Son Zamanlarda MFP’ye ve Şahsıma Gelen Eleştirilere Dair - Münferit Fikir Platformu

SON

3 Ekim 2019 Perşembe

Son Zamanlarda MFP’ye ve Şahsıma Gelen Eleştirilere Dair



Tavsiye: Bu yazıyı Ahmet Kaya’dan “Beni Tarihle Yargıla” parçasını dinleyerek okuyabilirsiniz. 

Not: MFP “Münferit Fikir Platformu” demek, YYK  “MFP’nin Yayın ve Yönetim Kurulu” demek.

Yok hayır, bu yazım kurucusu olduğum MFP’ye “Münferit Fikir Fahişeleri,” “İran ajanları” gibi yorumlar yapan müptezellerin sözlerine dair değil, biz MFP yazarlarına “müfteri, müfsit, münafık” diyerek parazit yapanlara da değil. Onlara gülüp geçiyorum, onları hiç muhatap almıyorum.

Son zamanlarda cevap verilmeye değecek başka eleştiriler geldi. Bunlardan üç tanesinden bahsedeceğim ve neden katılmadığımı açıklamaya çalışacağım. Bunlardan ilki şu: “MFP ilk başta iyi başladı, ama sonradan bozdu.”

MFP en başta da özgürlükçüydü, hala da özgürlükçü. Bunu kaç defa tekrar ettim hatırlamıyorum ama biz MFP YYK’sı olarak bize gönderilen yazıların (üslubu iyi olmayan veya argümanları olmadan propaganda şeklinde yazılan yazılar hariç) neredeyse hepsini kabul ediyoruz ve yayınlıyoruz. Bu eleştirileri yapanlar MFP’de çıkan yazıları ne kadar takip ediyorlar bilmiyorum ama yayınladığımız 250’den fazla yazıdan 1 tanesi bile muktedirlerin Gülen cemaati tabanına yaptığı zulmü savunmadı. Evet, yayınlanan MFP yazılarında Gülen cemaati (hiyerarşisi) eleştirileri bol miktarda var ve muktedir eleştirileri çok daha az miktarda var. Ama bize gelen yazılar bu şekilde, biz ısmarlama yazı almıyoruz (*). Şuna da dikkat çekmek istiyorum: benim de, YYK üyemiz Enes Gökçe’nin de sert AKP—a.k.a Türkiye Muktedirleri—eleştiri yazılarımız var. 

Burada tekrar altının çizilmesi gereken mesele bizim MFP YYK olarak özgürlükçü oluşumuz ve insanların hissettiklerini, fikirlerini yazmaya açık bir mecra oluşumuz. Keşke bize “cemaaat savunucuları”ndan veya “AKP savunucuları”ndan yazılar gelse de argümanları neymiş hep beraber okusak. Bize gelen yazılar genelde Türkiye’nin gelmiş olduğu içler acısı durumdan Türkiye muktedirleri kadar Gülen cemaati hiyerarşisini sorumlu tutan ve bu konuda dolmuş insanların yazıları; öyle görünüyor ki bu kişiler bu yazıları yayınlayabilecek başka bir mecra bulamıyorlar.

İkinci eleştiri şu: “İsa iyi niyetli, ama manipüle edilmeye müsait (ve ediliyor).”

Öncelikle bir insanın niyetini okumak kolay iş değil. O yüzden bence herkes herkesi niyetleri ile değil, yaptıkları ile değerlendirilmeli. İkinci olarak beni kim manipüle ediyor merak ediyorum. Kimsenin talebesi değilim, bir değil birçok insanı dinlemeye ve hepsinden ancak aklıma yatanları almaya çalışıyorum. Ben aslında yıllarca (hem the cemaat yıllarımda hem de daha genel olarak klasik İslam anlayışına maruz kaldığım bundan 4-5 sene öncesine kadarki hayatım boyunca) manipüle edilmiş hissediyorum kendimi. Şimdi elimden geldiğince açık görüşlü olarak ve kimse tarafından manipüle edilmemeye azami gayret göstererek hayat görüşümü oturtmaya çalışıyorum. Dolayısıyla bu eleştiriyi kabul etmiyorum.

Üçüncü eleştiri (lafız olarak tam olarak böyle olmasa da mana olarak) şu: “İsa iyi, ama etrafında kötü insanlar var.”

Öncelikle ben kendimi kesinlikle etrafına toplanılması gereken birisi olarak görmüyorum. Hatta şunu açık yüreklilikle ifade edebilirim (buna benzer bir ifadeyi ilk defa Abdullah Naci’nin bir tweet’inde görmüştüm): “Lütfen beni takip etmeyin, çünkü çıkış nerde ben de bilmiyorum.” Ben doğruyu arıyorum, doğru şudur diyemem; çünkü aslında doğrunun sadece aranır ve bulunmaz bir şey olduğunu düşünüyorum. Bunun yanında “doğru burda işte, gelin” diyen birçok kanaat veya grup önderinin de çağırdıkları şeyin doğru olmadığını apaçık gördüğümden “onlar doğru değil” demekten de çekinmiyorum. İkinci olarak “felan iyi, etrafındakiler kötü” sözü çok çektiğimiz bir söz. Etrafında insanlar olan liderler (ben onlardan değilim) için bu söz “o lideri iyi göstermek için” bir aparat sadece. 

Üçüncü ve en önemlisi olarak, MFP yazarları ve takipçileri (özellikle çok MFP paylaşımı ve konu ile alakalı tweet’lere çok yorum yapan takipçiler) her birisi birer “birey.” Onlar benim yazdıklarımdan sorumlu değiller, ben de onların yazdıklarımdan sorumlu değilim. Evet, ben MFP ile bir şekilde alakalı görülebilecek insanların yazdıklarından ve söylediklerinden sorumlu değilim, sadece kendiminkilerden sorumluyum. MFP gibi özgürlükçülüğün ana gaye olduğu bir ortamda benim de hoşuma gitmeyen bir yazı veya twitter paylaşımı yapan bir insana ben “sen MFP’yi de temsil ediyorsun, bu yazdığın olmamış, sil lütfen” demiyorum ve demem. Kısacası beni de MFP yazar ve takipçilerini de değerlendirirken birey olarak değerlendirmenizi rica ediyorum.

Bu üç eleştiri hakkında yorumlarımı yazdıktan sonra önemli gördüğüm bir konuya değinerek yazımı bitireyim. Ben sadece MFP’nin kurucusu ve 6 kişilik YYK’sinin (**) bir üyesiyim; MFP’nin ne kanaat önderi, ne patronu, ne de sahibiyim (kendimde ne öyle bir potansiyel var, ne de bir istek). Zaten fikirlerin “münferit” yani bireysel olması için kurulmuş bir platformun bir kanaat önderi olmamalı. Bu platform fikirlerin cesurca ortaya koyulduğu, saygı ile dinlendiği, tartışıldığı; sonrasına herkesin evine yine (potansiyel olarak biraz değişmiş olan) “bireysel” fikirleriyle geri döndüğü bir platform olmalı. Bu niyetlerle kuruldu bu platform ve bu şekilde devam edecek. Neden böyle devam edeceğini düşünüyorum? Çünkü YYK’daki arkadaşlar gerçekten özgürlükçü, demokratik, açık görüşlü ve kendi görüşlerini üretebilen arkadaşlar. YYK’daki tüm kararlarımızı demokratik bir şekilde veriyoruz, bir “cemaatimsiye” dönüşebileceğimize dair en ufak bir endişem yok. 

Ben kendimi sadece zaten çok basit olan bir fikre (yani “kimseye aklımızı kiraya vermeyelim, her şeyi sorgulayarak kendi yolumuzu kendimiz çizelim” fikrine) ön ayak olmuş, sonrasında da elinden geldiği kadar yardımcı olan bir “birey” olarak görüyorum. Siz de beni o şekilde görebilirseniz sevinirim.

Selam, sevgi ve saygılarımla,

-İsa Hafalır                                                                                  Twitter: @isaemin

(*) YYK gelen yazıları, editöryel prensipleri göz önüne alarak yayınlanmasının uygun olup olmadığına karar verir. Prensiplere uygun olmayan yazılar; değiştirilmesi için yazarlara geri gönderilir ve gerekli değişikliklerin yapılması istenir ya da yazının yayınlanmayacağı ifade edilerek yazı geri çevrilir. Bugüne kadar geri iade edilen yazıların hiçbirisi cemaati savunduğu gerekçesi ile yazara geri gönderilmedi. YYK üyesi arkadaşların yazdıkları yazılarda bu tarafsız tutum görülebilir. 

(**) Diğer üyeler Enes Gökçe, Murat Er ve ismini değişik sebeplerden gizli tutan ama bizim tanıdığımız ve en az biz üçümüz kadar MFP için emek ve vakitlerini harcayan diğer üç arkadaş.


---------------------------------------------------------------------------------------------------
Sorumluluk reddi: MFP blogda yazılan tüm yazılar yazarların şahsi görüşleridir, MFP’nin ve platformdaki diğer yazarların görüşlerini ifade etmez.
---------------------------------------------------------------------------------------------------

11 yorum:

  1. İsa Bey, emin olun çok çok iyi bir iş yapıyorsunuz. Hatırlıyorum, ilk yazılarınız yayınlandığında henüz daha Gülen ve etrafındaki ekibi olan bitenden sorumlu tutma cesaretini gösterebilen pek kimse yoktu.

    Siz cesaret veriyorsunuz, mazlumların kurtulması için bir umutsunuz. Cemaat yöneticileri sussa ve artık politika üretmez hatta bu işi bitirseler mazlumlar daha rahat edecek...

    YanıtlaSil
  2. Isa Hocam no problem.
    MFP nin ne yaptigi ortada. Gayette guzel gidiyor.
    Soylesiler cok yanki uyandirdi.
    Ozellikle Ilhan Gokalp Soylesisi mukemmeldi.

    bazilari (mesela ben) kendimi 5-6 sene oncesine kadar manupule edilmis ve bu hipnozdan kurtulmam 4-5 sene surmus gibi hissediyorum. ve bu 4 5 sene cok painful oldu. cunku din ile hizmet karistigindan nerede koparman gerektigini bilemiyorsun.

    boyle uyanma surecindeki insanlarin akillarinda sorular var ve bu sorunun cevabini vermek aci oldugundan baska soruya cevap veriyorlar.

    Sorulardan biri su: Gulen cemaati devlet aygitini eline gecirerek suc isledi mi? AKP ile gucu eline almak icin ortaklik yapti mi? bu sirada insanlara AKP ile beraber zulm etti mi? polise ve cesitli kurumlara haksiz insan yerlestirdi mi?

    Maalesef bunun cevabi "evet".

    Ikinci soru su: Gulen cemaatinin liderleri, tabandaki insanlari bilerek by-lock gibi uygulamalara abone yaparak riske atti mi? Burda Bilerek onemli. yani bu appi kullanan illegal is yapan ya da illegal duruma dusebilecek insanlari korumak icin bu uygulamayi kullandirdi mi?

    Maalesef bunun da cevabi "EVET"

    Ucuncu soru su: Gulen cemaati, hak bir davanin mi yolcusu mu. Yoksa insanlarin boyle bir davadasin cennetliksin, Gulen vazifeli diye kandirildiklari bir kult mu?

    Burda da deliller gozlem hersey CULT oldugunu gosteriyor.

    ama insanlar neye cavap veriyor?

    Bu sorulara degil. akillarinda bu soru var fakat insanlar, suna cevap veriyor

    1. soru icin .
    Baska insanlarda haksizlik yapti. Dolayisi ile bizde yapabiliriz
    Ama soru bu degil
    2. soru icin.
    By lock kullanmak illegal degil ki. ama soru bu degil. sen bunu niye yuklettin niyetin neydi ben onu soruyorum.

    3. Cemaat Cult mi degil mi yerine.
    Guleni seviyor muyum sevmiyor muyum.


    halbu ki insanlar bu sorulara cevap vermeli.
    Cevap verdikten sonra bazisi iliskisini keser yolun devam eder.
    ama kesmezsede sorularin durust olarak cevabini verdiginden dolayi bir daha bu hatalrin olmasini engelleyecek sekilde nasil bir organizasyona girerse oyle gider.

    Bu sunun gibi. 17-25 oldu ortaligi Tayyibin yolsuzluklari cikti. Millete bunlar hirsiz dendi. Akillarda su soru oldu, Tayyip hirsiz mi degil mi?

    Verilen cevap Calisiyorlar.

    yaw kardesim onu sormadik.

    Cemaatte ayni yola dustu.
    Ben o yuzden give up yaptim.


    Cunku bulundugum yerlerde ki yanlislari goze soktugumda insanlar hic bir zaman soruma cevap vermedi.


    Insanlar sorulan sorulara cevap vermeli!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hocam burada yazdıklarınız genişletip güzel bir MFP yazısı çıkartabilirsiniz :)

      Sil
  3. Manupule olmak yada olmamak Isa bey,iste butun mesele bu;)

    YanıtlaSil
  4. Hocam,sıkıntı yok. Durmak yok,yola devam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle hocam, zafer değil sefer önemli olan.

      Sil
  5. Durustlukle ve sadece kesin gerçekleri ortaya koymaya calişilirsa
    Yeter ...

    İnsanlar ile gerçekler arasındaki engelleri kaldırmaya çalışmak ...

    Gerçekler apaçık ortaya çıktıktan sonra isteyen uyanır isteyen uyumaya devam eder isteyen uyuyor numarası yapar ...

    Artık ondan sonra her ne yaparsa sorumlusu kendi olur...

    İnsan kandirilsa da sorumludur...

    Hipnoz edilse de...

    Hipnoz altında cinayet işleyen masum mudur...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsan kendi hayatından sorumludur. Evet. Bu kadar basit.

      Sil
  6. bu çok önemli gerçeği maalesef bir çok insan ıskalamakta...

    ister bir dine uy ister bir külte ister bir ideolojiye ister münferit ol ister herhangi bir gruba müntesip ol bu değişmemekte...

    hepimiz her yaptığımızdan bir gün mutlaka hesap veririz...

    ben arkadaşlara uydum hocama uydum yok şeyhime uydum liderime uydum partime grubuma uydum yok şeytan uydum kurtarmıyor...

    YanıtlaSil