Header Ads Widget

test banner

Maskeli Balo

Hiçbir şey eskisi gibi değil. 

Riya semadan yağan yağmur sanki kezzap tadında ciddiyeti eriten. 

Samimiyet yüreklerdeki yitik. 

Bir maskeli balo yaşadığımız dünya. 

Derinliksiz ve içi boşaltılmış. 

Sadece sevgiler değil kavgalar dahi samimiyetsiz. 

Sahte sloganlar cümbüşü. 

Duygu kalpazanlığı... 

Baudrillard ve simülasyon kuramı... 

Fransız bir sosyolog olan Jean Baudrillard, modern dünya insanının algısını “Simülasyon Kuramı” ile açıklar. 

Özellikle kapitalizmin ve medyanın etkisiyle günümüz insanının algısı gerçeklikle kopmuştur. Yaşadığımız evren imajinatif olan ile gerçek olanın karıştığı patofizik bir evrendir. 

Suriye’de ölen insan haberleri ve parçalanan bebek cesetleri ve ardından ve hemen ardından çamaşır deterjanı reklamı. 

İşte tam olarak anlatılmak istenen bu. 

Televizyon kapatıldığında insanın aklında kalan bir parça Suriye’deki zulüm ve çocuk cesetleri bir parça bilmem hangi siyasinin çocuğunun düğün merasimi ve daha bilmem hangi sanatçının son çıkarttığı albüm ve kimin kiminle evleneceği haberi ve yine Afrika’daki derisi kemiğine yapışmış bir çocuk. 

Bu durum, yaşadığımız dünyada adeta çok kişilikli bir insan tipini ortaya çıkarmaktadır. 

Afrika’daki sefaleti seyrederken ardından gelen bir eğlence programı insan duygusunun kökenine dinamit koymaktadır adeta. 

Sokak çocuklarının veya evsiz insanların haberlerinin ardından çılgın Noel ve Yılbaşı kutlamaları insan duygularını hakikatin sarsılmaz zemininden kaypak bir alana sevk ettirmektedir. 

Her bir şey üret ve erit mantığıyla tükenme esasına göre işlemekte. 

Savaşlar dahi eskisi gibi samimi değil. Savaş malzemeleri için çıkartılmaktadır. 

Barış hakeza samimi değildir zira o da tıp malzemeleri sattırmak için. 

Ne aşklar ne de nefretler samimi. 

Ah şu sefil hokkabazlık! 

Bakan ama göremeyen bir dünya içinde yaşadığımız... 

İki yüzlü anlamına gelen hipokrat kelimesi kadim Yunan dilinde tiyatrocular için kullanılıyordu. Zira oyuncu tiyatroda kendi kişiliğini değil bir başkasını oynar. 

Zaten Latince iki yüzlülük anlamına gelen “hypocracy” bir şeyin arka planı, altı anlamındaki “hypo” ile yargı ve düşünce anlamına gelen “krei” kelimelerinin birleşimidir. 

Dün emperyalizmi protesto için Amerikan markası telefonunu duvara vuranlar bugün emperyalizmin Truva atı bir dev şirket Mckinsey ile anlaşma yapanları alkışlıyor. 

Sahte mücevher üretenler dünyanın her yerinde cezalandırılır ya peki sahte umut ve ideal üretenler? 

Bu denli derin tutarsızlıkların sosyal psikoloji açısından bir karşılığı olmalı. 

Neden bu şahsiyet kırıklığı? 

Bu aralar dini liderlere tapınmak çok tartışılıyor. İyi de ediliyor… 

Ya peki siyasi lider tapınmacılığı! 

Muhafazakâr taassup... 

Oysa ki partizanlık en az mezhep ve meşrep taassubu kadar zararlı. 

İşte tevhid öyle güçlü bir argümandır ki birbirinden kopuk bu anlamsızlık çukurunda kaybolmuş böylesi patofizik bir dünyayı ulvi bir anlam ve manayla buluşturur. 

Yani vahyin ifadesiyle insanlığı anlamsızlığın karanlığından anlamın aydınlığına çıkarır. 

Ne mutlu vahyi rehber edinip Allah'tan başka hiçbir otoriteye tapılmayacağını sadece sözleriyle değil eylemleriyle ve duruşlarıyla dahi ispat edercesine yaşayanlara! 

Selam ve dua ile 

Bilgin ERDOĞAN 
Twitter: https://twitter.com/BilginErdogan1
author

"Sorumluluk Reddi" Konusunda Önemli Bilgilendirme:

Münferit Fikir Platformunda yazılan tüm yazılar, aksi MFP YYK tarafından belirtilmedikçe yazarların kendi görüşleridir. MFP’nin ve platformdaki diğer yazarların görüşlerini yansıtmaz veya ifade etmez.

Yorum Gönder

0 Yorumlar