Header Ads Widget

test banner

Halil İbrahim Yenigün İkinci Söyleşisi

Halil İbrahim Yenigün @hiyenigun ile ikinci söyleşimizin konusu: Demokrasi, İyi Yönetim, Ahlak.













author

"Sorumluluk Reddi" Konusunda Önemli Bilgilendirme:

Münferit Fikir Platformunda yazılan tüm yazılar, aksi MFP YYK tarafından belirtilmedikçe yazarların kendi görüşleridir. MFP’nin ve platformdaki diğer yazarların görüşlerini yansıtmaz veya ifade etmez.

Yorum Gönderme

13 Yorumlar

  1. Birinci olarak Dinsel ve seküler ahlak konusunda yazmak istiyorum:
    H.İbrahim bey ahlakı ''kişiler arası ilişkiler'' temeline oturtuyor ki bence de doğrusu odur. Böyle bakarsak dini ahlak bazen ''ahlaksızlık'' üretebiliyor. Mesela kuran ''müşrikler pisliktir'' diyor. Bu ayeti nasıl tevil ederseniz edin örneğin bir ateist ile takva sahibi birisi arasında mesela emniyet müdürlüğüne atama yapacak olsanız, bir müslüman olarak işiniz çok zor olacaktır. Ya da bir eşcinsel ile ilişkilerinizde hak hukuk ve ahlak konusunda durum aynıdır.
    Ya da namaz kılmaktan alnı nasır tutmuş işidli bir mücahit esiri konuşturmak için işkence ederken ''namaz arası'' veriyor, sonra işkenceye devam ediyor, uyurken de hiç vicdanı rahatsız olmuyor... gibi örnekler verilebilir.

    İkinci olarak demokrasi ve çoban ile profesörün oyu konusuna değinmek istiyorum.
    Modern demokraside aslında ''en iyi veya becerikli yönetici'' seçilmesi hedeflenmez. Modern anlayışı besleyen en güçlü ideolojilerden Hümanist ve liberal düşüncelerin en temel ilkesi bireyin merkezde olması ve her bireyin tercih ve deneyiminin eşit olduğudur. Bir çoban ile bir alimin, kendilerini yönetecek kadroyu seçme hakkı eşittir. Köylü çoban pekala şöyle deme hakkına sahiptir; ''prof Kemal beyin bizim muhtar Ahmetten çok daha iyi ekonomi bildiğini, ülkeyi daha iyi yöneteceğini biliyorum, ama bizim muhtar benim sorunlarımı daha iyi bilir, bana faydası daha çok olur, hem benim gibi birisi, ben Prof Kemali değil Muhtar Ahmeti başımda Cumhurbaşkanı olarak görmek isityorum''
    İşte böyle bir tercih hakkı hakkı herkes için aynı değerdedir. Dolayısıyla modern anlayış Platoncu bir bakışı kabul edemez.

    Son olarak Amerikanın ''eksik'' demokrasisinden bahsettiniz. Aslında bugün dünyada demokrasi rüzgarları esiyorsa bunun sebebi Amerikanın gücü ve demokratik geleneğidir.
    2. dünya savaşına kadar, elit çevrelerde bir kıymeti olsa bile, dünya çapında demokratik bir anlayıştan söz etmek mümkün değildi. Demokratik bir siyasal sistem bulmak çok zordu. Amerikan sistemi ne kadar eksik olursa olsun, dünyanın en eski modern anayasasına sahip işleyen belkide tek uzun soluklu demokratik sistemidir. Şu anki domokrasi taraftarı hava Amerikanın 2. dünya savaşı sonrası şemsiyesi altında gelişmektedir. Amerika yıkılsa birkaç on yıl içinde belki de dünya yeniden diktatörlük veya monarşilere dönüşebilir.
    Bence Amerikanın ''gücü seçmenin bile tekeline vermeyen check and balance'' anlayışını pek de hafife almamak lazım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Senin bu yazıda yaptığın nedir? Sen de başka birilerini ötekileştirmiyor musun? Bir takım değerleri bize sundun ve bunlara uymayanları ötekileştirdin. Amerika'da emniyet müdürlüğüne atama yapacakları zaman Amerikan toplumunun geneli tarafından kabul görmüş değerleri kabul etmeyen uzun sakallı selefi bir Amerikan vatandaşıyla WASP, liberal değerleri kabul eden birisi arasında kimi tercih ederler? Sanki öyle bir yazıyorsunuz ki insanların bir "default"u var siz de o default noktada durup diğer insanlara ayar veriyorsunuz. Oysa bunların hepsi inşa edilmiş bir kültür ve siz de kendi değerlerinizi başka insanlara dayatıyorsunuz bunun böyle olduğunu fark etmiyor olsanız da. İnsan her yerde ve her zaman insan.

      Sil
    2. Sizinle aynı şeyi söylüyorum aslında, verdiğim atama örneğini biraz açayım.

      Modern trent Bir işe eleman alırken sadece işin gerektirdiği şartları dikkate almak, kişinin inanç ideoloji özel hayatını dikkate almamaktır. Amerikalılar veya Avrupalılar bu konuda çok temiz demiyorum. Onlar da eşcinsel veya farklı din mensuplarına ayrımcılık yapabiliyorlar, Fakat onların farkındalığı daha fazla, (discrimination) ayrımcılık büyük suç olarak görülüyor ve önlenmeye çalışılıyor.
      Ahlak tanımını eğer bir din veya ideoloji yaparsa problem çıkabileceğini belirtmek istiyorum. Amerikada işin şartlarını yerine getirdiği halde mesela bir müslüman yerine Wasp tercih edilirse aynı şekilde dini veya ideolojik ahlakın sebep olduğu bir ''ahlaksızlık'' hatta hukuksuzluk işlenmiştir. Ve o ülkede bu konuda mahkemeye gidip hakkınızı alma şansınız daha yüksektir.

      Seküler ahlakın dini veya ideolojik ahlaktan daha doğru olduğu kanaatindeyim.

      Sil
    3. Ben çok daha temel bir şeyi sorguluyorum burada. Mesela eşcinsellere ayrımcılık demişsiniz. Eş cinsellere ayrımcılığın tarihi nedir Batı'da? Turing örneğinden de bildiğimiz gibi daha çok da uzak olmayan bir geçmişte hapse atıyor veya hadım ediyorlardı eşcinselleri. Peki o zaman bunu yapan ülkeler demokratik hatta liberal değil miydi? Şimdi Turing'i filimde gösterip vay ne kadar da acımasızlarmış o zaman dedirtiyorlar insanlara. Peki o zaman niçin denmiyordu bunlar? Bugün sorgulamadan kabullendiğimiz pek çok şey de yarın ahlaksızlık olarak görülebilir. Mesela kardeşler arası evlilik (böyle bir örnek vardı Almanya'da iki kardeş mutlu bir şekilde birlikte yaşıyor sağlıklı çocukları olmuş tuttular hapse attılar bunları çocuğu yetimhaneye verdiler kanun varmış). O zamandan geriye bakanların gözünde kardeşlerin evlenmesini yanlış bulduğumuz için hepimiz ahlaksız mı oluyoruz bugün? 300 yıl, 500 yıl, 1000, 10 bin yıl ileride o zamanın yaşam şartlarında geliştirilmiş ve o zaman için mantıklı da olan bir kısım kuralları bizim üzerimize projekte ederek bize ahlaki üstünlük taslama hakları var mı o zamanki insanların? Bizim bin yıl önceye bakarak onlara ahlaki üstünlük taslmaya ne kadar hakkımız var? Peki 2020 yılının İngilteresinde yaşayanların toplumsal değerleri 1950 yılının İngilteresine yakın olan ülkelere eşcinsellere 2020 yılındaki İngiltere gibi bakmıyor diye ahlaki üstünlük taslama hakkı var mı? Niçin bugün Batıda yaşayan insanların değerleri ve kabulleri mutlak doğru noktası olmalı?

      Sil
  2. Kardeş batının değerleri ya da doğunun değerleri mutlak doğru değil işte, aynı şeyi söylüyoruz, kimse kimsenin değerine göre muamele görmesin, kimseye değeri yüzünden ayrımcılık yapılmasın. Seküler ahlak budur, batı bu noktaya bizden önce geldi diye ret mi edeceğiz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tam olarak aynı şeyi söylediğimizi düşünmüyorum. Evet bugüne dair muhtemelen benzer düşünüyoruz zira ikimiz de 2020 yılında benzer şartlarda yaşayan insanlar olarak ahlaki kurallara benzer bakıyoruz ki ben dindar bir insanım sen gördüğüm kadarıyla değilsin. Yani inançlarımızdan bağımsız olarak aynı şeylere doğru veya yanlış diyoruz. Bu her zaman böyleydi aslında toplumsal değerleri şartlar belirler. Mesela makina gücünün yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandığı sanayi devrimi öncesinde hemen her toplumda şu ya da bu şekilde köleliğin olması tesadüf müdür? Peki 1000 yıl sonra tüm üretimin robotlar tarafından yapıldığı ve insan çalıştırmanın ahlaksızlık olarak görüldüğü ve yasaklandığı bir toplumdan bugünlere bakanlar bizleri anlayabilir mi? Oysa düşünürsek pek çoğumuz gece gündüz çalışıp ancak temel ihtiyaçlarımızı (barınma, ulaşım, yiyecek, giyinme vs.) gideriyoruz bugünün şartlarında ama kendimizi sömürülüyor gibi veya büyük bir zulme uğramış gibi hissetmiyoruz. Ama aynı şeyler coğrafi olarak da söylenebilir mesela Afganistan'da bugün yaşayan insanların şartları bizimkiyle aynı mı? O halde oradaki insanlara niçin Batı'nın değerleri empoze ediliyor. Ben Batı kötü Doğu iyi gibi bir şey söylemiyorum. Tam tersine ben içinde yaşadığım şartlarda Batı'nın değerlerine daha yakın duruyorum. Fakat Batılıların Afganistan'a bakıp a kadınlar eziliyor geyikleri yapmasını da çok samimi bulmuyorum geneli itibariyle. Afganistan'la ilgili Batı'da ilgi gören filimlere bakalım çoğunun teması bu konular. Aslında oradaki kadınların durumunu mu değiştiriyor Batılı tüketici bu filimleri izleyerek? Yoksa zihinsel mastürbasyon mu yapıyor kendi ahlaki üstünlüğünü kendisine teyit ederek? Samimiysen Afganistan'daki şartları değiştir. Ekonomik kalkınmasına gerçekten katkı sağlayacak bir şeyler yap. Şartlar değiştiğinde değerler de değişecektir. Türkiye toplumuna istediğin kadar yukarıdan Afganistan'daki gibi değerleri empoze et bir işe yarar mı? Ekonomik kalkınma seviyesi vs değişmiş ve onunla birlikte değerler ve anlayışlar da değişmiş. Benzer eleştirileri geçmişe bakıp geçmişi bugünkü değerlerle yargılamaya da yapıyorum ki bu tartışma oradan çıktı. Yani geçmişi bugünkü değerlerle yargılamaya da karşıyım.

      Kısaca evet bugüne dair benzer düşünüyor olabiliriz ama en azından geçmişi yargılama konusunda aynı yerde durduğumuzu sanmıyorum. Bir de seküler ahlak diyorsun. Ben kendi ahlak anlayışıma din içerisinde yer buluyorum. Benim ahlakım dini ahlak mı olmuş oldu? Bugüne dair aynı yerde duruyorsak sen de senin ahlakını seküler ahlak olarak tanımlıyorsan bu ahlak seküler midir dini midir? Bence ahlakın dinisi seküleri olmaz. Allah insanlara doğru ve yanlış anlayışını vermiş genel duygular itibariyle, detaylarıysa şartlar belirliyor. Bence senin yaptığın dini ahlak olarak 7.yydaki anlayışı tanımlayıp seküler ahlak olarak da 21.yy daki anlayışı tanımlayarak buradan kendi kabullerini doğrulamaya çalışmak.

      Sil
    2. "O halde oradaki insanlara niçin Batı'nın değerleri empoze ediliyor." neden mi? çok basit çünkü daha zengin, daha güçlü, daha söz sahibi olan o. ne bekliyorsunuz batı dünyası üretsin ama satmasın mı? Geliştirsin ama kıyamasın fakir devletlere hayrına bağışlasın, kimselere ilişmesin, kendini tüü kaka mı ilan etsin? ne yapsın?

      Selefi amerikalı mı WASP amerikalı mi polis müdürü olsun hikayesi de aynı yere çıkıyor. 4 karılı suud arkadaşların prenses kızları neden çarşaf giyip evde oturup 18 çocuk yapmıyor da batılı kadınlar gibi dekolte kıyafetler giyip makyaj yapıyor?
      çünkü hakim kültür.
      Ne yapalım afganistan olmaya mı özenelim? Manyak mıyız, neden özenelim?
      Zengin, çağa hakim, teknolojiyi üreten, söz geçiren selefi kafa olsa idi özenilen, gidilen rota orası olurdu. Ama görüyorsunuz ki hakim olması da mümkün değil.

      "Samimiysen Afganistan'daki şartları değiştir." gerçekten mi? Peki afgan arkadaşlar gerizekalı mı onlar neden değiştirmiyor şartlarını?

      burada şuraya gelmiyor muyuz?
      Beğenelim veya beğenmeyelim bu liberal düzen, bu batı değerleri, hakim ahlak anlayışı adamların bugün geldikleri yere gelmesini sağlamış. Biz (biz= müslümanlar, biz ortadoğulular) onlardan daha iyi olsak tamam da, ne durumda olduğumuz ortada. Değiştiremiyoruz da..Sonra da "Samimiysen Afganistan'daki şartları değiştir." Oldu. peki. Sizin eve temizliğe filan da gelsinler mi?

      Sil
    3. Buradaki tartışmayı anlamamışsın arkadaşım. Buradaki mesela ahlakla ilgili bir mesele. Yani zaten her insan böyledir böyle yapar filan diyorsan sorun yok zaten. ABD askerlerinin Afgan halkını kurtardığı Hollywood filimlerini veya Afgan kızlarının "özgürleşmesini" anlatan Fransız animasyonlarını seyredip zihinsel mastürbasyona devam edebilirsin. Bu seni daha ahlaklı yapmaz sadece tatmin olursun aynı bir kısım insanların İslamda herşeyin en güzeli var diyerek ne kadar doğru yolda olduğunu bir kez daha kendisine teyit edip zihinsel tatmin yaşaması gibi.

      Sil
    4. ABD askerlerinin Afgan halkını kurtardığı Hollywood filimlerini veya Afgan kızlarının "özgürleşmesini" anlatan Fransız animasyonlarını seyrettiğim filan yok. Ancak, bu filmleri çekmeleri, bu propagandayı yapmaları, büyük, güçlü, zengin...ülkenin hakkıdır diyorum. "Ahlak" zengin olanın zenginliğinin imkanlarını kullanmaması demek değildir, diyorum. Güya fakirliği öven İslan bile, cumalara bayramlara en güzel kıyafetinizle gidin diyorsa demek din de imkan varsa kullanmakla ilgili bir sorun görmüyor (ki dinin ahlak anlayışının günümüzde bizim yada en azından benim ahlak anlayışıma uymadığı çok yer olduğu da zaten apayrı bir konu, kölelik, çok eşlilik, ganimet vb.) Ama bu konulara bakarsak orada da görüyoruz ki din bile (iyi ahlak üzere gelen din bile) birilerinin güçlü, hakim, hatta "sahip" olabileceğini güzelce kabul etmiş.

      Sil
    5. Evet büyük güçlü zengin ülkeye herşey mübah. Ağaya beleş. Afganistandaki ağalara da onların yaptıkları haklarıdır. Ne de olsa onlar da orada büyük güçlü zengin insanlar. Ne yapsalar haklarıdır.

      Sil
  3. Cok iyi bir soylesi olmus,hem MFP he hem de Ibrahim Yenigun e cok tesekkurler.
    Lutfen arayi cok acmadan devam edin soylesilere.
    Libarealizm,Islam da akilcilik ve felsefe nin geri kalmasi,bunun neticeleri...iyi yonetim,Dini soylemde fikihcilarin one cikmasi ve bunun muslumanlara etkisi..daha fazla bilgi almak isterim.

    YanıtlayınSil
  4. Bu karaktersizi nereden buldunuz?
    https://twitter.com/serdarkhrmn_/status/1251800964132147203?s=19

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sana bir haberim var.
      Karaktersiz sensin kardeşim.:))

      Sil