnadaki babayı savunduğumu düşünmüşsünüz sonra da tüm münferitçiler(artık bunlar kimse) aynı, bu münferitçi kafası diye etiketlemişsin.

      Kinden bahsetmişsin, ve insanlıktan çıkaran tarzdan = Bu iki çıkarımı da nerden çıkardınız bilmiyorum aşırı genelleme olarak görüyorum.Sonra gene genelleme var herkes sizden nefret ediyor diye. Büyük ihtimal sadece siz ediyorsunuz ve etrafındaki 3-5 kişi.


      Cemaat icindeki statukonun ekmegine yag surmekten baska bir ise yaramiyorsunuz. ve sondaki zavallısınız sözü de direk sizdeki nefreti gösteriyor.

      Bir kere yorumda nefretinizi göstermişsiniz, birine karşı nefretiniz varsa zaten sağlıklı düşünmek zordur. Daha sonra yazdığınız şeylere tekrar bakıp bunlar farklı fikir mi yoksa sağlıksız düşünme örnekleri mi diye baktım. Sonuçta ben katılmasam hatta zoruma gitse bile farklı fikir olabilir.

      Sağlıksız düşünme örneği ise mantıksız, çarpıtılmış ve gerçekçi olmaktan uzaktır.

      Herkes sizden nefret ediyor cümlenize baktım. Bunu ölçemezsiniz, etrafınızdaki 3-5 kişiye ve kendisindeki nefrete göre genellemişsiniz. Sağlamasını yaptım zaten yorumda nefret ifadesi ve hakaret var, yani kişi duygusal düşünüyor zaten. Bu duygusal düşünme insanlara aşırı genelleme yaptırır mı? Evet yaptırır bunu da profesörler diyor. Ve zaten yapmışsınız, herkes sizden nefret ediyor gibi bir sözü diyebilmeniz için yurtdışında cemaatten ayrılan en azından binlerce insanla temasta olmanız gerekir.

      Etkiletme, yani insanları kategorize etme. "tipik Münferitçi kafası" demek gibi. Burada her yazar birbirinden farklı, onları etiketlemişsiniz. Etiketleme zaten aşırı genelleme yapmanın bir sonucudur, ve siz zaten aşırı genelleme yapmıştınız. Demek ki bu durum da sağlıksız düşünmeden kaynaklanıyor. Tipik münferitçi kafası sözünden ne kast ettiniz bilmiyorum beni öyle görmeniz zaten bir etikettir, ayrıca "münferitçi kafası" diye bir etiket oluşturmanız ayrı bir etiketleme. yani bana tipik ırkçı kafası deseniz okey, tek bir etiket olur bana karşı kaç yazımı okudunuz bilmiyorum, benim çıkarırım bu dersiniz, ben de bu genellemedir derim. Ama siz tipik münferitçi kafası diyince sadece bana değil, herkesi genelliyorsunuz. İnsanları kategorize edip, onları daha rahat değerlendirmek istiyorsunuz, bir nevi indirgemecilik basit düşünmek kolaya kaçmak, her insan farklıdır ki münferitteki çoğu yazardan birbirinden farklı düşünüyor. Çok bariz farklar var, en basitinden ateistler ve müslümanlar var. Devletçiler, liberaller, islamcılar var. vb. vb.

      Zihinsel filtre: sadece olumsuzlara odaklanmadır, genelleme varsa zaten olumlu yönleri törpüleyip olumsuzları üst üste yığmışsınızdır. İnsanlıktan çıkmış gibi ithamlar mesela, bir insana bunu demek için ya da bir siteye yada o sitedeki tüm yazarlara birçok tüm olumlu yönleri filtrelemeniz gerekir.

      Bu şekilde münferit yada bu yazı hakkındaki fikirlerinizi yazıp, neden karşı olduğunuzu sebep sonuç içerisinde çıkarımlarını tezlerini yazıp fikirlerinin mantıksal mı yoksa aşırı mı olduğuna karar verebilirsin. Ben sizin yorumunuza karşıyım. Farklı fikir olarak görmüyorum. Depresif düşünme olarak görüyorum. Nedenlerimi de yukarda yazdım bana mantıklı sebep sonuç ilişkisinde rasyonel geldi.

      Niye bunu yaptığınızı bilemem, sizi tanımam lazım. Gelip sinirli biriyle kavga etmiş bir şekilde bu yorumu yamış, ya da münferit yazarlarından biriyle kavga etmiş vs. olabilirsiniz her şey olabilir.

      -Ahmet

      Sil
    8. ---DEVAMI-----

      Ben sizin babanız gibi aileleri tanıdım, kendi oğlunu ihbar edeni de görmedim hiç. Niye bu yazının sadece kendi oğlunu ihbar edenlerle ilgili olduğunu düşünüyorsunuz? Kendi oğlunu ihbar edenleri görmediğim için bir bilgi veremem onlarla ilgili, ama onlar da çaresizlik depresif moda girme sonucu düzgün düşünemeyip böyle bir şey yapmış olabilir. 7.koğuştaki mucize filminin türkçe versiyonu izlerseniz, orada bir karakter var daha iyi anlarsınız. Bu toplumda töre cinayetleri var, ne uğruna? Baba parti militanı olduğu için de çocuğu reddediyor olabilir. Bu sefer sorun çocuk da değil, baba bir örgüt tarafından piyon yapmışmış. Onun bağlı olduğu örgüt aile bağlarını koparıyor.

      Bu tarz yapılar sadece cemaat değil saydığınız TKP ve diğer sol örgütlerde böyle yapılardır. Aile bağlarını koparırlar, bunla ilgili okumalar yaptım. Zaten okudukça kendi geçmişime bakıp bazı şeyleri fark ettim. Sizin ve babanız arasındaki ilişkiyi cemaateki çoğu insan yaşadı. Koca bir yıl üniversite okurken memlekete sadece 2 hafta giderseniz, zaten aileniz ile sorun yaşarsınız. Bu tarz yapılar aile bağlarını hedef alır, cemaat yönetimi de aldı. Ben ve babam farklı düşünüyorduk olabilir illa aynı düşünmeyiz zaten diyebilirsiniz. Babanız şu partiye oy verir siz bu partiye, bu öyle bir farklı düşünme olayı değil.

      Cemaate bakışımızın farklı olduğunu düşünüyorum, Gülen'e bakışımız da farklı büyük ihtimal. Cemaat ve Mahrem yapı hakkında da bildiğimiz şeyler farklı. Bu bilgi farklılığı yapıyı farklı analiz etmemize neden oluyor. Ve siz ben de eleştiriyorum ama bunlar gibi değilim diyorsunuz. Sizin eleştiriniz küçük bir küme benimki ise onu kapsayan koca bir küme. Sizin gibi eleştirmemi aksi halde uçlarda olduğumu düşünüyorsunuz. Ve uçlarda olmamı kinime bağlıyorsunuz. Çok uçlarda yaptığım eleştirileri insanlıktan çıkma olarak görüyorsunuz vs. Aslında hiç eleştirmeyen zihni berrak biri nasıl size bakıyorsa, siz de bana bakıyorsunuz. Bunlar benim tahminim, genelleme olarak görmeyin, sizinle yorum üzerinden uzun uzun yazışma imkanım olmadığı için, niye farklı düşündüğümüz konusunda bir tahmin yürüttüm. Bu konu özelinde tartışmamız bir fayda sağlamayacaktır, bizim cemaate ve Gülen'e bakışımız farklı olduğu için bu konu özelinde anlaşamadığımızı düşünüyorum.

      Benim son yorumum sonuç olarak sizin babanız Gülen hakkında ne düşünüyorsa, ben ona hak veriyorum. İllaki yaşadığı bunca şeyden onu sorumlu tutuyordur. Sizi daha az görmesinden, bayramın ilk günleri görememesine, tatillerde buluşmanızdan tut da hangi konuda Gülen'i suçluyorsa ben o haklıydı diyorum. Sonuç olarak insanın ailesi ona sahip çıkıyor, bu tarz yapılar ise yeri geldiğinde hela sopası gibi kullanıp bir kenara atıyor. Siz bunlar benim tercihimdi diyebilirsiniz, bu durum da Kült mevzusuna girer, ne kadar kendi başınıza karar veriyorsunuz gerçekten kendiniz özgürce mi karar veriyorsunuz bunla ilgili insan manipüle etmeyle ilgili kitap okumadan bunu kabul etmeniz zor bana göre.

      Twitter dm açık.

      -Ahmet

      Sil
    9. 13:53 e cevap

      Lan geri zekali, anlayacgin sekilde son kez anlatiyorum. Bana ne senin cemaat nefretinden, niye nefret ettiginden. Istedigin gibi nefret et, beni ilgilendirmez. Ama sen bir insanin cocugunu cemaatci oldu diye sevmeyebilcegini soyluyorsan, o beni ilgilenrir cunku senin gibi bir ruh hastasi toplumsal tehdittir. Senin gibler milleti gaz odasina da atar, cocugunu sevmeyen kimseyi sevmez. Simdi kivirma insanlar tabiki cocugunu cok seviyor diye, seviyorsa niye benim yazdiklarimdan aliniyorsun? ilk yorumunda acik acik demissin cocugun bile olsa sevemiyorsun diye. Sonra konu evlatlarini reddeden babalardan cikti, sende onlarin savunmasina kostun, cocuguyla yillarca konusmayan, bir manada onu reddeden insanlarin ne kadar hakli ve magdur oldugunu anlatiyorsun. Bir de yok kendi spermiymis, karisinin rahminden cikmis falan, tipik ataerkil fasist kafa. Cocuk senin cocugun, senin malin degil, sen neye inaniyorsan ona inanacak degil. Cocugum gidip inege de tapsa benim cocugum, onunla konusurum da severim de, sevgim falan da azalmaz, azaliyorsa o senin itligin.

      Ikincisi, android diye bir laf uydurmussun, gidiyor. Tipiktir, cevresindekileri androidlikle, hipnoz altinda, dusuncesiz olmakla, cahil olmakla falan toptanci bir sekilde karalayan insanlar genelde bu sifatlara daha layiktir. Ben pek 10 yasinda cemaate giren tanimadim, giriyorsa da aileden giriyordur. Kendin sokmussun yani 10 yasinda cemaate. Ama daha onemlisi su, evet kucuk yaslarda bu cemaate giren insanlar oluyor, benim gibi ama bunlarin cogu omur boyu cemaatte devam etmiyorlar. Niye? Cunku ortada hipnoz falan yok geri zekali, her anlamadigin tasvip etmedigin fikri hipnoz yapiyor herhalde diye aciklamak senin fasist kafanin sonucu. Tabiki hasmeaplarimizin dusundugunden farkli nasil dusunebilir bir insan, muhakkak buyulenmisdir hipnoz olmustur. Cemaatle ilk tanistigim yillarda, sanirim 13-14 yaslarindaydim, benimle birlikte takilan kisilerden universite sonrasinda cemaat ile irtibati kalan tek kisi bendim. Bazilari nefret ediyordu, bazilari sevgi saygi sempati besliyordu, ama hic biri cemaatte devam etmedi. Sen bu cemaati ne saniyorsun, giren bir daha cikmiyor, cikani olduruyorlar mi? Talebe isleri ile mesgul birisi bana zamaninda sunu demisti, her yil uc te bir oraninda cikis olur uc te 1 oraninda da yeni katilim olur. Ne kadar dogru bir istatistikti, hangi yillari kapsiyordu onu bilemem, abinin kendi kisiel gozlemi. Ama evet bir suru insan girer, bir suru insan da cikar. Cikanlar ya zamanla fikirleri degistigi icin, ya bazi uygulamalara kizdigi icin, ya bazi kisilere uyuz oldugu icin, ya da son donemde oldugu gibi cemaate dair onceden bilmedigi ve tasvip etmedigi seylerle karsilastigi icin cikar. Buraya herkes 10 yasinda girmiyor, ben 50 yasinda giren de tanidim, benim gibi 13 yasinda giren de. Istedigin zaman da ayrilabilirsin. Senin cocugun ayrilmiyorsa kendi oyle uygun gordugu icin ayrilmiyor, biraz adam ol da cocuguna saygi duy, onun kararina saygi duy. Isterse, kendi ne zaman ve ne sebepten oyle dusunurse ayrilir, tipki bu sitenin buyuk kisminin bir sekilde ayrildigi gibi. Eger fedakarlik yapiyor aci cekiyorsa da cocugunun tercihine saygi duy. Anlamsiz ve sacma bulsan da, cocuguna saygi duymayan benim spermim, benim malim, ben ne dersem onu yapmali diyen kafani degistir. Ikna etmek icin ugras, kendi dusuncelerini anlat ama inanmiyorsa, bana nasil inanmaz, android olmus bu gerizekali deme, insan cocuguna oyle demez. Bir daha daha mantikli ve seviyeli birseyler yazmayacaksan ben de cevap vermeyecegim cunku senin gibi fasist kafalar insanin sinirini hoplatiyor, beni kendi terbiyesiz batakligina cekiyorsun.

      Sil
    10. Ahmet,

      Ben babamla olan iliskimi senin yazina binaen degil, yukarida tartistigim ruh hastasina cevaben anlattim. Anlatirken dedigim gibi, ben zaten bir babanin boyle davranmasini normal bulurum, baska turlusu dusunulemez bile. Ama gordugun gibi bunlar o kadar da istisna degil. Yani a haberdeki uc bir ornek, yaygin degil elbet ama Adem Korkut’un babasindan da sen bahsetmissin (bunu tasvip etmedigin kelimesini farketmemisim, ama merami cok da degistirmiyor, sonucta bir babanin cemaatci diye evladini reddetmesinden bahsediyorum ben genel olarak) ama damadini, kardesini, kuzenini ihbar eden, ya da onlar tutuklaninca sevinen, arkalarindan oh oldu, haketmisti diye konusan hic de az degil, onu da bilesin. Neyse sonucta ogluyla konusmayan onunla iletisimi kesen baya bir baba var. Mehmet Kanter’de oglunu reddedmis cemaatci diye, senin yazindan da buna bir itiraz gelmedigi gibi adamcagizin magdurlugundan bahsediyorsun. Bir babanin oglunu reddetmesini sorunlastiracagin yerde, cemaat boyle yapti iste bu babalar neler cekti diyorsun. Mehmet Kanter belki kurtulmak icni yalandan boyle demistir, hic baba evladini bu yuzden reddeder mi bile demiyorsun (ki ben tanimiyorum ama Mehmet Kanter’in bu yuzden boyle dedigini zannediyorum).
      Yani ozetle:

      1-Yazindaki bir istisnadan yola cikmiyorum, yazinin ana orneginden yola cikiyorum, Mehmet Kanter’in evladini reddetmesinden. (Enes Kanter’in dengesiz davranislari bu konu hakkindaki fikirlerimi degistirmiyor, ustelik evladi reddetme, daha once oldu, Enes’in dengesiz hareketleri, en azindan kamuya mal oldugu kadariyla, bunu takip etti). Yani genelleme yapmiyorum, yazi uzerinden konusuyorum.
      2-Munferitci kafasi diye birsey var elbet. Bu sitede her yazarin kendi fikri kendini baglar onu biliyorum ama yazarlarin cogunun ve site yonetiminin ortaklastigi bir kafa yapisi var, bu da kisaca su sekilde ozetlenebilir: “Turkiye’de her ne kotuluk varsa, her ne pislik cikmissa, bunun elbetteki tek sorumlusu cemaattir (Bu yazida da bir baba evladini reddedecek kadar kotu bir babaysa, bunun da sorumlusu cemattir). Turkiye kendi halinde mutlu mesut bir ulkeydi, taki cemaat denen yapi cikip her kotulugun anasi olana kadar” Basitlestirip, karikaturize mi ediyorum, belki biraz, ama sadece biraz.
      3- Elbette kendi cevremden yola cikarak yaziyorum, sonucta burada herkes kendi cevresindeki gozlemini yaziyor. Elimde bir arastirma sirketi yok, senin de yok. Ama cevremde cok sukur 3-5 kisi yok, fikir sahibi olmama yetecek sayida ve cesitlilikte insan var. (Ayrica biraz research method bilirim, ozellille qualitative arastirmlarda binlerce kisyle konusmama gerek yok, koca ulkedeki quantitative secmen anketleri bile bin ikibin kisiyle yapiliyor). Bunlar arasinda cemaatten nefret edenler de var, nefret etmeyip cemaat yonetimine ofkeli oldugu icin cemaatten uzak duranlar da var, cemaat kirginlari da var, muhalif veya yenilikci cemaatciler de var, ve tabi ki sistemin savunuculuguna devam eden klasik sakirtler de var. Sonuncu kategorinin munferiti sevmemesi ve ilk kategorinin cok sevmesi kacinilmaz zaten. Ama ortadaki gruplardaki insanlarin hic biri munferiti sevmiyor, munferitin her kotulugun anasi cemaattir, tavrina hadi nefret cok sert bir kelime oldu diyelim en azindan uyuz oluyor. Kitalarasi oyle degil mesela, the circle da oyle degil. Ahmet Kuru, ki ben kendisini cok severim, cemaat kendini lagvetmeli dedi, hic bir ise yaramiyor dedi. Abdullah Antepli benzer seyler soyledi, Bacik cemaat yonetimi umitsiz vaka dedi, hepsi ozetle kacin kendiniz kurtarin buradan dediler. Ama hic birisinden insanlar munferitten uyuz olduklari gibi uyuz olmuyorlar. Bahsettigim orneklem kumesinin cemaati sert sekilde elestiren kisiler oldugunu unutma. Soz konusu siteleri ve oradaki tartismlari incelemeni tavsiye ederim.

      Sil
    11. DEVAM
      4- Cemaat icindeki statukonun ekmegine yag suruyorsunuz sozumun arkasindayim, nedenini yukarida anlattigimi dusunuyorum. Ve evet bu yuzden, gene kabul edeyim, nefret sinirli bir sekilde yazdigim abartili bir ifade, ama bu siteye uyuz oluyorum. Yukarida bahsettigim uyuz olan kisiler de tam ayni sebepten uyuz oluyorlar. Olcusuz elestiri, baglamindan koparilan elestiri, sistemi tahkim ediyor, makul ve hakli elestirileri (bunlar cemaat artik yok olmali diyenler de dahil) gorunmez kilmaya yariyor.
      5- Bazi yazilarini okudum, cemaat elestirilerinin buyuk kismina katiliyorum, mahram yapinin sikintilarini falan da biilyorum merak etme. Konu elestirilerin yumusakligi sertligi degil, 2. Maddede tanimladigim yaklasim. Yoksa cemaat gayet sert elestirilebilir elbet, daha sert de elestirilebirli, ama bu yaklasim tarziniz cemaatteki statukoyu tahkim etmeye yariyor. “Bana ne” diyebilirsin, bir sey diyemem. Ama Isa Hafalir’in bu sitede bazi seyleri degistirmek ya da insalar farkli bir perspektif sunmak istedigini zannediyorum, bu sekilde olmaz. Ayrica bu haliyle, ve bu sebepten, entelektuel olarak da seviye baya yerlerde kaliyor. Zavallisiniz lafi gereksiz sert olmus, kabul ve affedersin. Ama evet size karsi ofkeliyim ve bu ofkemi tam tanimlayamiyorum, en azindan nedenini anlatmis oldum.
      6- Son olarak biraz konu disi ama, insanlarin kendilerini bir dava hakkinda feda etmekten cekinmemesi kult olmaya yetmez. Ben cemaate takilmaya basladigimda, 28 Subatti. Cok uyardi babam, butun kariyerini mahvedeceksin diye, ben de aptal olmadigim icin bu riskin farkindaydim, olabilir sorun degil dedim. Bu kultluk degildir dava adamligidir, benim sorunum ve cemaate kizginligim, magduriyetim degil, bunlarin bosa gitmesi, (kazanan olmak anlaminda degil, hakli olmaktan cikmak anlminda), ahlaki ustunlugu kaybetmis olmamizdan. Bu ayrimi daha iyi yapmak lazim.

      7- En son, bu fedakarlik bahsinde yasanan krizlerin buyuk cogu tr deki ailelerin cocuklariyla iliskilerinin sagliksiz olmasindan kaynaklaniyor. Bayramlarda evde olmadigindan yada aileni cok az gordugunden degil, ailenin sana ve senin tercihlerine saygi duymuyor olusundan kaynakli. En azindan universite ogrencisi bir cocugun artik yetiskin oldugunu bir turlu Kabul edememelerinden kaynakli ve cemaati de asan buyuk bir sosyolojik sorun.

      Ozetle elestirilerinin hakli oldugunu dusunmuyorum, fikirlerim ne genellemeci, ne duygusal ne de depresif.

      Twitter hesabim yok.

      Sil
    12. Evet Mehmet Kanter reddediyorum dese bile çabası var öyle olduğu için ben reddetmesini ciddiye almadım. Reddeden böyle olmuyor çünkü. Bir tarafta kurumsal yapı var diğer tarafta babalar, tek tek babalarının da sorunlarından bahsedip onlar da eleştirilebilir, Türk toplumunun bu yapısı da eleştirilebilir. Ama ben cemaate odaklanmayı tercih ettim. Çünkü kurumsal olan hala varlığını sürdürmeye çalışan o. Türkiye ile çok ilgilenmiyorum. Yazı da tarafsızlık açısından bu duruma değinebilirdi. Parantez içinde kısaca tasvip etmiyorum trajedi bu dedim. Benim odaklanmak istediğim nokta Gülen'in bakış açısından bu olaylara bakmak. Babalar ve oğullar arasındaki ilişkide kim haklı kim haksız tartışması yerine, 3. bir kişi olan Gülen bu olayda nasıl davranmalıyken, Cemaat yönetimi nasıl davranıyor diye anlattım.

      Diğer nokta açısından eğer biz yalan bilgilere dayanarak bir şeyler diyorsak, havuz medyasının yaptığı gibi olayları çarpıtıp, yalanlara dayanarak argüman üretiyorsak anlarım. Bu işleri sulandıranlar, hem yalan haber yapıyor, hem aynı şeyleri diğer gruplar yaparken sadece cemaati eleştiriyor, hem vicdansızca vefat etmiş kişileri bile saldırıyorlar.

      Şimdi biz yalan söylüyor muyuz? Hayır. Diğer tarafları, devleti, iktidarı vs. koruyor muyuz? Hayır. Yeterince onlarla ilgili de yazı var. İnsan haklarının dışına mı çıkıyoruz? Şeytanlaştırma mı yapıyoruz? Hayır, Hayır. Yayın ilkeleri orda, yayın ilklerinde sıkıntı bir durum var mı? Hayır.

      Kıtalararası profesörlerin sitesi, akademik olarak eleştirdiler. The circle'in amacı zaten eleştiri değildi, ona rağmen baskı gördü, her türlü karalama yapıldı. Site de bıraktı bu işleri. The circle'da röportaj yayınlanıyordu. Gültekin bibar'a fikrini soruyor o övüyordu, süleyman sargın övüyordu. Ahmet kurucan eleştiriyordu bazı şeyleri. Tabandan da bir kaç kişiye sormuşlar onlarda eleştirdi. Şimdi o site ile buranın tarzı farklı. Burada direk tabandan insanlar yazıyor, röportaj yapmıyor. Ayrıca yıl 2020. Gittikçe cemaat hakkında daha fazla bilgimiz oluyor, daha fazla iğrençlikler ortaya saçılıyor ve vurdum duymazlıkları devam ettiği için öfke de daha fazla birikiyor.

      Kıtalararası maviyorum the circle buradaki her yazıyı okudum. The circle'ı geçiyorum. Kıtalararası bir işi başlattı, tabuyu yıktı.
      -Ahmet

      Sil
    13. Hocam biz gerçekten statükoya destek veriyor ve çoğu orta kesim bizden nefret ediyorsa ben seni neden dinlemeyim. Hatta uzun uzun yazıyorum ki anlamaya çalışıyorum. Böyle bir durum varsaki elbetteki bu durumu düzeltmek isterim. Ama işte bu eleştiri zaten çok kişi yaptı tek tek dinledim onları da. X kişisi sizin gibi eleştirmiyor diyor. Ama kardeşim diyorum X kişisi bu işin merkezine yakındı çıkıp ne diyecek eli kolu bağlı, hususi yapmış kişiler bunlar, çıkıp bir şey dese onun da dosyasını çıkarır cemaat. Bu faktör tamamen gözardı ediliyor. İnsanlar neden münferiti desteklemiyor yada neden bizim kadar eleştirmiyorlar diye o eleştirmeyen kişilere sormak gerekiyor ama suçlu biz oluyoruz. Gülen sonrası için plan yapan, eleştiriden ziyade gruplaşmadan dolayı karşı gruptaki abileri eleştiren kişilere bakılıp, biz aşırı bulunuyoruz. Bu benim çok canımı sıkıyor. Kıtalararasını kast etmiyorum. Ama onlar da kendi adlarıyla yazan akademisyenler, neyi yazabilirler? Çıkıp soru çalmayı yazabilirler mi? Dönmez yazdı işte. Türkiye'de hiç özeleştiri yapmamış gruplar çıkıp takdir mi etti yoksa fetöcü dönmez itiraf etti diye mi verdiler haberleri. Bu iş ateşten gömlek giymek gibi. Sen çıkıp eleştirince zaten kendi toplumundan dışlanmış oluyorsun diğer toplumlar da senin samimi özeleştirilerini kendi amacına kullanıyor. Bu gerçeğe rağmen çıkıp kim ne diyecek. Ben bugünden bakınca nasıl Ergenekon davalarında hukuksuzları görmedik çok açıkmış diyorum. Peki bunu cemaatin önde gelen bir gazetecisi diyebilir mi? Derse sormazlar mı o zaman şunları demiştin diye. 2016 öncesi kim ne kadar eleştirmiş olursa olsun, bu yapının içindeydi ve savunuyordu. Bunu suratına çarpacakları için çok da eleştiremiyorsun. Ben müstearla eleştiririm, gerçek hayatta etrafımdakilere de eleştiririm, ateşten gömleği giymeye razıyım. Cemaat batan bir gemiyse içinde ben de batarım sıkıntı yok. Ama her insan bunu yapmıyor. Kendini koruyor insanlar garipsemiyorum. İtirafçı olan çıkıp 2010 yılında soruları aldık diyince. Kim o adama destek veriyor ki? Cemaatekiler dahil herkes tavır alıyor. Vay hırsız diye. Gerçek buyken dünyayı artık umursamayan baya baya gemileri yakmış kişiler çıkıp pislikleri anlatıyor. Akademik bir iş yaptığımı düşünmüyorum bu bir hak mücadelesi. Mağdur olan biziz. O yüzden destek vermeyenler de sorun görüyorum kendimizde değil. Bugün birine AKP'yi haksız eleştiriyorsun bak davutoğlu gibi biraz yapıcı ol denebilir mi? Cemaatin hususi yapısı: soru çalmış, kumpas kurmuş, masum insanları içeri atmış, yalan delil uydurmuş, herkesi dinlemiş. Bir tarafta adam bunları yapıyor. Bu yapıyı nasıl düzeltcen direk organize suç çetesi olmuşlar. Ve bunları yaparken yayın organlarından da sürekli yalan söylüyorlar hala da öyleler. Tarladan sadece adil öksüz çıkmış gibi hepsi ona odaklanmış, gerçeği söyleyen yok. AHMET döNMEZ'İN AHVAL podcastlerini dinlemenizi tavsiye ederim 2 tane. Darbeye bulaşmışlar. Bunların yedikleri naneden dolayı bu işi din cemaati sanan biz bedel ödüyoruz. Bunlardan dolayı dümdüz sövsem bile ben gene destek beklerim. Ama sen bizden nefret ediyorsun hocam, sıkıntı burada. Bir yerde çok büyük bir noktada farklı düşünüyoruz. Gülen'i masum görüyorsun başka izah göremiyorum. Bu yapının her türlü suçu işleyip tabanı da piyon gibi kullandığını, darbeye de bulaştığını düşünüyorsan ve ben isyan edip dümdüz sövmeden duygularımı dile getirip eleştiriyorken, onlardan değil de benden nefret ediyorsun. Yani bu teori saçma oluyor, ben hususileri de biliyorum demişsiniz ama. Hususiler konusunda aynı düşünüyorsak, onlardan nefret edip bana destek vermen gerekir. Ki yapan oluyor, stratejik olarak bakın bu iş statükoya yarar, bu tarz üslup benimsemeyelim diyen oluyor. Ama onlar bizden nefret etmiyor ve çoğu konuda aynı düşünüyoruz. -Ahmet

      Sil
    14. hocam senin bakış açın beni ikna etse, hemen fikir değiştiririm. Ama çok kişiden duydum ve argümanları olmadığını gördüm. İnsanlar çeşit çeşit adam bir yere takıyor böyle diyor. Ya başka çıkarları var, kendi bu işlere bulaşmış deşilmesini istemiyor fln. Gülen'i masum görüyor. Tüm hayatını hizmete vermiş, bu dakkikadan sonra lagvedilmeyi istemiyor falan. Bir kişi gerçekten bunlardan azade olup fikir olarak böyle düşünemez mi, düşünebilir. Onların da argümanı beni ikna etmedi. İlmi siyaset, stratejik yaklaşın. Gülen'i hedef alırsanız statükoya karşı bir şey yapamazsınız, sinsi olun vs. dediler. Benim tarzım bu değil, Gülen'in suçlu olduğunu bilmeme rağmen o kırmızı çizgi ona laf dersek tabanı arkamıza alamayız diye stratejik düşünüp, sistem ve hususi abiler üzerinden eleştiri yapmak benim tarzım değil. Yapan var mı, elbette var. Onlar da o yoldan yürüsünler hiçbir şey demiyorum. Ama Gülen'den de nefret ettiklerini de biliyorum. Düne kadar da münferiti eleştiren bana çok küfür eden oldu. Benim ilk yazım soru çalmaydı, o zaman bile küfür ediyorlardı. Aynı tarz Ahmet Dönmez yazdı, baktım ona Allah razı olsun abi demişler. Bunları gördükçe, ben artık cemaatten gelen eleştirileri zerre umursamıyorum. Sevmeseler de hepsi münferite yaklaşıyor, zamanla onlar da aynı düşünecek ama gene bize sövecekler yok onlar öyle demiyordu falan diye. Cemaatte bir de 4'lük 5'lük kavramı var. Kendi adamını fişler cemaat. Buna şahit olmadıysan bile şu bir gerçek birileri 5 5 lik şakirttir, birileri öyle değildir. 5 5'lik şakirt olmayan birinin kültlüğü anlaması zor. Adam 3'lük Gülen'i bile okumuyor ama kült olduğunu kabul etmiş yapının, çünkü şu anki statükoculara ve argümanlarına bakıyor, kıtalararasındaki bir yazı vardı onun gibi dışardan analiz yapıp karar veriyor. 5'liğin dışardan analize gerek yok ,kendi zaten bizatihi örnek bu işe. Çocukluktan ortaokul 2'den girer. Yani hocam sen kendini açarsan, kabul ederim ben argümanını. "Turkiye’de her ne kotuluk varsa, her ne pislik cikmissa, bunun elbetteki tek sorumlusu cemaattir" bu statükonun bize dediği argüman. Niye böyle düşüneyim, Türkiye'de her grup sorun. Toplasan en fazla 50 bin kişi olsun bu hususi yapı, yani bunlar mı 80 milyonu mahvetti. Her grup sorun. Bu cemaatin hususi yapısını tamamen yok edelim, diğer yaptığı hareketler diğer cemaat ve tarikatlarda da var. Zaten bu konuda bir yazım da var https://www.munferit.net/2019/03/niye-15-temmuzdan-ders-ckarmyorsunuz.html Yani hocam elbette cemaat niye destek vermiyor diye ben de düşünüyorum. Siz niye destek vermiyorsunuz düşündüğüm bir şey. Ya sizin argümanlarınız beni ikna eder, evet bizim hatamız derim. Ya da siz şuraya takılmışsınız, bilgi eksikliği, cemaat propogandasına çok maruz kalmış derim, bu sefer bu kişileri nasıl ikna edebilriz diye düşünürüm. Ama eskiden böyle düşünüyordum şimdi pek umrunda değil, ben de cemaat ile ilgili her konudan bıktım artık. Argümanınızı örnekli, somut, delilli yazmamışsınız. 2.madde vardı tek ona cevap verdim. Bu sitede türk halkıyla iktidarla ilgili dolu yazı var. Ama soru çalmada bile cemaati eleştirme türk halkının genel özelliği de diyen bir statüko var. O konuda bile gidip cemaati eleştirince, ki ben o yazıda başka gruplar olduğunu torpili kadrolaşmayı anlattım ama ona rağmen bile cemaatteki statüko kendini haklı görüyor bu konuda. Yani ben ayzıda cemat bunu yaptı ama haklıydı herkes yapıyordu demediğim sürece bana cemaati şeytanlaştırıyorsun diyorlar. Dönmez soru çalma yazı dizisinde bneim hatırladığım 3 yazı sadece türkiyeyi eleştirdi son 2 yazıda cemaatten bahsetti. Ona rağmen yemediği küfür hakaret kalmadı.

      Dağınık yazdım kb. Argümanını ve sebeplerini yazsan tam olarak, ve etrafındaki kişilerin niye öyle baktığını ben dikkate alırım, böyle düşünen çoğu insana da sebeplerini sordum bu güne kadar.

      -Ahmet

      Sil
    15. 10:01 deki android
      Gerizekali senin gibi ağlak sümüklünün peşinden gidenlerdir. Ulan utanmaz haberin olmadan bir gecede vatan haini ilan edildin seni bu bu hale getiren sumukluyu savunacam diye cirpiniyosun. Faşist sensin oğlum bir yerde insanlari oldurmekten bahseden o sapkin, baska yerde 44 umde beni asacaklar diye aglayan masum. adam tenasul uzuvlarini kafama vursalar diye agliyor obur tarafta kapadokya sakinleri diye atar yapiyor. Lan oglum bokunuzda bogulun. Sen 2 bilemedin 3 sene sonra bu noktaya gelecen zaten. Kacisin yok. Naptin olm sen o insanlar icin kactin gittin. Lan ben kim elini uzattiysa yardim ettim lan it. Senin gibi it gibi kacmadim. en fetullahciya bile gittim yardim ettim. Serefsize bak sen kufur ediyor bide. Agzimi bozdurma o ssumuklunun sulalesinden baslarim. Yeter lan sizin gibi itlere cok bile soyledim. Asagilik android.

      Sil
    16. 20.26
      yalanci sahtekar, birde herkese yardim etmismis, senin gibi itleri iyi bilirim ben, sen git once konusmadigin icin sevmedigin icin ovundugun ogluna yardim et yavsak. hadi siktir git.

      Sil
    17. Fetullahin cisiyle karnini doyuranlari insan yerien koyanda suc. Sen siktir oldun gittin korkak sinsi fetocu it.

      Sil
    18. Ahmet,
      Daginik yaziyorum, kusura bakma.
      Malesef Mehmet Kanter ile sinirli olmayan bir evladini reddedenler ordusu var. Bunun uc ornegi oglunu-kizini ihbar edenler ama biz genel olarak cocuguna sirtini donen, onunla konusmayan ve onu reddedenlere odaklanalim. Bir insan hangi saikle olursa olsun oglunu reddediyorsa (oglu utanc verici isler yapmamissa, ne bileyim adam oldurmemis, tecavuz etmemisse), oyle bir baba cok da acimaya layik degildir. Adam reddetmis cocugu, bundan sonra oglu cay mi icer sidik mi icer, kendisini cok da ilgilendirmez. Acikcasi burada adama aciyacak birsey gormuyorum, ve buradan dahi cemaat elestirisi yapmayi, sinegin yagini cikarmak, vurulabilecek her acidan bir sekilde cemaate vurmak olarak goruyorum. Kultlesmek veya hipnoz olmak ise konu, bir insanin cocugunu reddetmesinden daha buyuk bir hipnoz ben bilmiyorum. Bu insanlarin agizlarindan salyalar akitarak cemaattekilere androidsiniz, hipnoz olmussunuz demeleri bu gercegi degistirmiyor, bir insan cemaatte diye oglunu reddedecek seviyeye gelmis, kendini cocuguna bunu yapan adamin bir tik otesi milleti kazanlarda yakmak, bu adamdan daha hipnoz olmus biri olabilir mi?
      Elbette 3 luk 5 lik nedir biliyorum, dedigim gibi cemaat elestirilerinin buyuk kismina katiliyorum.
      Gulen 1. Derecede sorumludur, bu tartisilmaz. Lider iyilikten de kotulukten de 1. Derecede sorumludur.
      Arkasindan birimlerde olusan bok cukuru sorumludur. Bazilari asil sorunlu Gulen degil bunlardir diyor. Katilmiyorum, lidersen once sen sorumlusun, oradaki pislige mudahale etmen de senin sorumlulugun.
      Cemaatin iyiliklerinde aslan payi Gulen’in oldugu gibi kotuluklerinde de aslan payi Gulen’in dir. Bazilari bir ayrim yapiyor; iste masum dine hizmet etmek icn kosturan insanlar vs seytan Gulen, bunu dogru bulmuyorum. O masum dine hizmet etmek icin kosturan kadrolari yetistiren, onlari buna motive eden de Gulen’in kendisidir. Toplamda kar zarar hesabini herkes kendi subjektif penceresinden degerlendirecek. Bazi insanlar cemaatten topyekun kopmuyor, ve cemaate ofke duymuyorlarsa kendi kar zarar hesaplarinda hala cemaatin arti vermesinden kaynaklaniyor. Ben sahsen din iman hersey ile cemaat vesilesiyle tanistim. Hidayet Allah’tan elbet, ama vesile olan cemaat dolayisiyla Gulendir. Cemaat icinde aktif gecen yillarim sonucunda kar zarar tablom soyle
      Kar: Allah, Islam, iman ve butun ibadetler
      Zarar: Dunyevi pek cok zarar, dahil oldugum veya goz yumdugum, kafami obur tarafa cevirdigim bazi ahlaksizca davranislar. Bir de dahil olmadigim ama, ne diyorlardi, iltisak yuzunden uzerime yapisan bir suru ahlaki sorun. Bunlari sen epey yazdin, bu sitede surekli tekrar ediliyorlar zaten, acmaya gerek duymuyorum.
      Bu arada dunyevi zarar derken 15 Temmuz sonrasini kastetmiyorum, ben ve benim arkadaslarimin hepsi cemaat islerine kosmaktan kariyerimizi aksatmis kisileriz. Bu bir elestiri veya ovunme degil, tespit. Surekli tekrar edilen, cemaat herkese menfaat sagliyordu o yuzden herkes gordugu yanlislara goz yumdu seklinde munferitte de cok tekrar edilen ama hic bir dayanagi olmayan bir lafa cevap. Benim tanidigim insanlarin yuzde 90 i cemaate hep verdi, menfaat elde eden, kapasitesinin uzerinde bir hayat yasayan ben cok az kisi taniyorum. Bu tasnife tayine tabi vazifeliler, yani gecimini hizmetten saglayanlar da dahil. (Benim bulundugum grup daha elit bir gruptu, belki tasrada vazifeliler acisindan bu oran farkli olabilir, ama sadece vazifeliler acisindan, genel toplum acisindan bu oranin yukarisi vardir asagisi yoktur)

      Sil
    19. DEVAM
      Tabi su da denebilir, iman Allah’tandir, cemaat olmasa baska vesileyle de iman ederdin. Orasi dogru ama o durumda cemaat olmasa da baska ahlaki sorunlara dusebilirdim. Biz yasanan hayatla ilgili zahire gore karar veriyoruz, otesini Allah bilir. Konumuzla ilgisi yok ama sunu da belirteyim, benim gibi din ile cemaat uzerinden tanisan insanlar icin bu karar zarar hesabi cok farkli. Zaten dindar cevrelerde buyumusler icin belki kar kismi daha ufak kalabilir. Dedigim gibi herkesin kendi subjektif degerlendirmesi olacak ama burada munferitte ve senin yazilarinda da baya bir toptancilik var, herkesin butun yasananlar ve ortaya cikanlardan sonra cemaatten nefret etmis olmasi gerektigi dusunuluyor, hala cemaatte kalan, ya da ona uzaktan sempati besleyen, ya da en azindan nefret etmeyen kisilere yonelik anlamsiz bir ofke var. Adam yukarida yorumlarda anlatiyor, oglu cemaatci diye oglundan nefret ediyormus, boyle bir androidi sevebilir misin diyor. Adam kendi oglunu sevemiyor, kendi androide donusmus, farkinda degil, daha hala etrafini androidllikle sucluyor. Bu cemaati hala nasil sevebilirsiniz diyenler bu sekil. Cemaatin bunca yil icinde ortaya cikaridigi butun guzellikler, vesile oldugu iman ve ahlak esaslari, hepsi bir cirpida yok sayiliyor ve insanlardan kendilerine Allah’a ulasmasina vesile olan bir yapidan nefret etmesi bekleniyor. Ne demisler, fasizm soyleme yasagi degildir, soyleme mecburiyetidir. Daha ne bekliyorsunuz Gulen’den nefret etmek icin denilerek fasizan bir cizgi tasiniyor.
      Gulen sorumludur dedik. Ama burada da munferit yazilarinda muthis bir indirgemecilik var. Sanki Gulen oturmus, 3 tana talebesiyle bu birim islerini iceren seytani planlar yapmis ve ortada fol yok yumurta yokkken, mahrem hizmet diye birsey icad etmis. Bununla da bir suru kotuluge yol acmis, basindan beri bu plan zaten gunah olarak yetermis. Boyle bir dunya yok. Mahrem hizmetlerin temel mantigi Turkiye’de dindarlar ile laikler arasinda sonunda ancak sadece birinin ayakta kalacagi buyuk bir savas oldugu varsayimina dayaniyor. Bu varsayimi ortaya cemaat atmadi, cemaat kendini bu varsayimin icinde buldu. Burada bu varsayimin ne kadar dogru oldugu, sosyolojik hangi gerceklige tekabul ettigi ayri bir konu, ama hegemonic bir dusunce oldugu, herkesi de buna gore sekillendirdigi tartisilmaz. Cemaat bu insa edilmis realiteye en gercekci cevabi verdi mahrem hizmetlerle. Eger bu ulkede bir dindar laik savasi varsa, yapilacak tek sey laiklerin elinde sallanan bir kilic olan askeriyeyi onlardan geri almaktir. Bu mantikta yanlis bir sey yok. Sen burada aktrollerin cemaatin tsk imami mi olurmus bu nasil cemaat ya diye zirladiklarina bakma, hepsi bal gibi biliyordu cemaatin askeriyede yapilandigini. Hatta burada bazi pis islere bulastigini, askeri okul sorularini caldigini falan da. Sadece bununla bir sonuca gidilemeyecegini dusunuyorlardi. Boyle dusunmelerinin bir sebebi de bazilarinin da ayni yolu denemis ve basarisiz olmus olmalariydi. Ben degisik gruplardan cok dinledim; ne oluyor o kadar kicinizi yirtiyorsunuz iceriye uc bes adam sokmak icin, hepsini eliyorlar, ya da girdikten sonra bir asamada onunu tikiyorlar, bu is oyle olmaz. Soyle olur diye sonra kendi mesreplerince yol gosteriyorlardi, halk ayaklanmasiyla olur, karsi askeri birlik kurarak olur, bu devlet besbin kislik pkk ile basa cikamiyor, milyonlarca silahli mucahide hic birsey yapamaz, asker para severdir, bu kadar ugrasacaginiza generallere iyi para yedirseniz bu is daha kolay cozulur. Bunlar benim duyduklarimindan simdi aklima gelen, baska yollar onerenler de vardir herhalde.

      Sil
    20. DEVAM
      Ben gene kendimden ornek vereyim, ben mahrem hizmetlerin varliginda hic bir sorun gormuyorum, hatta bence cemaatin vizyonu acisindan en etkileycii seylerden biridir mahrem hizmetler. Ben ilk yillarda cok dusunurdum, bizim sakirtler iyi hos da, sen didiniyorsun ugrasiyorsun, sonra asker geliyor yillarin emegini bir gecede yok ediyor. Buna karsi bizim de silahli guclerimiz olmali derdim, hatta abilere cok sormustum, bu askerlere karsi niye hamle yapmiyoruz, en din dusmani generalleri tek tek oldurelim falan dedigimi hatirliyorum. (Cemaatin kar haneme ekleyecegim bir madde de bu herhalde, Engin Noyan gibi cemaat uzerinden dine ulasip sonrasinda milleti kitir kitir kesmenin hesabini yapanlardan, ya da yurtdisindaki muhtediler gibi, iman ettikten bir sure sonra kafilere karsi silahlanmak gerekir deyip cihatci orgutlere bulasanlardan olmadim. Fitratim da buna musaitti, sebepler planinda cemaat buna engel oldu)
      Mahrem hizmetler de zaman icerisinde evrildi. Ilk baslarda boyle tedbir yapmiyorlardi, aciktan namaz kiliyorlardi, sonra gizli kilmaya basladilar, tuvalette abdest aliyorlardi, baktilar atiliyorlar, teyemmum etmeye basladilar. Tavsan kac tazi tut. Kemalistler taktik gelistirdikce, duvar ordukce, cemaat o duvari asacak yollar gelistiriyordu. Yani dindar laik mucadelesi paradigmasi iceride de son hiz devam ediyordu. Ve tekrar ediyorum, bu paradigmayi cemaat uretmedi. Yas itibariyle AKP disinda bir donem yasamadigini tahmin ediyorum, o yuzden bu paradigmanin ne kadar etkili, herkesce kabul goren ve herkesi sekillendiren birsey oldugunu ilk anda farketmeyebilirsin, ama oyleydi.
      Mahrem hizmetin esas elestirilecek yonu, bu duvarlari asablmek icin zaman icinde dinen kabul edilemeyecek yollara sapmalari oldu. Evin onune bira sisesi koymak ok, ama bira icmek olmaz. Basi acik kadinla evlenmek ok, ama kapali kizi actirmak olmaz gibi.
      Neyse, bu mahram hizmetlerin ayrintisina girmyecegim, zaman icinde seffaf olmayan bir yapi oldugu icin, ama daha onemlisi, burada dini korumak adina mucadele ediyoruz, zaruret var, soyleminin arkasina siginildigi icin dinen de ahlaken de kanunen de tacviz edilemeyecek cok islere bulastilar. Orasi ayri konu, ama bu birimlerin ortaya cikisi, hatta zaman icinde cesitli stratejiler gelistirmek zorunda kalmalari, Turkiye’de var olan dindar laik savasinin sonucudur. Bu algiyi ya da gercekligi (hangisi oldugu cok onemli degil, ayri bir tartisma konusu) cemaat uretmedi, bunu kucaginda buldu. Bunu hesaba katmadan yapilan degerlendirmeler hem indirgemeci, hem de acayip seytanlastirici. Indirgemeciligi entelektuel bir kusurdur ama saytanlastirici yonu beni ve coklarini rahatsiz ediyor.
      Zaten ayni seytanlastiricilik sitede surekli tekrar eden feto lafinda da gorunuyor. Yorumlarla yazilar benim zihnimde biraz ic ice gecmis, yazilarda da ayni tabi kullaniliyor mu bilmem, ama buna musade ediliyorsa bu ciddi bir sorun. Burada sadece bir alinganlik, bir saplanti gostermiyorum, terror kelimesi her zaman bir toplumu seytanlastirmak icin kullanilir, seytanlastirma da zulmun ilk asamasidir. O yuzden belli ahlaki ve entelektuel kaygilari olan insanlar teror tabirini olabildigince kullanmamaya calisir. BBC ornegin el-kaide icin bile militants der, terrorists demez. Bu kadar onemli bu konu, o yuzden cemaati teror parantezine almak isteyenler sadece entelektuel sefalet gostermiyorlar ayni zamanda yapilan zulumlere ortak oluyor. Dillerinin ucuyla bunlari kinasalar da durum degismiyor.

      Sil
    21. Ahmet'e son

      Sen Ahmet Donmez’i kitalararasini falan elestirenlere aldirma, onlar sistemin adami. Ya da herkesin gordugu seyleri bir sekilde gormemek icin kafalarini kuma gomenler. Ya da cemaate karsi vefa borcundan gercekleri gormemekte israr edenler. Buyuk cogunluk oyle degil. Benim de cok buyuk vefa borcum var ama bu mevcut sorunlari ve daha fazlasini gormeme engel degil. Ozetle munferite yonelik elestiriler iki kaba baslikta toparlanabilir. Birincisi en kucuk delikten bile cemaatin gunahini bulup cikarma kaygisi, cemaatin hayirlarini asla gormeme ve bu yuzden herkesten cemaatten nefret ettigini aciklamasi beklentisi. Kastettigim sey cemaate cakmadan once biraz ovun, sonra cakin degil, sadece insafli olun, ve insanlardan sizin gibi nefret dolu olmasini beklemeyin. Bir insan cemaate karsi sizin gibi kin dolu degilse bu o insanin kapasitesinin yetersizligi, hipnozlu olsusuyla falan aciklanmaz, bu cok fasizan bir aciklama sekli. Ikincisi de cemaati ve sorunlarini ortaya cikaran konteksi aklinizdan cikarmayin. Bu su demek degil, herkes yapiyordu cemaat te yapti. Ben ahlaken cemaatin ortaya sacilan rezilliklerinden sonra Turk toplumunun seviyesine dustugunu soyleyebilirim. Burada yapilan yorumlardan yasadigimiz onca tecrubeye kadar bakarak su denebilir, cemaatin en kirli hali bile ancak Turk toplumunun ortalamasi kadar kirlidir, belki de degildir bile. Herkes cemaat kadar igdis edilsin, o zaman goruruz kim ne kadar kirli temiz. Bu konuda Etyen Mahcupyan ile Alper Gormus‘un bir videosu var, cemaat bu nehrin baligi mi diye, izlemediysen izlemeni tavsiye ederim. Ama benim elestirim bu degil, yani demiyorum ki cemaate cakarken baskalarina da cak da insafli olmus olsun elestirin. Hayir bu degil, cemaate cakarken cemaatin hangi tarihsel surecler ve dissal zorlamalar altinda bu noktaya evrildigini gor, ve ona gore elestir. Bu cemaati temize cikarmak degildir, sikintili yanlarini bir kontekse oturtmak ve seytanlastirmaktan kacinmak demektir. Ornek vereyim, Ermeni soykirimi olmustur ama bu soykirimi doguran tarihsel sebepler vardir, oncesinde Muslumanlarin Balkanlarda soykirima ugramasi, bunun Turkiye’de yarattigi toplumsal travma vs ittihatcilarin zihin dunyasini sekillendirmistir. Bunu anlamadan Ittihatcilar ermeni soykirimi yapti deyip durmak bir fikri anlamadan sadece seytanlastirmak demektir, ve sonunda butun Ittihatcilarin ruh hastasi olduguna cikar. Gunahim kadar sevmem, ama tarihsel sartlar icinde Ittihatciligin genel cizgisi o kadar da aykiri degildir, soykirim da ittihatcilarin icerisinde bir mahrem yapilanmanin isidir. Ermeniler ayaklandi koylerimizi basti da derler. Bu da dogrudur, ama bunun da kendine gore tarihsel sureci vardir, yukselen milliyetcilik akimindan, Osmanli’nin artik ic huzuru teskin edememesine, Hamidiye alaylarinin Ermenilere yaptigi zulumlere kadar. Bunlari anlamazsan, Ermenler bir sabah kalkip Musluman koylerini basmak istediler dersin ve boyle dusununce de bir adim otesi soykirimi haketmisler iste olur. Cemaatin yaptigi hic bir yanlis bunlarla kiyaslanmaz elbet, (yasadiklari ise bir noktada kiyaslanir, cunku cemaate bunu yapanlar kendi komsulari, dindaslari, akrabalari, bazen babasi kardesi) ama indirgemeden analiz yapmanin neden onemli oldugunu gostermesi acisindan ornek verdim. Tam uymamis olabilir.
      Butun bu meramimi munferitteki yazilardan tek tek alintilarla gosterebilmek isterdim ama malesef buna vaktim ve imkanim yok. Uzun suredir de siteyi takip etmiyorum. Basta ilgiyle okuyordum ama bahsettigim konular beni ziyadesiyle rahatsiz ettigi icin okumayi biraktim. Nir de yorumlar aktroll kayniyor, ama ona sizin yapabileceginiz birsey yok tabi. Dedigim gibi pek cok insan kitalararasini Ahmet Donmezi vs begeniyorken, ilgiyle okuyorken munferite tepki duyuyorsa burada bir sorun vardir. Bu sorunu aciklayabildim mi bilmiyorum ama yazilarini ve munferitteki genel cizgiyi bir de bu gozle takip et derim. Gunun sonunda we can agree to disagree.
      selametle

      Sil
    22. Hocam eskiden senin gibi düşünüyordum, düşüncem değişti.
      1) Ergenekon, balyoz davalarına bakınca kumpası görünce
      2) Kemalistlerin birlik içinde hareket etmediğini görünce
      Bu insanları dinleyince bunlar siz soru çaldığınız için biz bunları yapıyorduk, abilerinizle gizli görüşmeniz kabul edilemez bir şey, fişleme yapıyordunuz. TSK ele geçirmek istiyordunuz diyor. Yani biz sizin bu mahrem yapınıza neden olmadık, siz mahrem yapıyı devleti ele geçirmek için kurdunuz, sonra bizim size tepkimizi de propoganda mazemesi yaptınız diyorlar. Bu söze cemaatçileri geçtim AKP seçmeni sağ kesim bile katılmaz. Onlara göre camileri ahır yapan zihniyet dine karşıydı, tsk'da da namaz kılanı bile istemiyordu. Ama bu doğru mu? Tüm sağ kesimin bu düşüncesi doğru mu? İndirme yapmıyorum doğru yalnış diye ama artık koca bir soru işareti koyuyorum bu duruma. Çünkü cemaatin yalanlarını da gördüm, 1 tane kemalist kalmamış hala daha Ergenekon yalanları atıyorlar. Selam Tevhid örgütünü 20 yıl sonra neden tekrar torbasını açıp binlerce insanı dahil ediyor, TSK ve poliste tam kadrolaşınca mit içinde neden ergenekon yapısı yeniden yapılanıyor diyor, ya da selam tevhidci iran ajanı falan bunlar diyor. Cemaat yalan söylediği gibi, sağ kesim Kadir Mısrıoğlu'dan Necip Fazıl'a Tarikat liderlerine hepsi yalancı. Kutuplaştırıyorlar, sürekli karşı mahalle hakkında yalan söylüyorlar. Bugün Cemaat nasıl şeytanlaştı ise, düne kadar bu sağ kesim Atatürk'e bunu yapıyordu. Herkes deccal diye öğrenirdi. O yüzden araştırıyorum evet yaşım küçük bizzat görmedim ama bizzat 28 şubatı yaşayanlarla da konuştuğumda evet dindarlar zarar gördü o dönem kötü oldu ama bu işler bir kaç densizin devlette etkili olup başlatığı politikadır diyorlar. O dönem cemaatçiler tedbire başladı onlara çok vurmadı diyor. Büyük ihtimal kast ettiği hususi cemaatçiler, yoksa normal bu taban kesim tedbir yapmadığı onlara da vurmuştur. Ama mesela 28 şubat döneminde cemaatin üst düzey bürokratları yok muydu? Valisi bile vardı, bu insanlar kraldan çok kralcı olmuş, bunlar da Atatürkçü kesilip altındaki memuru ihraç etmiş, mobbing yapmış. İşin bir de bu tarafı var.

      Gerçekten bu ülkede 2002 öncesi ne yaşandı, unutuldu gitti cidden. Bir de şu var. 2010-2020 yılları arasında yaşananı tarafsızca düzgünce anlatan birileri var mı ki onların 2002 öncesi anlattıklarını dinleyelim. Ülkedeki her kesim iflas etti. Çizgisi koruyup her zaman haklı çıkan, insan haklarının yanında olan bir kesim var mı?

      Burada yazarlar arasında anket yapılsa, bu konuda sizin gibi düşünenler ağırlık basar. Benim gibi düşünmezler. Dindarlara karşı yapılan bir zulüm neticesinde cemaatin hususi yapısı doğdu derler.

      Gene de ulusalcılar gibi bunlar geldi sızdı gibi indirgemeci mantık şeytanlaştırmaya da yol açar katılıyorum. Sizin dediğiniz bu şeyler gerçekten yaşanmamış bile olsa, sağ muhafazakar kesimde bu algı vardı. Algının olması yeterli zaten. Cemaaten kimsenin de o şekilde yazdığını görmedim bu sitede. Herkes az çok neden böyle olduğunu anlatıyor. Çoğu yazımda neden soru çalmayı bir azınlığın bileceğini çoğu kişinin haberi olmadığını anlattım. Diğer yandan neden insanlar asker, polis oluyordu algı neydi her yazıda bunlara değindim.

      -ahmet

      Sil
    23. Cemaat bir de din cemaati olduğu için yani dini bir yapı olması + üzerine eğitim hareketi olması. Yani cemaati mahveden bu. Siyasi parti olsa çok da bir hayal kırıklığı yaşamam. Cemaat hala ısrarla eğitim+sevgi+ din hareketini olduğunu söylüyor. Tosuncuğun insanları dolandırması ile Jet fadıl'ın ki aynı olmuyor. Jet fadıl'ın yaptığı benim kat ve kat midemi bulandırıyor, böyle dindarların diyorsun. Cemaat ve Akp insanları dinden soğuttu. Şimdi cemaat topu akp'ye atıyor onlar böyle yaptı diye de, cemaatteki insanların çoğu 2013'de şok yaşamadı, cemaatin pis işleri ortaya çıkınca o tarladan çıkanları görünce bir şok yaşadı ve baya baya ateisti deisti dolu. Aslan pay kimdedir bilemem, ama müthiş bir hasar verdiler. Ben de dini cemaatten öğrendim, geneli öyledir. Zaten bir şey bilenler cemaate girmez öyle kolay. Niye risale okucam falan der.

      Fetö kelimesi kullanılmıyor, yasak diye biliyorum yayın ilkelerine. Fetö davaları falan denebilir. Bir kelimeyi hiç kullanmamak mümkün değil. Çoğu cemaatçi de F.tö şeklinde kullanıyor bunu, tabi bu komik oluyor ve biraz da abilerin aldığı bir karar olduğu için f.eti fütü futu demek yerine fetö davaları derim.

      Cemaatten öğrendiğim dini de baya sorguladım, çoğu görüşüm de değişti. Yani cemaat tabanına karşı vefam var, öbür türlü yönetim zaten beni ateşe atmış, kullanmış. Gülen'de seyirci kalmış, onlara karşı bir şey hissetmiyorum

      Dediğin noktalara az çok çoğu yazarın değindiği düşünüyorum. Zaten mantıklı olan da budur. Adam Türkiye'de yargılanıyor burada yazı yazıyor. Biz her şeyi hakkettik biz suçluyuz mu der. Yoksa bakın cemaat taban ve hususi farklı şeyler, bu işin arka planı bu bizi şeytanlaştırmayın mı der. Yani bu sitede tek amaç cemaati mi kötülemektir yoksa türkiye'de durumu da düzeltmek midir. Sitenin çok amacı var hocam yazdıkları gibi. Ama cemaatten insanlara yadırıyorsan zaten, illaki kendilerini savunacaklardır, kendilerini savunduklarında zaten yukarıda sizin dediğiniz olay gerçekleşir. Ama kendini de şeytanlaştıranı gördüm. Travmanın mı etkisi bilmiyorum. Her şeyi hakkettik ihraç edilmeyi de hakettim diyor. Ama bu azınlık.

      Yazdıklarınızı okuyunca çok büyük bir fikir farklılığı görmedim, benle fikir farklılığınız olsa da dolu yazar benden daha ılımlı, onlarla direk aynı düşünüyorsunuz. Sert yazılar mı denk geldi bilmiyorum. Belki iletişimsizlik. Etrafınızda kıtalarasını överler, mfp kötüleyen dolu insan vardır. Önyargılı ters bir yazıyı okuyunca bardağın boş tarafını görebilirsiniz. Tanıdığın kişiyi okuyunca onu kast etmemiştir dersin, ama tanımadığın müstear isim biri olunca öyle demezsin. Bilmiyorum hocam sizin gibi düşünen dolu yazar var. Diğer yandan sosyal medyada açık bir şekilde gördüğüm MFP'den çekiniliyor, Antepli'de videosunda bunu demişti, sizin platforma karşı böyle bir ordan uzak durun havası var diye. Cemaat zaten bizi kemallettin özdemir nurettin veren ilan etmiştir. Dönmez'e bile mit ajanı diyorlardı, bize de diyorlar. Bu sitelerin hepsi cemaat tarafından % kaç biliniyor onu da bilmiyorum. Cemaatin çok önde gelen public figürü var, the circle destek verdiler, kıtalarasına destek verdiler bize kimse vermedi, kötülediler hatta her fırsatta. Taban sitesi olmaya bağlıyorum bunu da. Public figürler ile iletişimimiz yok ki destek alalım. Destek verseler cemaat kamuoyunda olumlu hava olurdu. Okuyup gizliden destek veren oluyor. Yani ben onları suçluyorum hocam. Tr724 bile kıtalararasını övdü ilk çıkınca. Bizi kim övmüş? Övmeyi geçtim iftira atıyorlardı. Özgür koca yada Ahmet kuru bir tane tr724 yazarına engel atmış, adam münferitçiler eleştireye gelemiyor diye yazı yazdı. Özgür koca ya da kurunun ne alakası var burayla. Silahların eşitsizliği, taban sitesi olması, daha sayarım ama dönüp kendi yazıma suç bulmam. Çünkü dediklerini yapmamaya dikkat ediyorum, yazılarda da bunu yapmadığımı düşünüyorum. Selametle
      -ahmet

      Sil
    24. Ahmet,

      Olabilir. Belki de ben bir kac yazidan fazla rahatsiz olup yanlis yorumlamis olabilirim, tekrar bu gozle bakacagim. Bu karisikliga yorumcular da yol aciyor olabilir, ben yorumlari da hep okuyorum, dedigim gibi orasi aktrol kayniyor, bu da bende munferite yonelik olumsuz bir algi birakmis olabilir. Tekrar takibe aliyorum.
      selametle

      Sil
  5. bu ülkede yetişip (ya da mayası bu ülke insanı olup) "Neden sürekli bir “feda” kültürü var, herkes yaşasa daha iyi olmaz mı? Askerlikte bile vatan için feda olacağız, canımız feda sloganları vs. beni çok yoruyor artık. İnsani görmüyorum. Yaşayalım yaşatalım sevgi dolu olalım, birileri için ölürüz demek doğru değil, ölürsen öldürürsün de." demek tutarlı değil.

    Irmağının akışına ölünen ülke burası.

    Yapmayın Allah aşkına.
    öyle ölünen bir ülke olmasaydı senelerdir iç savaşta da binlerce türk-kürt evlat ölmezdi. ama öldü. çatır çatır öldü öldürdü. bu ülke o ülke olmasa FG cemaati olur muydu? siz olur cemaatte olur muydunuz?

    Hem milliyetçiyim, hem muhafazakarım diyeceksin. hem en dindar hem en vatansever benim, tüm bu değerler benim tekelimde diye gezip mangalda kül bırakmayacaksın hem de "o mahallenin" tüm bilindik marazlarına "ama bu neden böyle" diyeceksin.

    böyle bir dünya yok.
    ben müslümanım.

    ama ne milliyetçiyim ne ırmağının akışına ölürüm, ne muhafazakar, ne mukaddesatçı, ne mini giyene saldırırım, ne oruç tutmayana, ne homofobiğim, ne bir ölüm listem var ...ne sağcıyım ne tarikatçı...

    yeri geldi mi sadece "insan" olmak benim vasfım. gerisinin bu dünya için hiç bir önemi yok benim gözümde. elimden geldiğince iyi insan olmaya çalışıyor müslümanlığı bile özünde bunun ancak bir yolu olarak görüyorum. böyle çok güzel. ne sağcı oldum ömrümde, ne sağ bir partiye oy verdim, ne veririm. ne herhangi bir şeyhin ne de askerin postalını yaladım. ne de yalarım. ben bireyim. imtihan denilen şeyi birey olabilmek olarak görüyorum ben her şeyden önce. iradem olmadıktan sonra imtihanın anlamı ne?

    evlatlarını ihbar eden babalara şaşıran insanlara da yine, bu memleketin mangalda kül bırakmayan mahallesinden insanlar olmaları sebebiyle hayret ediyorum.

    yahu ne bekliyordunuz? sizin mahalleniz bu!

    sevdiği aynı mezhepten değil diye evladını reddeden, gelini/damadı kabul etmeyen sizin mahalle değil mi?
    torununu biriyle el ele görse çekip vuran, yine o değil mi?
    yani kimden ne bekliyordunuz ki?

    cemaate çıkarı için giren çark etti, AKPli oldu döndü çıktı.
    diğer anne- babalar için üzgünüm ama evladını nasıl yetiştirmiş, ne vermiş de ne bekliyor biraz dönüp kendilerine baksalar...bu mahallenin tüm marazlarına böyle uzaydan gelmiş gibi bakan tüm mahalleli de nereli olduğun biraz dönüp hatırlasa herkes için alışması daha kolay olabilir.

    YanıtlayınSil
  6. Arkadaş zulüm gören insanları kullanmayı bırakın, onlar bizim cemaatimizin zulüm gören insanlar dolayısıyla biz onları alır kullanırız bu bizim hakkımız inancı bilinçaltınıza işlemiş. Ya da ne yaparsanız yapın. Utanmaz, arsız insanlarsız siz. Herşeyi yaparsınız. Munferit.net'e kendi yorumlarını yapan insanları engellemeye çalışıyorsunuz. Munferitçi diyorsunuz, MİT diyorsunuz. Ne MİT'i be. Eskiden olsa devletin imkanlarını kullanarak yapacağınız şeyleri şimdi buraya acı çeken insanları kullanarak yapıyorsunuz. Her zaman yaptığınız duygu sömürüsünü yapıyorsunuz. Buraya yazanların sanki Meriç nehrinde ölen insanlarda payı varmış gibi. Gerçekten bir söz var FG cemaati için biraz ayıp kaçacak ama "FG cemaati öpmeyeceği eşşeğe ot vermez" diye. Gerçekten öyle şimdi acı çeken insanlar cemaatinizi temize çıkarmak için kullanabileceğiniz eşekler olarak görüyorsunuz.

    FG'nin ne olduguna inandıgınızı bilmiyorum. Bunu açıklamayacaksınız. FG'yi izlediğinizde ne gördügünüzü bilmiyorum. Allah olduguna mı, peygamber olduguna mı inanıyorsunuz yoksa, seçilmiş bir şahıs olduğuna mı inanıyorsunuz bilmiyorum. Bari çıkın açık açık FG mehdidir ya deyin. Adam konuşmalarında ağlıyor anlamsızca ya. Utanmaz bir herif. Doğru kelimeleri seçiyor sizi etkileyecek. "Nam-ı celili yaymak fikriyatı vs vs." falan filan ötüyor işte herif. Umrunda değil ya hiçbirşey. Ya herifin tek umrunda olan kurduğu yapı. Herifin Sedat Peker'den farkı yok. Sedat Peker'de çıkıp ekranlara "bana gönül vermiş kardeşlerim" diye söyleniyor. Aynı şey. Sedat Peker'in neyine gönül vereceksin? Ama veriyor işte Sedat Peker'e gönül insanlar. Fetullah Gülen ağır şizofren ruh hastası bir hipnozcudan başka birşey değil. Ve çok utanmaz bir adam. Gerçekten çok utanmaz. Ne öyle kaç yaşına gelmiş ağlıyor kendini inandırmış saçmalıklarına. Ayıp be.

    Ya bu adam Hindistan'da doğsa Hindistan'daki bir manyak olacaktı, Hristiyan dünyasında doğsa oradaki manyaklardan olacaktı. Bunu anlayamayacak ne var ya. Herif Tanzanya'daki petrol rafinelerini takip ediyor. Türkiye'deki zengin iş adamlarına falan vermeyi düşünüyor mafya babası gibi mal dağıtıyor. Herifin umrunda değil din min hikaye. Din onun için araç ya. Din var o da o Din'i kullanıp güç elde ediyor işte. Bu kadar basit.

    Burada FGülen'i savunanlarla oturup izlemek isterdim ne diyor bu adam neden ağlıyor diye. Ne diyor "kötü"ler derken neyi kastediyor. "İyilik" ne bu adamın gözünde. Edebiyat yapıyor.

    Açtım şimdi bunu yazarken bir videosunu Mart 2015'te yüklenmiş darbe girişimine daha 3-4 ay var. Gazetelerde cemaatin darbe yapabileceği söyleniyor. Bu arkadaşın mahrem MİT imamları, TSK imamları var bu arada biz bilmiyoruz tabi. Kendisi biliyor. Onlara mı mesaj gönderiyor normal insanlara mı gönderiyor ne diyor belli değil .

    https://www.youtube.com/watch?v=22c3UpLPd8c

    "Günahlarını o rahmetin deryası içinde eritmiş"

    "Günah gelip ona sap olduğunada olacağınada bin pişman olmuş"

    "Şeytan bazen insana musallat olur, fakat ahmak öyle musallat olur ki şuurlu bir insana musallat olmuştur. ..... Bu defa şeytan ellerini dizlerine vurur "tüh der günah işlettim ama öyle bir tevbe yaptı ki benim yaptıgım günah ona kazanç kazandırdı"

    "Günümüzde bazı seviyesizlerde gördüğümüz gibi bir kere yalan söyleyince 200 kere yalan söyleyebiliyor, bi kere tehcire , bir kere tehkire bir kere ibadeye bi kere seddu ebvabı hıdmanitane muesseastine bıdı bıdı. " diye RTE'ye çakıyor.

    Arkadaş şeytanı nerde görmüş bu adam, neden böyle bir dil kullanıyor çık efendi efendi söyle ya derdini anlat. Neden efendi gibi konuşmak yerine böyle uzatıyorsun. NE sürekli açık açık derdini yazmıyorsun.

    Ya F. Gülen denen hasta adamı takip eden birisi nasıl profesör olur, profesör olduktan sonra nasıl bu adamı takip edebilir aklım almıyor. Gerçekten nedir bu sır ya. Ben çıkıp böyle şeyler söylesem benimde peşimden bu kadar insan gelir mi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ulan dingil, ne mit i kim mitden bahsetmis, neye engel oluyormusuz? Herkes istedigini yazacak da biz mi yazilanlari elestiremeyecegiz? munferitci lafi ile mitci lafi arasinda ne baglanti var, sen kafayi yemissin. Bu zeka pariltisiyla merak etme, sen cikip ne soylersen soyle kimse senin pesinden gelmez.

      Sil
  7. Aynı işyerinde çalıştığım arkadaşıma A.Öcalan hakkındaki düşüncesini sordum. Bana şöyle cevap verdi. "A.Öcalan vatanı için kendini vakfetmiş bir cengaverdir" dedi. Bana göre Öcalan bebek katili, güç ve saltanat için gençlerin hayatıyla misket oynar gibi oynayan bir sapkın olsa da, liderinden bahsederken gözleri parıldıyordu. Öcalan'ın sebep olduğu cinayetlerin sayısı 30.000 bin diye biliyorum. Fetullah Gülen ise bu ülkeye Öcalan'dan çok daha büyük zarar verdi. Soru çalarak, kul hakkı yiyerek binlerce insanın geleceğini elinden aldı. Gerçek hak sahiplerinin yıllarca alacağı maaşı, emekli ikramiyesi ve emekli aylığı olmak üzere başka bir masumun hayatını elinden aldı. Hem de soru çalanın suça bulaşmasına neden olarak mahpuslarda çürümesine neden oldu. Kamudan 130 bin kişi ihraç oldu, özel sektörde de bir o kadar işini kaybeden var. Bunların eşleri çocukları, ana-babası birlikte hesaplandığında mağdur sayısı milyonları buluyor. Bunun tek sebebi, onun uğursuz adını ağzına almaları. Hala laf kalabalığı yaparak, tehditler savurup bitmek bilmeyen tarihler vererek enseyi karartmama çabasında. Kendisine örnek aldığını söylediği Said Nursi, 30 yıl kadar hapislerde, sürgünde ve tecritte kalmış, buna rağmen ülkesini terketmemiştir. Hakim; bu eserleri sen mi yazdın diye sorduğunda inkar edip kurtulma olasılığı varken İnceleme konusu tüm risaleleri kendisinin kaleme aldığını ikrar etmiş, yalana başvurmamıştır. Hicret ediyorum deyip bu ülkeyi terketmemiş, ülkesinde esaret altında yaşamaya razı olmuştur. Fethullah Gülen'in yüzbinlerle ifade edilen taraftarı cezaevlerinde olumsuz koşullarda hayatlarını idame ettirmektedir. Kendisi yaşasa daha ne kadar yaşar. Yurda gelse de, erkek gibi müritleriyle aynı kaderi paylaşsa olmaz mı diye soruyorum içimden. Cevabını bildiğim sorunun saçmalığı içinde saklı. Bu zamana kadar şerefli biri gibi davranmamış olabilirsin. 2 dakikalığına şerefli ol desem saat tutacak bir adamdan bahsediyoruz. Bu söylediğimin tutarsız olduğunu görüp gülüyorum içimden.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Fetö'nün videolarını izliyorum. Bu adam birilerine kötüler diyor, kendi taraftarlarına sürekli siz iyisiniz diye telkinde bulunuyor. Acaba diyorum nedir bu adamın kötüleri diye düşündüm. Şunu anladım, Fetullah için "kötü" demek kendisinin pisliğini gören insanlar demek. Mesela en çok ben Allah'ı seviyorum, En çok ben namazı seviyorum diye göstermek için tenasül uzvunuzu kafama vurun dediğinde gülersen ve ne diyor bu manyak dersen kötü oluyorsun. Ama etkilenip hocam ne güzel diyor maşallah ne cok seviyor peygamberimizi dersen iyi oluyorsun.

      Ne sapık bir tarikatsınız siz. Tüh size be. Sapkınlığında bir ahlakı olur.

      Sil