İslam’ın Vücudundan Alınan Bir Kan Örneği: Başörtülü Kız Yerine Selman Öğüt ve Fatih Altaylı - Münferit Fikir Platformu

SON

4 Şubat 2020 Salı

İslam’ın Vücudundan Alınan Bir Kan Örneği: Başörtülü Kız Yerine Selman Öğüt ve Fatih Altaylı


Başörtülü kızdan bahsettiğim yazıya bir hayli yorum geldi. Elimde olmayan sebeplerden dolayı o gün yazacaklarımı bugün yazıyorum. 

Tespit şuydu:
Müslümanların birçoğu, neye inandığını bilmeden sırf bir İslam ülkesinde doğduğu için Müslüman unvanı alıyor.
“Müslümanım” dediği halde dinini bilmeyen, tanımayan milyonlarca insan var.
Böyle olduğu için de Müslümanlar arasında cehalet gırtlak boyu.
Böyle olduğu için de din, insanları aldatma aracı olarak kullanılıyor.
Adamın biri böyle bir cehalet zemininde “Şehvetiye Tarikatı” bile kurabiliyor.
Yazıya gelen yorumlarda çoğunluk başörtülü kızı savunuyordu. 
Savunmalarını yadırgamadım.
Çünkü Müslümanların çoğu dini ciddiye almıyor. Böyle dendiğinde kızıyor ama hayatın içinde din ciddiye alınmıyor.
Alınmadığı içinde en çok yapılan yanlışlar bile normal karşılanıyor.
Şimdi o başörtülü kızın linkini bir kez daha vereyim (Link) ve yadırganması gerektiği halde normal görülen cümlesini yazayım.
Soru: Bu işe hiç haram helal boyutundan baktın mı?
Cevap: Bakmadım. Aslında pek de umrumda değil haram-helal kısmı.
Yazıya gelen yorumların bir kısmında genç kızın muhabirin sorularını ciddiye almadığı için böyle cevaplar verdiğini yazanlar olmuş.
Ben hiç de öyle anlamadım.
Burada örnek verdiğim genç kız benim hayatın içinde yüzlerce örneğini gördüğüm insanlardan sadece biriydi.
“Ben Müslümanım” ifadesi bir tanımdır ve tanım kişiyi bağlar.
Bir insanın “ben Müslüman’ım” dedikten sonra, “işin haram-helal kısmıyla ilgilenmiyorum” demesi kendisiyle çelişmesi demektir.
Mesela bir doktor düşünün
“Ben doktorum” diye kendini tanımlıyor, sonraki cümlede “hastanenin kuralları (doğruları-yanlışları) beni ilgilendirmez” diyor.
Normal mi?
Bir yargıç düşünün,
Kendini yargıç olarak tanımlıyor, sonraki cümlede “devletin anayasası, kanunları ve kurallar (doğrular-yanlışlar) beni ilgilendirmez” diyor.
Normal mi?
Bunları normal görmeyenler,
Kendini Müslüman olarak tanımlayan birinin haram-helal beni ilgilendirmez demesini normal görüyorlar.
Başkası almama özgürlüğünü kullanabilir ama ben bir Müslüman olarak dinimi ciddiye alıyorum.
Başkası yapmayabilir ama ben her Müslümana da ciddiye almasını tavsiye ediyorum.
Bu tavsiye bağlamında “Bilinçli Müslüman Sertifika Eğitimi” tavsiye ediyorum.
İstiyorum ki;
“Ben Müslümanım” diyen her Müslümanın 100 temel kavram üzerinden dinini tanısın ve ona göre yaşasın veya yaşamasın…
Yaşarken desin ki, “Ben araştırdım inceledim inandığım değerleri bilinçli olarak yaşıyorum.”
Yaşamayan desin ki, “Ben araştırdım inceledim sonuç olarak yaşamıyorum.”
Bunun ne zararı var?
Bu fikre karşı çıkanlar anladığım kadarıyla şunu öneriyorlar.
Bu iş böyle gelmiş böyle gitsin etsin.
“Kişi ben Müslümanım” desin, dinin temel kaynaklardan öğrenmesin…
Her şeye rağmen ben “Ben Müslümanım” diyen insanların dinlerini temel kaynaklardan öğrenmelerini tavsiye ediyorum.
Öğrenmediklerinde ne oluyor birkaç örnek vereyim.
Selman Öğüt: 
Muhafazakar bilinen, muhafazakar değerleri savunan, AKP sözcüsü gibi ekranlarda boy gösteren bir akademisyen.
Bir tartışma programında başkasına Ezan üzerinden Allahuekber’in anlamını öğreteyim derken kendisinin de bilmediğini ilan ediyor. (Link)
Şimdi Selman Öğüt gelse benden kurs alsaydı, benden İslam’ın temel kavramlarını öğrenseydi,
Ben de ona Ezanı anlatsaydım.
  • “Ezan okumak gerçekte ne okumaktır?” diye sorsaydı, 
  • Ben de ona “Ezan kainattaki sessiz şahitliği seslendirmektir. 
  • Ezan kavli şahitlik, arkasından kılınan namaz ise fiili şahitlik ” deseydim.
Sorularına devam etseydi;
  • Ezanda neden dört defa Allahuekber denir? Bunun mesajı nedir?
  • Ezanda neden Allahu kebir değil de ekber denir? 
  • Ekber en büyük demek, burada kullanılan kıyas dili üzerinden verilen mesaj nedir?
  • Ezanda “Eşhedü” diyen kişi ben şahidim der. Bu şahitlikten kasıt nedir?
  • Allah’tan başka ilah’ın yokluğuna şahitlik fiili olarak nasıl yapılır…
  • Ezan bir Müslüman için bağımsızlık marşıdır, namaz ise bağımsızlığın ilandır…
Şimdi soruyorum Selman Öğüt ve her Müslüman dinlediği ezanın bu ve benzeri mesajları bilse bunun neye ve kime zararı var?
Fatih Altaylı:
Fatih Altaylı “Van’da öğle namazı kaç rekat” diye sorup, eylemcilerin gözaltına alınmasını eleştirdiği bölümde şunları söyledi; “Polisin yaptığı enayilik. Polis orada camiden çıkanlara, kim gösterici kim cemaat anlamak için kapıdan çıkanlara namaz kaç rekat diyor? Sen bu kadar mı cahilsin polis efendi? Her mezhepte farklı kardeşim Şafiler 4, Hanefiler 5… Çıkan Şafii’yse 4 rekat diyecek. Polis Şafiiliği bilmiyorsa ‘Vay yanlış diye götürecek’ Şafii mezhebi de 4 rekat.”
Ben Müslüman’ım diyen Fatih Altaylı benden dine ait temel kavramları öğrenseydi başkalarına cahil derken, kendi cehaletini ilan etmeyecekti.
Oysa ki, namazın farzları bütün mezheplerde aynıdır. 4 mezhepte de öğle namazının farzın dört rekattır.
Ayrıca Fatih Altaylı hazır ders almışken namaz konusunda şunları da öğrenseydi,
  • Namaza başlarken ikisi de aynı kökten gelen kamet ile kıyam arasındaki ilişki nedir?
  • Namazın ecel provası olması ne demek?
  • Namazda bir vakitte Allah’ın huzurunda olma şuurunu, her vakte taşımak olan ihsan şuuru nedir?
  • Rukuda “Azim” diye Allah’ın büyüklüğünü ilan ederken, secde de neden “A’la” diye ilan ediyoruz. Ekber, Azim ve A’la arasındaki fark nedir?
  • Bir günde 5 vakit namazda 443 defa Allah’u Ekber demenin mesajı nedir?
  • Bir günde 5 vakit namazda 525 defa Subhan kelimesi kullanırız. Bunun mesajı nedir? 
  • Ruku ve secdede 360 defa Rab isminin tekrarı üzerinden verilen mesaj nedir?
Şimdi Ben Müslümanım diyen namazın farz olduğunu kabul eden her Müslüman bunları bilse, bu bilginin ne zararı olabilir?
Bu örnekleri çoğaltabilirim
  • İman
  • Takva
  • İnfak,
  • Cihat,
  • Kurban,
  • Nasih-Mensuh,
Bir Müslüman olarak ben istiyorum ki,
İnanç ve ideoloji noktasında kendini tanımlayan her insan, neye, niçin nasıl inandığını bilerek bilgi dolu bir şekilde kendini tanımlasın.
Sonra ister yaşar, ister yaşamaz kendi bilir.
Bu kaliteyi arttırır.
Aksi olunca neler olduğunu iki örnek üzerinden gösterdim.
Daha fazla örnek isteyenler şu linke bakabilir. (Link)
Başkaları ne yapar bilmem.
Ben bir zamanlar adı cemaat olan yapının içindeyken de şimdi dışındayken de varlığımı inandığım değerleri yaşamaya ve anlatmaya adadım.
Yorumlarda benim “yetkinliğimi” sorgulayan isimsiz kişiler oluyor.
Yeri gelmişken bir defaya mahsus onlara bir teklifim olacak.
Benim yazılarımda ismini verdiğim cemaat liderlerinin “Ezan” konusunda yazdıkları bir yazıyı getirin. 
Bir de yanına benimkini koyun.
Kim işin ruhuna daha vakıf görün!
Ben yıllarca her kitabımı yazarken, her çalışmamı yaparken piyasada o konuda ne denmişe ona bakarım. 
Denenlerin üzerine artı bir şey koyabilmenin gayretini veririm.
Geçmişten bugüne bilginin hamalı olmak güzeldir. Ama ondan daha güzeli, mevcudun üzerine orijinal tespitler ilave etmektir.
Günümüzde Alim profili değişti.
Eskiden bilgiye ulaşmanın zor olduğu zamanlarda Alim, bilginin toplandığı baraja benziyordu. Ne kadar biliyorsa o kadar büyük Alim oluyordu.
Ama şimdi bilgiye ulaşmak kolaylaştı.
Artık Alim demek, bilgiyi üreten, işleyen ondan yeni bilgiler üretendir.
Kısaca özetlersem,
Hayat boşluk kabul etmiyor. Müslümanların dinlerini tanımadığı bilmediği bir zeminde, 
  • Işid,
  • Taliban,
  • Sapık tarikat ve cemaatler,
  • Deizm ve ateizm kendine zemin bulabiliyor. 
Ben kendim aklı hayatın merkezine koyuyor, Vahyin rehberliğinde inandığım değerleri yaşamaya çalışıyorum ve bunu da herkese tavsiye ediyorum.
-Deniz Tavacı                                                               Twitter: @DenizTavac

-------------------------------------------------------------------------------------------


Sorumluluk reddi: MFP blogda yazılan tüm yazılar yazarların şahsi

görüşleridir, MFP’nin ve platformdaki diğer yazarların görüşlerini ifade etmez.
--------------------------------------------------------------------------------------------

13 yorum:

  1. Sizin verdiğiniz ezan tanımının bece müslümanlık ile alakası yok. Bence sadece namaz vakti içindir, çağrı bile değildir. Tekrarlanması ise emevi dönemine aittir.

    Şiiler de kendini müslüman olarak tanır, imamlara inanmayan kafirdir. Bilinçli müslüman eğitiminde bu da yer alacak mı?

    Bunları örnek olarak verdim. İslamın ne olup olmadığı konusunda kesinlikle anlaşamayacağımız için bilinçli müslüman sertifikası romantik bir hayal.

    YanıtlaSil
  2. Aman ne dinmis ya,sehadet getirmek yetmiyor,birde sertifika,serrifika da yetmez yarin 3 yasindan din ogrenmeye diye devam eder bu din koruma kollama isleri..Ne kadar zorlasti musluman olmak.

    Insanlari rahat birakin,didik didik ederk dogru musluman aramayin,Allah yartigi kulun pesine dusmuyor da size noluyor acaba,onu bunu duzeltme pesindesiniz..
    Siz dogru olun,dogruyu yapin en iyi musluman siz olursunuz bu da yapulacak en buyuk iyilik muslumanliga..

    YanıtlaSil
  3. O başörtülü kızın geldiği noktaya tüm müslümanlar gelse ne din savaşları olur ne yobazlık ne sapık tarikatlar ne dini kafaya takmış manyaklar ne Gülen gibi bir şizofrenin sohbetini dinlemeye can atan kitleler... O kızın geldiği noktayı anlayamıyorsunuz Deniz Bey. Dine çok takmışsınız. Saplanmışsınız çok önemli bir şey olarak görüyorsunuz.

    Ateist de Deist de değilim ama Din bu işte. Saplanmayacaksın. Seni daha ahlaklı ve bilgili yapmaz. İstediğin kadar araştır derinleştikçe sorulara cevap bulamazsın bulamıyorsun. Herkes ayrı telden bir şey der. Ortada 1000 tane farklı İslam var.
    Siz diyorsunuz ki Sertifika versem fena mı. Şimdi bu yazıda verdiğiniz bilgilerin kaçı ayetten gelme kaçı hadisten kaçı 2 sinden de gelme değil yani sizin yorumunuz?
    "Ezan bir Müslüman için bağımsızlık marşıdır, namaz ise bağımsızlığın ilandır…" mesela bu bilgi hangi ayette? Apaçık ayette bunu diyorsa eyvallah demiyor sizin yorumunuz ise neden kendi yorumlarınızı öğreteceğiniz bir sertifika programı yapıyorsunuz? Dinin özünü, gerekli herkesin bilmesi gerektiği kısmı anlatmıyorsunuz demekki.
    "Ezan kainattaki sessiz şahitliği seslendirmektir." = hangi ayet?
    Ayet diyorum çünkü hadisler 2. kaynak bile olmaz dediniz. Ki o noktaya gelmenizi takdir ediyorum.
    Sertifika programı ile Din metodolojisi ve kaynakları öğretebilirsiniz yani balık nasıl tutuluru öğretebilirsiniz. Ama balık nedir, alın size balık sizin yorumunuz olur. Peki balığın nasıl tutulduğunu anlatsanız, bu sefer o başörtülü kızın yaptığı yorum İslam ile hiç bağdaşmaz mı çıkacak? Fıkıh ile 1000 tane haram getirmişler bu normal de, geç bu helal haram işlerini demek mi anormal? İyi ve kötü Allah öyle dediği için değil, iyi ve kötü zaten kendinden var olduğu için Allah kötülükleri yasaklamıştır deyip, haram kavramını kapatıp Kötü kavramını koyamaz mıyız yok mu böyle yorumlar.
    İslam dinin en temel hakikatı din yoruma çok açık. Ama çoğu kişi bağnaz ve tekfirci.
    Yazıda "temel kaynak"lar" diyorsunuz ama Kuran dışında hangi kaynağı kabul ediyorsunuz?
    Öğle namazının farzı kaç rekattır demiyor polis, öğle namazı kaç rekattır diyor mezheplere göre sünnetin rekatı değiştiği için doğru demiş Altaylı. 4-5 rakamı tabi yanlış.
    "Bir günde 5 vakit namazda 443 defa Allah’u Ekber demenin mesajı nedir?"  nedir mesela cat diye ayet mi vereceksiniz yoksa kendi yorumunuzu mu vereceksiniz yada Nursi gibi bir zatın yorumunu mu aktaracaksınız? 
    "Benim İslam yorumum" sertifikası. Fethullah Gülen'in 40 yıldır yaptığından hiçbir farkı yok. Nursi ve Gülen'den ne farkı var ben merak ediyorum gerçekten. Derseniz ki her konuya girmeyeceğim çok dar özü vereceğim, yukarıdaki örnekler bunun aksini gösteriyor. Gülen ve Nursi saçmaladı derseniz, bu işin fıtratı zaten bir süre sonra güç sarhoşluğudur. 
    "Artık Alim demek, bilgiyi üreten, işleyenondan yeni bilgiler üretendir." sosyal bilim değil ki bu din bilimi bu hocam. Dini mi öğreteceksiniz yoksa benim ezan bilgim yazım Türkiye'deki tüm şeyhlerden şıhlardan proflardan iyi o yüzden kendi yorumumu mu öğretecem diyorsunuz. Her şey yorumdur derseniz o zaman zaten herkes kendi dinini vicdanında yaşar kendi okur kurandan bakara gelir. Başkasının yorumu neden kaliteyi artırsın
    Dinde yeni bir şey üretilebilir mi? Fıkıhta üretirler ama ne kadar doğru? Tefsirde yaparlar Nursi ebced hesabı diye bir şey yapıyordu mesela bu yeni bir bilgi üretmektir ama ne kadar faydalı ve doğru? Gülen hz.meryem ile efendimiz nikahlı yorumunu yapsa ne yapmasa neydi yeni bir bilgi üretti de ne oldu? 

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel bir eleştiri olmuş. Deniz beyin kendisi ile çok fazla çeliştiğini düşünüyorum. Bir taraftan mevcut islam yorumlarını eleştiriyor öte yandan kendi yorumlarını gerçek islam gibi takdim ediyor, elinden gelse herkesi bu yoruma mecbur edecek gibi bir tiran zihniyeti de hissettiriyor

      Guzel yazı, elinize sağlık.

      Sil
    2. Guzel bir elestiri elinize saglik.

      Bu ilahiyatci takiminin bu kadar yoruma acik konularda bu kadar ben bilirim diyip kendi yorumlarini millete dayatmasi bunun uzerinden sertifika programlari telkininde bulunmasi prblemin ana kaynagini gosteriyor.

      Doktorlukla, muhendislikle, muslumanligi bir meslek gibi kiyasliyor.
      Kaldi ki bu doktorlar bile muhendisler bile yeniliklere yeni anlayislara acik insanlarsa mesleklerinde basarili oluyorlar. Sertifikalarini alip duvara asinca degil.....

      Deniz Bey, o bas ortulu kizin geldigi yere gelmeniz onun seviyesine cikabilmeniz icin baya bir kitap okumaniz lazim. ama simdiye kadar okuduklarinizi degil.

      Sil
    3. Ne ilahiyatçısı, beni güldürdünüz. Deniz fetönün işgüzar bir ajan provakatörü, denize bu işi yapacaksın demişler bu işi yapıyor. Araştırabilme imkanımız olsa, şu çanta ile dolaşıp para toplayan tayfadan biri çıkması ihtimali çok yüksek. Yazdıklarına baksanıza akademinin kapısının önünden geçmiş bir kişi dahi, bundan daha bilgilidir.

      Sil
    4. Gülen cemaatindekiler böyle düşünmez. Böyle düşünenlere münafık bile derler. Böyle çıkarımlar da yapmazlar, yapsalar zaten gülene hocaefendi de demezler. 15 Temmuz gibi herkes gibi o da travma yaşamış, ilahiyatçı olup zaten bilgi olduğu için ve eleştirdiği için cemaatten daha önce dışlandığı için şoku biraz küçük olmuş. Sorgulama gitmiş, hadisleri reddetmiş. Zaten sorgulamaya gidip yapılacak ilk iş hadisleri reddetmektir. 2002'den beri onca şey oldu, millet hala aynı kafa gidiyorsa millette sorun vardır. Tarikat ve şeyhlerinden 1 tane temizi kalmadı, Erdoğan hepsini kendi pisliğine ortak etti. Buna rağmen hala hacı hoca şeyh müceddid mehdi bunlara inanan mı kaldı. Bunlar da hadis kaynaklı hep

      Sil
    5. Kusura bakmayın ama, fetullahın kafa yapısını ve sözde cemaatini çözememişsiniz.
      Bu grubun şu andaki çapraz propaganda faaliyetleri ile, bu elemanın yazıları bire bir örtüşüyor.
      Bu oluşum cemaat içine farklı, cemaat dışına farklı propaganda faaliyeti yürütür. Oluşturduğu bu karşıtlıktan beslenir.
      Tezi de kendileri üretir antitezi de sonra buna keramet derler.(Antitez öncesi kehanette bulunmak fetonun şanındandır)

      Tez X Antitez = Sentez = CIA'nın Hedefi
      (X=Çatışma (Sınırları zamana ve şartlara göre değişim gösterir))

      Sil
    6. Örneklemek gerekirse, yazıdan altıntı yapalım "Muhafazakar bilinen, muhafazakar değerleri savunan, AKP sözcüsü gibi ekranlarda boy gösteren bir akademisyen." bu tanım algı yönetimidir.

      Peki doğru mu? Selman Öğüt Kim?
      https://www.youtube.com/watch?v=BVZc7CEBe3g

      Buna en basit tanımı ile hamburger taktiği denir.

      Uzatmadan en basit görüneni aldım. Yoksa sayfalarca A4 dolduracak kadar konu var yukarıdaki ve diğer yazılarda. Feto'dan alıntı yapmak gerekiyor, denizin yazılarından örnekleme yapmak gerekiyor uzun iş, deniz buna değecek seviyede değil. Sadece bu kadar ile geçiştiriyorum.

      Sil
  4. İki,sevimsiz adam..bunlar üzerinden anlatım güzel olmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selman Öğüt klasik Şakirt. 2013 öncesi Gülencilerden hiçbir farkı yok. AKP kavga edince demokrat rolüne büründüler ama Gülen'e laf söyle hepsi hemen tekrar Selman Öğüt'e dönüşür.

      Selman Öğüt'ün TV'deki tezleri, argümanları falan hep Gülencilerin 2013 öncesi hali. Tüm kafa yapıları aynı.

      Sil
    2. Kim bu selamn öğüt.
      https://www.youtube.com/watch?v=BVZc7CEBe3g

      Sil
  5. Insanlara sertifika verince hangi problem cozulecek?

    Selman Ogutun ihtiyaci olan sey sertifika degil, Omurga.
    o da islam degil onur, karakter ve ahlak egitimi ile olacak bir sey.

    Selman Ogutun kesinlikle sizin her hangi bir egitiminizden gecmemesi lazim.
    Cunku bu ona eneniyet, kendini ustun gorme hastaliklari verir ve cehaletinin uzerine buda binince toplumda tedavisi olmayan sorunlara yol acar.

    Selam Ogutun sertifikaya degil neye ihtiyaci var biliyor musunuz?

    Acun hanim gibi bir ogretmene.
    Acun hanim Selmani egitse idi, insan olurdu...

    YanıtlaSil