Bir İnanç Sorgulaması - Münferit Fikir Platformu

SON

25 Şubat 2019 Pazartesi

Bir İnanç Sorgulaması


Cemaatin içinden gelen bir kişinin ateist oluşu hikayesi üzerine kaleme aldım bu yazıyı (yazı burada). Daha önceki yazılarımda da cemaat tabanında inanç sorgulaması yapan insanlardan bahsetmiştim. O yazı da örnek olmuş oldu. Burda da kendi çıkmazlarımdan bahsetmek istiyorum. Tartışmaya açıktır. Akıl akıldan üstündür demişler. Buyrun aklımız açılsın...

Yaratıcı fikrinin ortaya çıkışında ve devamını getirmede olabilecek 3 neden:

1-Doğadaki olayları anlamlandıramama karşısında bunu üstün bir gücün yaptığı fikri. Bu güç insana zaman zaman yağmur - fırtına gibi işaretler vermekteydi. Bu işaretler bir ikaz olarak anlamlandırıldı. Yani insanlar böyle düşünüyordu.

2-İnsanın kendini çok önemli ve mühim görmesi sonucu yaptıklarına, yaşadıklarına karşı bir hesap sorulacağı fikri.

3-Çaresiz kalmış, ezilmiş, hakları yenmiş insanların haklarını alacakları bir güce inanma isteği.

Bunlarla alakalı:

1-Günümüzde doğa olayları fizik kanunları gelişen teknoloji vs sayesinde böyle bir güç aranmamakta. Dolayısıyla bilim camiasında bir tanrı fikri pek kabul görmüyor.

2-Burda insanın akıl sahibi olması ve bu akıl sebebiyle hesap verecek olduğuna inanmasından bahsediyorum. Evrimi kabul etmeyen ve mutlak bir yaratıcıya inanan insanlar ilginç bir kibre sahipler. Maymundan gelmek (bilimsel olarak böyle değil ama genel söylem bu olduğu için böyle ifade ettim) adeta bir küçük düşme gibi algılanıyor. Halbuki inanan kişi yaratılan her şeyi sevmeli ve hürmet etmelidir. Allah insanı dilemiş maymundan evirmiş dilemiş çat diye yaratmış olabilir. Bu bir yaratıcı olduğu fikrine halel getirmemelidir. Eğer Allah’ı seviyorsan ve kabul ediyorsan muhakkak buna da gücü yetmiştir deyip mesele kabul edilmelidir. Ama insanlardaki kibir veya üstünlük duygusu buna engel. Bunun sebebinin Tin Suresi 4.ayette belirtilen  “Muhakkak biz insanı ahsen-i takvîmde yarattık” ifadesi olduğunu düşünüyorum. Oysa kibirle ilgili hadiste Resulullah (S.A.V.) “Kalbinde zerre miktar kibir bulunan kimse asla cennete girmeyecektir.” buyurmuştur. Bu bir çelişki doğurmaktadır. Hem kibirlenmeyeceksin hem de en üstün benim, dünya benim için yaratılmış diyeceksin.

3-Bu madde ahirete iman ile alakalı aslında. Ezilmiş kitleler bir yaratıcının intikamlarını alacağına inanıyor. Oysa aynı yaratıcı zalim olana mühlet vererek daha fazla zulüm edilmesine izin veriyor. Bu çekilen çileyle derecesinin yükseldiğini düşünüyor. Buradaki karışıklık benim açımdan şu ki, zaten cennetteki kişi en güzel yer kendisininki zannedecek. Yani en aşağıdaki bile zerre üzüntü hissetmeden mutlu olacaksa derecesini neden yüksek tutmaya çalışsın ki? Sonuçta derdin tasanın olmadığı bir yerde olacaksın. Ha bir aşağıda ha bir yukarıda ne fark eder? Eğer dünyada şunları şunları yaşadım da burayı hakettim diyecekse kişi, o yaşadıklarını hatırlaması bir elem verir. Bu da cennetin tabiatına aykırıdır.

----

Karl Marx’ ın meşhur “Din halkların afyonudur” sözü burada haklı çıkıyor. Günümüz dindarlarının haklı çıkardığı bir konu daha var. O da Thomas Hobbes'un ünlü sözü “İnsan insanın kurdudur” Herkes kendi çıkarını düşünen, bencil birer yaratık haline dönüşmüş durumda. İyi insanlar elbette varlar ama azınlıkta kalmış durumdalar. Evrim teorisine göre de doğal seçilime daha fazla dayanamayacak ve yok olacaklar.

Ben şahsen bir yaratıcı fikrine karşı değilim. Eğer insan bir yaratıcının varlığına inandığında iyi hissediyorsa inanmaya devam etmelidir. Ancak bu bir kontrol mekanizması olarak kullanılıyorsa yanlışlara yol açabilir. Baskı ile yaşamak, içinden gelmediği halde din tarafından yasaklanıyor veya emrediyor diye bir davranışta bulunmak psikolojik açıdan bir noktadan sonra patlak verebilir. Mesela son aylarda ailesi veya içinde bulunduğu toplum “dinin gereği bu” dedi diye kapanan bir kısım kadınların başlarını açmalarını okuduk.

İnsanlar arasından her zaman kanaat önderi çıkmıştır. Her toplum muhakkak güzel konuşan, iyi davranan, öğüt veren kişileri ön plana çıkarmıştır. Bu bir bilim adamı da olabilir, terzi de olabilir. Önemli olan ferasetli ve öngörüleri kabul gören biri olmasıdır. Kimi insanın empati yeteneği yüksek olabilir. Kimisi öngörüleri kuvvetlidir. Kiminin merhameti yüksektir. Bazısının bakış açısı güzeldir. Böyle kişileri toplum bir tık ön plana çıkartır çünkü hoşlarına gider. Budda da insanlara iyi örnek olmuştur Zerdüşt de. Peygamber diye addedilen kişiler de toplumsal düzeni sağlamada önemli rol oynamıştır.

Mesele inanç meselesidir. Mühim olan faydalı ve iyi bir birey olmaktır. Bir hesap günü varsa iyi olan her daim kazanacaktır.  Yoksa iyi insanlar başlarını her zaman vicdanları rahat bir şekilde yastığa koymanın keyfini sürecekler. “Her kim zerre kadar iyilik yapmışsa, onun mükâfatını görecek. Ve her kim de zerre kadar kötülük yapmışsa, onun cezasını görecektir.”(Zilzal Suresi 7-8)



-Sosyolog M.Z.

2 yorum:

  1. Guzel yerlere deginmissiniz yalniz son paragrafa takildim, muhim olan faydali ve iyi insan olmak demissinjz peki kime gore neye gore iyi? Mesela ataturk, karl marx, erdogan, obama, gulen vb bunlar kimilerine gore kahraman kimilerine gore hain ya da kotu insanlar.

    YanıtlaSil
  2. İnsanda bir potansiyel var Tin suresi onu diyor, dünya insan için yaratıldı hükmünü o sureden çıkarmamak gerekir, ama insanın içinde büyük cevherler olduğu kullanırsa yükselme kabiliyeti olduğu o sureden çıkar. Bazı insanlar çok zeki, sizin mantığınıza göre onlar asla kibirlerini yenemeyecekler hep kendilerini üstün görecekler ve cennete girmeyecekler. Üstünlük olması kibrini yenemeyeceğini göstermez bence, Allah insanın hayvandan da aşağı düşebileceğini de söylüyor.

    Cenneteki derece mevzusunda da mağdur acı çektiği ilk an cennete girer sonraki süreç ise onun için zulümdür ha en aşağıda ha en yukarıda farketmez demişsiniz. Ama mağdur olan direk cennete mi gidiyor acaba yoksa tüm acılardan sonra bile yolunu bulamazsa gidemiyor mu? Zalime müddet verilir sözünü tersten okuyup verilmez olarak algılarsak dünya imtihan dünyası olmaz hiç bir şekilde kötülük olmazdı. Allah'ın karışmaması dünyanın determinist olmasını bazıları zalime müddet diye yorumlamış, o sözün kaynağına bakmak gerekir, zalim cehennemlik olduysa iyice cehennemlik olsun değil bence mesele, Mesele imtihan sırrının ortadan kalkmaması.

    Yaratıcı fikri .... sebeplerden ortaya çıkmıştır tarzı mantıki izahlara değer veriyorum, doğru tespitler. Ama şunu da unutmamak lazım İslam dini de insanın fıtratına yaratıcı arama duygusunun yerleştirildiğini söylüyor. Yani insanın içindeki bu fıtratı tespit edip bunlar kesin uydurmuştur diyemeyiz, çünkü din zaten o fıtratı oraya koyduğunu söylüyor.Saygılar..
    -Ahmet

    YanıtlaSil