“FG Radikalleri” ve “FG Mağdurları” Arasındaki 19 Fark - Münferit Fikir Platformu

SON

Bu Blogda Ara

5 Mayıs 2020 Salı

“FG Radikalleri” ve “FG Mağdurları” Arasındaki 19 Fark


Tam 6,5 sene geçti… 17-25 ile başlayıp 15 Temmuz sonrası daha sert bir kulvara giren süreç hala tam olarak bitmiş değil. Öyle görünüyor ki bir süre daha devam edecek. Bu süreçte her biri ayrı bir kitaba konu olacak nice dönüşümler, değişimler yaşandı, yaşanıyor. Eminim ileride bu günler hakkında çok yazılıp çizilecektir.

Sosyolojik açıdan, tarihi kırılmalara sebep olan her radikal olay, akabindeki süreçte kendi öznesi veya nesnesi olan sosyal gruplarını etkiler, dönüştürür ve hatta yeni gruplar oluşturur. Her devrim, her darbe, her fetih, her seçim, her savaş, her göç; kendi mağdurlarını, kendi taraflarını, kendi rakiplerini, kendi hakimlerini, kendi mahkumlarını, kendi şahitlerini, şehitlerini şekillendirir, dönüştürür ve sorgulamaya iter. İşte bu yazı, yaşanan bu süreçler sonrası ortaya çıkan/zaten var olan bu 2 sosyal grubu incelemek üzere yazıldı. 

“Cemaat-Hükumet” kavgası diye bilinen bu sürecin erken dönemlerinde sadece 2 taraf varmış gibi görünse de, tarafların el yükseltmesiyle birlikte iyice çetinleşen bu mücadelenin farklı tarafları da oluşmuş durumda. 

Yeni oluşan bu taraflardan biri, zamanında Gülen ve cemaatine bir şekilde destek olmuş, gerek bizzat içinde, gerek ucunda kıyısında bulunmuş ama “devletin demir yumruğu” ile tanışmış ve/veya devlet zulmü görmeseler bile olan biten hadiselerden dersler çıkarıp gönül verdiği cemaat ve lideri adına büyük hayal kırıklığı yaşamış bir kitle. Ben onlara “FG mağdurları” diyorum. 

Diğer bir tarafa ise sürecin başından beri çizgisini bozmayan “FG radikalleri”. Hemen belirteyim, FG Radikallerinden elbetteki mağdurlar vardır. Hatta pek çoğu hak kaybı gibi noktalarda mağdur olmuşlardır ve onların da hakkını savunmak en temel insani görevdir. 

Öte yandan mağdur olmak da her zaman haklı olmak demek değildir. Aşağıda bahsedeceğim şekilde; FG Radikallerinin mağduriyetlere olan yaklaşımları farklı olduğu için onları mağduriyetlerinden çok radikallikleri ile tavsif etmeyi uygun buldum.

“FG Radikalleri” ve “FG Mağdurları” ayrımı daha çok 15 Temmuz sonrası, iktidarın acımasız politikaları neticesinde belirginleşmeye başladı fakat hala daha (en azından iktidar tarafından) tam fark edilmiş değil. Zannımca toplum vicdanında bu ayrım büyük oranda yapılıyor fakat hala ne hukuk sistemimiz ne de iktidar bu konuda net bir tavır almış değil. 

Bu yazının nihai amacı bu ayrıma dikkatleri çekmektir.

Ben bu 2 sosyal grubu ayrı ayrı tanımlamak yerine, 7 seneye yakındır edindiğim tecrübelere istinaden aralarındaki farkları yazarak açmak istiyorum.

“FG radikalleri” ve “FG mağdurları” arasındaki 19  fark;

1-FG radikalinin derdi “Hizmetleri ve grupları” iken, FG mağdurunun derdi sadece “insan”dır. 

2-FG radikalinin eylemi genelde “kurduğu sistemi korumak”(statu quo)  iken FG mağdurunun eylemi “hak ve adalet arayışıdır”.

3-FG radikali adeta bir “mağduriyet kibri” yaşar ve “yaşanan mağduriyetler üzerinden haklılık/meşruiyet inşaa etmeye” çalışırken, FG mağduru zaten haklı olduğu için “mağduriyetlerin bitmesini” ister. Bu yönde her adımı atar. Onun tek derdi kendi gibi hak kaybı yaşayanların haklarını almasıdır. Fakat mesela FG Radikalleri af tartışmalarında “sizin affınıza ihtiyacımız yok” diye twit atabilir, süreçleri çıkmaza sokabilir. 

4-FG radikali mağduriyetlerin bitmesi adına sadece twit atar veya yabancı basına demeç verir.  FG mağduru hakkını savunmak için (otoriter rejime rağmen) ne yapabiliyorsa yapar. Melek Çetinkaya gibi… 

5- FG Radikalleri her türlü mukaddesatı işlerine alet ederken FG mağduru ise din ile aldatanlardan bıkmıştır. Radikaller hala rüyalarla, boş hesaplarla umut tacirliği yapmaya devam etmektedir. FG Mağdurlarının bunlara karnı toktur.

6- FG radikalleri toplumun neredeyse her kesiminin nefretini kazanmışken, FG Mağdurları toplumun bir kısmı tarafından anlayışla karşılanmaktadır. (Toplumun iktidardan korkup sesini yükseltememesi bu gerçeği değiştirmiyor zannımca. Benim gözlemlerim bu yönde.)

7-FG radikalleri Erdoğan düşmanıdır, FG mağdurları ise büyük oranda sadece muhaliftir.

8- FG radikalleri dışarıya demokrat iken kendi içinde otoriterdir. FG mağdurlarının ise büyük kısmı gerçekten demokrattır.

9-FG radikalleri seçilmiş hissederler ve kibirlidirler. Bir gün mutlaka geri dönüp intikam alacaklarına inanırlar. FG Mağduru ise zamanında güvendiği FG ve otokrat ekibinin iç yüzünü görmüştür ve sadece amacı dine hizmet etmektir veya iyi şeylere destek olmaktır.(bir zamanlar)

10-FG radikalleri sürekli komplo teorileri uydurur, sürekli devlet içinden istihbari bilgiler/ön görüler sunarak “biz güçlüyüz” imajı vermeye çalışır ve dahası bunlara inanırken FG mağdurları artık bunları duymaya tahammül etmemektedir. 

11-FG Radikalleri büyük oranda küfürbaz hesapları takip eder, git gide bir trol gibi davranır, her türlü vesile ile iktidara saldırmaya çalışır. Kuru, basit ve yıkıcı bir muhaliflik sergiler. Adeta bir futbol takımının holiganı gibi taraf tutarlar. 

FG mağdurlarının ise çoğunun artık “tarafları” yoktur.  Bir kısmı tarafsızlığı ilke edinmiş, bir kısmı da içine düştükleri boşluğu kapatacak yeni mecralar aramaktadır, yelpaze çok geniştir.(kimileri deist, kimileri Risale i Nur’a sarılmış, kimileri salt mealci, kimileri nihilist, kimileri ateist olmuştur.) FG Mağdurları da muhaliftir ama çözüm arayan, çare bulmaya çalışan bir yapıdadır. Muhalefetleri daha çok yapıcıdır. FG Radikallerinin bu tavırlarına üzülmektedirler.

12-FG Radikalleri için toplumun diğer kesimleri ile buluşacakları neredeyse tek ortak nokta “Nefret duygusudur” Önceden kavgalı oldukları, hatta ciddi mağdur ettikleri gruplar ile (Makyavelist duygulardan ötürü) “İktidar düşmanlığı” paydasında bir araya gelebilir (uç sol örgütlerle mesela).

Fakat FG mağdurlarının önceliği “iktidar düşmanlığı” olmadığı, amaçları “insanca, özgürce ve adil şekilde yaşamak” olduğu için çok daha ilkeli duruşlar sergilemektedir. Mağduriyetlere “sahiden” sahip çıkarlar, “grup çıkarları” için değil.

13-FG Radikalleri için FG ve ekibine sempati duymayan mağdurlar imtihanı kaybetmiş, yolda kalmış, büyük fırsatı tepmiştir. FG mağdurları içinse olan biten tam bir hayal kırıklığıdır ve kimin kazanıp kaybettiğini ciddi maliyetler ödeyerek görmüştür.

14-FG Radikalleri FG maşuku Erdoğan düşmanıdır. FG Mağdurları ise ikisine de zamanında yaptıkları iyi şeyler için “hak namına” destek olmuşlardır. 

15-FG Radikalleri 2 gruptan oluşur. 1.grup cidden cemaatin eğitim hareketi olduğuna inanan ve mutaassıp şekilde FG’nin peşinden gidenlerden oluşurken… 

2.grup ise suça bulaşmış, bulaşılmasına şahit olmuş, önceliği “güç” kazanmak, “ele geçirmek” olan “iktidar şehveti” ile yanıp tutuşan ve masumları kalkan olarak kullanan gruptur.

16-FG Mağdurları da 2 gruptur. 1.grup cemaate uzaktan ya da yakından gönül vermiş, güvenmiş, destek olmuş ve büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştır. 2.grup ise cemaatle uzaktan yakından alakası olmayıp “selam verip borçlu çıkan” kişilerdir. 

17-FG Radikallerinin büyük kısmı “ben aslında cemaatten değilim” derken FG mağdurlarının büyük kısmı “zamanında destekledik, içindeydik” der.  Daha tutarlı, daha ilkeli, daha gerçekçidir.

 18-FG Radikalleri tıpkı “Erdoğan Radikalleri” gibi liderlerini hatadan hali, her hareketi hikmet dolu, “bilmediğimiz şeyleri bilen” bir yüce değer olarak görürken, FG Mağdurları Gülen’in de Erdoğan’ın da bir insan olup, hata yapabileceğini bilirler. 

19-FG radikalleri olan biteni “hak ve batıl” savaşı, çektikleri sıkıntıları “kutsal davanın çilesi” olarak görür veya öyle lanse etmeye çalışır, FG Mağdurları ise cemaat yönetiminin işlediği hukuk dışı işlerin faturasının kendisine ödetildiğini bilir ve olan bitenin buz gibi bir “güç savaşı” olduğunun farkındadır.

Ve son olarak, FG radikalleri (taraftar kaybedecekleri korkusu ile) bu gibi ayrımlardan ciddi rahatsızlık duyarken mağdurlar bu ayrımın daha da belirginleşeceğini bilmektedir.

Zaman, en büyük müfessirdir.

-Fatih Karacan                                                   Twitter: @fatih__mk

--------------------------------------------------------------------------------------------
Sorumluluk reddi: MFP blogda yazılan tüm yazılar yazarların şahsi
görüşleridir, MFP’nin ve platformdaki diğer yazarların görüşlerini ifade etmez. 
--------------------------------------------------------------------------------------------


19 yorum:

  1. Çok başarılı tespitler.

    YanıtlayınSil
  2. Hocam Elinize Emeğinize sağlık .Mükemmel Tespitler bence tek korkuları hala kandırabildikleri saftirik tabandan bazılarının da uyanacak olmasıdır.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Güzel tespitler ve bende aynı düşünüyorum. Korkuları herkesin uyanacak olması. Bu onlar için çok büyük lanet olacaktır.

      Sil
  3. 2.grup ise suça bulaşmış, bulaşılmasına şahit olmuş, önceliği “güç” kazanmak, “ele geçirmek” olan “iktidar şehveti” ile yanıp tutuşan ve masumları kalkan olarak kullanan gruptur.(yasanan 6 yıllik,sıkıntının özeti..)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Nerden biliyorsun? İkinci grupta mısın? Ben ikinci gruptayım ve şahit olduğum birşey yoktu. Üniversiteme gidip geliyordum.

      Cemaat kinine beni bulaştırma birader. Birilerinin peşine düşeceksen önce AKP'lilerin peşine düş. Bahsettiklerinin hepsi onlarda var. Olaylardan alakasız memurun, ev hanımının, öğrencinin peşinden düş.

      Sil
    2. Hususi işleremi bakıyordun, mahrem imam mıydın,,,?Ben bunlara kalkan yapılan, mağdurun.

      Sil
  4. Bu yazar devlete tapan klasik bir halk çocuğu. Fetöye de devlet tapıcılığı ve muhtemelen Türkçülüğü nedeniyle yanaşmış olsa gerek zamanında. Yazılarının hiç bir yerinde hak hukuk filan geçtiğini görmedim.

    FG mağduru ve FG radikaliymiş. Hayatı boyunca ne fetöyle ne fetullahla alakası olmamış birisi olarak bu süreçte işimden aşımdan oldum, terörist ilan edilerek toplum içine çıkamaz duruma getirildim, mahkemesiz, sorgusuz, sualsiz. Ben kimin mağduru olmuş oldum şimdi? FG'nin mi? Niye devletin, hükümetin AKP'nin değil de FG nin? Çünkü yazar bunlara laf kondurmaya kıyamadığı veya belki korktuğu için. Fetöcülere çakmak kolay gelinen noktada ama hiç bir sonucu yok. Mastürbasyondan farksız. Fetö dünün hikayesidir artık yeni şeyler söyleme vakti geldi.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. He he yavrum he he. Cezaevlerinde bir tane suçlu akıl hastanelerinde de bir tane deli bulunmaz zaten. Kime sorsan suçsuzdur kime sorsan ben deli değilim der.

      Sil
    2. Terörist ve suçlu olduğumu düşünüyor olabilirsin. O durumda benim hapse atılmam gerektiğini kabul etmen gerekir. Ceza kanununda terörist olmanın, terör örgütü üyeliğinin cezası 7,5 yıldan başlar. Ben hiç kimseden af dilemedim. Tam tersine hepinizin yüzüne tükürüyorum. Niye devletimiz beni affetmeye karar verdi soruşturma veya yargılama bile yapma gereği duymadan? Kim verdi devlet yetkililerine benim gibi tehlikeli bir teröristi affetme hakkını? Bir de bunu açıkla bakalım sevgili dostum.

      Sil
    3. Fetullah ile alakali olmadan neden isinden oldun. Yalancisin sen. FG'yi masumlastirmak icin bu yola mi basvuruyorsunuz şimdide? Bir ara Ataturk fotograflariyla twitterdaydiniz hatta milliyetci alevi rollerinede burunuyordunuz simdide hicbir alakasi yok ayagina burada yaziyorsun.

      Yuruyun gidin yalancilar sizi

      Sil
    4. Sadece fetöcüleri mi attılar KHK ile? Ama bunun bir önemi yok senin gibi insanlara ben fetöcü değilim filan diyecek değilim. Neysem oyum ben. Fetöcüysem fetöcüyüm PKK lıysam PKK lıyım. Ben teröristsem niye devlet beni affediyor. Etmesin istemiyorum kimseden af filan yargılasın koysun ortaya delilini sonra da cezası neyse versin bana. Şeriatın kestiği parmak acımaz. Niye yargılamıyor, hatta soruşturma bile açmıyor? Benim gibi bir terörist hak etmiyor mu bunları? Buna cevap ver verebiliyorsan.

      Sil
    5. FETÖ olarak solcu, kürt hocalar öğrenciler üzerinde o kadar çok çalışma yaptınız ki. Hepsini fişlediniz. İftiralar attınız. Dedikodu yaydınız. İnsanların özel hayatları sizin sohbet konunuz. Bütün üniversiteleri ele geçirdiğiniz. Hangi yöntemlere başvurdunuz belli değil be. Özel şirketlerde bile "menfi" insanların listesinin yapıldığını bana bir tanıdığım itiraf etti. Adam özel bir şirkette çalışıyor, fetöyle alakasız bir şirket biliyoruz, "kim bizi sevmiyor" diye fişleme yapmışlar. Ulan ağlak adama tapanlara güldüğü için kimbilir hangi işleri engellediniz. Hanginiz masumsunuz??? Afedersiniz a.... k... ortalığın ne devlet ne özel sektör bıraktınız.

      Bir gençle tanışmıştım bir haber sitesinde fetullah gülenle alakalı bir yorum yapmış diye anası ağlamıştı çocuğu bir çembere almışlar çocuk mahvolmuştu. Piskolojisi bozulmuş, şizofrene bağlamıştı herkesten korkuyordu.

      Başka esnafla tanıştım bursu kesince vergi memurlarıyla bunaltmaya çalışmışlardı adamı. İnsanlar sizin korkunuzdan AKP'li oldu.


      Onun dışında kendi gözümle gördüm, cemaatçi oldugunu bildiğim adam,
      Adam benim alakam yok diyor. Bize iftira ettiler, şikayet ettiler diyor.
      Gitmiş polis olmuş, devletin en iyi kurumlarında memur olmuş, keyfi yerinde, atılıyor bizi şikayet ettiler iftira atıldı diyor.

      Kimse kabul etmiyor ki. Akıncı'da yakalanan siviller videoda kendini tanımıyor. Ben tanımıyorum diyor bana benziyor diyor adam.

      Ne istiyorsun? İçeri atılmak mı istiyorsun. Git içeri atılmak iste. Ben fetullahçı değilim ama beni fetullahtan attılar dolayısıyla masum insanları attılar deme. Bu yalanı başından beri yayıyorsunuz. Ya bütün fetullahçıların dilinde var bu arkadaş git seni hiç tanımayan insanlara söyle tanıyorum sen fetullahçısın biliyorum. Cezan atılmaktı atılmamaktı onu tartışmıyorum ama bu yalan sen fetullahçısın siz bunu AKP'lilere yapacaktınız. Zaten düşmanlarınıza yıllardır öldürmek dahil herşeyi yapıyorsunuz. Şimdi size bunu yapıyorlar.

      Yalan atmayın yalan.

      Sil
    6. Devlet devletse bunlarla mücadele edecekti. Kabile devleti gibi herşeyinizi götürüp vermişsiniz fetöye. Şimdi de bunlar çok gizli kripto o yüzden hiç bir delil olmadan hiç bir yargılama olmadan onun bunun dedikodusuyla insanların hayatını karartacağız diyorsun. Birinci hatan seni kabile seviyesine indirmişti, ikinci hatanın seni oradan kurtardığını zannediyorsun ama gerçekte daha da batıyorsun, daha da kabile devleti oluyorsun. Fetö ile ilgili anlattığın örnekler aslında itiraftır senin tarafından, nasıl pespaye bir devletin olduğunun itirafıdır. Daha sonra elimizde yargılama yapmaya hiç bir delil yok, hiç bir ispat yok o yüzden dedikoduyla çoluk çocuğu aç bırakıyoruz demen de birincinin savunması değil başka bir itiraftır ne seviyede olduğunuza dair.

      Sil
    7. Yani güçlü devlet olmak böyle bir yapıya veya herhangi bir yapıya herşeyini teslim etmemeyi gerektirirdi. Devlet açısından bir acziyettir tüm bu anlattıkların. Ve bugün zulüm yaparak güçlü devlet olduğunuzu zannediyorsunuz ama bu da başka bir acziyettir. Adalet mülkün temeledir. Burada mülk mal mülk değil tabi ki devlet demektir. Devletin temelidir. Adalet affetmeyi değil suçluya suçunun cezasını vermeyi suçsuza zulmetmemeyi gerektirir. Suçluya ceza vermemek zulümdür suçsuza ceza vermek de zulümdür. Baştan beri sen teröristsin diyorsun. Eğer teröristsem ve devlet bana ceza vermiyorsa bu haksızlıktır, adaletsizliktir. Yok eğer değilsem ve cezalandırılıyorsam yine zulümdür.

      Kısaca devlet bugün yaptıklarıyla acziyet ve zulüm gösteriyor. Öyle değil diyorsan böyle biraz terörist gibi ama biraz da değil gibi geyiklerini geçecek adam teröristse devlet adam gibi soruşturmasını davasını açacak ispatını koyacak ortaya ve cezasını verecek hak edene. Değilse de kendi vatandaşını çoluk çocuk aç bırakmayacak. Devlet ciddiyeti bir yandan insanlara terörist deyip sonra da hadi git affettim demeyi kaldırmaz.

      Sil
    8. guzel yorum, katliyorum

      Sil
  5. Yahu adam sana fetö'nun bilinen sahtekarlıklarını anlatıyor. Sen de "lanet olsun bunları yapan fetö'ye" demek yerine kalkmış "devlet aciz devlet bilmem ne" diyorsun.

    Devlet dediğin bir araç. Kutsallaştırılmaması gereken bir kurum. O ayrı.

    Adam sana fetö'nün iç yüzünü anlatıyor sen kalkmış demagoji yapıyorsun.

    Hayatını karartan fetö'ye kız önce kardeş.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Arkadaş bana fetönün sahtekarlıklarını anlatmıyor o sahtekarlıkları benim yaptığımı iddia ediyor. Eğer onlarda benim payım varsa ve devlet bana soruşturma bile açmıyorsa o sahtekarlıkların mağdurlarına zulmetmiş olur. Yok payım yoksa bana zulmediyor demektir. Fetö bir terör örgütüdür. Terör örgütünden ne beklenirse onu yapar. Fetöye sen ne kadar kızıyorsan o kadar kızıyorum. Devlet terör örgütü değildir ve terör örgütü veya mafya gibi davranmaz. Burada adaleti sağlama sorumluluğu devletindir. Terör örgütünden mi bekleyeceğiz adaleti? Devlet bir insana teöristsin diyorsa bunun gereğini yerine getirmelidir.

      Sil
    2. Arkadas kimsenin yasadigi zorluklardan zevk aldigimiz yok.

      Sil
  6. bu yazardan ben de cok hoslanmiyorum, twittlerinden falan da tipik bir devlet tapicisi oldugu seklindeki yorumlara da katliyorum. Ama Allah var, bu guzel bir yazi olmus. sadece 7. maddeye itiraz ediyorum, iyi bir insan olmak isteyen herkes Erdogandan nefret ediyordur herhalde, aksini dusunemem bile. Ama bu nefret de yazar icin kotu birsey, sonucte yuce devletimizin basi, ondan nefret etmek ne haddimize.

    YanıtlayınSil