Header Ads Widget

test banner

Kandırıldık Mı?


Bilhassa 15 Temmuz 2016 sonrasında, Gülen Cemaati’nin bulaşmış olduğu hukuk dışı ve ahlak dışı eylemler inkar edilmesi imkansız derecede gün yüzüne çıkmaya başladı. Geçmişi yaklaşık elli yıl geriye giden bu oluşum hakkında akla gelen çok önemli bir soru var: Cemaatin emelleri ta en baştan beri “karanlık” mıydı, yoksa zaman içerisinde mi bu yöne doğru evrildi? Yazım bu sorunun cevabını aramak üzere yazılmıştır.

Öncelikle bu soru hem kendimin, hem de farklı seviyelerde cemaatle içli dışlı olmuş dostlarımın çok sık aklımıza gelen “kandırıldık mı?” sorusunun da doğrudan cevabını içerdiği için önemli buluyorum. İkinci olarak da, ortalığa dökülen onca kanıt var iken neden halen cemaat mensuplarının çok yüksek oranda bağlılıklarını devam ettirdiklerinin de yine aynı soru ile alakadar olduğunu düşünüyorum.

Yine başlangıçta belirtmek isterim ki, bu cemaatin farklı dönemlerde yapmış olduğu yanlışları yazının ana konusundan ayırt etmek gerekir. Örnek olarak, faaliyetlerinin genel olarak yasal ve takdire şayan olduğu bir dönemde kurban derisi toplarken mensupların “yalan söylemeyi” meşru görebilmesi daha ziyade yapının kurgusundaki eksik ve hataların yansımasıdır. Burada cevabını aradığım soru ise, Gülen başta olmak üzere bu hareket ve yöneticilerinin yıllar öncesinden karanlık gayelere sahip olup olmadıklarıdır. Daha somut bir ifade ile, 1970’li yıllarda vaazlar verirken veya 90’larda Sovyetlerin dağılması sonrasında Orta Asya’da okul seferberliği başlatırken, Gülen’in aklının bir köşesinde “Türkiye Cumhuriyeti Devleti idaresini kontrolü altına alması için gerekli insan kaynaklarını yetiştirmek” gibi bir gizli gaye mi vardı?

Kendi gördüklerim, yaşadıklarım ve dostlarımla (bir kısmı cemaat içerisinde epey üstlere kadar görev almış) tartışmalarımın beni ulaştırdığı cevap, kısaca HAYIR. Şeffaflık cemaate atfedilebilecek belki en son sıfat. Dolayısı ile, tarihi devinimi içerisinde geçtiği her dönemde, yayın organları veya sözcülerinin (Gülen dahil) açıklamalarının gerçek gayeyi yansıttığını söylemek çok safça olur. Bununla birlikte, on-yıllar boyunca şiddetin en küçük bir şekline dahi meyletmemiş, aksine bundan sakındırılmış insanların, yıllar sonra gerekirse zorla (askeri darbe gibi en uç bir şiddet formu ile) istediklerini elde etme niyetlerine ta en baştan sahip olduklarını düşünmek de çok makul görünmüyor. 

Başlangıçtan itibaren karanlık emellere sahip olma fikri özellikle bu günlerde çok rağbet görse de, yaşanan durumu aşırı özgüvenin getirdiği yozlaştırma ve kokuşma olarak nitelemeyi daha doğru buluyorum.

Bugün itibari ile yaşadığımız öfke, kimi zaman geçmişte yaşananları değerlendirmelerimize de yansıyor. Oysa bu en basitinden nedensellik ilkesine aykırı. Bugün yaşadıklarımız geçmiştekilerin sebebi olamaz. Bugün gelinen noktadaki tüm olumsuzluklara rağmen, cemaatin geçmişte yapmış olduğu birtakım faaliyetlerin o dönem itibari ile takdire şayan olduğunu ve bu faaliyetlere gönüllü olarak destek veren insanların da yaptıkları ile gurur duymaları gerektiğini düşünüyorum. Bunlardan en önemlisi Orta Asya’da okul açma faaliyetleri. Gerek zamanlama, gerek organizasyon ve örgütlenme açısından bu çalışmalar bir başarı hikayesidir. O dönemde bu faaliyetlere katkıda bulunanlar kendileri ile barışık olmalıdır. Kimseye kötülük yapmadılar, aksine belki binlerce genç insana kaliteli eğitim sağladılar. 

Diğer bir önemli katkı, cemaatin muhafazakar insanların eziklik psikozundan kurtulup eğitimli ve başarılı bireyler olabileceklerini kanıtlaması ve bunun gerçekleştirilmesi konusunda ciddi faaliyetler yapması olmuştur. Okul çağlarımda Gülen’in dikkatimi çekmesini sağlayan ne hüzünlü vaazları, ne de kimilerinin karizmatik gördüğü kişiliği olmuştu. Mahallemin camisinin hocası din adı altında en işe yaramaz tali detaylardan (ağızdaki diş dolgusunun gusül abdestine mani olup olmaması gibi) bahsederken, Gülen bilimden (din ile çelişmediğinden), nebülozlardan, proteinlerden, ekonomiden vs bahsediyordu. Etrafında eğitimli insanların öbek öbek toplanması etkilenenin sadece ben olmadığımı gösteriyor.

Dolayısı ile, bir dönem cemaat içinde meşru faaliyetlerde bulunan veya samimi duygularla destek veren kişilerin herhangi bir kandırılmışlık veya pişmanlık duyguları içerisinde olmamaları gerektiğini düşünüyorum. Meşru kelimesini açmak gerekir; yasal olarak faaliyet gösteren bir okulda en iyi şekilde eğitim vermeye gayret eden bir öğretmen, cemaat bugün hangi noktada olursa olsun, o dönem yaptıkları ile mutlu olmalıdır. Diğer yandan, özellikle masum insanlara zarar vererek devlet kademesinde güçlenmek için yapılanlar elbette meşru değildir. 

Yukarıda da belirttiğim gibi, cemaatin içerisine evrildiği ve bugün itibari ile yaşadığı durumu, kuruluş gayesinin tezahürü değil, aşırı özgüvenin netice verdiği bir kokuşma olarak görüyorum. Cemaat içerisinde en başından beri iki hususta akla mantığa sığmayacak ölçüde bir özgüven olmuştur:  

Bir: Fethullah Gülen’in kendisi. Gülen seçilmiş bir kişidir. Ismarlamadır. Davranışları ve kararları kendiliğinden değil, onu özel bir gaye ile gönderen Yaratıcı güdümündedir. Yaptığı bazı şeyler an itibari ile anlaşılmasa bile, ileri bir vakitte ne kadar isabetli oldukları ortaya çıkacaktır. Bu argümanlar itikadi olarak son derece problemli olmasına rağmen kabul görmede çok zorluk çekmemişledir (Bunun nedenleri ayrı bir konudur, fakat kısaca altyapının buna zaten hazır olduğunu, islam aleminin benzer niteliklerde şeyh, hacı, hoca, mollalar ile dolup taşmış olduğunu hatırlatmak burada yeterlidir.)

Halbuki Fethullah Gülen etli kemikli bir insandır. Hata yapmaktan münezzeh falan değildir, hiçbir zaman da olmamıştır. Böyle bir ayrıcalığı Allah, sevgili peygamberlerine dahi vermemiştir.  

İki: Cemaatin bizatihi kendisi. Bu hareketin sahibi Allah’tır. Siz yardımcı olmakla ancak kendinizi kurtarırsınız. Allah hakkı tutup kaldıracaktır. Melekler bile size gıpta etmektedir. Bu argümanlardaki problem de yine ayrı yazı konusu olmakla birlikte, Allah’ın hangi hareketi sahipleneceğine bizim karar veremeyeceğimizi hatırlamak yeterli olacaktır. Aksi şirk ile eşdeğerdir. Kendini Allah zannetmektir.

Netice itibari ile, cemaat özelinde elli yıllık bir serüvenden bahsediyoruz. Bu serüvende Türkiye ve Dünya gündemi, sosyolojik yapısı, siyaseti sayısız değişiklikler geçirmiştir. İlerleyen zaman içerisinde gelişmesini sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesi için cemaatin sağlıklı otokontrol ve yeniden yapılanma mekanizmalarına sahip olması gerekirdi. Oysa ki liderini ve kendisini kutsal ölçüde hata yapmaz gören aşırı özgüvendeki bir yapının bu gelişmeleri göstermesi mümkün değildir. Yanlış’a “yanlış” denemeyen bir oluşum, ne kadar ulvi gayelerle yola çıkarda çıksın er veya geç kokuşur. Güçlendikçe kendi gücünün esiri olur. Ve ardında tüm başlangıç noktalarına ters düşen bir “tepedekiler” hiyerarşisi, ve o tepede olan bitenden habersiz masumane insanlığa hizmet ettiğini düşünürken kendisini zindan karanlıklarında bulan bir “aşağıdakiler” ordusu bırakır.

-Nehir Geçen                                             Twitter: @Nehirgecen

-------------------------------------------------------------------------------------------
Sorumluluk reddi: MFP blogda yazılan tüm yazılar yazarların şahsi
görüşleridir, MFP’nin ve platformdaki diğer yazarların görüşlerini ifade etmez.
--------------------------------------------------------------------------------------------

author

"Sorumluluk Reddi" Konusunda Önemli Bilgilendirme:

Münferit Fikir Platformunda yazılan tüm yazılar, aksi MFP YYK tarafından belirtilmedikçe yazarların kendi görüşleridir. MFP’nin ve platformdaki diğer yazarların görüşlerini yansıtmaz veya ifade etmez.

Yorum Gönderme

59 Yorumlar

  1. (1) Cemaatin Haziran Fırtınası dediği dönemde Gülen'in ABD'ye gittiği dönemde malum kasetleri çıkmıştı. Kuluçkaya yatan yumurtalar gibi bekleyeceksiniz dediği, her yeri ele geçireceksiniz dediği.

    (2) Çevir Bir'e de okulları size vereyim diyor, Çevik de kabul etmemiş, okulları değil hususi işleri diyoruz hoca diye. Gülen de ABD'ye geçmiş. Buradan 2 yorum çıkar, birincisi her şey hususi işler içindir okullar sütredir. İkincisi hususi işleri bir varlık teminatıdır okullar tekrar yapılabilir o yüzden hususiyi korumuş.

    (3) Tayfun Tuna'nın son yazısında Kamptaki bir hususi abi sizin yaptığınız tüm hizmetler yani o görünen kısım aslında bizim işlerimizi yapabilmemiz için bir sütre diyor.

    Bunları yazdım çünkü bozulma ne zaman olmuş, 28 şubat döneminde bir bozulma emareleri var. Gülen o gizli çekilen kasetleri neyi gösteriyor? Bana kalırsa bu Ergenekon davaları başlamadan çok önce cemaat bozulmuştu. Sabri İn kitabında Ergenekon'u 2001'de başlatmaya çalışıyorlar zaten, o izin vermiyor. Gülen'in o gizli kasetleri bozulmayı gösteriyor. Tabi sizin argümanınızda yoksa baştan bozuktu da diyebiliriz. Yani sizin argümanınızda bir başlangıç noktası gerekiyor ve nokta da 2016-2013-2010-2007 değil çok eskilere gidiyor.

    Cemaat güç sarhoşu oldu diyenler sonradan bozulduğunu düşünüyor. Sonradan bozulduğu için de Karlov suikastini mesela kabul etmezler. Çünkü güç sarhoşluğuyla ilgili bir eylem değildir.

    Cemaatin sonradan mı bozulduğu yoksa baştan beri derin bir istihbarat örgütü mü olduğunu anlamak için daha çok bilgiye gerek var. En başından Karlov suikasti olayı aydınlatılmalı.

    Bu arada cemaatten büyük kopuşlar Nurettin Veren ile başlayıp genelde 1995 ve sonrasındadır. Bu kopan kişiler Hasan Polat gibi ülke imamı mesela, o dönem soru çalma olduğunu söylüyor.

    1986 Yılı gene soru çalma iddiasının olduğu bir yıl.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 1986 yılına ait soru çalma iddiasına ilişkin olarak, mesleklerinden ihraç edilen bazı tuğgenerallerin öğrenci iken ifadeleri var. Bizzat okudum. TEYİT EDİYORLAR.

      Sil
    2. Karlov suikasti isini az cok biliyorum, Ruslar dahil kimse cemaatin dahli olduygunu dusunmuyor, iddianamesi de kepaze bir sey. Zaten o polis memuru daha once rte nin oldugu ortamlarda da bulunmus ve belli ki olumu goze almis, rte yi oldurur, Karlov'u oldurup eline ne gececek?

      Sil
  2. FG ve Cemaati kuruluşundan, tasarımına kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kötü niyetli bir yapıdır.

    İçindeki insanların bunu anlayamayacak derecede beyinleri yamyamlar tarafından yenmiştir.

    İnsan gelişimine ket vurmak amacıyla kurulmuştur.
    Tamamen amacı budur!
    İstediği kadar okulu açsın, istediği kadar türkçe öğretsin.
    Bunu soru çalmalardan, siyasi işlere karışmaktan, kurban derilerini çalmaktan tamamen bağımsız söylüyorum.

    Soru çalmak, siyasete bulaşmak, kurban derisi çalmak kötücüllüğünün binde birini dahi kapsamaz.

    Samimi Fetullahçı olup bir insanın mutlu bir evlilik, birliktelik sürdürmesi imkansızdır.

    Samimi Fetullahçı olup bir insanın doğru düzgün bir iş sürdürebilmesi imkansızdır.


    Samimi Fetullahçı olan birisi karşısına gelen düşünsel, felsefi bir yazıyı anlayabilmesi mümkün değildir.

    Samimi Fetullahçı felsefe profesörü olamaz, tarih profesörü olamaz.

    Ortaçağ'da skolastik düşüncenin yaygınlığından bahseden, bir eğitim kapsamında bu konuyu okuyan FG cemaati üyesi birine, ortaçağ'da sizin düşüncenizden daha skolastik bir düşünce asla var olmamıştır dedim. Afalladı.

    Çünkü içinde bulunduğu durumu göremeyecek derecede beyni süngere çevrilmiştir.

    Skolastik düşünceyi ve bu düşüncenin tam içerisinde olduğunu bilmeyecek kadar kişiliği yok edilmiştir. Anlam dünyası kaymıştır. Terapiye ihtiyaçları vardır. TC devleti bunu sağlamak zorundadır.




    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. cemaatin tezgahinda yetistim, samimiyeti Allah bilir. evliligim gayet mutlu, 15 Temmuz'a kadar islerim de gayet yerindeydi. Cok sukur felsefi yazilari da anlarim, biraz kalem de oynatirim bu konularda. Skolastik meselesine gelirsek, gunumuzdeki haliyle butun ehl-i sunnet dusuncesi skolastik bir nitelik arzetmektedir zaten, neye sasirdin bu kadar? sunger olan senin beynin mi acaba?

      Sil
    2. Yok sünger olan senin beynin. Fetullah denen adama tapan kimse onun beyni süngerdir. Ya hangi insan normal şartlar altında, çocukluktan yetişmeden bu adama böyle tapabilir ya? Açsana bir konuşmasını dinleyelim beraber en çok hangi sözünü beğeniyorsun mesela. Ama 15 Temmuz'a kadar iyiysen herhalde devletin en güzel alanlarında cemaati kullanarak bir yerlere geldin. Üniversitelere girdin belki. Maaşın iyiydi. Durumun iyidir. Ben mudurun odasının kapısında pazar parası bekleyen öğretmenlerden bahsediyorum. Hakkına girdiğiniz. Paralarını iç ettiğiniz, çocukluktan beynine "hizmet" için girdiğiniz öğretmenleri örnek veriyorum. Ehl-i sünnet düşüncesini desteklediğimi düşündün herhalde, hayır öyle değil. (pakradu,iran ajanı sensörleri harekete geçti... Bip bip bip. İran ajanı, kripto ermeni, pakraduni tespit edildi. Bip Bip.) Yok hayır. Ehl-i sünnette skolastik bir düşüncedir fakat kendini en azından cemaat gibi modern düşünceye sahip göstermez.

      Sil
    3. baya geri zekaliymissin evet. Sen basit bir soru sordun "cemaatte olup bunlari yasayan var mi" diye, ben de evet var, dedim. salak oldugun icin ve mantikli bir sekilde konusamadigin icin cirkeflesmissin "bu adama tapiyorsun" gibi salakca seyler yazmissin. Niye tapayim, bunu nereden cikariyorsun, mabadindan element uyduruyorsun, bir de modern dusunceden bahsediyorsun. Gulen ozgun bir dusunur bile degil, hangi lafini tartisacagiz? O vaiz ve aksiyoner yonuyle one cikmis birisi. Daha kime niye dusmanlik beslediginin farkinda degilsin. Gene de bazi orjinal acilimlari vardir. Mesela takvayi sadece islami kurallara uygunluk degil ayni zmanda fizik alemin kurallarina da uymak olarak tanimlamasi cok etkileyici bir fikir. Boston Universitesi'nde bir antroploji hocasi hoca bunu duydugunda cok etkilenmisti mesela. Senin capsiz kriterlerinde ne yeri vardir bilemem.

      Kendin de muhtemelen loser sin, kendi basarisizliklarini cemaatten cikariyorsun. Bunu nereden anladim, islerim iyiydi diyince hemen baslamissin, cemaati kullanmissindir diye. Ben cemaate girmeden Turkiye derecesi yapmis adamim, cemaatle de bir yere yukselmedim, belki potansiyelimin cok alltinda kaldim cemaat icin kosturmaktan kariyerimde geleblecegim yerin yarisinda kalmisimdir. Dert degil. Devlette de bir gun bile calismadim. Ayrica devlette calismayi cok matah birsey zannediyorsun sanirim, devlette orta zekalar calisir, benim kapasitemdeki birisi devlete ancak fedakarlik yaparak girer, arkadaslarimdan bu fedakarligi yapanlar oldu, ben girmedim. Kimsenin parasini falan da ic etmedim, host kopek, herkesi kendin gibi biliyorsun belli ki. Senin hangi dusunceyi destekledigini bilmiyorum, beni ilgilendirmez, cemaat klasik bir ehli sunnet hareketidir, dolayisiyla epey skolastiktir, buna niye sasiriyorsun diyorum, kendini cok entelektuel sanan dangalak. Cemaatin formu moderndir, icerigi degil. Git biraz modernite ne demek ogren de gel diycem ama senin gibi geri zekalilarin boyunu asar bu isler.

      Sil
    4. O senin deyiminle "vaiz ve aksiyoner", benim deyimimle "hipnozcu, cinci ve mafya" şizofren'in söylediği anlamsız düşünceyi duyup etkilnen antropoloji hocasına tahminen cemaat yemekler yedirip gezdirmiştir. Çünkü hiçbir aklı başında insan F.Gülen'den ve söylediği herhangi bir cümleden etkilenmez.

      "takvayi sadece islami kurallara uygunluk degil ayni zmanda fizik alemin kurallarina da uymak olarak tanimlamasi cok etkileyici bir fikir"

      Ya bunun neresi orjinal bir fikir. Takva ne o bile belli değil? İslam'ın takvası, budizmin takvası, Hristiyanlığın takvası hangi takva? Fizik kurallarına uymak ne demek ? Fizik kuralları gereği, Mesela İslam'ın yasakladığı söylenen Faiz yerine "kar payı" kelimelerini kullanıp banka işleri yapmayı mı kastediyor? Yoksa fizik kuralları gereği uçamadığımız için 10. kattan atlamayalım mı demek istiyor.

      Ya sen müslümansan kur'an'ın hangi ayetinden etkileniyorsun bu kadar? Ya bu cümlenin neyinden etkileniyorsun? Bunu bir İŞİD'çi kafasına sahip biri olarak duyunca mı etkilendin?

      Sen madem Türkiye derecesi yaptın, zekisin diyelim. Allah daha çok arttırsın zekanı, o zaman aş bunları ya. Gir felsefeye, gir tarihe özgünce, sil kafandan Fetullah'ı tek başına başla herşeye. Git biraz uç noktalarda gez. Hatta inancını koruyarak başka pratikler, felsefeler var, İslam doğrusa İslam ile birleştirmeye çalış. Onlarda Allah'ın yarattığı insanlar, onlarda Allah'ın yarattığı pratikler. Sende insansın kardeşim gir yaradana ulaşmaya çalış. Neymiş bu Allah yaaa?? Bir sorsana? Güvenli bir yerdesin madem, otur günlerce aylarca düşün "Allah varsa bu dünyayı neden yaratmıştır" diye düşün mesela. Veya öylesine günde 20 dk bedenini hisset. Bu hissi neden vermiştir diye sor. Diğer insanlar gerçek mi yoksa beynimde mi yaratıyorum diye sor. İnsanlar Ego hakkında ruh hakkında çok ileri sorular soruyorlar. Mesela thomas metzinger ego tunnel kitabı var. Al oku. Fetullah'tan çok daha derin soruların cevabını arıyor insanlar. Sen burda "takvada fizik kurallarına uymak"tan bahsediyorsn ne diyorsun sen?

      Başka bir fetullahçıda "Mavi Marmara'da Hocaefendi İsrail devletine saygılı olunsun" dedi. Haklı çıktı. Ne kadar büyük bir söz söyledi diye savunuyordu. Ya bende söylerim bunları? Ya arkadaş siz insansınız siz çok büyük şeylere layıksınız yapmayın şunları kendinize ya.


      https://www.youtube.com/watch?v=FDjGvXLHYTY


      Sil
    5. daha fazla cevap vermeye degmezsin. katilmadigin veay anlamadigin her fikirle karsilasinca bunu kabul etmek icin hangi menfaati aldiniz, kac para yediniz falan dedigine goe karakter yerlerde. takva kelimesinin sozluk anlamini bile bilmiyor ama yorum yapmaktan geri de kalmiyor. bir cumleyi ne anlama geldigine gore degil kimin soyledigine gore degerlendiriyor, yani entelektuel sefalet diz boyu. iki tane kitap okumus kendini evrenin sirlarina ermis zannediyor. git kardesim, isim gucum var, neye inaniyorsan onla devam et hayatina, sadece kendi capini abartma

      Sil
  3. Cemaatin özelliklerini alıp bunlar yanlıştı diyorsunuz. Onlar olmasa zaten böyle bir cemaat olamazdı. O bahsettiğiniz şeyler cemaati cemaat yapan şeyler. Kandırıldınız.

    YanıtlayınSil
  4. doğru cevap için sorunun doğru sorulması gerekir.

    cemaat neden bu şekilde yapılandı, neden böyle davrandı, davranmak zorunda kaldı diye sormak gerekir.

    yazarların bu konunya değinmeleri gerektiğini düşünüyorum. soruları tersten sorarak sonuca gitmek de bir çözüm şekli.

    cemaat şeffaf değildi NEDEN?

    şeffaf olan dernekler vakıflar cemaatler neler yaşadı NEDEN?

    cemaat %98 i müslüman olduğu söylenen ülkede insanları islamı getireceğine nasıl inandırabıliyor NEDENİ NEDİR?

    tüm dini cemaatler şeffaf değilken, kendi mensuplarını devlet kadrolarına yerleştirirken, the cemaat için söylenen tüm özellikler şu andaki diğer cemaatlerde işlenmeye açık açık devam ederken, sadece the cemaat terör örgütü kabul edildi NEDEN?

    aynı şekilde diğer cemaatlerde bir süre sonra güç sorhoşluğu yaşayacakları belli iken hatta yaşıyorlarken aynı tarz hareketlere müsade edilmesi NEDEN?

    yıllarca çeşitli örgütler, cemaatler hep devleti ele geçirmeye çalışıyor NEDEN?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye Cumhuriyeti Devletine her zaman bir düşman lazım. Şeffaf olmayan yapısı ile The cemaat buna en uygundu.

      Sil
  5. Tebrik ediyorum. Güzel bir yazı ve aynı zamanda analiz olmuş..çok istifade ettim..devamını bekliyorum.teşekkür ederim.

    YanıtlayınSil
  6. Nasretti hoca bir gün eşeğine ters binmiş, bunu görenler "hoca bizim tencere nerede" demişler, hoca da "ya tutarsa" demiş. Yukarıdaki yazı ve yorumların özeti...

    YanıtlayınSil
  7. Cemaatin hedefi en baştan itibaren Türkiye ve dünyada gücü ele geçirip şeriatı getirmektir.. Cemaatin hedefi 3 aşamalıdır, İMAN, HAYAT ve ŞERİAT.

    Bunu duyunca şaşıran cemaat mensuplarını önce takiyye yapıyor sanıyordum, çünkü sudaki balığın suyu bilmemesi gibi bir durum, fakat bir çoğunun gerçekten bilmediğini, hizmetin demokrasi için çalıştığına inandıklarını anladım. Bu kimseler kandırıldık diyor tabi ki.

    Cemaat her zaman önceliği askeriyeye verir. Bu sitenin yöneticisi İsa bey bile orta okulda gözlükü olduğu askeri okula gidemeyeceği için VASIFSIZ sınıfına ayrılmıştır.
    Önce askeriye ve polis, sonra yargı, sonra eğitim hedeflenir.

    Gücü ele geçirmeden şeriatı getirmezsiniz. Cemaatin vazifesi Said Nusinin dediği gibi
    ''SÜFYANIN REJİM-İ BİDATKARANESİNİ YIKIP DAĞITMAK VE SÜNNETİ SENİYYEYİ İHYA ETMETTİR''
    Süfyan Atatürktür, onun bidatkar refimi de Laik cumhuriyettir.

    Yine Said Nursi ahir zaman cemaatinin görevini 3 aşamalı anlatmıştır, önce ŞERİAT yerleşecek, sonra HAYATın tüm birimleri ele geçirilecek, sonra ŞERİAT gelecektir.

    Gülen Demokrasiden geriye dönüş yoktur deyince bazı saflar cemaatin demokrat olduğunu falan sandı galiba. Demokrasi bir aşamadır, ondan daha ileri bir seviye olan ŞERİATa gidilecektir.

    Demokrasinin temel değerleri olan laiklik ve fikir özgürlüğüne cemaatin asla izin vermeyeceğini az çok risale okuyup kaset dinleyen bilir.

    Asıl konu cemaatin İslam anlayışıdır. Bu islam anlayışı katı gelenekçidir. Mürted öldürülür, kadınlar açık gezemez, fikir özgürlüğü yoktur, değil islam Gülen bile eleştirilemez.

    Cemaat baştan beri aynıdır, değişmemiştir, darbede panikle aşırı tepki vermiştir ama darbe yapılması, güç kullanılması gibi şeyler zaten iman davası için gerekirse başvuracağı şeylerdir. Ama Darbedeki sivil ölümlerini ise kesinlikle amaçlamadıklarını, başarısızlık sonucu olduğunu sanıyorum.

    Çünkü cemaat şeriat hedefine mümkün olduğu kadar toplumla birlikte ve toz kaldırmadan gitmek ister.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yukardaki ''Yine Said Nursi ahir zaman cemaatinin görevini 3 aşamalı anlatmıştır, önce ŞERİAT yerleşecek, sonra HAYATın tüm birimleri ele geçirilecek, sonra ŞERİAT gelecektir'' paragrafında ''....önce İMAN yerleşeck...'' şeklinde olmalıydı.yanlış yazmışım.

      Sil
    2. Dogru ama seriat in ne anlama geldigi ve Islamla iliskisinin ne oldugu konusunda cemaatte de fikri bir evrilme oldu. Yani tam teorize edemeselerde demokrasi ile seriatin bir sekilde bagdasacagina dair bir cizgiye kaydi cemaat. bunun nasil olacagini aciklayamadi tabi ama zaten seriatin nasil birsey olacagini da aciklayamiyordu. Bunlarin zaman icinde tecrube edilerek ogrenilecegi, gelistirilecegi ongoruluyordu ki bu modern Islami akimlarin cogunuun ortak noktasidir.
      Iman, Hayat, Seriat da ucleme olarak Nursi, Gulen ve 3. zat diye formule edildi. 3. zat genelde Mehdi diye anlasildi, vazifemiz Mehdiye zemin hazirlamak deniliyordu. Cemaat kendini hayat safhasiyle sorumlu kabul ediyordu ama Hayat, her uniteyi ele gecirmek degil her unitede var olmak seklinde formule ediliyordu. Guclendikce var olmak, ele gecirmeye donmus olabilir.

      Sil
    3. Süfyan=atatürk/fetullah
      Kalbi risaleleri sevdiği ve aklı istihsan ettiği ve yüksek bulduğu halde; nefsi ise, enaniyet-i ilmiyeden gelen kıskançlık cihetinde zımnî bir adavet besler gibi, Sözler'in kıymetlerinin tenzilini arzu eder tâ ki kendi mahsulât-ı fikriyesi onlara yetişsin, onlar gibi satılsın. RN-Mektubat/426
      Fetö risaleleri sâdeleştirmek istedi, ancak kendi kitaplarını sâdeleştirmedi !
      Risaleleri okumayıp okumayınca anlamayıp bu hâle düştünüz kıvranıp durun şimdi, daha kabre girmeden azabını çekiuorsunuz

      Sil
  8. The Cemaatin emelleri ta en baştan beri karanlıktı. Ancak bu yüzünün görülemedi. Zira müntesiplerinin teolojik-felsefi-bilimsel düşünceden yoksun olduklarını değerlendiriyorum. Bu anlamda mensuplarını özellikle de yetiştirmemiştir.Bu anlamda kandırıldılar. Sevenlerinin Çarşamba/FATİH tarikatinden pek bir farkı yoktur, sadece kılık kıyafetleri değişiktir. Bu yapı, en baştan beri karanlık emeller için kurgulanmıştır. Bir görünen yüzü, bir de görünmeyen yüzü vardır. (Ahmet KELEŞ- FETO'nun Günah Piramidi).
    Bugün gelinen gelinen noktada The Cemaat sosyoloji,psikoloji,sosyal psikoloji,psikiyatri,antropoloji,teoloji, dinler ve mezhepler tarihi gibi çok çeşitli alanların yanında din-devlet-cemaat-siyaset ilişkisi boyutuyla da değerlendirilmesi gereken bir meseledir.

    YanıtlayınSil
  9. Ülkede veya Ülke dışında olupta tüm bu yaşananlardan sonra eleştiri ve sorgulama yapmamak akla ihanettir. 15 Temmuz yaşanmamış olsa dahi bu yapıya mensup kişiler bu yapıyı teoljik olarak iyi analiz etmeleri gerekir.

    YanıtlayınSil
  10. Cemaattekilerin,felsefe,teoloji,antroploji,psikoloji,sosyolaji,din siyaset alaninda degerlendirilmesi yetmez,uc asagi bes Yukari butun Turkiye ayni kafada,eger bu meseleyi cozmek istiyorsak butun TUrkiyeyi isin icine katip kollari sivamaliyiz.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bütün Türkiye aynı tecrübeden geçmedi.
      The Cemaat dışındaki herkes ya "Biz eskidende FETÖ derdik" kafasında
      ya başka bir tarikate veya cemaate mensup zaten.
      Cemaattekiler -ben kötü birşey niyetlemedim, yapmadım diyebilenler, tek derdim islamdı diyenler
      ve şu an uyanmış olanlar- neden ve nasıl böyle bir şeye maruz kaldıklarını çözseler onlar için yeterli olacaktır.

      Yeryüzünde çok az görülmüş devlet kontrollü ve destekli zihin kontrolüne tabi tutuldular. Neden seçildiler, kimliksel, geçmişe dayalı bir seçim mi yoksa şans eseri mi bilmiyorum. Ben şans eseri olduğunu düşünmüyorum. Belki dedelerinizin işlediği suçlar vardı geçmişte o bile olabilir. Ama şans eseri olmadıgına yuzde yuz eminim.

      Yukarıda birisi yine cemaati savunur tarzda "cemaat neden şeffaf değildi" yazıları yazıp bu şeffaf olmamayı devletin politikalarına bağlamaya çalışıyor.

      Şunu anlamak güç mü? Sürecin kendisi asıl amaç! En nihai amaç yaşanan şeyin kendisi, Zaten ortalıkta Atatürkçülük adı altında sahte bir aydınlanma felsefesi vardı. Bir tarikatten farkı yok. Ürettikleri hiçbirşey yok. Hangi aklı başında insan eğer Atatürkçü Kemalist bir memur, subay ebeveyni ve ailesi olmadan Atatürkçü olur ki? Ne olduğu bile belli değil. Mustafa Kemal Atatürk'ü değil Kemalist, Atatürkçü ideolojiden bahsediyorum.

      İstiklal marşı mı ? Okuyalım.
      Bayrağı sevmek mi ? Sevelim.
      Atatürk'ü sevmek mi? Sevelim.
      Osmanlıyı sevmeyelim mi? Tamam sevmeyelim.
      Eeeee? Tek sorun bunlar mı ?

      Normal kemalist bir aileden gelmeyen bir insana şeytan gibi gösterilmesi çok kolay bir kavram. Cemaatçilere Atatürkçülük ingilizlerin Türkiyeye dayattığı Türkleri dinlerinden koparmak için Türkiyeyi elinde tutan güç tanıtıldı. Yalan mı?

      Atatürkçülerde (ideolojinin başındakiler değil atatürkçü halk) Cemaatçi ve diğer dincileri dindarları İngiliz Amerikan emperyalizminin savunucuları gibi gördü. Bu bence daha doğru ama bir cemaatçi bunu anlama olasılığı yok sorunun bir kısmı burada.


      Şimdi noktaları birleştirelim.


      Bu FETÖ/The Cemaat herneyse çok net Kemalistlerin kurduğu bir yutma öğütme sistemi.

      Zaten gidin sorun darbede yer almış insanların hepsine kendisini Atatürkçü, Kemalist olarak tanıtıyor. Bunu yanıltmak için yapmıyor. Gerçekten kendisini öyle görüyor. Cemaatçi abileri onu oraya soktuysa bile artık o bir Kemalist.

      Bize sunulan Kemalist ve FETÖ kavgası işin önyüzünde arkayüzünde beraberdiler. FETÖ'nün sahibi ülkenin kemalist ideologlarıydı.

      Neden böyle birşey yaptılar derseniz.
      Çok basit. Ölmek ve öldürmek için "din" gerekiyor. Bir fransız filminde görmüştüm "Yaşasın anarşizm" diye asker düşmanın üzerine atlıyor ve ölüyor. Kemalizmin buna cevabı yok. Hatta Kemalizm insanların aydınlanmasını engellemek üzerine kurulu bir inanış. Kemalist ideologların böyle gördüğüne eminim.


      Bir Kemalist ideolog (bizim görmedigimiz tepede yer alan kişilerden bahsediyorum) aşağıda kalan yurdum insanının insanlık ve kendisi hakkında daha az şey bilmesini tercih eder. Özellikle tarihsel olarak sevmedikleri insanların.

      Sil
    2. Yorumunu okuyunca ortaya şöyle bir tablo çıkıyor ortaya. yanlış anlaşılan birşey varsa düzelt.

      türkiye devletini kimsenin görmediği en tepekiler diye adlandırılan bir grup yönetiyor bunlara kemalist ideolog deniyor ama bildiğimiz manada ne kim nasıl bir inançları oldukları belli değil.

      bunlar vatandaşları kişiliklerine göre kimilerini cemaate kimilerini atatürkçülüğe kimilerini komunistliğe vs yönlendiriryor.

      bu cemaatleri dernekleri vs kuranlarda kendileri yönetenlerde kendileri.
      insanları kapıştırıyorlar. her kesime devleti kurtarma görevi veriyorlar. he kesim devleti ele geçirmeye zorluyorlar. bunun için hepsini suça, gizliliğe teşvik ediyorlar ama herkesin kim olduğu ne yaptığı kendi yöenticileri olduğu için kayıt altında. kim kendilerine daha iyi hizmet ederse diğer grupları ona ezdiriyorlar.

      yolsan çıkan olursa yada kontrol edilemeyecek duruma gelirse gizli yapılan ve kayıt altında olan dökümanları ortaya çıkararaz dizginleri tekrar ellerinde tutuyorlar.

      bunların kadrosu çok geniş, cemaatide var, fahişeside, profesörüde. bunlar sayesinde kendi adamlarına her türlü söz hakkı vererek bu düşünceye sahip olanları ortaya çıkmaya zorluyorlar. çıkanları da bertaraf ediyorlar.

      böylelikle kendi durumlarını devam ettiriyorlar. bu sonuca göre ülkenin vatandaşları bunlara göre zenci olmuş oluyor. hiçbir değeri yok.

      yorumundan bunlar çıktı.

      Sil
    3. Bence çok güzel özetlemişsin.
      Sürecin kendisi asıl hedef.
      Başka bir hedef yok.
      Ne tür inançlara mensup olduklarını bilmiyoruz.
      Bildiğimiz;
      Vicdanları yok,
      Bilgimiz olan bir dine mensup değiller,
      Müslüman kesinlikle değiller,
      Yalan atmak, duygu sömürüsü yapmak, hırsızlık yapmak normal görülüyor kendi aralarında.
      Hırsızlık derken halktan çalmak.
      Sınırsız imkanları var.
      İnsanları köle olarak görüyorlar.
      KORKAKLAR. Halkla yüzleşme cesaretleri yok. Eylemleri için Fetullahçı, Cübbelici, Ülkücü vs. gibi grupları, inançları kullanıyorlar. Liderlerinide bir şekilde kontrol altında tutuyorlar. ( Deniz Baykal, Cübbeli kasetlerini biliyoruz.. Bilmediğimiz kimbilir neler var?)


      Kemalist ideolog derken bunu sıradan sokaktaki bir Kemalist ideolojisine sahip yurtsever bir vatandaş anlamında kullanmıyorum. Tam tersine yaşamım boyunca en sevdiğim insanlar kendilerini kemalist olarak tanımlayan insanlar oldu.

      İslam mitolojisinde var biliyorsunuzdur. Firavun bir gün rüya görüyor. Rüya tabircileride diyor ki

      "İsrâil oğullarından bir çocuk çıkacak ve senin saltanatını yıkacak"

      Firavun'da bir karar alıyor ve İsrailoğullarından doğacak bütün çocukları öldürüyor, kadınların karınlarını deşiyor vs.

      İşte bu gençleri Cemaatlere,Tariketlere yönlendirme onların bilinçlerine ket vurma, tamamen Firavunun bu yaptığının modern zamanlardaki TAM karşılığıdır.

      Rüya tabircileri yerine burada Sosyolog'lar karşımıza çıkıyor. Biliyorlar ki okullarda ingilizce öğretiliyor ve yarın meraklı insanlar bir şekilde Immanuel Kant, Liebniz, Spinoza, Marx vs vs. okuyacaklar, aydınlanma felsefesini merak edecekler ve karşılaştıkları şeylerin tam tersinin halka kasten empoze edildiğini öğrenecekler. Sonuç ne olacak? Tartışmasız isyan olacak.

      Kadınların karınlarını deşip veya doğan herkesi öldürmek yerine bu tür cemaatlere ve tarikatlere yönlendiriyorlar. FG, Cübbeli tarzı insanlar onların büyücüleri.

      Tek amaçları var düzenlerini korumak.
      Aslında ingilizce öğrenilmesinide yasaklamak isterler ama bulundukları coğrafya buna elverişli değil.

      Zorlanıyorlar. Artık ekonomi yürümüyor. Üretim yok.
      Çünkü çelişki doğdu. Bu onların AZAPları. İnternet bile ne kadar kontrol altında tutmaya çalışsalarda onlara çok büyük AZAP.

      Bekleyin göreceksiniz mental problemlerin ne seviyelere çıkacağını, sapkınlık ve her türlü sapıklığın ne kadar yaygınlaştığını ve yaygınlaşacağını.

      Doğu Perinçek'in tarzı tarikatler ve yanına toplanmış emekli tırtıkçılarda bunun farkında üretim ekonomisi diye bağırıyor sanki öyle bir seçenekleri kalmış gibi.

      Sil
    4. Adam dalga geçmiş kardeşim, sen ciddi misin? Ben biraz safımdır, ironi mi yapıyorsun paralel gerçeklikte mi yaşıyorsun anlayamadım.

      Sil
    5. Valla cemaat devlete sızmış dendiğinde "buna kargalar bile güler" diyorlardı paralel gerçeklikte yaşayanlar aha şimdi ortada herşey.

      Geçsin geçen dalgasını daha ne dalga geçenleri görmüştü bu gözler hiç unutmam yıllaaaar yıllar önce 2000'li yılların başında fetullahın peygamberani oldugu donemlerde bir büyüğüm demişti fetullahçı ağır abilere "siz bu devleti tanımıyorsunuz sizi bir günde alacaklar içeri tek tek" diyede gülmüştü fetullahçı ağır abiler :) Ne gülmüşlerdi ama şimdi bir kısmı içeride bir kısmı yurtdışında twitterdan süfyan müfyan paralelliğinde yaşıyorlar.


      Sil
    6. dalga geçen kim arkadaşın yorumundan anladığımı yazdım ve yanlışım varsa düzeltmesini istedim. Arkadaşta sağ olsun yanlış anlamadığımı konuyu biraz daha açarak cevaplamış. kendisine çok teşekkür ederim.

      Sil
    7. Ben yanlış anlamışım, kusura bakmayın, farklı düşünmüşüz.

      Sil
  11. Bilindik bir soylem ile yazayim(DERIN DEVLET),yani derin bir guc var,bir grup Ataturk ile bir grup cemaat sevgisi ile doldurusa getiriliyor,ama bunlarin arkasinda Kemalist ideologlar var..
    Yani yine dindarlarin onunu Kemalistler bir sekilde,onlari cemaatlesmeye sevk ederek kesiyor.

    Kim kazancli cikiyor bu isten?

    Kemalistlerde ic oglan gibi kaldilar memlekette,etkileri yok...



    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu "DERİN DEVLET","DERİN GÜÇ" tabirini kullanmayı doğru bulmuyorum. Olan olaylardan "kim kazançlı çıktı" diye bir sonuçta cıkarmaya calısmıyorum.
      Kimsenin bu tür birşeyden kazançlı çıkabileceğini düşünmüyorum.

      Bende heryerden okuduklarımla sonuç çıkarmaya çalışıyorum.

      Örneğin bir TV programında Öcalan ile yapılan görüşmeler için Doğu Perinçek, Öcalan bir şahıs yok diyor. Konuşan kişi Hakan Fidan'dır diyor.

      https://www.youtube.com/watch?v=NlRUgdFcFQw

      O konuşmaların text'lerini her yayınlandığında okuyordum orada yazılanlarda aynı şey söylüyordu Öcalan ağzından "Demek Fetullah Gülen devlete sızdı." "Demek kemalistler Fetullah Gülen'le nurcuların içine sızdı" gibi şeyleri okuduğumu hatırlıyorum.

      Devlet olması için, belirli bir grup insanın bir arada kalacak ideolojiye sahip olması gerekmektedir. Herkes kendince devleti kurtarmaya çalışıyor.

      Çoğu cemaatçinin ve cemaat geçmişi olanın bazı isimler ve terimler karşısında pavlov'un deneyindeki gibi şartlandırıldığını biliyorum ve kesinlikle okumazlar bahsetmezler bile mesela. Ben Yalçın Küçük kitaplarını okuduğumda bu düzenin karlı çıkanlarının ve kuruluş amacı hakkında kendimce fikirler elde ediyorum.

      Tavsiye ederim.





      Sil
  12. Dedelerimizle ne alakasi var bu isin,bari mezardakileri huzursuz etmeyelim.
    Ne manyak bir memleket,mezarda bile rahat yok insana;)

    YanıtlayınSil
  13. Bu kadar gerçeği saptıran bir yazıyı nasıl yazabiliyor insanlar gerçekten çok şaşırtıcı! Fetullah Gulenin bizzat kendisinin "Senin iktidar dediğin şey nedir, 20 yaşında ben onu devireceğimi yerine başkasını kuracağımı planlamış insanım" dedigini kendi sesinden herkesin dinlediği bir ortamda böyle yazılar yazanlar sadece her şeye ragmen fetoye toz kondurmayan sakirtlere hitap edebilir.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. tamam da o sohbette iktidar elimizin kiridir, amaclanacak birsy degildir, onu istesek coktan elde ederdik anlaminda seyler soyleniyor. Dogrudur yanlistir bilmem ama laflari carpitarak delil uretilmez.

      Sil
    2. Sen o konuşma tarzından, o kibirden böyle anlıyorsan beynin artık iyice sulanmıştır. Beynin gerçekten sulanmış. Ya nasıl bir hipnozdur bu. Ne açacak sizin kafanızı. Neredesin, hangi ülkedesin bilmiyorum ama inşallah avrupadasındır. Esrar dener misin? Marijuana. İleri seviyeye gitmezsen bir kaç kere güvendiğin arkadaşlarınla azar azar içmeyi deneyebilir misin? Espri yapmıyorum. Ama hemen vazgeçme. İç azıcık çık doğaya gez vs.

      Sil
    3. lan hepiniz bir hipnoz lafi ogrenmisiniz, (ya da tek kisisin, her yere ayni yorumu yapiyorsun bilemem) baska bir bildiginiz yok mu, oglum bu kadar geri zekali misinz? O konusma tarzindan evet oyle anliyorum, zaten Turkce bilen herkes oyle anlardi. Kibir baska konu. Manyaga bak, kafayi yemis cemaatle.

      Sil
    4. ustelik ben cemaat iktidari ele gecirmeyi hedeflememisti bile demedim, sadece o sohbetten o sonuc cikmaz diyorum. Hic mi sebep sonuc iliskisi, analiz, delil gibi seyler duymadiniz, siz oys de okudugunuzu anlama sorularini nasil cevapladiniz? Soru mu caldiniz ne yaptiniz, nasil bu kadar geri zekali olabiliyorsunuz?

      Sil
    5. Şakirt. Senin beynin erimiş. Şakirt senin beyin ölümün gerçekleşmiş. Evet cemaati yok edene kadar cemaatle savaşacağım. Şakirt'in içinden geçen "Allahin gayretullahini durdurmaya calisiyor". Yok şakirt hicbir allah kimsenin fetullahci android olmasini istemez. Ben bundan eminim android arkadas.

      Sil
    6. mala bak, daha okudugu basit bir cumleyi anlayamiyor, bir de milleti uyandiracakmis :)

      Sil
  14. yazar "ben safım IQ'um da 3 yaş çocuk seviyesinde" demek istemiş kısaca...
    evet evet
    Cemaat en baştan çok masumdu, ama nedense herkes kod isim kullanırdı
    çoook masumdu o yüzden her devir siyasette kim etkinse onun kçpeği oldu, Evren gibi darbecilere methiyeler filan düzdü.
    acaaaip masumdu tee 80'lerde soru çalıyordu
    o kadar masumdu ki tedbir diye yalanı takiyyeyi sistemleştirdi, standarda bindirdi
    öyle masumdu öyle masumdu ki taa 40 sene önce hedef askeriyeye adliyeye mülkiyeye "sızmak"tı..bakın askeriyeyi irşad, adliyeyi kendi ideolojisi ile yeniden yapılandırmak bile değil, anarşist bile bunlardan daha merttir.
    yine o kadar masumdu her nasıl oldu ise ABD'nin arka bahçesine dönmüş her yerde pat diye okul açıverdiler. 1 kelime yabancı dil bile bilmeyen bir imam hiç bir büyük devletten hiç bir istihbarat teşkilatından destek almadan gönderdi 3 kişi pat okullar açıldı. öyle mümkün ki bu! çünkü mesela ne bakanlık izni gerekiyor ne ruhsat ne çalışma izni hatta pasaport bile gerekmiyor. öyle kafanıza göre "biz geldik okul açacağız" diyorsunuz "ooo buyur aç" diyorlar.
    ABD de zaten türkiyeli imamlara hep oturum ve yeşil kart vermesi ile meşhur bir devlettir. bizim mahallenin imamı da başvurduydu, büyükelçi kapıda karşılamış ooo hocam hoşgeldin demiş..sene 95 filan...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bizim toplumda sistemli ve dogru dusunme konusu cok zayif.
      kod isim isi tr deki pek cok grupta vardir. Benim babam ki, hic bir sekilde radikal sayilamayacak bir kucuk entelektuel grubundan geliyor, yillar sonra ogrendim, onun bile kod adi varmis. Biraz milleti havaya sokuyor herhalde, benim zamanimda yoktu, oncesinde varmis. Bizde de bazi arkadaslar isterdi kullanmak, hatta kafasina gore kullanan vardi. Sonrasinda geri gelmis sanirim.
      evet cemaat hep gucun arkasina saklanmistir, bu konularda kaypak davranmistir. Bu sekilde de kendini ezdirmemek istemistir, buradan devleti ele gecirmek fikri nasil cikar?
      Orta Asya ABD'nin arka bahcesi miymis? Allah Allah, hangi uluslararasi iliskiler dehasi soylemis bunu acaba? bugun bile ABD'nin varlik gosterebildigi Orta Asya ulkesi sayisi sinirlidir. Okul acmak da dunyanin en zor isi degil. Bu ise kendini adayacak sayida kalifiye elemaniniz varsa, bunu finanse etmeye hazir cilgin esnaflariniz varsa olmayacak is degil. Bunu sadece ticari amaclarla bile yapan dunyada onlarca sirket var. Pasaport cikarmayi da zor birsey saniyorsan ben ne diyeyim.
      Yesil kart da almasi inanilmaz birsey degil. Gulen'in bu kadar zor almis olmasi sasirtici olan, onun gucunde ve etkinliginde bir kisi cok kolay alir yesil karti. En kotu H1 vizesiyle getirirsin 3 yil sonra yesil karta basvurur. Kucucuk cemaatlerin imamlari bile alabiliyor yesil karti. Hele ki 11 Eylul'den once bu isler cocuk oyuncagiydi.

      Sil
    2. cevap verdiğiniz yazıda kimse Orta Asya dememiş siz nereden Orta Asya'ya getirdiniz lafı bilemiyorum (silindi mi acaba ilgili bir kısım vardı da?)
      Ama mesela ABD'nin arka bahçesi olan Kuzey Irak Kürt yönetimindeki okulları biliyorum -daha doğrusu orada görev yapan çok kişi tanıdım.
      en başta "kalifiye elemaniniz varsa" külliyen yalan... elemanlardan öğretmenlik okumuş olan yoktu...benim sülalesini tanıdığım arkadaş mesela, 4 yıllık mezunu muydu onu bile bilmiyorum zira okul kazandığı zaman (öğrencilik zamanları da) o kadar vasat bir öğrenciydi ki sormamıştık ne kazanmış diye. üniversite bulunması bile akla zarar bir ilçede gitti bi okul okudu.
      İngilizceyi bırak, Arapçayı/Kürtçeyi bırak (zaten bunları bilmiyordu ki) Türkçesi zor anlaşılırdı (artikülasyon sorunları vs)
      bu öğretmen oldu, lise mezunu eşi (tabi ki cemaat çaprazlaması, katalog evlilik) öğretmen oldu. okuldakilerin de pek bunlardan farkı yoktu. yokmuş yani, kendi anlatımları.
      ben neden orada görev yaptığını da sormuştum tabi ki
      orada görev yapmasa, benzer eğitimlerdeki kuzenleri gibi NT'de getir-götür yapacak asgari ücrete çalışacaktı eşi en fazla bir mahallede sohbet ablası olacaktı, orada daha iyi "unvan" ları vardı hiyerarşide.. bu abi müdürlük filan yaptı işte düşünün....üstelik güzel para alıyorlardı, para pul işlerimiz ailelerden dolayı bilgimiz dahilinde. her geldiğinde takımlarını altınları birlikte alıyorduk.
      "Pasaport cikarmayi da zor birsey saniyor" filan olduğunu da sanmıyorum üstteki yazının.
      o yazıda da benim de aklımda benzer bir şey var:
      sıradan bir imamın erişemeyeceği yerlere erişim var
      sıradan bi imamın ve dahi böyle oturduğu yerde uyuyan anadoludaki kasabadan hallice ilçesinden bir şehre gidip üniversiteyi okul-ev olarak okumuş bu anadolu delikanlılarının da bu kapasitesinin olmayacağı ortada (nasıl? e yahu adam 2 kelime kürtçe/arapça/ingilizce bilmiyor yahu kim aldı peki bu izinleri?)


      Sil
  15. Ortam tam STV dizilerindeki karanlik yapilari,israrla gozumuze sokmaya calisan senaryolara dondu...

    Kardesim cemaate kananinda,kandiraninda,bu islere goz yuman devletimizin de sucu var..

    Hepimiz bu durumdan sorumluyuz..

    YanıtlayınSil
  16. Rus buyukelcisinden Hablemitogluna, Kozinoğludan Mhp kasetlerine, binlerce telefon dinlemeden Hanefi Avcıyı sol terörden içeri atmaya, onlarca yıldır soru çalmadan bürokraside rakiplerinin ayağını kaydırmaya kadar yemedikleri halt yok, sorarsan "masumlar"!! Birde haşhaşi deyince kızarlar..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. bizim memleketin sasmaz kuralidir, dusene bir de sen vur. Baska cinayet kalmadi mi cemaate kitleyecegin? 17000 faili mechul mesela? Abdi Ipekci suikasti, yada Papa suikasti?

      Sil
  17. Arkadaşların bahsettiği kemalist ideolog dedikleri bu galiba.

    Akar: Rejim bir şekilde kendisine muhalif olan herkesi terörist olarak damgalıyor ve onlara hiçbir şekilde yaşam hakkı tanımıyor

    YanıtlayınSil
  18. Yorumlara bakınca cemaatlerin, tarikatlerin ve dini yapıların anlaşılamadığını görüyorum. Çok rahat hüküm veriliyor. Oysa mesele son derece kompleks. Cemaatlerin bugün geldiği noktada Cumhuriyetin ilk yıllarından beri uygulanan politikaların ciddi etkisi var. Birbirinden ayıramazsınız. Fethullah Gülen Cemaati böyle de diğerleri pek mi farklı. Şimdi başlatmayın bana tek tek.

    İşid benzeri yapılara sayıp söven arkadaşlara sormuşumdur; Bir işid mensubu Allah rızası yolunda ülkesini terkediyor, ölümü göze alıyor, ölüyor, öldürüyor. Sıradan kaç müslüman bunu yapabiliyor? İşid övgüsü yapmıyorum, bir meseleye parmak basmak istiyorum.

    Tenkid kolay, teşhis ve tesbit zor. Sorular gerçekten yakıcı ve ciğer dağlayıcı. Cevaplar ise daha da kahredici.

    Samimi bir müslümanın Türkiye'de yaşananlar karşısında aklını yitirmesi lazım. Hiç birimiz yitirmiyoruz, o zaman temelde sorunlar var.

    İla-i kelimetullah, cihad gibi büyük vazifeler ortada. Halimiz de ortada. Cemaat ve tarikatlar en azından bu vazifeleri üstlenen yapılar. Şimdi bunlar da bir bir itibra kaybederse korkarım ortada bir İslam davası da kalmayacak. Gidişat da bu vaziyette.

    Öyle bir noktaya geldik ki Diyanet Reisi bile doğruları söyleyemez hale geldi (Zamanlama ve üslup tartışılabilir) Daha ilerisi var mı?

    Gelmesi muhtemel bir Sol - Laik iktidarda bu dönemde kurulan kuleler de bir bir yıkılacak. Allah selamet versin.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. neyin cihatından bahsediyorsun, sol-laiklere kurban ol kimseyi piyon yapmıyorlar hiç değilse

      Biri gelsin beni kandırsın piyon olmak istiyorum diye bağırıyorsun adeta, selefisi tarikatı akpsi ışidi merak etme daire geniş biri gelir kandırır girersin görürsün cihadı sonra. Uyanınca da iş işten geçmiş olur, b.k yolunda gidersin. Şurada insanlar nasıl gariban anadolu insanıyken meclisi bombalayan robota nasıl dönüştünü yazıyor, hiç mi okumuyorsunuz. Işid belgeselleri dolu nasıl cihat cihat diyerek müslümanları bir güzel kandırdıkları.

      Ama onlar ölümü göze alıyormuş bu meziyet değil ki? neyin allah yolu. pKK DHKPC canlı bomba oluyor ötesi mi var ölüm orucu tutuyor adam davası uğrunda. Bok yoluna da gidiyorlar. Hepsinin davası insandan kıymetli, en tepede davaları var, ailerinin gözüne bile bakmazlar davaları için.

      meziyet birilerinin dava diye uydurduğu şeyler için bok yolunda ölmek değil ya da hayatını o yolda harcaman değil, İslam da bu değil. Ama ne islamın ne olduğunu anlamak için okumak gerekiyor. 18 yaşında ben buldum cihat edecem diye ışida katılınca olmuyor. Hayatında 100 kitap okumamış kişiler bırak 100'ü 10 kitap.

      Sıradan müslümanı al orduya 2 yılda korkusuz komanda çıkarırsın öldürüp ölecek. Tüm devletler de aynısını yapıyor zor iş değil. Abd'nin askerlerini de getir hiç korkmadan sıkar, ölür, arada alkolünü alır daha da üstün cesaret gösterir hatta o sıra belgeselini de çekerler. o hayata alış yeter ki. Getir o adamı üniversite yaz okuyamaz, zor gelir kitap okumak.

      Sil
    2. "Bok yoluna da gidiyorlar..."

      Bırak bakalım, zaman söylesin kim ne yoluna gidiyor.

      İntihar politiktir.

      Sil
  19. mesele son derece kompleks diyeceğine meseleyi anlat aydınlat. insanlar bur da fikirlerini açıklıyor. mesele derin deyip geçiştirmiyor. ne kadar derinse derin okyanaus da derin diye araştırma yapılmasın mı, sorgulanmasın mı.

    insanlar cemaatler tarikatları sorguluyorlar bunlar üzerinden kontrol ediliyormuyuz diye sen onların itibar kaybederse davaya zarar gelecek diyorsun.

    o zaman soruyu şöyle soralım.

    amerika da hangi haram var da tükiyede yok. bu kadar diyanet cemaat tarikat %98 müslüman olan ülkede hangi haramı engeleyebildi.

    bunları konuşmamız sorgulamız gerek. yoksa kendimizi kandıryormuyuz?

    sol laik iktidar gelmesin diye oy verilen kişiler ne kadar müslüman ne kadar din konusunda hassas yada dini maske olarak kullanıyorlarmı veya ölümü göstererek bizleri sıtmayamı razı ediyorlar bunları hiç araştırmayacakmıyız.

    burada yorumlarda kaç defa yazıldı. işidi abd kurduğunu kendileri açıkladı. hala kendine müslümanım diyen bir kişi nasıl oluyorda Allah rızası için bu örgüte katılabiliyor.



    YanıtlayınSil
  20. Arkadaş cihad ve işid ile yazdıklarımı pek anlamamış galiba. Olsun. Demek istediğim İslam ferden yaşanmaz, münferit hizmet edilmez. Kim olur derse kendini kadırır. Cemaatler ve tarikatler lazımdır. Durduk yerde ortaya çıkmamıştır. Kandırılmaktan bahsediliyor. Aptalı herkes kandırır. Bir cemaat eleştirisi hızla cemaat ve tarikat düşmanlığına evriliyor. Gidiş iyi değildir.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Dusmanim tabi sen nasil benim
      hayatima mudahele hakkini kendinde goruyorsan ortadogu masallarindan ogrendigin hayat tarzini zorla bana dayatmak istiyorsun. Cihat insanlik sucudur.

      Sil
    2. AÇIKLAMA-1
      Başkasını anlamamakla suçlarken esas konuyu sen yakalayammışsın. cemaattlere tarikatlere gerek yok demedik. bunlar üzerinden insanların beyni kirayamı veriliyor. manüple ediliyormu bunları soruyoruz. gerçek manada cemaatlerin yerine getirdikleri görevi insanlar ferden elbette getiremez. cihat ile işidin bir ilgisi yok. terör yaparak islam anlatılmaz. işidin kafa kesmesinden başka neyini gördünüz hangi açıklamasına şahid oldunuzda cihat yaptığını islamı temsil ettiğini söyleyebiliyorsunuz.

      cemaattlerde tarikatlerde ihtiyaca binaen çıkmıştır. fakat bugün kaç tane cemaat allah ve rasuşune çapırıyor kaç tanesi kendine müşteri toplamak için çağırıyor. bunları irdelemek gerekir.

      seviyeli tartışma islama zarar vermez aksine gerçeklerin daha iyi anlaşılmasına sebep olur. siz aman zarar gelmesin aman düşmanlığa dönmesin diye diye beyaz gri birbirine karıştı griye döndü.

      cemaattlerin amacı dinemi hizmet etmek yoksa kendilerine mi hizmet ettirmek. biz burda bunu sorguluyoruz bundan neden rahatsız oluyorsunuz.

      islam ferden yaşanmaz diyorsun tam aksine islam ferden yaşanmak içindir ve kuranın nerdeyse yüzde 90 a yakın bölümü ferdi konularken yüzde 10 luk bir kısmı toplumsal kuralları ifade etmektedir. insan sosyal bir varlık olduğu için şehirleşmek, dernekleşmek, cemaatleşmek ister ve bunla daha fazla kolay ve süratli hizmet edebilir. buraya kadar olan kısım normal ve olması gerekendir zaten.

      aptalı herkes kandırır diyorsun. öyle kumpaslar düzenliyorlarki, kime neye hizmet ettiğini bile anlayamazsın. farkında olmadan kendi davana hizmet ettiğini zannederken düşman gördüğün tarafın ekmeğine yağ sürdürürler de ruhun duymaz.

      işte burada bunları tartışmaya çalışıyoruz irdeliyoruz. abdesinten şühpesi olmayanların rahatsız olacağı bir durum yok.

      bunu fırsat bilerek islama cemaatlere dine içindeki kini kusmak için egosunu tatmin etmek için buraya gelip yorum yazacaklar da elbet çıkacak bu da normal bir durumdur. rahatsız olunacak bir konu değil.

      tabiri herkes eteğindeki taşları döksün. istifade etmek isteyenler etsinler. onlar inanmıyor diye kabul etmiyorlar diye biz doğruları dile getirmekten çekinecek halimiz yok. bilakis bu konularda herkesin kafası net olsun bu bilgiler doğrultusunda insan bilinçlensin ona göre kararını verip gittiği cemaati tam gitsin izlediği yolu tam kendi iradesi ve aklıyla seçsin.

      Sil
    3. AÇIKLAMA-2

      heryerde gizlilik, sizin aklınız ermez, bilmediğiniz şeyler var, falan filan. yıllardır her kesim kendi alt tabakasını bu sözlerle uyutarak vicdanen yapamayacakları şeyleri yapmaya zorladılar. hatta yaptırdılar.

      anlatın da bilelim öğrenelim neymiş bu bilmediklerimiz neden kıskanıyorsunuz bu bilgileri bizden. yada bunlar alt tabakanın seviyesine indirip örneklerle anlatmak neden işinize gelmiyor bunu açıklayın.

      insanlar 20 yıl gittiği cemaate halen büyüklerimizin bildiği bir şey var diyebiliyor. hangi meslekte hangi işle uğraşırsan uğraş en fazla 5 yılda usta olursun. ama 20 yıl gitmiş halen herşeye vakıf bile değil.

      hangi kesimde olursa olsun, ister dini olsun ister milliyetçi ister atatürkçü kesimler soru sormak yasak, yasa sıradan basit soruları papağan gibi sor.

      biraz ince sormaya kalkanı hain ajan zayıf vs yaftalarla dışla yoksa diğerlerini uyandırabilir.

      adamlar doçent olmuşlar profesör olmuşlar ben bilmem hocam bilir ben bilmem liderim bilir diyorlar. ya daha ne kariyer yapacaksın be adam bilmek yorumlamak için.

      bakın üniversite sınav puanlarına. en üst seviye tıp, muhendislik. en akıllıları buraya giriyor. siyasal fakultelerin puanlarına bir bakın. aradaki farklara bir bakın. doktor olmakmı daha önemli ülke yöneticisi mi daha önemli.

      doktor olması için en yüksek puanı isterken ülkeyi yönetecek olanlardan daha az puan istiyoruz. bu meseleyi kimler dile getirdi şimdiye kadar.

      bu tür plarforlarda dini yapılarda laik yapılarda milliyetçi yapılarda tüm yapılar sorgulanmalı. rahatsız olan abdesinden şüphesi var demektir. gizlediği birşey var demektir. açığa çıkmasından korktuğu birşey var demektir.

      Peygamberimiz kızına, babana güvenme seni kurtarmam derken, partiye oy verenler sorgusul sualsiz cennete gidiyor, ötekinin hocası onun yerine meleklere cevap veriyor, öteki cemate gelenlere cenneti garantiliyor, sadece cemaate gitmekle götünü kurtarabileceğini zannediyor, öteki kesmlerde sen olmasaydın anamız babamız belli olmadı diyor. kabe onların olsun bizim kabemiz anıtkabir diyor.

      ikisi de nerden bakarsan bak aynı boktan kafa. dine laf söyleyince laikçiler destekliyor laikliğe söyleyince dinciler kuduruyor ikisne laf söylersen ancak ülke sışında olman gerekiyor. laikim diyor sorunda ne olduğunu bile tanımlayamıyor. atatürkçüyüm diyor rakı balık ayvalık muhabbetinden öte geçemiyor.
      Hani diyanet nerde, sigaranın haram olduğunu anlatacağına bunlara cevap versin. Ne zaman ortalık durulmaya başlasa ya laik kesimden ya dini kesimden birileri ortalığı karıştırmak için gündem oluşturuyorlar.

      Sil
    4. AÇIKLAMA-3

      Her sene ya oruç tutanı döverler, ya açık gezene laf atarlar bu sende diyanet eşcinselliği ortaya attıki ortam gerilsin. Aman aralar soğumasın. dincilerle laikleri sürekli birbirine hırlar şekilde tutalım da arka taraftan parsayı götürelim. onlar birbirlerine laf söyleyerek egolarını tatmin etsinler.

      Soralım diyanete busenemi eşcinsellik çıktı. Yenimi öğrendin daha sapıklık olduğunu. Cumhurbaşkanı eşcinlerlerle iftar yemeği verirken neden çıkıp açıklamadın bunun sapıklık, günah olduğunu.

      kaç kere daha bu filmleri seyretmekmek istiyorsunuz. bıkmadınızmı.

      1400 sene geçmiş, bu kadar hoca imam var, cemaatler var hala daha sakız orucu bozarmı geyiği.

      Hoca bırak sakızı, kul hakkı yemek orucu bozarmı diye anlat. İhalelere fesat karıştırıp yada rüşvetle alınan işten hayır yapılabilirmi diye cevapla. Oruçlu iken yalan söylemek oruca zarar verirmi diye onu anlat sen insana.

      bunların ortaya konması gerek. yoksa kimse neye hizmet ettiğini bilmeden kandırılacak. beyazda siyahta belli olsun. düşman olan yine olacak. inanmayan inkar eden yine olacak. gerçekleri sorgulayıp ona göre inananlarda olacak.

      Gerçekten dine hizmet etmek isteyen ferdlerin , cemaatlerin, tarikatlerin önü açılsın.

      Sil
  21. Devletimiz malesef iyi yonetilemedi.
    Yolsuzluklar aldi basini gitti.
    Cemaatlere tarikatlere izin verilmeye devam edilecek.
    Fakat devlete sizmalari ve karar mekanizmasina katilmalari engellenecek.
    Devlet desteği kaldırılacak.
    Cemaatlere tarikatlere girmeyin.
    Ama izin verilmeye devam edilecek.
    Amerikan sistemi gibi olacak.
    Birden cok mehdi mesih tarikati gelecek tahminen.

    YanıtlayınSil
  22. Cemaat başından beri kötüniyetliydi, çünkü soru çalma ve kendinden olmayanlara iftira atma, takiyye yapıp yalan söyleme düsturları cemaatin kuruluşundan bu yana yaşam tarzı haline gelmiş vasıfları. Kod adı kullanma meselesi bile illegal yapılar ve suç örgütlerinde gördüğümüz yasadışı faaliyetler. Ben cemaatin gücü ele geçirdikçe sarhoşluğa kapılıp serkeşliğe yöneldiğini düşünmüyorum. Bir yakınım 17/25 süreci öncesinde FETÖ'nün muhasebeciliğini yapıyordu. Harcama yapmak için abiler ondan bir miktar para istediler. O da kasa tam takır size birşey ödeyemem demiş. Bilmeyenler için söyleyim, cemaatin gelir kalemleri 1)Himmet 2)Burs 3)Zekat 4)Sadaka 5) Fitre 6)Kurban'dır. O sırada kasada kurban parası dışında para bulunmamaktadır. Abi ona "sen para yok diyorsun ama kurban paraları var ondan ver" diye ısrar edince, yakınım
    -kurban parasını veremem, verirsem vebal altına girerim diye, taleplerini reddetti.
    Abisi ona cevaben biz hocaefendiye sorduk hizmet için kullanıldıktan sonra kurban parasından harcama yapabileceğimize dair fetva aldık diye tekrar istedi. Yakınım baskılara dayanamayıp cemaat ile tüm temasını kopardı, işinden istifa etti.
    Netice itibariyle emanete hıyanet eden ve yaptığı tüm ahlaksızlıklara fetva uydurup kılıf arayan bir yapıdan bahsediyoruz. Bu mantıkla senden olmayanların kafasını kesmenin bile fetvasını alırsınız.
    Sözün özü, cemaat başından beri kötü niyetli bir şebekeydi. Kendisine inananların iliğini sömüren ahlaksız bir oluşumdu. Ancak Fetullah Gülen'e inanıp, kandırılan ve cezaevinde sürünenler açısından tek dileğim suçsuz olanların tez elden özgürlüğüne kavuşması, bu oluşuma aklını kiraya vermiş olanlara ise diyecek şey bulamıyorum.

    YanıtlayınSil
  23. Peygamberlik sıfatı olan masumiyet yada ismet sıfatını (günahsızlık) hocasına verip itikadına ihanet eden hâinler, hâla utanmadan arlanmadan sebep arıyorsunuz, önce kendinize dürüst olun

    YanıtlayınSil
  24. Türkiye Cumhuriyeti topraklarında normal hiçbir oluşum organize bir şekilde ordu ve emniyet içerisine sempatizanlarını yerleştirmeye çalışmaz ya da o kurumlara girmeleri için teşvik falan da etmez. Ailen olur, okul hocan olur ve ya bir abin olur gazlanırsın ya da arkadaşlarınızla bir gaz girersiniz...vs Bunları ayrı tutuyorum ama gülenciler 70lerin sonundan beri orduya kendi yetiştirdikleri elemanları yerleştirecekler ve bunu normal mi bulacağız ? Arkadaşlar aklınız nerede muhakeme yeteneğiniz nerede sizin ? O yetiştirdikleri elemanlarla neler yaptıkları ortada, babasının kara kaşına kara gözüne aldanıp mı o çocuklar oraya yönlendirildi. Yahu ben üniversitedeyken bile üniversite öğrencisi işletmecileri doktorları..vs cayır cayır orduya soktuklarını kendi gözlerimle gördüm, kulaklarımla duydum. Sonradan bozulmuş da güç zehirlenmesiymiş de. Gülen'in niyeti bir kitap gibi net olmayabilir ama şu yaşadıklarınızın hepsi tee o zamanlardan iyi kötü planlanmıştı. Kimse o kurumlara babasının hayrına yerleştirilmedi. Eğer babanızın hayrına sizi yerleştirmiş olsalardı "peşinizi bırakır sizi bir daha aramazlardı" ama sizinle işleri devam ettiği ve ihtiyaç duyacakları an gelmediği için avuçlarından hiç kaçırmamaya gayret ettiklerini de hepimiz biliyoruz.

    YanıtlayınSil