İslam’ın Vücudundan Alınan Bir Kan Örneği: Başörtülü Genç Kız - Münferit Fikir Platformu

SON

2 Ocak 2020 Perşembe

İslam’ın Vücudundan Alınan Bir Kan Örneği: Başörtülü Genç Kız



Bazı filmler olur, bir sahne vardır ki, filmin bütünü hakkında fikir verir. Vücuttan alınan bir damla kan örneği de öyledir. Bütün vücut hakkında fikir verir.


Geçenlerde Twitter’da bir genç kız ile yapılan yukarıdaki röportajı gördüm (Link). Söyledikleri ile bu genç kız, Münferit Fikir Platformunda “Net ve Brüt Müslüman Sayısı” başlığı altında yazdıklarımın altına imza atan bir örnek oldu.

İslam’ı bir insan vücuduna benzettiğimizde, bu genç kız, o vücuttan alınan bir kan örneği; ben de bu yazıda, o kan örneğini laboratuvarda inceleyen ve sonuçlarını sizinle paylaşan laborantım.   

Bu genç kızın bütün Müslümanları temsil eden bir örnek olduğu iddiasında değilim fakat büyük bir çoğunluğun seviyesini gösteren bir örnek olduğunu düşünüyorum.

Röportajda, dikkatimi en fazla çeken cümle; “0.38. saniyede geçen ve muhabir tarafından teyit amaçlı tekrar edilen “Müslümanım ama haram-helal umurumda değil” cümlesi…

Bunun ardından başka bir röportaj dinledim (Link)

  • Röportajın 2.46. dakikasında Kelime-i Şehadetin manasını bilmeyen gençleri görüyoruz.
  • Röportajın 2.95. dakikasında “Müslümanım diyen ama Kelime-i Şehadet konusunda en ufak bir fikrim yok” diyen bir genç görüyoruz.
  • Röportajın 3.17 dakikasında “Subhanekeyi” okuyamayan birini görüyoruz.
  • Röportajın 3.24. dakikasında sizi güldürecek ve düşündürecek çok ilginç bir “Subhaneke” okuması görüyoruz.

Bu videolarda duyduğum konuşmaların birçoğunu hayatın içinde pratikte çok duydum ve gördüm:

·       Ayakkabı boyattığım ayakkabıcının “Hz. Muhammed kim?” sorusuna “bilmiyorum” dediğini duydum,
·       Kelime-i şehadeti hem söyleyemeyen hem de manasını bilmeyen çok sayıda Müslüman gördüm.
·       Bir defasında Almanya Köln’de dönercideydim. Zil-zurna sarhoş biri geldi ve dönerciye şunu sordu: Kullandığın et helal mi ?
·       Bu örnekleri çoğaltabilirim…

Peki, bu örnekler üzerinden nereye gelmek istiyorum?

Gelmek istediğim yere şu soruyla gideyim: 

Bu videolarda örneğini gördüğümüz Müslümanların sayısı ne kadardır? Kesin bir sayı zor ama 36 yıldır cami cemaati arasında bulunan biri olarak benim kanaatim % 80’den fazla olduğu…

Bu orana katılırsınız, katılmazsınız ama tartışılmayacak bir gerçek var o da bu oranın çok fazla olduğu…

Peki, bunun sebebi ne?

Sebebine “Net ve Brüt Müslüman Sayısı” başlıklı yazıda değindim. “Okulun bahçesinde doğan, okuldaki derslere girmeyen insanları da okulun öğrencisi sayarsak, okulun kalitesinin düşmesi kaçınılmaz bir sonuçtur.”

Bütün bunları yazmamım sebebi şu cümle: 

“Ben Müslümanım” diyen her Müslüman “Bilinçli Müslüman Sertifika Eğitimi”nden geçmeli.

Ve bana göre bu eğitim her Müslüman için zorunlu olmalı. Zorunlu olması yadırganmamalı. Bu eğitim sonucunda karşımıza üç tip insan çıkacak:

1.     Neye, neden, niçin ve nasıl inanması gerektiğini bilen bilinçli Müslüman,
2.    Neye, neden, niçin ve nasıl inanmaMAsı gerektiğini bilen; bilinçli olarak Müslüman olmayan kişi,
3.    Neye, neden, niçin ve nasıl inanması gerektiğini bilen; bilinçli bir Müslüman olarak İslam’ı yaşamayan veya kısmen yaşayan kişi,

Bu üç durum tam da şu ayetlerin istediği durum:

·       “Gerçek, Rabbinizden gelendir. Artık dileyen iman etsin dileyen inkâr etsin... (Kehf 29)”
·       “…ölen açık bir delille ölsün, yaşayan da açık bir delille yaşasın...(Enfal 42)” 

Bu sertifika programlarında Müslümanlığa bir meslek olarak bakılıyor. Meslek kelimesi yadırganmamalı. Arapça bir kelime olan Meslek kelimesi “izlenen yol” anlamına gelir. Günümüzde “meslek sahibi olan her insan” belli bir eğitim programını izler. Her meslek sahibi kendini tanımlar.Ve yaptığı tanım insanı bağlar.

“Ben polisim, ben doktorum, ben öğretmenim…” diye kendini tanımlayan insanların, bu tanımdan sonra neleri yapıp yapmayacakları bellidir. Hem bu tanımı yapmak hem de “ben istediğimi yaparım” demek, ne dediğinin farkında olmamaktır.

“Ben Müslüman’ım” diye kendini tanımlayanların birçoğu, gerçekten ne dediklerini bilmiyorlar. Bilmedikleri için de yukarıdaki başörtülü kız gibi “Müslümanım ama haram-helal umurumda değil” gibi cümleler kurabiliyorlar. 

Buradan sonra benim, Almanya’da İslam kursuna gelen Almanlara verdiğim derslerden bir örnek vermek istiyorum. İlk derslerde temel kavramları tanıtıyorum.

·       Allah kimdir?
·       Din nedir?
·       Müslüman kelimesinin anlamı nedir?
·      

ALLAH KİMDİR? 

“Allah’ı kimdir”i “Çocuklara Allah nasıl anlatılmalı?” başlığı altında anlatıyorum:

Çocuğa soruyoruz: Ayağını mı çok seviyorsun, ayakkabıyı mı? 

Beş yaşın altındakiler ayakkabıyı ayaktan daha fazla seviyorlar. Ve bu cevapla, çocuk olduklarını ilan ve ispat ediyorlar.

·       Allah ayağı veren, anne-baba ayakkabıyı,
·       Allah eli veren, anne-baba eldiveni,
·       Allah gözü veren, anne-baba gözlüğü,
·       Allah kulağı veren, anne-baba kulaklığı,
·      

Bu sözlerin ardından 6 yaş üzerine soruyorum: Kim daha fazla sevilmeli?
Cevap: Allah…

Bir an için, bütün Müslüman ailelerde doğan çocukların Allah’ı bu ve benzeri yöntemlerle tanıdığını bir düşünelim…

DİN NEDİR? 

Din kelimesi Arapça borç anlamına gelen “deyn” kökünden gelir. Bu kökten yola çıkarsak. Din demek borç demektir. Ben dindarım demek: Ben varlığımı Allah’a borçluyum demektir.

Bu durumda din borçluyla-alacaklı arasındaki ilişkiyi düzenleyen değerler sistemidir.

Çocuklar için din tanımı: Allah sevendir, insan sevilendir. Din sevenle sevilen arasındaki ilişkiyi düzenleyen değerler sistemidir. Bir an için bütün Müslüman ailelerde doğan çocukların dini bu ve benzeri yöntemlerle tanıdığını bir düşünelim…

MÜSLÜMAN KELİMESİNİN ANLAMI NEDİR?

İslam, teslim, Müslüman kelimeleri aynı kökten gelir. “Ben Müslüman’ım demek: Ben teslim oldum” demektir.

“Ben teslim oldum” demek: “Ben istediğimi yapan değil, isteneni yapan bir insanım” demektir.

Bu tanımı, Allah ve din tanımları ile birleştirirsek, “Ben Müslümanım demek: Ben, beni seven, sevdiğini göstermek için neye ihtiyacım varsa onları bana veren, varlığımı kendisine borçlu olduğum Allah’ın emirlerine severek ve isteyerek teslim oldum” demektir.

Buraya kadar üç kavram anlattım. 

Bunlara bilinç yoğunluğu arttırılmış ve sevgi ve ikna dili ile anlatılmış, içinde ezan, namaz, şahitlik, takva vb. olan 97 kavram daha ekleyin.

Ve bir an için bütün Müslüman ailelerde doğan çocukların bu kavramları bu ve benzeri derinlikte bilerek yetiştiğini “Bilinçli Müslüman Sertifika Eğitimi”minden geçtiğini bir hayal edin…

Böyle bir eğitimin ardından, 

·       Yukarıdaki başörtülü kızımız gibi örnekleri görmezdik.
·       İman eden de, bilinçli olarak iman ederdi.
·       İnkar eden de neyi inkar ettiğini bilerek inkar ederdi.

Şimdi çok iddialı bir cümle kuracağım.

İslam ülkelerindeki bütün tarikatlar, cemaatler ve siyasal İslamcılar ulaşabildikleri Müslümanlara, bilinç yoğunluğu arttırılmış ve sevgi ve ikna dili ile anlatılan bir eğitim vermediği müddetçe yukarıda örneklerini verdiğim insanların sayısı her geçen gün daha da artacak.

Ben dini böyle anlıyor ve böyle anlatıyorum. Ama,

·       Diyanet dini böyle anlat(a)mıyor.
·       Cübbeli Ahmet dini böyle anlat(a)mıyor. 
·       Alparslan Kuytul dini böyle anlat(a)mıyor.
·       Cevat Akşit dini böyle anlat(a)mıyor.
·       Nihat Hatipoğlu dini böyle anlat(a)mıyor.
·       Mustafa Karataş dini böyle anlat(a)mıyor.
·       Fatih Çıtlak dini böyle anlat(a)mıyor.
·       Ömer Döngeloğlu dini böyle anlat(a)mıyor.
·       Ali Küçük dini böyle anlat(a)mıyor.
·       Ebubekir Sifil dini böyle anlat(a)mıyor.
·       İhsan Şenocak dini böyle anlat(a)mıyor.
·       Menzil şeyhi dini böyle anlat(a)mıyor.
·       Süleyman Efendinin cemaati dini böyle anlat(a)mıyor.
·      
Bu ve benzeri hocalar, tarikatlar, cemaatler; Kur’an’ı emirler ve yasaklar kitabı olarak okuyorlar. Oysaki Kur’an baştan sona ikna kitabıdır. 

·       Onlara göre Allah, kulluğu emreden bir İlah’tır.
·       Kur’an’a göre Allah, kulunu önce ikna eden, sonra emreden bir İlah’tır.

Yazımı yine haddimi aşıp, ukalalık yaparak bitireyim.

Eğer elimde yetki olsa, yukarıda ismini andıklarıma “Bilinçli Müslüman Sertifika Eğitimi” almadan din anlatma izni vermezdim.

-Deniz Tavacı                                                                      Twitter: @DenizTavac

--------------------------------------------------------------------------------------------
Sorumluluk reddi: MFP blogda yazılan tüm yazılar yazarların şahsi 
görüşleridir, MFP’nin ve platformdaki diğer yazarların görüşlerini ifade etmez. 
--------------------------------------------------------------------------------------------

34 yorum:

  1. Deniz Bey,
    daha once yazdiklariniza katilmakla beraber bu link uzerinden verdiginiz ornegin aslinda cok yerinde degil

    Kizcagiz bas ortulu ve elemanin biri basi kapali diye onunla roportaj yapiyor.

    ve dini inancini sorguluyor.
    Bir insan cok rahat basini kapatir, muslumanim ama olayin su kadar harami bu kadar helali ile ilgilenmiyorum diyebilir.
    Insanlari dini uygulumalari, uygulammalari ile yargilandigi, siniflandirildigi bir anlayis ayrimciligin, ilkesizligin ahlaksizligin en buyuk davetcisidir.


    Ozellikle basi kapali bir bayan uzerinden bir yazi yazmanizda ahlaki degil.

    daha once yazdiginiz yazi maksadini hasil etmisti. Bu yazdiginiz yazi ise
    islamilige sahip cikip, insanilige hakaret gibi olmus......

    YanıtlaSil
  2. 1) Deniz bey yazı için teşekkürler

    O başörtülü kız gayet güzel konuşuyor. Ne dediğini bilmiyor değil hocam. Yanlış bir video seçmişsiniz.  Paralı trollere(eskiden ahsen tv yapardı) gayet güzel cevap veriyor. O soruyu soran genç zaten böyle damara basıp röportajı izlensin diye uğraşan, kendinin mini etekli sevgilisi varken (hiç umrunda değil kız açısından hiç bir sıkıntı da yok) başkalarına aaa milli piyango yılbaşı cart curt sen müslüman değil misin diye kavga çıkaran bir dinbaz. Cübbeli'de böyle millete laf derdi, kendi kızında çıkardı o şey. Kendi kızı erasmus ile avrupada okuyan Yusuf Kaplan'da Orgasmus projesi demişti. Bunların hepsi çıkarcı şerefsiz dinbazlar. Siz video izlerken fark etmemiş olabilirsiniz, o kız baştan fark ettiği için zaten gereken cevabı veriyor. Belki de umrunda değil ama o kısma da gircem.

    Milli piyango, Yılbaşı cart curt bunlar nasıl haram? 1400 sene önce bunlar mı vardı? Çok basit düşündün diyeceksiniz de, biz Hanefi mezhebinden değil miyiz? Hanefi "hamr" dışındaki diğer içkilere bile sarhoş etmiyorsa haram değil diyor. Kuran'da hamr geçmiş ben bunu genişletemem dini zorlaştıramam diyor. Def dışında diğer müzik aletlerine haram diyen yorumlara karşı, saçmalamayın haramlar bellidir, bir tanede hadis ile haram koyamazsınız bu ciddi bir iş diyor. Hal buyken yap kıyası geç, bu kıyas yapanlar azıcık samimi olsa önce sigaraya hüküm verirlerdi. Ama yemiyor, yıl başı piyango laf atmak daha kolay. Sigara tüm müritleri içiyor hocayı taşa tutarlar.

    Yılbaşı zaten 1 ocak %100 haram değil, 24 kasım İsa'nın doğum günü bile haram değildir, biz İsa'yı peygamber kabul etmiyor muyuz eee doğum günü niye bizim için de kutlu doğum olmuyor? 
    Milli piyango da kumara sokuyorlar. Kumar bir hastalık donuna kadar kaybedersiz kokain gibi geri dönüşü yok. Diğer bir gelenek yılda 1 kere 20tl veriyorsun. Bunun için cehennem'de mi yanacaksın şimdi? Hiç almadım, tövbe etmiyorum ve açıktan diyorum ki bunlar günah değil. Ooo Allah'ın ayetini reddettin mi diyecekler? 1400 yıldır önüne gelen adam dini yorumlamış mezhep kurmuş, hepsi hak oluyor ben bir yorum yapınca ooooo. Bu dinde din sınıfı yoktur, herkes ne anlıyorsa onu uygular.

    Eğer mevzu din sınıfı vardıra gelecekse, Ben 4 mezhebi asla bağdaştıramıyorum birbirini tekfir etmişler görüşleriyle. Hatta doğrudan söven de var ebu hanefiye dinsiz bilmem ne diye. Biz diyoruz ki istediğine tutun kurtul, ama kendi görüşüne tutunma cehennemi boylarsın bak git günahı işle tövbe et ama asla günah yoktur diye fikir belirtme, fitne çıkarma... Sürekli aklını kullan diyen Kuran. Orada bir ayet yok, bilemem nereden bir hadis çıkarıyorlar 200 sene sonra bu günah. O hadisi rivayet eden ölse falan ne olacak Allah'ın bir haramı unutulmuş mu olacaktı? Ya işte Allah dinini koruyor hadisleri de korumuştur, hepsini o ayarlamıştır. O yüzden mi emeviler binlerce hadis uydurmuş. Hanbel 1 milyon hadisten 20 bini tanesini alıp gerisini niye atıyor? Madem Allah hadisleri korumuş dokunmasaydı. Aynı hareketi ben yapsam taşlarlar. Ama otoriteye biat etmiş, kendi devrinde krallardan sultanlar bağış alan tipler ne dese Din oluyor. Günümüzde bunların karşılığı Diyanet İşleri başkanlarıdır/ devlet üniv. hocalarıdır / devletten ihale alan tarikatlardır: Khk'lısınız diye diyorum bu ulvi hocaların 1 tanesi sizi umursamadı, 1000 yıl önce Şafi döneminde falan da aynı şey başınıza gelse ve Şafi, Prof. Ahmed Akgündüz gibi katli vaciptir dese, Şafi mezhebiymiş imamıymış herkes anlardı, Şafi mezhebinin savaş ayetlerini Ahmet Kurucan yazmıştı, tavuk keser gibi gavur kesebilirsiniz demiş resmen. 

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2) O başörtülü kız bu sizin günah ve haram dediğiniz saçmalıklar beni bağlamıyor Allah'ın koyduğu günah ve haramlar beni bağlıyor demiş, ben öyle okudum. Öbür türlü başını da açardı, bilinçli bir kapalı olduğu konuşmasından belli.

      Sosyal müçtehid asrın müceddidi dedikleri Gülen " soru çalma" ya bile bir kılıf bulmuş. Yanında 1000 tane ilahiyatçı var belki ve hepsi de benim anlamadığım arapça kelimelerle maslahat zaruret cart curt deyip bunu meşrulaştırıyor. Ve tam tersi bu günahtır demek cahillik din bilmezlik oluyor. Bu günahtır desem kimse arkamdan gelmez. Ama bu konuyu 10 dk ayet hadis cart curtla günah olmayacağını anlatan adam alim oluyor ve onu dinliyorlar.

      Soru çalma en yaygın ve bilineni olduğu için örnek verdim. Her şeye kılıfı var yoksa. Hz. Abbas misyonu diye reşit haylamaz yazmadı mı? Sarı bir kitabı vardı, youtube da kanalında hala anlatıyor bu zırvalığı.  Abbas gizli ajandı, mekke'de cuma kılmıyordu yalan söylüyordu, tedbir yapıyordu cart curt diye anlatmıyor mu? Biz de Türkiye'de zordayız her şey meşru oluyor. 

      Çocuklara Allah'ı sevdirmenizi doğru bulmadım. Anne babadan daha çok sevmesinin ne önemi var. Sevse ne sevmese ne. Kıyaslama yapmak doğru değli. Sonra biri gelip davanız allahın davası daha önemli boşverin ailenizi diyor. Gülenciler ailelerini bıraktı koptular, ışidlilar ise ailelerini kafir diye öldürdü. Yani anne-babayı sevse ne olacak? Efendim hadis var demeyin lütfen hadisi sorgularım. Daha ahlaklı daha vicdanlı mı oluyorlar Allah'ı anne babadan daha çok sevince anlamadım? Yani demem o ki hiçbir faydası yok, anneni mi babanı mı daha çok seviyorsun gibi bir soru. Hatta zararı var İslamcı gruplar bunu istismar etmişler. Gülenciler dava dava diye yılda 2 hafta memlekete gönderiyordu. 2013'ten sonra kaç kişi ailesini dinledi, bu adamın yolu yol değil denilince? 

      Yukarıda da yer yer değindiğim gibi Din sınıfı yok, herkes dinden ne anlıyorsa onu yapar. O yüzde dine girdikten sonra zorlama vardır diyemezsiniz. Kaç tane ayet var olmadığına dair, o ayetler mekke dönemi diyorlar ama bu da bir tefsir yorumudur. yani %100 net bir şey olacak ki dinde zorlama vardır girdikten sonra, o yüzden karışırız da zorlarız da diye, ondan sonra rahat rahat Allah adına bunu yapabilirsiniz. Ama  o %100'lük olmadığı gibi bana göre azınlık görüş ayetleri öyle yorumlayanlar, buna rağmen kan bile döküyorlar bu uğurda. En baştaki başörtülü kızın inandığı İslam'a da saygı duyarım sizin dediğiniz gibiyse karışamam, sertifika almayıp kafasına göre Sübhaneke okuyana da karışamam. Bu ayrım önemli yoksa direk İslamcı olursunuz, o küme içinde Işid'da var, islam devleti kurmak isteyen de var , var da var. Sertifikayı kim verecek? Kimin görüşü doğru, hangi mezhep ele alınacak? Ben gelsem Gazali'nin görüşlerini bugün savunsam yobaz diye sertifika vermezsiniz. Şafi'nin görüşlerini savunsam Işidli dersiniz. 

      Din Allah ile Kul arasında. Tebliğ de mi yapmayalım derseniz. Bugün bir kere insanların sorunu ne? Çalmayacasınız hiçbir koşulda diye tebliğ yapan 1 tane hoca yokki, bunun tebliğini yapacaksa büyük günahlar belli evrensel olanlar yapsın onu. Merhameti anlatsınlar, saygıyı anlatsınlar. 
      Peygamber amcasını öldüreni affediyor. Bizim insanımız farklı partideki kişiyi boğacak. Gülen'in okullarına gitti diye hamile kadına bile acımıyor. Din deyince akıllarına gelen tek şey kadının etek boyu, islam devlet, lezbiyenler cart curt. Bunların da hepsi tartışmalı bana göre, tartışmasız olan alanlar ise belli. Çalma, Öldürme= şu iki kurala uyan yok, umursayan yok. 1915'te ölen o kadar Ermeni var yok efendim rakamı fazla söylediniz tartışması yapıyorlar, 1 tane hoca çıksın bir önceki cümlemi desin bakalım, İsa'yı gerdikleri gibi çarmaha gererler. 

      Sil
    2. 3 )O başörtülü kız Müslümanlara olan umudumu tazeledi. Sizin anlattığınız İslam ile de nasıl çelişiyor anlamadım. Kız içselleştirmiş gerekli hükümleri hayatı yaşıyor bence, dinle kafayı bozmamış. "Kendime göre kısıt koyuyorum diyor" bu söz zaten kendim müçtehitim demek, el doğrusu da bu. Ebubekir Sifil tam tersi birine tabi olmadan din öğrenilmez derdi. Hapisteki f16 pilotları birine tabi oldular şimdi 24 saat 5 metre kare bir yerde hayatlarını öbür boyu geçircekler. Çocukluktan herkesi kandırmak mümkün, sertifika programı diye başlayıp bir nesli robotlaştıradabilirsiniz, garantisi yok kim verecek eğitimi. Kime güveneceksiniz. 

      Video da "bayan kapalı hiç yakıştıramadım" diyen zihniyet yüzünden zaten yakında "başörtülü" kalmayacak. Başörtülü diye dini temsil makamında görüyorlar hoca gibi. Başlıkta niye başörtüsünü vurguladınız, bu doğru mu yanlış mı? Bu sorunun cevabını bilmiyorum, ama Batı bunları tartışıyor, o insana ayrımcılık olur mu vs. diye. 

      Sil
  3. Sitedeki yorumlara bakınca muhalif rönesansçılığın ne tarafa doğru gittiğini anlamak zor değil. İmani ve tatbiki konulardaki saplamlar zamanla ister istemez ateistliğe evrilir. Bu son derece doğal bir süreçtir ve istisnası yoktur. Kemalizmin, bizdeki Aleviliğin gidip ateizme ya da deizme evrilmesi elimizdeki net örneklerdir. İslamiyeti güçlü ve zamana karşı koyan bir din yapan husus basitliği ve net hükümleridir. Zaten öyle olması lazım. Muğlaklık ve yoruma açıklık zamanla kafa karışıklığına yol açar. Oysa İslam'da kafa karışıklığına mahal yok, hükümler belli. Tercihler de belli. İnanırsınız ya da inanmazsınız. Yolunuzu net olarak belirlersiniz ki hükümler ve hukuk tatkib edilebilsin. Ben kendime göre karar alıyorum, bu benim kararım, kendi doğrularım var demek, ben inanmıyorum demekle eştir. Ben sizin bana dayattıklarınız doğrulara değil gerçek İslama inanıyorum iddiasında bulunan savını kaynaklarıyla ispat eder. Oysa örnekte böyle bir durum mevzu bahis değil. Gençlerin ve genel olarak zamane insanlarının inançsızlığının nedenlerini sorgulayabiliriz ancak İslamı tamamen lastik gibi her şeye ve her konuya tamamen serbest yaklaşan bir din muamelesi yaparsak kendimizi kandırmış oluruz. Burada uyur, cehennem sabahında kafamızı kabir taşına vurarak uyanırız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben dinlerin insan ürünü olduğuna inanırım,
      ama en saygı duyduğum islam yorumu sizin yorumunuz.
      dinin çok net belli olan emir ve yasaklarını, mantelitesini için sindiremeyip yorumlarla tutunmaya çalışanlara üzülüyorum. İslam ile alakası olmayan bir dine inanıyor, islam diye kendilerini kandırıyorla.

      Sil
  4. Deniz Bey tamda anlasamadigimiz konuya parmak basmissiniz,ama size katilmiyorum...

    Kizcagiz helal haram beni ilgilendirmiyor,ben basortulude olsam boyle yapacagim diyor..

    Basortulu diye,o kiz herseyi, herkesi memnun edecek kadar yapmali bizim hakim dini anlayisa gore .Yalbiz burada baska bir muamma daha var bu basortulu kizcagiz icin;bu defada gulen cemaatine uysa,Cubbelinin kafasina uymayacak,Cubbeliye uysa diyanetin hakim gorusunu memnun edemicek...yani ortalikta saskin bir budalaya donecek...

    Ama kiz en makul ve bana gore en dogru olanini soyluyor,kendi secimini yapiyor,yapabildigi kadarini uyguluyor ve soyluyor...
    Yani riya yapmiyor,aldatmiyor,Allahinda insanla hayvani "akil"sahibi olmasi,secim yapabilmesi sebebiyle ayirdigini kabul eden insanlar olarak bilincli bir sekilde,aklini kullanarak -gunahsa eger-gunaha girmeyi,yahut yapabilecegi kadar dinini yasaya bilecegini savunuyor..

    Gunaha girme yahut sevap isleme ozgurlugune kimse karisamaz..Allah cc bile onca gunah isleyene karismiyor.

    Ama genel goruse gore basortulu,piyango alamaz,alsa ve piyongo ciksa yiyemez,niye,cunku basortulu..ama ayni musluman ana babalarin dogurdugu ba sortusuz yaht erkek musluman herseyi yapabilir,istedigi gunahi istedigi gibi isleyebilir,ama basortuluysen o olmaz bu olmaz...birde yapamadigin seyin hesabini verdirirler adama;)ornekte oldugu gibi,basortulusun nasil piyango oynayacaksin,seni tasvip etmiyoruz vs.sanane kardesim!

    Neyi yapip,neyi yapamayacagina kendisi karar veren bir insani ama dine uymuyorsun diye dislayamayiz,bu tarz tavirlar insanlari dinden dahada uzaklastiriyor..herkes kendi isine baksin.

    Helal de haram da belli,helali yahut harami secmek de insani insan yapan en onemli sey...

    Memleketin en buyuk meselesi zaten herkesin musluman olup,hicbir dini grubun bir digerini begenmemesi ama yapilan haksizligin,girilen gunahin haddi hesabi yok...
    ama kisisel bir tercih yapip bile isteye gunahina yahut sevabina kisinin kendisinin karar vermesi yine herkesi rahatsiz ediyor,boyle muamma gorulmusmudur bilmem.





    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. islam siyasi bir dindir kardeş. kimse kimseye karışamaz diye bir şey yok. kuran ve sünnet baştan aşağı birbirine karışma ve zorlama doludur.
      şimdiki modernist demokrat kafayla bakıp kuranı eğip büken yorumlara bakmayın.
      hepsi kendini veya başkalarını kandırma.
      en dürüstleri cübbeli, nurettin yıldız..

      Sil
  5. Bilinçli Müslüman Sertifikası.
    Güzel fikir.
    Bu sertifikayı kim verecek? Tabi ki biz.
    Siz kimsiniz? Orası karışık, tarikatlarız, cemaatleriz, mezhepleri, alevileriz, modernistleriz.

    Birbirinizin verdiği sertifikayı kabul edecek misiniz? Mesela şiilerin sertifikada ömer hain yazacak sünnilerinkinde kahraman.

    Herkes kendi versin o zaman.

    Demokrasi diyorsun yani.

    YanıtlaSil
  6. Bilinçli müslüman settifikası alması gerek diye saydığınız her ismin kendi sertifika programları var, ve onlar da Siz bu eğitimden geçmeden konuşmanıza razı gelmezler.

    Kuramın mekke dönemi güzel çözüm, Senin inancın, tanımın, yorumun sana, benimki bana.

    Ama kuranın medine dönemine geçersek işimiz yaş. Kafalar kopar, güçlüye teslim olmayan görüldüğü yerde öldürülür.

    YanıtlaSil
  7. İyiler müslümandır...

    YanıtlaSil
  8. Wall street, FED, IMF, çok uluslu şirketler, finans kuruluşları ve bankalar dünyayı parmaklarında oynatıyor, siyasi-ideolojik dindarlık ise meseleyi din-iman meselesi zannediyor.

    Bir inanç ya da düşünce hâkim pozisyonda olanların ya da imtiyazlı bir zümrenin çıkarlarına dokunmuyor, onları rahatsız etmiyorsa kimin neye iman edip etmediği kimin umurunda.

    Sistemi işletenler nazarında kimin neye inanıp inanmadığı hiç önemli değil, genel geçer kabul gören dini yoruma göre Müslüman olmamız belki işlerine bile gelir.

    Din denince akılları çöle gidiyor, ahlaktan anladıkları belden aşağısı, insandan anladıkları köle, toplumdan anladıkları sürü, hukuktan anladıkları kendilerini kayıran tek taraflı karar, devletten anladıkları kabile düzeni/yönetimi.


    Din-kültür-medeniyet, Bunlar eğitim, yetişme tarzı, okuma, düşünce faaliyeti, yorumlama kabiliyeti, dünyayı tanıma, çağı kavrama, öğrenme, içselleştirme, pratiğe dökme meselesidir.

    inansın ya da inanmasın, dindar olsun ya da olmasın herkes dini meselelere -ki din, sosyal ve kültürel bir realitedir- vakıf olmalıdır ki kimse kimseyi aldatamasın.

    Türkiye’de ne din, ne kültür, ne de medeniyet vardır, eğitim diye bir şeyin varlığı söz konusu değildir her şeyden önce.

    Din ahlakın garantisi olmamakla birlikte kendilerini ateist olarak tanımlayan insanlar da ahlak abidesi değiller.

    bu insanlar, keskin muhalif görünmek isteyen reaksiyonerler sadece, bunların büyük çoğunluğu, manevi-ahlaki açıdan sorumsuz insanlar olarak yaşamak istiyorlar.

    Akılla (bunun nasıl bir akıl olduğu ayrı bir tartışmanın konusu) ve bilimcilikle (dikkat, bilimle değil bilimcilikle) tanışınca, bir zamanlar akılsızca inandıkları -dini mitlerle-hurafelerle bezenmiş- Allah’ı, aldatılmışlık, ihanete uğramışlık duygusuyla reddetmek zorunda kalıp, yerine de bir şey koyamadıkları için kör inançları nefrete dönüşmüş olan insanlar.

    sözünü ettiğimiz bu insanlar yeni ya da orijinal bir şey söylemedikleri gibi, bir şey ispat etmiş/edebilmiş de değiller.



    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dünyada yeni birşey yok, ama her insan dünyayı yeniden keşfeder.

      Sil
  9. tam da üzerinde durmamız gereken konu. din eğer bireysele, özele çekilmezse yeni 15 temmuzlara ve adil öksüzlere, fetullah gülenlere gebe. deniz bey tam da siyasal islamcılar gibi yazmış ve yargılamışsınız. diğer yazılarınıza benzememiş bu yazı.

    YanıtlaSil
  10. Deniz Bey, sizin aynı itikadı paylaştığınız gruplar anlaşılan bu sertifika eğitimini veriyorlar, zira listeye onların isimlerini almamışsınız.

    YanıtlaSil
  11. Onceki yazilari fena degildi. ama maalesef bu yazi fena dipte :)

    Bilincli musluman sertifikasi. bir kadin ve bas ortusu uzerinden degerlendirme.
    surete bakip sekil verme.

    Turkiye degil tum Dunya muslumanlarini Iran tipi bir yonetime gecmeye davet ediyor.
    Tabi dini "en iyi anlatan", "en iyi anlayan", yazarin kendisi.
    Yeni Humeyni hosgeldin. Din polisinde olacak mi bu yeni sistemde :)

    YanıtlaSil
  12. Deniz bey sizin böyle tekelci islam yorumunuz yoktu, herkese sertifika veren falan :) Biraz şaşırdık.

    YanıtlaSil
  13. Zamanında ilkokul mezunu birisine göre hayatını dizayn eden birisi için fazla iddialı bir yazı.

    YanıtlaSil
  14. ''Elimde olsa “Bilinçli Müslüman Sertifika Eğitimi” almadan din anlatma izni vermezdim.''
    diyorsunuz ya, siz de tarihteki despot zalimlerden biri olurdunuz.

    Bu arada hangi dinin sertifiakasını vereceksiniz?

    Kuran bile karar verememiş gerçek islamın ne olduğuna, kendisiyle çelişip duruyor.

    Kafası karışık kuranın, zina cezasına bir öyle diyor bir böyle, sahabe de şaşırmış kuranda kimi var diyor kimi yok.
    Mirasta önce vasiyet var demiş, sonra pişman olmuş gibi dil ucuyla zikredip geçiştirmiş. Peygamber de karar verememiş galiba, sonunda vasiyete gerek demiş sonunda.
    Dinde zorlama yok demiş önce, sonra Süleyman demirel hesabı, dün dündür bugün bugündür, müşrikler pisliktir gördüğünüz yerde öldürün demiş.
    Ehli kitaba bir yerde mahzun olmayacaksınız derken kızınca Allahsızlar, alçakça cizye verin demiş.

    Kuran bile karar verememiş islamın ne olduğuna, siz mi karar vereceksiniz gerçek islama?

    Allah göktemi değil mi? Müslümanlar anlaşamamış, kimi gökte diyen, kimi gökte değil diyen kafirdir demiş. Hangi Allaha inandığı bile konusunda bile anlaşamamış müslümanlar.

    Allahın kelamı olur mu olmaz mı? mahluk mu değil mi? O konu bile birbirlerini katlettirmiş.

    İslam denilen dinde Daha nasıl bir Allaha inanıldığı tartışmalı, siz mi karar vereceksiniz gerçek islamın ne olduğuna?

    Sahabeler müslümanlar birbirini boğazlamış gerçek islam seninki değil benimki diye
    karar verememişler, sizin sertifikada mı yazacak gerçek islamın ne olduğu?

    Anlaşılan o ki müslümanın diyenden kaçmak gerek.
    Eline güç geçince kılıcından kan damlayan kahraman bir mücahite dönüşüyor.

    YanıtlaSil
  15. DENİZ TAVACI: Yorumlar için toplu cevap.

    “İslam’ın Vücudundan Alınan Bir Kan Örneği: Başörtülü Genç Kız”

    Bu yazıya yorum yazan arkadaşlara teşekkür ediyorum.

    Yorumlara tek tek cevap yazmak istedim ama kısa olursa kendimi anlatamam, uzun olursa okuması sıkar endişesiyle vazgeçtim.

    Bütün yorumlardan anladığım kadarıyla Bu “yazıda ben kendimi tam olarak ifade edemedim”

    Şu an başladığım serinin devamı olan iki yazı daha var.

    3) “Allah, Bir Ülkeyi Yönetseydi, Yönetim Modeli Ne Olurdu?”

    4) “Hadislerin Dinin İkinci Kaynağı Olabilir mi”

    Bunları takip eden bir veya iki yazı daha olacak inşallah.

    Ardından yorumlarınıza müstakil bir yazıda cevap vermeye çalışacağım.

    Katılsam da katılmasam da yorumlarınız için bir kere daha teşekkür ederim.





    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deniz Bey, kendinizi bir çok yerde özellikle dini konuları anlatırken verdiğiniz örneklerin ne kadar anlamaya yardımcı olduğundan bahsederek övüyorsunuz. Hatta başkaları bu tarz yaklaşımlar göstermediğinden dolayı eleştiriyorsunuz. Sonra bir takım yazılar yazıyorsunuz. Yazılarınızda yine bir takım örnekler veriyor, benzetmelerde bulunuyorsunuz. Yazılarınızı bu örnekler ve benzetmeler üzerine kurguluyorsunuz. Sonunda vardığınız sonuç "Bütün yorumlardan anladığım kadarıyla Bu yazıda ben kendimi tam olarak ifade edemedim" oluyor.

      Yalnış örnek ve benzetmelerden yola çıkarak yazılan bir yazıda varılabilecek doğal sonuç. Bir benzetme de ben yapayım: ilk düğmeyi yanlış ilikleyince tüm düğmeler yanlış iliklenir.

      Sil
    2. Osman K. Merhaba.

      Müsadenizle sizi eleştireyim 

      "Bütün yorumlardan anladığım kadarıyla Bu yazıda ben kendimi tam olarak ifade edemedim"
      Bu cümlem bu yazım için geçerli. Böyle demeyip de siyasiler gibi şöyle mi deseydim “Medya sözlerimi çarpıttı ”

      Bu yazıda üç ayrı konuyu bir başlık altında ele aldığım için kendimi tam olarak anlatamadığımı düşündüm.
      Suçlama olarak anlamayın “kendini ifade edememe” konusunda asıl problem siz de gibi,

      “Bütün Tarikat ve Cemaat Liderleri Bir Salonda Toplansa, Ne Olur….” Bu başlık altında yazdığım yazıyı eleştirdiğinizde size şunu demiştim:

      “Eğer yapabilirsiniz benim yazıda ... (3 nokta) olarak boş bıraktığım yerleri doldurun. Doldurmayı denediğinizde mantıklı bir açıklamanın olmadığını yaşayarak göreceksiniz.”

      Bu teklifim hala geçerli, o yazıdan benim seçtiğim üç soruya cevap verin:
      Veya o salondakilerin cevaplarından bulun verin…

      O zaman göreceksiniz ki, onlar kendini hiç ifade emiyorum. Baştan sonra tutarsızlık ve takiyye…
      Onların gömleği iliklemeyi bırakın giyemediklerini göreceksiniz 

      -

      Kurgulara gelince: Ben uzaydan dün gelip bugün bu yazıları yazmıyorum.
      36 yıldır bu yapıların içindeyim. Roman yazmıyorum, belgesel yazıyorum. Kurgularımda hata payı % 5’i geçmez.

      -

      Övünmeye gelince haklısınız o da benim zaafım…

      Ona da gerekçem var ama… 

      O gerekçemi belki bir gün yazarsam “Bediüzzaman’a Beiüzzaman diyenler neyi kast ediyor?” başlıklı yazı altında yazabilirim…




      Sil
    3. Cevabınızda bir kaç konuya değinmişsiniz. Ben konunun dağılmaması için "yanlış örnek" konusuna devam edeceğim. ""Bütün yorumlardan anladığım kadarıyla Bu yazıda ben kendimi tam olarak ifade edemedim" Bu cümlem bu yazım için geçerli." Hayır, başka yazılarınız için de benzer ifadeyi kullanmıştınız. Hatta bazılarında doğru anlaşılabilmek için kendiniz sonraki yazacaklarınızı referans göstermiştiniz.

      Salon toplantısı için de bir şey diyeyim : Oradaki tartışmayı "Şöyle Yapalım..." diyerek kendiniz sonlandırmıştınız.
      Saygılar

      Sil
    4. Deniz tavacı: Siz "şöyle yapalım..." mutabakatının gereğini yerine getirseydiniz ben böyle yapmazdım :))))

      Sil
    5. Ne mutabakatı? Neyi yerine getirmedim? Sizin bununla alakalı yaptığınız şey ne? Kusura bakamayın neyi kastettiğinizi anlamadım.

      Sil
  16. Haydi biraz da benim agresif yorumumu dinleyin. Aptal ve ne dediğini ne yaptığını bilmeyen bir kız üzerinden yüksek gerçekliklere ulaşmaya çalışıyorsunuz ama uğraşınız büyük bir zaman kaybından başka bir şey değil. Olması gereken prensipler ve yaklaşımlar üzerinden hareket etmek ve daha yüksek gerçeklikleri araştırmak olması gerekirken aptallık ve bomboşluğu "anlamaya" çalışıyoruz. Anlayamayız ve bir yere varamayız. Tıpkı yaşadığımız ülkenin içinde bulunduğu durum gibi. Aptallık ve bomboşluk. Ben öyle istiyorum, ben böyle düşünüyorum, canım ve bedenim böyle istiyor. Ne yapabilirim ki. Bu gidişle bir kaç seneye kalmaz aynı kişilere soru sorduğunuzda size "fuck you!" benim bedenim, benim kararım, sana ne diyecekler ve diyorlar.

    YanıtlaSil
  17. Deniz Bey, bence Isa Hafalir ve Mehmet San arasinda ki podcasti bir dinleyin. bakin orda bu yazida yazdiklarinizi revize etmenize yarayacak noktalar var.

    Mesela bilincli musluman sertifikasi almis olsaydi bu kizcagiz (ki bu kiz uzerinden konusmak aslinda istemiyorum)
    Kiza bu sorulari sordugunuzda tum sorulara dogru cevap verip
    AKP nin hayrettin karamanin onayi ile aldigi %20 yede helal diyecekti.....

    YanıtlaSil
  18. “Ben Müslümanım” diyen her Müslüman “Bilinçli Müslüman Sertifika Eğitimi”nden geçmeli."

    saka mi bu?
    utopyanizda muhtemelen sertifikali muslumanlar sayenizde baskasina yasam hakki vermeyecek duzeyde musluman olmayi cennet icin yeterli goreceklerdir. Kimler yazi yaziyor burda allah askina!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kendine müslümanım diyen sübhaneke bile okuyamıyor diyor ne var bunda, müslümanım diyen hiç değilse islam nedir bir bilsin

      Sil
    2. pardon subhanekeyi okumak islamin kacinci sarti?

      secaatini arzederken....

      Sil
  19. Atanamamış Arraplar sizi. O kız kıvırcıkın terbiyesizlik yapması nedeniyle cevap vermiyordu. Deniz T. de bildiğiniz faşist. Doğru İslam yok beyler - bayanlar. Yorumları var.
    Hani "ümmetimin ihtilafı rahmettir" denmişti?
    İslam bilgiler, kifayetsizlerin para, güç ve kadına ulaşması için kullandıkları bir safsataya dönüşmüş. Allah razı olmaz bundan. Sertifikayı Peygamber hiç vermiş mi?
    Bilakis bu konuda yumuşaklık, hilmu silm önerdiği hadisler var.
    Mollası da kofti çıktı FETÖ'nün.

    YanıtlaSil
  20. Yazidaki su ifadeden gercekten ben de (baska yorum yapanlar gibi) cok rahatsiz oldum:

    > “Ben Müslümanım” diyen her Müslüman “Bilinçli Müslüman Sertifika Eğitimi”nden geçmeli.

    Anladigim kadariyla, yazarin kafasinda bir "bilincli" müslüman portresi var, ve buna uymayanlari egitime muhtac görüyor.

    "Münferit Fikir" in savundugu degerlere cok ters bi söylem bence. Hatta bu anlayis bana Selefiligi cagristiriyor.


    Temel rükünlere iman ettikten sonra, vay efendim piyango hakkindaki düsüncesi söyleymis, böyleymis: Sanane - Banane....

    YanıtlaSil
  21. Deniz beyi linç ettik :)
    Aslında ona kızmaya hakkımız yok.

    Dücane Cündioğlunun ifadeleriyle söyleyeyim:

    İnanç (din) doğası gereği şiddete eğilimlidir.

    Din ancak birlikte oynanan bir oyundur. Oyunun kuralları vardır ve kuralları bozan susturulur, dışlanır.

    En ufak kural değişiminde oyun bozulur veya değişir. Din de öyle.

    Her yeni yorum, tesiri ölcüsünde, yeni bir din oluşturur.

    Oyun birlikte oynanmaya mecbur olduğu için birliği sağlama ihtiyacı hisseder, bu da güç ve şiddet gerektirir.

    Aslında Nerdeyse kişi sayısınca fikir ve inanç olduğu için tarih boyu şiddet ve çatışma hiç eksik olmamıştır. (asrı saadete bakın hemen şiddet ve kavga başlıyor)

    Din ve inanç baskısından ve tekelciliğinden kurtulmanın en iyi yolu demokrasidir, daha iyisini buluncaya kadar bununla idare edeceğiz.

    (kuran ve islamda herşeyin en mükemmelinin olduğunu düşünen arkadaşlar hemen demokrasiden daha iyisinin islamda olduğunu söyleyecekler, umut fakirin ekmeği...)

    YanıtlaSil
  22. Saygısızlık ve cehaleti neredeyse yüceltildiği garip bir zamanda yaşıyoruz. Soru soranlar, eleştirenler zaten mizansen, belki haram-helal umrumda değil diyen kız bile mizansendir. Ama iki taraf ne de güzel yeme gelip kendince baskıcı dini anlayışını veya baskıcı dini sorgulayıcı zihniyetini nazara veriyor. Benim için burda kızın anlattıkları da gençlerin ona söyledikleri de tam da içinde bulunduğumuz saygısızlık ve cehaleti gözler önüne seriyor. Eğleniyormuş, ne eyleniyorsun kızım sen, neyi kutluyorsun, 2020 yılı için hangi müjdeyi aldın. Bu devirde genç olduğun için isyan etsen anlarım da, öbürleri desen, sanki her şeyi hallettiler, dünyayı kurtardılar zulmetten bi o kız kaldı, bu nasıl bir devir arkadaş.

    YanıtlaSil