Eleştiriler Ne Sağlayacak? - Münferit Fikir Platformu

SON

Bu Blogda Ara

30 Ocak 2019 Çarşamba

Eleştiriler Ne Sağlayacak?


Dağa tırmanma filmlerinde klasik bir sahne vardır. Herkes ortak bir ipe bağlıdır, biri düştü mü hepsi düşer. Daha sonra ya hepsi ölecektir. Ya da üsten biri ipi keser ve üstekiler kurtulur. Benim elimde bıçak yok, hemen altımda Gülen var. Israrla bağırıyor kesme! kesme! diye. Siz de üsten tepki veriyorsunuz bıçak elinde olan sakın ona (bana) vermesin kesecek ipi diye. Ben de diyorum ki, bu adam yüzünden zaten uçurumdan yuvarlandık ve az önce o zaten altındaki kişinin gözümün önünde ipini kestirdi. Bu ipi kesmezsem hepimizi birden öldürecek. Siz de diyorsunuz ki ama O öyle demiyor, kendini savunuyor (aslında sadece susuyor), biraz düşünmemiz için fırsat ver. Ben de bakıyorum ki vakit daralmış çok daha önceden bu adamı yolculuğumuza almamak gerekmiş, gözümün önünde zaten altındakinin ipini kesti bu adama vefa falan da gösterilmez. Zaten bizi düşünse kendi ipini kendi keser, hepimizi birden öldürecek. O ipi kesmezsek kurtuluş için ancak bir mucize lazım. Gülen de zaten mucizelerden bahsediyor. Ama üstekiler bir türlü fikir birliğine varamadığı için bana bıçağı uzatmıyorlar. Ve ben de artık dayanamıyorum feryat figan bağırıyorum, o noktada da üslup uyarısı yapıyorsunuz bana.

Bizi bağlayan ip cemaat yaftasıdır. Kimin ayrıldığının önemi yok, bir dönem içinde bulunduysanız devlete göre siz cemaattensiniz. Benim üstümdeki insanlar masum olanlar. Benim altımda ise Gülen ve çevresindeki has adamları var. Olaydaki bıçak dip dalgadır. O dip dalga ile suça bulaşanlar ve başka gündemleri olanlar ile masum olanlar ve sadece dini bir cemaat isteyenler ayrılacaktır. Ben sizden sadece dip dalga oluşturun istiyorum. Gülen'in ve çevresinin zaten altındaki bazı masumların ipini kestiği gördüm diyorum. O gördüğüm masum kişiler, Tepe tarafından mağdur edilen herkestir. Mucize olmadığı sürece böyle bir yapının toptan kurtuluşa ulaşma imkânı yoktur. Ancak gerçek suçlular ile araya mesafe koyularak masumlar kurtulabilir. Dilimin sert ve aceleci olma nedeni de 2,5 senedir alttakiler sürekli hareket etmekte ve artık ip toprakla temas ettiği yerden koptu kopacak noktasına gelmiştir. İp koparsa 40 senelik bir nesil heba olacaktır. Geri dönülmesi ve artık düşülen yerden çıkılması çok ama çok zor olacaktır.

Neden ipi kesmeden bir kurtuluş yoktur? 

Türkiye'de bu işin en makul çözümünde yani olsa olsa olabilecek en iyi ihtimal de 15 Temmuz milat alınır. Suç işleyenler için zaten bir milat yok. Ama hafif suçlar 15 Temmuz milat alınarak görmezden gelinebilir bir seferliğine. Hafif suçlar dediğim de tabanın bir kısmının bulaştığı kadrolaşmadır. Herkes yapıyor bunu bir kereliğine toplumsal barış için görmezden gelelim derler ve 15 Temmuz'u milat alırlar. Ama hiçbir ihtimal de Gülen'in ve çatı davalarından yargılananların kurtulma ihtimali yoktur. Siz göremeye bilirsiniz ama koca bir ülke %90 oranında ortada bir suç örgütü olduğunu görüyor ve inanıyor. Ve hiçbir makul senaryoda bu suç örgütünü kapsayan bir af yok. Biz o ip ile birbirimize bağlıyız ve o ipi kesmezsek toptan bir kurtuluş bir bahar falan olmayacak. Bu hareket PKK ile aynı görülüyor Türkiye'de. Diyebilirsiniz PKK'nın da seveni var, Öcalan'ı da seviyorlar. Doğru seviyorlar, ama PKK'dan dolayı bir yakını kaybetmiş insanlar da o sevenlerden de nefret ediyor (hepsi değil tabi, ama diğer yandan yakını kaybetmemiş insanlar da empati yaparak PKK’dan nefret ediyor). Türkiye'de de bu üst şebekenin mağdur ettiği her insan sizden nefret edecek, sizi hiçbir şekilde dinlemeyecek ve her konuda ikiyüzlü bulacak. Böyle olunca da toplumsal kutuplaşmalar oluşuyor ve işler çözümsüzlüğe gidiyor. Sevmenin hukuken bir sıkıntısı yok, ama örgüt ile bağı da kesmiyorsanız 15 Temmuz milat alındığın da ondan da yararlanamazsınız.

Ben hocamı seviyorum, biz dini cemaatiz. Tüm dünya bunu kabul ediyor. Hükümet değişince her şey düzelir… vs. Türkiye'de 50 sene içinde olabilecek en makul çözüm 15 Temmuz'un milat alınmasıdır bunu tekrar ediyorum bundan daha kapsayıcı bir şey olmayacak. Taban tamamen bir kenara konur hafif suç işlemiş olsalar bile. Öbür taraftan somut suçlar çıkarılır, bulaşan tüm üyeler ve azmettiricileri örgüt suçu kapsamında yargılanır. Somut suç: 15 Temmuz darbesi. Şüpheli kim Gülen. Gülen bu olaydan yargılanacak, bundan kaçışı yok, vefat etmediği sürece bu suçtan yargılanacaktır. Yargılanmak suçlu ilan edilecek demek değildir. Yargılanma dediğimiz olayda bir şüpheli vardır ve onu yargılarsınız ya beraat eder ya suçlu ilan edilir. Vicdanınızın sesini dinleyin Gülen'i 15 Temmuz'dan dolayı yargılamam bence hiç şüpheli değil diyebilen var mı? Sizce mahkemede de röportajlardaki gibi konuşursa hâkim olsanız ne cezası verirsiniz? Kendini aklayabiliyor mu? Böyle şüpheli birisine Hocaefendi demek, ona kefil olmaktır. Hiçbir beyanında şüpheleri giderici bir söz söylemedi, tam tersi verdiği beyanlar şüpheleri artırıcı beyanlar. Gene de onu şüpheli kategorisine koyalım. Şimdi darbede ailesinden birini kaybetmiş biri ile yan yana geldiniz, siz Hocaefendi dediğiniz de ne olacak? Adam sana bu davanız din değil, bu cemaat farz değil. Bu kişi hakkında bunca şüphe varken, ona niye kefil oluyorsun, sen de mi suç ortağısın derse ne diyeceksiniz? Bunları şundan yazıyorum, devlet 15 Temmuz'u milat alabilir ama sizin aklınızdaki gibi Gülen'in de kurtulabileceği hiçbir ihtimal yok. Devlet ben affettim Gülen'de gelsin ülkeye dese. Gülen ülkeye girdiği an linç edilir. Ve bu durum kesinlikle onun susarak çoğu şeyi kabul etmesinden kaynaklanıyor.

Şu an ki nesiller cemaat kavramına yabancı değil, herkesin hayatının bir noktasında cemaatten kişiler ile teması olmuştur. Şu an Türkiye’de çoğu insan cemaate karşı bir empati yapabiliyor, 30 sene sonra ise böyle bir ihtimal asla olmayacak. KHK ile ihraç edilen doktorların özel sektörde çalışması olayını düşünün. Eğer bu izin verilebiliyorsa hala daha Türkiye’de belli bir çoğunluğun cemaatin tabanını suçsuz görmesinden dolayıdır. Bir anket yaptığınız da cemaatin önde gelen isimlerine karşı nefret %90 ve üstü çıkar. Ama sendikaya üye olmak terör suçu olmalı mı olmamalı mı diye bir anket yaptığınız da oranların düşük çıkacağı kanaatindeyim.

PKK’nın üst yöneticilerinin hepsi üniversitede Türk yöneticilerle aynı sıralarda okudular. Solcular ile geçmişte aynı mücadeleyi verdiler. Bu sayede çözüm süreci gibi şeyler yapılabiliyordu. Ahmet Türk bu konuyla ilgili bizim kuşak çözüm için masaya oturulabilecek son nesildir demiştir.

Bundan 30 sene sonra, yurtdışında büyümüş hiç Türkiye’de yaşamamış, mağduriyet hikayeleri ile, Türkiye düşmanlığıyla büyümüş bir nesil ile Türkiye’de büyümüş hiç cemaatin dershaneleriyle okullarıyla muhatap olmamış, hayatında hiç cemaat üyesi görmemiş, ‘FETÖ’ denilen eli kanlı örgütün yaptıklarını duyarak büyükmüş bir nesli uzlaştıramazsınız. Asala insanların zihninde ne oluşturuyorsa ilerde ‘FETÖ’ de onu oluşturacak. Şu an insanların zihninde zaten ‘FETÖ’ kelimesi Asala ile eşdeğer diyebilirsiniz. Ama öyle olsa 2013 sonrası kriter diye bir şey olmazdı. Halk ‘FETÖ’yü Asala ya da PKK gibi görmüyor. Şunun oğlu da ihraç olmuş denilince, en Akp’li olan bile olan garibana oluyor diyebiliyor. Ama 14 yaşındaki çocuk Sur’da ölmüş derseniz, eline silah almasaydı O da derler.

Bahsettiğim iki nesil de birbirinden nefret edecektir. Bu gerçekten dolayı yıkıcı eleştiriler yapıyorum, bir an önce bir çözüm yolu bulunması gerekiyor. Savaşı körükleyenlere değil makul çözümlere odaklanmak gerekiyor. Sahte kahramanların Twitter’dan savaş naraları atmaları, tehdit etmeleri nereye kadar sürecektir? İktidar değişince bir değişiklik olacağına inanıyor musunuz? Freni patlamış kamyon gibi neden ısrarla uçuruma gidiliyor? Bu hareket içinde bir tane mi akl-ı selim yönetici kalmadı mı?

Soruların verilmesi yazı dizisinden sonra bir çözüm yazısı yazacağımı belirtmiştim. Yıkıcı eleştiriler ile tam olarak neyi amaçlıyorum, çözüm nedir? Onu da başka bir yazıda ele alacağım.



-Ahmet


Twitter: @a_wolfenstein

1 yorum:

  1. Bizans(Roma) Hz. Muaviye' ye Hz.Ali yönetimindeki islam devletine saldıracağını destek olmasını , destek olursa onu tüm devletin başına geçireceklerini söyledi.Muaviye :-Ali ile bizim davamız hak davasıdır.Eğer ona saldırırsanız bende yanına geçer size karşı savaşırım dedi.Gülen eğer bu işin içinde yoksa ve feraset sahibi olsaydı 15 Temmuz' da Youtube, Halk TV v.s' ye ulaşır bizim RTE ile davamız hak davasıdır. Demokrasiye darbe vuruyorsanız ben karşısındayım.Seven bir kişi bile darbeye bulaşmasın derdi.Cemaat darbenin her yerinden fışkırıyor ama başarısız olacağı anlaşılınca herkeste bir darbe karşıtlığı, RTE yaptı demeler , ne komplolar ne hikayeler. Adam niye darbe yapsın devletin başında zaten. İstediğini çeviriyor. Darbeye en çok ihtiyacı olan Gülen, adamları darbeden fışkırıyor ama başarısız olunca komplo.Komplo değil dabeye diktayla karşılık verme denebilir belki olana ama komplo asla denemez.Darbede cemaatci fışkırıyor bizzat sorgulayandan duyduğum "Abiler katıl dedi katıldım diyen astsubaylar mevcut." ama Gülen ertesi gün hasta yaşlı adam rolüyle dünya medyasına demeç verip dünyayı darbe emri/onayı veremiyeceğine ikna derdinde.En yakınındakilerin birçoğunun bile darbeden haberi olmayabilir bu arada ama ben onun olmamasını hatta onay vermiş olmamasının mümkün olmadığını düşünüyorum. Eğer Cemaat bu darbede bir şekilde olmasaydı emin olun o gece darbeyi cemaat geri püskürtür ve barış görüşmeleriyle RTE ile de barışılırdı.Eğer cemaat o darbede olmasaydı Gülen o gece ortalığı ayağa kaldırırdı. Cemaatçiler twitterı yardırırdı emin olun.Darbe, önden haber alınması ile başarısız oldu.Artık Gülen'in yapacağı şey sebeb olduğu soruna kendini siper etmek olmalıydı.Uluslararası basına demokrasi falan demez dahli varsa onu söyler "tabanın hiçbir haberi yok , bizden 15 general ve 50-60 sivil imamla bu işi planladım." derdi. Yada "bizim hiçbir dahlimiz yok ama yüzbinlere zulmetmesinler diye ben Türkiye' ye gidip yargılanmayı , hatta şehit edilmeyi göze alıyorum" derdi.Demedi ve tarihe ikince "Hasan sabbah " olarak geçme ihtimali çok yüksek.Muhtemelen post AKP sonrası seküler Türkiye 2.0 'da Gülen'in gizli işleriyle cemaatlerin itibarsızlaştırılması ile rahatça inşa edilecek.Muhtemelen cemaatin buğün zulüm gören Türkiye' deki tabanı da sekülerlerin yanındaki onları legalleştiren namazını kılan dindar kesim olacak.Ayrıca bu insanlar en çok cemaat ve tarikalara göz açtırmayacaklar.En baştada eskiden destek verip kandırıldıkları kendi içinden ayrıldıkları cemaatlerine. Ahmet Gümüş

    YanıtlayınSil