Header Ads Widget

test banner

Birimcilik


Cemaat yapılanmasında “Birim”, en hayati yerler, hususi işler, alfabe, renkler olarak adlandırılan görevler için kullanılan bir terimdir. 
Bu alan 2 sınıftan oluşur.  Yetiştirilenler ve ilgilenenler.

Yetiştirilenler asker, polis olacaksa ortaokul lise yıllarında gruplanır. Başka memur (hâkim, savcı, bürokrat) olacaksa üniversite kariyer mezuniyet döneminde. 

İlgilenenler ise üniversite yıllarında orta-lise abiliği yapmış ve öğrencisi bir yeri kazanmış (asker ya da polis) kişilerden mezun olduklarında seçilir.

Türkiye’deki her ile ABC hedefi verilir.  İstanbul’da bu harfleri temsil eden ağalar toplanıp ne kadar ihtiyaçları olduğunu belirler. Sonra coğrafi bölge mesulleri bölüşür. Onlarda bölgelerine gelir ve il il paylaştırır. Hedefler her zamanki gibi gerçek dışı olduğundan uygun olsun olmasın kakalamaya(!) çalışılır. Ama teklif ettiğiniz herkesin T.C. numarası ve cep numarası verilir. Ve o derin gizli güç kendi cemaatinden adamı bile araştırmadan ve mülakat yapmadan almaz. Bir bakarsınız en güvendiğiniz adamınızın hiç bilmediğiniz (otelde kadınla kayıt, anne baba sabıka, borçları, özel hastalıkları hatta soyunuz Ermeni, Alevi vs.) özellikleri çıkmış.  Bu yüzden T.C. No dönüşlerinden çok çekinirsiniz. Hatta yerine göre Kürt olanlar da alınmaz. Yani fişleme ve ifşanın kralı vardır. 

Yeni hat ve telefon alınan, mülakat öncesi tembihlerle yalan söyletilen adaylar da vardır.

Bu seçme seçilme işi illerde vazifeli olan imam ve öğretmenden de seçilir. Öncelik çok konuşan ve istenmeyen (excel hedeflerini tutturmayan ya da başındakinin yanlışını söyleyenler) kişileri kakalamak istenir (ilgilenen sınıfı için). Hem ceza hem bir kurtuluş sayıldığından iki taraflı kırgınlık ve mutluluk olur.

Sonra giden artık derin adam olur.  Sanki her şeyi bilir. Aslında 3-5 kişiyle sohbet eden kişidir (ilgilenen sınıfı). Göstermelik bir de iş ayarlanır. Sonra üstten geleni alta iletmek ve bilgi köprüsü kurma işini yürütür.

Bu çark böyle döner durur. Ta ki 15 Temmuz denen melun güne kadar. O gün neler oldu birimlerde bu ayrı bir yazı konusu. Ama bu kadar sistemli ve fişleme/bilgi gücü olan bir yapı 15 Temmuz’dan habersiz olması???

En az 4 yılını kendine adamış bir adamının dededen soyunu öğrenip karar alan bu güç, kim menfi tek tek her gizli toplantıyı bilen güç 15 Temmuz’u bilmemesi çok garip.

-Çapanoğlu                                                                     Twitter: @nam_capan 

-
------------------------------------------------------------------------------------------
Sorumluluk reddi: MFP blogda yazılan tüm yazılar yazarların şahsi
görüşleridir, MFP’nin ve platformdaki diğer yazarların görüşlerini ifade etmez.
--------------------------------------------------------------------------------------------

author

"Sorumluluk Reddi" Konusunda Önemli Bilgilendirme:

Münferit Fikir Platformunda yazılan tüm yazılar, aksi MFP YYK tarafından belirtilmedikçe yazarların kendi görüşleridir. MFP’nin ve platformdaki diğer yazarların görüşlerini yansıtmaz veya ifade etmez.

Yorum Gönderme

8 Yorumlar

  1. Bilmediğini düşünmek en hafif tabirle saflıktır, saflık...

    YanıtlayınSil
  2. Anahtar soru şu; en ufak harekette bile risk almaktan kaçınan bu örgüt, bu kavgaya pazusuna güvenip mi girdi yoksa dayak yiyeceğini bile bile tüm müntesipleri ve ailelerini ve dahi sevenlerini velhasıl milleti devleti ile karşı karşıya getirerek gizlinin de gizlisi başka bir gayesi mi vardı?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. ilginç yorum.
      15/7 den önce tanıdıklarıma bas bas bağırdım:bilerek uçuruma götürülüyorsunuz diye.ama... maalesef işte hala buna inanan pek yok.

      Sil
  3. Gücüne güvendi..savaşı kaybetti.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Savaşı kaybetmenin de bir erdemi vardır, mert ve dürüst olursun çıkar dersin ki "evet kaybettik, üzgünüm, herkesten özür dilerim, hesap vermeye hazırım",niye kimse çıkıp da sorumluluk almıyor, hapisaneler kadınlarla çocuklarla doldu, nereye kadar gidecek bu iş.

      Sil
  4. cemaatin lideri mensuplarının önemli bir kısmının bile bilmediği bir gizli örgütlenme ile devleti ele geçerdiğini zannetti. AKP için söylediği güç zehirlenmesini aslında kendisi yaşadı. Ve önce ergenekon operasyonları, şike operasyonları, atabeyler opareasyonları, mit operasyonları, kck operasyonları yok bilmem ne operasyonları ile ülkeyi zıvanadan çıkardı...Sonra dershane olayları, siyasilere açıkça cenk ilanı 17/25 yolsuzluk kisvbesi altında hükümet ile hesaplaşma ve kasetler, ses kayıtları ve lanet 15 temmuz. Olan cemaate gönül veren saf cvatandaşlara oldu..Hükümet yapılanmayı çözünce ayıklama gereği duymadan hepsini harcadı!FG ve kurmayları şimdi kalkmış demokrasi, insan hakları diyor. Ülkeyi bu hale siz getirdiniz. Yazıklar olsun...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda samimi misiniz? Gerçekten Cemaat mensupları arasında Cemaatin devlette gizlice örgütlendiğini bilmeyen var mıydı?

      2010'dan sonra hele gizlilikte kalmadı. Hadi TSK'yı atlayalım, Emniyet, yüksek yargı, mülkiye, Tubitak, Adli Tıp, vs vs'nin Cemaat'in kontrolünde olduğunu Akp'lileri geçtim laikler bile biliyordu.

      Bir de bu "cemaate gönül veren saf vatandaşlar" kim? KHK ile ihraç edilenlerin çoğu asker, polis, yargı mensubu,öğretmen ve mahrem imamlar. Bunların hangisinin Cemaat'in gizli örgütlenmesinden, yaptığı kirli işlerden haberi yoktu? Hangisi girişilen iktidar mücadelelerinin farkında değildi?

      Herşeyi geçtim, Nuh Mete Yüksel'den, Ali Kırca'ya, Baykal'dan, Mhp'lilere, Cemaatle uğraşan kim varsa seks kaseti çıkması garip gelmiyor muydu?

      TSK'dan, genel kurmay başkanından, kuvvet komutanlarına, dış işleri toplantılarına bir sürü gizli kayıt yayınlandı. Bunların arkasında Cemaat olduğunu bilmiyorlar mıydı?

      Sürekli o kadar eğitimli bu kadar eğitimli diye övülen bir kitle, herkesin Cemaat'in yaptığını düşündüğü işleri Cemaat'in yaptığını bilmiyor muydu?

      Kişisel görüşüm, Cemaat mensupları öyle yada böyle Cemaat'in yaptığı kirli işlerin az yada çok farkındaydı ve bunların laiklere, Alevi'lere karşı yapılmasından da zevk alıyordu. Hala da çoğu değişmedi.Yine çoğu takiye yapmaya devam ediyorlar. Fetullahçı olduğu her konuşmasından belli askerler hala laik, Atatürkçü, Kemalist vs numarası yapıyor. Ama o kadar Kemalist'ler ki durmadan Ergenekonculara, Balyozculara saydırıyorlar, tüm KHK'lar iptal edilsin, hep Atatürkçü askerler atıldı vs diyorlar. Laik kesimde kandırılacak salak çok da yine yerler mi göreceğiz.

      Kendi tanıdığım Cemaatçilerden görüyorum. Özel'de Türkan Saylan'a küfrederler, pis cadı misyoner, iyki geberdi, ateşi bol olsun derler ama Twitter'da salak laikleri kandırmak için Türkan Saylan'a haksızlık yapıldı, keşke olmasaydı vs derler. Her türlü devlet kurumunda, Alevileri bitirmek için uğraştılar (Ergenekon'da Alevi yapılanması, dede yargısını bitirme vs vs) ama sürekli devlet Alevilere çok ayrımcılık yaptı, katliam yaptı vs derler.

      Cemaat mensupları da Cemaat gibi çok iki yüzlü bence. Hatta yüzsüz. Kim ne duymak istiyorsa ona onu söylüyorlar. Tabi bu kadar olaydan sonra ancak salak laiklerle, Alevileri kandırırlar.

      Sil
  5. yorumlara bakıyorum da siz bu "cemaat"i bağımsız bir hareket mi zannediyorsunuz? ipini tutanlar emretti de yediler bunca haltı. ne kendine güven ne yenileceğini bile bile. kukla bunlar. peki kuklacı kim mi? gayet açık: pensilvanya hangi ülkede?

    YanıtlayınSil