Header Ads Widget

test banner

AKP'den Cemaate Nasıl Sızdım?


Selam ben Ayşe...

İçinizden birisi, ex cemaatçi olan bir arkadaşınız...

15 Temmuz öncesinde, öğrenciyken BLM (Bölge Lise Mesulü) olduğum dönemde, öğrencilerimle ilgilendiğim bir anda, tanımadığım bir numaranın aradığını gördüm. Telefona cevap verdiğimde karşıdaki tanımadığım bir abla benimle görüşmek istediğini söyledi. Üzerimdeki benden sorumlu olan ablayı arayarak böyle bir durum olduğunu söyledim ve izin alarak görüşmeye gittim. 

Görüşmede abla benim memurluk sınavına girmemi istedi. Akabinde ailemin AKP'li olup olmadığını, aile yada akrabalarımdan AKP teşkilatında olan birileri olup olmadığını sordu. Sorma nedenini, memurluk sınavlarında etkileri olur diyerek geçiştirdi. 

Aradan kısa bir süre geçtikten sonra aynı abla tekrar aradı ve görüşmek istedi. Yanına gittiğimde beni başka bir ablanın evine götürerek o abla ile görüşeceğimizi söyledi. Evine gittiğimizde bana çok önemli bir şey söyleyeceklerini, bu şeyin herkese nasip olmayacağını, istişare kararı gereği beni uygun gördüklerini ve güvendiklerini söylediler. 

Bana bunca yıldır emri bil maruf yaptın, artık nehyi anil münker yapman gerekiyor diyerek AKP gençlik kollarına üye olmamı, orada kötülüklere men olacağımı söylediler. Bunun ise kimse tarafından bilinmeyeceğini, sadece ben ve o iki abla arasında kalacağını, ailem dahil kimsenin haberi olmaması gerektiğini, Fethullah Gülen'in bu görev için özel olarak bizlere değer verdiğini, çok önemsediğini, sadece bu işi yapacakların ona hakaret küfür edebilceğine müsade ettiğini, tedbir yaparak bir  AKP'liden daha iyi bir AKPli olmam gerektiğini, aileme cemaat içindeki arkadaşlarıma herkese oyun oynayıp onlara artık hizmet düşmanı gibi davranmam gerektiğini, herkesi artık hizmetten ayrıldığıma ve AKP'li olduğuma ikna etmem gerektiğini, artı hayatımda olan herkesi cemaatçi olan yada geçmişinde cemaat bağlantısı olan, benim cemaat geçmişimi bilen aile akraba dışında herkesle bağımı koparmam gerektiğini söylediler.  Artık evlere gidemeyeceğimi, yolda herhangi bir ablayı öğrenciyi arkadaşı gördüğümde selam dahi vermemem gerektiğini, kısaca yeniden doğup AKP'li olarak dünyaya gelmem gerektiğini söylediler. Artık haftada bir yada iki haftada bir, sadece o arayan abla ile görüşeceğimizi, benim manevi hayatımı takip edeceğini söylediler.

O anda ciddi şok yaşadım, konduramadım bu durumu tanıdığım hizmete, yakıştıramadım aynı zamanda. Böyle bir şey asla yapmak istemedim, kendime asla yakıştırmadım. O an ağlamaya başladım, saatlerce ağladım, yapmayacağımı söyledim. Tabi ki ben,m isteğimin bir hükmü yoktu, istişare kararı, itaat etmem gerekiyordu. Beni ikna için diller döktüler, artık bu mesele sana söylendi ve bitti dediler. O kadar güzel ve kutsal, keşke bize dense koşa koşa gideriz dediler. Şimdi sana çok zor geliyor evet, yalnız kalacaksın, büyük fedekarlık gerektiriyor, ama ileride arkadaşların seni alkışlayacak, teşekkür edecek, bu fedekarlık için bak Hz. Abbası biliyoruz, yıllarca müşrikler arasında yaşadı, dinimizi temsil etti, islamı yaydı, sen de bir Abbas olacaksın dediler. O akşam oradan ayrıldım. İlgilendiğim öğrencilerimle vakit geçirmeye devam ettim.

Aradan zaman geçti tekrar aramaya başladılar ve artık evlere girmemem gerektiğini, BLM'lik işinin bittiğini, AKP gençlik kollarına üye olmam gerektiğini söyledi. Tabi bu esnada evlerde kalan herkese aileme o gerekli tiyatroyu yapmamın zamanı geldiğini de beyan ettiler. Evlerden pılımı pırtımı toplayıp ayrıldım. Ayrıldım fakat halen daha üye olmak istediğimi defaatle dile getirdim direndim. Üç ay boyunca direndim ve gitmedim, yalvardım ben bunu yapamam edemem diye, ama her seferinde mobinglere uğradım, psikolojik şiddete maruz kaldım. Artık dayanamıyordum evlere giremiyor olsam da gizli gizli liseden beri tanıyan ablanın evine gittim, onunla konuşmaya. Ondan yardım isteyecektim beni bu durumdan kurtarması için. Evine gittim salona girdiği an sarılıp ağlamaya başladım Ayşe ne oldu ablam anlat dedi, bayadır yoksun ortalıkta dedi. 

Ağlayarak anlatmaya başladım, bana yemin ettirdiler abla dedim. Söyleme dediler dedim ama yoruldum boğuluyorum dedim anlattım. İlk etapda şok oldu şaşırdı. Sonra o da teselli verdi, hizmet ablam dedi ve gönderdi.

O gün gittim ve üye oldum ağlaya ağlaya çıktım oradan. Bir camiye giderek saatlerce ağlayarak dua ettim, bana yardım et Allahım diye, ben bunu kaldıramam kurtar beni dedim, kimseye sesimi duyaramıyorum dedim. Ben gençlik kollarına yavaş yavaş zorla da olsa gitmeye başladım, oranın etkinliklerine katılıyordum. Belli aralıklarla abla ile görüşüyorduk. Ne yapıp ettiğimi neler olduğunu soruyor ve manevi birşeyler dinliyor, okuyorduk. Tabi bu arada tedbire dikkat edip etmediğimi takip ediyordu. Programlara düzenli net şekilde katılmam gerektiğini, zamanla orada görev almam, yükselmem gerektiğini söylüyordu. Seçim dönemlerinde kapı kapı broşür dağıtıp AKP propagandasına da katılmamı söylediler, katıldım da. Hatta telefon zil sesimi dombra yapmam gerektiğini, odama AKP ile ilgili resimler asmam gerektiğini söylediler.

Gel zaman git zaman, kısa süre sonra o melun gece, 15 temmuz oldu ve ben iyice delirecek gibi oldum, gitmek istediğimi, artık bu işin bittiğini, bitmesi gerektiğini, neler olduğunu anlamadığımı söyledim. Bana dedikleri, bizim darbe ile ilgimiz yok, sen işine bak, nöbet tut. Evet tüm nöbet boyunca, nöbet tutarak fetöye küfürler ettim. Ve orada neler olduğunu, neler yaşandığının da dönüşünü almak istedi abla. Artık çok yorulmuştum, ben bu olamazdım, hizmet bu olamazdı. Oturdum ağladım, saatlerce ağladım, kimseye bir şey diyemiyorum, bu yükle tek başıma mücadele ediyordum. Çok dua ettim çok, kurtar artık Allahım dedim, kurtar dayanamıyorum. Darbe soruları kafamda, kendi bulunduğum durum ayrı sorun, boğuldum kurtar dedim ve duydu sesimi. Darbeden kısa süre sonra gözlatı oldum. Evet bir çoğunuz için kötü bir başlangıç bu, ama benim için bir kurtuluş oldu. 

Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak tahliye oldum. Bu yapıdan kurtuluşumun temellerini atmış oldum. Çıktıktan sonra abla denen kişi geldi yanıma ve neden etkin pişmanlık yaptığımı sordu ve ifademi çekmemi istedi. Verdiğim cevap hiç hoşuna gitmedi: Siz bana bir AKP'liden daha iyi AKP'li ol demediniz mi? O yüzden etkin pişmanlık yaptım abla dedim, ifademi de çekemeyeceğimi söyledim. İkna etmek istedi, hamlardan olma kaybeden olma, bak ileride tekrar içeri gireceksin, girersin vs söylendi. Artık o saatten sonra işleri bittiği için kullanamayacaklarını anladıkları ve sadece benimle menfaatleri adına görüştükleri için tuzla buz olup toz bulutu gibi ortadan kaybolup yarı yolda bıraktılar. O günden sonra bakacak yüzleri olmadığı için köşe bucak kaçtılar. İman kurtaran hizmet davası yaşatmak için yaşamından vazgeçen hizmet insanları böyle yarı yolda koyup peçete gibi kullanıp atar olmuşlardı. 

Evet o günden sonra fiziki kurtuluşum oldu ve artık tamamen tek başıma psikolojik ve ruhsal savaşlar vermeye başladım, tam bir birey olarak bireyliğimi kazanmaya kimliğimi bulmaya çalıştım. Yeri geldi boğuldum, yeri geldi intiharı düşündüm, ama yılmadım, kalktım ayağa ve dimdik sıfırdan hayatıma başladım. Ve ben and içtim fetö ile mücadeleye bana bunu yaşatanlardan hesabını sormaya, bu örgüt vb bu ülkede yer almaması adına elimden geleni yapacağıma, kimsenin bu tarz din kullanılarak istismara uğramaması adına savaşlar vereceğime dair kendime söz verdim.

Ben bu yapı ile küçük yaşta tanıştım, belki seçme şansım yoktu, tercih değildi ama, anne baba sözü peygamber hırkası giydirir derler ya, hikayeden ibaret de olabilir ama anne baba hakkını önemini bu yaşadıklarımla çok iyi anladım. Ailem 17-25 Aralıktan sonra defaatle yalvararak ayrılmamı istediler, ama Ayşe dinlemedi... Siz siz olun, ailenizin dediklerine kulak asın, onlar asla boşuna bir şey demez...

Ayşe şimdi ne yapıyor? Kendine sıfırdan bir hayat kurdu. Yeni yeni insanlar tanıyor, güzel hayal ve hedefleri var ve bu hayal hedeflerine ulaşacağına inancı sonsuz... Kimliğini arayan Ayşe.


-Ayşe Can



author

"Sorumluluk Reddi" Konusunda Önemli Bilgilendirme:

Münferit Fikir Platformunda yazılan tüm yazılar, aksi MFP YYK tarafından belirtilmedikçe yazarların kendi görüşleridir. MFP’nin ve platformdaki diğer yazarların görüşlerini yansıtmaz veya ifade etmez.

Yorum Gönder

3 Yorumlar

  1. Bu kız baya saçmalamış ve yalanı ayan beyan ortada.....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanki kızı tanıyor gibi yazmışsınız. Yoksa o Ablalardan biri siz misiniz.
      O zaman bize doğruları siz söyleyin.

      Sil
    2. Gidin abi ya da ablanıza bir sorun bakalım böyle uygulamaları varmıymış yokmuymuş bilmedeğiniz her konuda atıp tutmayın insnalara nelere yaşattı bu insanlar. Bilmemeniz kadar doğal bir durum yok gizlilik içerisinde ilerleyen şeyler anlatıldığı üzere de görüyoruz bir diğeri demek ki bilmiyorsanız 5 5 lik şakirt olarak görmemişler sizi az daha çalışın 😅

      Sil