Header Ads Widget

test banner

Kurtarıcı Problematiği

Tarihten günümüze devletlerin ya da onları oluşturan daha dar toplulukların sıkıntılı dönemleri olmuştur. Problemlerin kaynakları dış nedenlere bağlı olduğu gibi iç kaynaklı da olabilmektedir. Ayrıca çıkış noktalarından gelen saldırılar genel bir yıkıma sebebiyet verdiği gibi bireysel olarak da kişiler üzerinde olumsuz etkiler bırakmıştır.

Bunalımlı geçen zaman dilimlerinde oluşan politik, dini, ekonomik alanlarda bir kurtarıcı beklentisi doğal görünmekle birlikte bu tavır bireysel ya da lokal insiyatiflerin önüne geçmemelidir. Bununla birlikte kişisel olarak düşünce dünyasının geliştirilmesi ise kurtarıcı görünümlü suistimallerin önüne geçecektir.

Başta devlet olmak üzere tarikat, cemaat, vakıf, dernek gibi tüm alanlarıyla yazılı hukuk sistemi ve prosedürleri olması gereken yapılardaki hastalıklı kişiler varolan  boşlukları şahıslarına yönlendirmesini çok iyi bilmiştir. Gerek yapıdaki konumları gerekse birtakım kadrolaşmalar şifahilikle ağlarını örmüştür.

Günümüzden geçmişe doğru gidildikçe toplumları zorlayan her kaotik süreçte Mehdi'nin geleceğine hatta geldiğine dair isimlendirmeler, yakıştırmalar yapılmıştır. Bu bağlamda yapılan bilgi aktarımları birtakım kirli işleri ya da hukuksuzlukları gizlemek için değerlendirilmiştir. Bu durum sadece 'Mehdi' kavramıyla açıklanamayacağı gibi yapılan ya da hedeflenen kahramanlıklarda  kendisini göstermiştir.

Türkiye özelinde yapılan araştırmalarda yüzde 60' larda seyreden (1) Mehdi beklentisi yakın zamanda yapılan bir araştırmada ilahiyat fakültesi öğrencileri içerisinde ise daha düşük çıkmıştır. Bu noktada tarikat ve cemaate bağlı olan öğrenciler arasında ise Mehdi'nin geleceğine dair inanma yüzde 69,7 düzeyinde gerçekleşmiştir. Ayrıca tarikat-cemaat kaynaklı faktörlerin yanında şifahi bilgilerle Mehdi düşüncesinin yaygın hale gelmesinin oranı ise bu araştırmada toplamda yüzde 72,3' tür. (2) Bu yükseklikteki bir beklenti özellikle dini argümanlarla tabanına hitap eden parti, cemaat, vakıf gibi oluşumlar içerisinde yer alan bireyleri, kaosa sürüklenme ya da yıkımlar sonrası oluşacak imar planlarına karşı dikkate sevk etmelidir. Bu dikkate sahip şahıslar denetim, şeffafiyet, görev süresi tanımı gibi unsurların takipçisi olmalıdır.

Tavır ve prensiplerin net olarak ortaya konmadığı idarelerdeki etkin şahısların nüfuzları ya da güç vehmine kapılmaları, aksak olan sistemin mafyatik yapılanma görünümüne dönmesine neden olmuştur.

Sonuç olarak her türlü kurtarıcı görünümlü şahıs ve iddialara karşı akıl ve mantık muhakemesi göz ardı edilmemelidir. Sosyal tabanı yönlendirici kişilerin ilişkileri, hırsları, hataları topluluğu konsolide ederek tamamını olumsuzluklarla anılan bir grup haline dönüştürebilmektedir. 'İlk yardım hayat kurtarır' ifadesi doğru olsa da 'Yanlış ilk yardım öldürür' şeklindeki söz de unutulmamalıdır.

-Ali Bulut

Notlar:

1)İstanbul Üniversitesi tarafından düzenlenen XVII. KELAM ANABİLİM DALLARI KOORDİNASYON TOPLANTISI
'Din İşleri Yüksek Kuruluna Sorulan Sorular Bağlamında Mehdîlik' (Mahmut Çınar) sunumunda yüzde 56,8 olarak ifade edilmiştir.

2) http://www.academia.edu/37070220/%C4%B0LAH%C4%B0YAT_FAK%C3%9CLTES%C4%B0_%C3%96%C4%9ERENC%C4%B0LER%C4%B0N%C4%B0N_MEHD%C4%B0_ALGISI_S%C4%B0%C4%B0RT_%C3%9CN%C4%B0VERS%C4%B0TES%C4%B0_%C3%96RNE%C4%9E%C4%B0
author

"Sorumluluk Reddi" Konusunda Önemli Bilgilendirme:

Münferit Fikir Platformunda yazılan tüm yazılar, aksi MFP YYK tarafından belirtilmedikçe yazarların kendi görüşleridir. MFP’nin ve platformdaki diğer yazarların görüşlerini yansıtmaz veya ifade etmez.

Yorum Gönderme

0 Yorumlar