Eyüp Çakıl'ın Tuhaf Hikâyesi - Münferit Fikir Platformu

SON

27 Ağustos 2019 Salı

Eyüp Çakıl'ın Tuhaf Hikâyesi



Bakkal

İyi ki gazetelerin parasını aylık alıyorum. Bak, bugün almadı gazeteleri! Ne buluyor o gazetelerde, anlamıyorum. Bir evi yok çocuğa para yediriyor. Kendi devlet okuluna atanır; çocuğunu özellere verir. Madem devleti beğenmiyorsun istifa et okuldan... Git kolejde çalış sen de!

İmam
Biliyordum gelmeyeceğini. Evde kılıyormuş namazlarını... Tamam, kıl da cami niye var? Hayır, geleceğim diyorsun niye gelmiyorsun? Ne olduğun ortaya çıkmış oldu böylece. Sözünde durmamak münafıklık alameti, daha bunu bilmiyorsun. Bu cumartesi kesin geliyorum hocam! He, tabi... Gördük gelip gelmediğini. Öyle ukala ukala konuşmakla olmuyor. Önce sözünde duracaksın. Okumuş adamsın da hayat okulundan haberin yok.

Kapıcı
Bu apartmandakilerle uğraşmaktan bıktım. Hiçbirisi mi evde olmaz bunların! Çöpü bırakırken evdeler; aidat verecekken binada kimse yok. Bu böyle olmaz, yöneticiye derim. Peşin ödesin hepsini. Ben niye uğraşıyorum. Al işte, öğretmenler de evde yok! Sabahın köründe taksiyle kahvaltıya gitmeyi biliyorlar. Saat kaç oldu, demek ki gelmemişler.

Polis
Eyüp Efendi, bugün ortalıkta gözükmüyorsun. Son birkaç günün bu sokakta. Merak etme...
Memurluğun da mesain de bitecek yavrum. En yakın Khk'da meşhur olacaksın. Çektiğim fotoğraflarla üye mi olursun yoksa yönetici mi olursun yakında anlarsın! Bugün de görünseydin iyi ederdin. Hadi, bir çıkıver, git arkadaşlarına! Onlar sana gelsin, oturun sohbetler ediverin...

Sütçü
Biraz daha bekleyeyim, sonra zile basarım. O kadar bağırdım duymadılar galiba. Pencereleri de açık, iner şimdi... Zili de çalayım, beş dakikaya inen olmazsa giderim artık. Hayırdır inşallah. Her hafta inip alırlardı. Taze biber de getirmiştim.

Doktor
Başka neler yapılabilirdi, geç mi kaldım? Elimden geleni yaptığıma inanıyorum aslında. Belki daha hızlı olsaydım kurtulabilirdi. Normalde iyi görünüyordu. Birden yığılıp kaldı. Bilinci kaybolmuştu. 2 saat olmuştur; uğraştık, uğraştık... Elektroşokla da düzelmedi. Bir çocuğu varmış. Öğretmenmiş... Karısı, çocuk feryat figan oldular. Kötü bir gündü. Sabahtan beri bir şey yiyemedim. Şimdi de bir sela veriliyor. Onun selası mı yoksa?!!

Arkadaş
Ne yapayım kendimi kurtarmam lazımdı. Emekliliğime şurada bir yıl kaldı. Hem ben demesem de Eyüp'ü bilmeyen mi vardı! Başkası ihbar edecekti kesin. Tamam, hepimiz gittik geldik... Fakat bu iş başka. Allah, devletimize zeval vermesin! Bak, kader kısmet. Öldü kurtuldu. Vatan haini diye anılacaktı. Çoluk çocuğu insan içine çıkamazdı hem sonra. Uyanık olacaksın; sen kendini düşünmüyorsan ben mi düşüneyim?

Öğrenci
En sevdiğim öğretmenimdi. Şimdi mezarlıkta üzerine toprak örtmek varmış. Daha dün sabah kantinde poğaça ve süt ısmarlamıştı. Oturup konuştuk. Bana rüyasında on kere soru çözen ilk on bine girer demişti. Ben de rüya görmediğimi söylemiştim. Arkadaşım, bir kere görsem; ilk yüz bine girsem bana yeter hocam demişti. Gülmüştük hep beraber…


- Ali Bulut

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder