Size kendi hikayemi anlatmak istiyorum. Ben ortalama bir şehirde doğup büyüdüm. İyi bir ilkokul eğitimim oldu. Muhafazakar bir ailem vardı ve ortaokul-liseyi imam hatipte okudum. Başörtüsünü bilinçle değil gelenek olarak taktım. Katsayı mağduruyum. 4 yıllık bir fakülteye girecek kadar başarılı oldum ama başörtüsü engeline takılınca okulu bıraktım. Okulu bırakınca kahraman olurum sandım. Dinime bağlılığımı gösterdiğimi sandım. Babam memur annem ev hanımı. Ailem cemaat sohbetlerine katılan insanlardı. Okulu bırakınca yurtdışında okuma fırsatı yakaladım. Cemaat kanalıyla Avrupa’ya okumaya gittim. Evlerinde kaldım. Allah sevgisini ve merhametini öğrendim. Rabbim bizi çok seviyor, hep korur kollar diye anlattılar. Ne zaman canım sıkılsa dua eder, içimden Allah ile konuşur rahatlardım. Başıma gelene hep iyi bakmayı öğrenmiştim. Allah’ı gerçekten çok seviyordum. Bazı ufak tefek programlara katıldım. Zaman zaman bana doğru gelmeyen şeylerle (özellikle dedikodu ve peşin hüküm) karşılaşsam da “koskoca insanlar yanlış yapacak değiller ya” diye düşündüm. Sonuçta ben daha yirmi yaşındaydım onlarsa büyüktü ve sürekli namaz kılan dua eden insanlardı. 

Eşimle okulda tanıştık, birbirimizi sevdik ve evlenmek istedik. Ablalar ve abiler karşı çıkınca kaçarak evlendik desem çok da yanlış olmaz sanırım. Bir süre sonra ülkemize dönmek istedik. Eşimin de ufak tefek cemaat bağlantıları vardı. Sonuçta ikimizde muhafazakar ailelerden geliyorduk. Gidip de bakışımıza ters insanlarla oturup kalkacak değildik. İşimizi kurduk, hayatımız yoluna girdi derken bir bebeğimiz oldu. Mutluluğumuz yarım kaldı çünkü 15 Temmuz yaşandı. İnancım yine Allah’ın merhameti oldu. Allah bizi koruyacaktı. Üstelik eşimin cemaatte bir görevi de yoktu. Başımıza bir iş gelmesine sebep olacak bir durum yoktu. Olsa tekrar Avrupa’ya giderdik. Dilimiz vardı, bildiğimiz eski düzene dönerdik. Bizlik bir durum yok derken eşim sohbete katıldığı gerekçesiyle tutuklandı. Yaklaşık 3 yıldır çocuğumla beraber yalnız yaşıyorum. Mahkeme henüz sonuçlanmadı. Ben evlenince cemaatle bağımı koparttım. Bana yanlış gelen şeyler artık daha da yanlış geliyordu ve evliliğime, özel hayatıma karışılmasını hazmedemiyordum. Eşimin işlerine de zaman zaman müdahale ediyorlardı. Sıkıntı yaşadığını paylaşıyordu ama laf anlamıyorlardı. Zaten 15 Temmuz’un çok öncesinde gruplar dağılmıştı artık hiçbir faaliyet olmuyordu. 

Bu olaylar olduktan sonra ben düşünmeye başladım. Bu işleri başımıza açanlar elbette temizler dedim. Ama kimse kılını dahi kıpırdatmadı. Yapmadık dedikleri darbeyi sessizlikleriyle onayladılar. Allah bizi kurtarır, O çok merhametlidir diye bekledim ama süreç uzadıkça uzadı. İşimiz battı, düzenli bir maddi gelirim yok. Yanlış anlamayın para filan derdinde değilim. Ben sarsılan güvenimi arıyorum. Allah’a olan inancımı kaybettim desem yanlış olmaz. Bunun sebebi olarak da cemaati görüyorum. Kul hakkına girdiler. Hakkımı helal etmiyorum. Şaibeli işlere bulaştılar. Bir sürü mağdur yarattılar. Bazılarının ekmeğine yağ sürüp kaçtılar. Hakimler sorguları aşağı doğru yapıyor. Neden yukarı doğru bir sorgulama yapılmıyor? Çünkü yukarı doğru yapılırsa her iki kesimin de işbirlikçileri ortaya çıkacak. Bazıları af değil adalet istiyoruz diyorlar. Bunca insan yıllardır aç işsiz ve ailesi dağılmış halde. Adalet istiyorsanız ortaya çıkın. Gelin sağlayın adaleti. Uzaktan konuşmayın. Kaçıp arkada bıraktığınız insanlara artık karışmayın. Devletimizden milletimizden bayrağımızdan soğuttular bizi. 

Uğruna okulumu bıraktığım başörtüsünden artık nefret ediyorum. Bana kalsa açmak istiyorum ama “kocası hapiste diye açılıp saçıldı” diyecek sapık zihniyetten korunmak için şimdilik sabrediyorum ama her takışta midem bulanıyor. Eşime yaşadığım birçok sorundan bahsetmiyorum. Alacaklılar kapıya dayanıyor, çocuğum babasızlığı yüzünden psikolojik sorunlar yaşıyor. Eşimin ailesi hiçbir yardımda bulunmadı. Kendi ailemle aramda kmlerce yol var her zaman gidip gelemiyorum. Üstüne her hafta cezaevi ziyaretimde arama adı altında tacizler yaşıyorum. Midem yaşadıklarımı kaldırmıyor. 3 senedir bulantı yaşıyorum. İnternet ortamında görüyorum bazen çevremden de duyuyorum tarihler rüyalar havada gırla uçuyor. Boş vaatlere, çıkmayacak rüyalara bel bağlıyor insanlar. Kadın olarak kadınlığımdan, insan olarak insanlığımdan utanıyorum. Zalim zalimliğini yapıyor onlara kızmıyorum ama zulme fırsat verenlerden nefret ediyorum. 

Ayşe K.