Bir Ahlaksızlık Nişanesi Olarak At İzini İt İzine Karıştırma Ameliyesi! – 4 - Münferit Fikir Platformu

SON

4 Mart 2019 Pazartesi

Bir Ahlaksızlık Nişanesi Olarak At İzini İt İzine Karıştırma Ameliyesi! – 4




Paramı nakit olarak hazırlıyorum, sıra bana gelince “İninal card” almak istediğimi söylüyorum kasiyere... Bu kart da nedir?... Diyorsunuz tabii ki. Anlatacağım. Bu kart bir “Gift card”. Türkiye’de çok yaygın olmasa da batılı ülkelerde bu tür kartlar çok yaygın. Hemen hemen her bankanın bu şekilde piyasaya sürdüğü kartlar var. Bu kart herhangi bir isme mahsus değil. Akbil yüklüyor gibi marketlerden bu karta para yükleyip (Türkiye’de birkaç büyük market bu hizmeti veriyor.) bir sevdiğinize veya tanıdığınıza hediye edebiliyorsunuz… Tamam da ne alakası var konumuzla?…diyorsunuz. Anlatacağım. Kartı cebime koyuyorum. Bir internet kafeden çakma! bir e-mail adresi açıyorum evvela. Bu e-mail ve bir kullanıcı adıyla “PayPal”ın sitesinden kendime bir hesap oluşturuyorum. Sanal hesabıma daha önce satın aldığım “İninal” kartımdaki bakiyemi transfer ediyorum (senkronize ediyorum). Yani artık param PayPal hesabımda…Eeee sonra ne oluyor?…diye soruyorsunuz. Anlatacağım. Uluslararası faaliyet gösteren bir “Vpn” şirketinin web sitesine giriyorum. (Hotspot, Thunnel vb.) Kendime daha önce edindiğim çakma e-mail marifetiyle bir hesap açıyorum. Üç ay veya altı aylık Vpn hizmetini PayPal hesabımda bulunan parayla satın alıyorum. Vpn şirketi kullandığım e-mail üzerinden bana kullanıcı adımı ve şifremi gönderiyor. Çakma mailim aracılığıyla tüm bu bilgileri edinip bir yere şifreli bir şekilde not ediyorum. Kim yaptı bu işi?... Kulağıma Kerim çarpsın ben yapmadım!

Evet sizin anlayacağınız Vpn hizmeti satın alıyorum. Peki bu Vpn’i nerede kullanıyorum. Bilenler bilir ama bilmeyenler için kısaca bir hatırlatma yapmakta fayda var. Benim de bildiğim kadarıyla Vpn, internet ortamındayken IP adresinizin gizlenmesini sağlıyor. İnternete erişim sağlayacağınız ülkeyi kendiniz belirleyebiliyorsunuz. Yani kendi yaşadığınız ülkeyi baypas ederek başka bir ülke üzerinden internete erişim sağlayabiliyorsunuz. Yani TR’den erişimi tehlikeli ve zararlı(!) olarak bilinen bir siteye erişim sağlamak istiyorsanız Vpn marifetiyle bu siteye veya hesaba erişebiliyorsunuz. Engelleri kaldırıyor. Bir diğer faydası şu olsa gerek; bu geniş ve devasa havuz içerisinde kendi izinizi kaybettirip tedbir(!) yapabiliyorsunuz. Bilişimci değilim ama anladığım bu. Tabii ki işin uzmanı olan “abiler” daha iyi bilirler.

Tabletimizle iletişim kurarken tableti açar açmaz evvela bu Vpn programını aktif hale getirmemiz gerekiyor. Zaten Vpn aktif değilse program açılmıyor. Kullandığımız programlardan bazıları “Tango”, ”Gmail” ve “Evernote”…Bunlarda ne böyle?... diyorsunuz. Anlatacağım. Tango, hani şu çok meşhur Chat programı. Milyonlarca kullanıcısı olan muhtemelen Amerika merkezli bir şirkete ait iletişim programı. Evet hemen hemen herkes bilir, kullanmamışsa bile duymuştur bu programı. Mesela bizim “müdür” abi E.D. Almanya’daki yakınlarıyla görüşmek için kullanmış. Öyle söyledi mahkemede… Tamam da ne var bunda kullanamaz mı?... diyorsunuz. Anlatacağım. Bizim kullandığımız program “Tango” programı değil, bizim “Tango” bu “Tango” değil. (at izi it izine karıştı yine…) Neyse evet sadede geliyorum. Bizim kullandığımız programın sadece ikonu “T” harfi şeklinde. Orijinal “Tango” programının ikonunun birebir aynısı. Yani tableti birisi açtığında klasik “T” ikonunu görüyor. Tek benzerliği bu. Tıklayıp içerisine girmek istediğinizde birkaç özel şifre duvarını açarak şu meşhur “Bylock” benzeri bir programa giriyorsunuz. Karşılıklı ID eşleştirmesi yapılarak iletişim sağlanabiliyor. Yani abilerimizin! Şu meşhur Bylock nanesini millete yedirdikten sonraki son buluşlarından birisi.

Ben “Tango” mağduruyum filan demeyeceğim. Bizzat kullandım çünkü. 2016 yılının başlarından itibaren ta ki 15 Temmuz darbe teşebbüsü olana kadar ve akabinde biz bu programı kullandık. Daha önceki yazılarımda ifade ettiğim tüm yazışmaları ve iletişimimizi biz bu program üzerinden sağladık. Tabletlerimizi kullanmaya başlamadan önce ATM (Arama Tarama Mesulü) denilen ve her bölge temsilciliğinde bulunan bir arkadaş evvela tableti alır, içerisine birtakım programlar yükler, açık kaynaklardan edinilemeyecek bazı programların APK’sını direkt tablete aktarır ve bize teslim ederdi. Biz de bu programlar aracılığıyla güvenli hale getirilmiş tableti kullanmaya başlardık. Mesela tableti kaybettik diyelim, çaldırdık veya polisin eline geçti. Ekran kilidi şifresini üç kez yanlış girdiğinizde cihaz otomatikman fabrika ayarlarına dönüyordu. Diyelim ki polis kapıya dayandı ve sizde de bu tip bir tablet var. Hemen hızlıca üç kez bilerek yanlış şifreyi tuşluyorsunuz ve cihaz ne var ne yok her şeyi siliyor. Daha kötüsü oldu polis veya jandarma cihazı ele geçirdi diyelim. İşgüzar görevli cihazı kurcalamaya başladı. Şifreyi üç kez yanlış girince olay bitiyor veya sizden görevli şifreyi sordu. Üç kez yanlış şifreyi tuşlattırdığınızda olay bitiyor!

Bu “Tango” Programı müdür yardımcısı, müdür, temsilciler ve temsilcilerin diğer aveneleri tarafından kullanılıyordu. Öğretmen veya askeri personelin kullandığına şahit olmadım. Kullanılmış olsaydı bilgim olurdu. Yukarıda “Gmail” denilen bir programdan daha bahsettim. Bu program da tıpkı “Tango” gibi bir program. Yapısal olarak aynı. Fakat kullandığımız mecra farklıydı. Bölge dediğimiz yani hizmetin sivil kanadıyla olan kontaklarımızda bu programı kullanırdık. Bu programın ekran ikonu “Gmail”in ikonu ile birebir aynıydı. Yani ekranda gördüğünüzde sıradan, yadırgamayacağınız bir durum. Ama tıklayıp açmaya çalıştığınızda yine “Tango” da olduğu gibi birkaç bariyerle karşılaşıyorsunuz. Bu programı biz daha çok izdivaçla ilgili mevzuları görüştüğümüz bölgeyle irtibat kurarken kullanırdık. Bu iki program da düşük kapasiteli Word veya Excel dosyalarını import ve export edebiliyordu.

Gelelim “Evernote”a. Bu program bilindiği üzere dünyaca ünlü not alma programı. Bu programın da çakmasını yapmışlar abiler. Ekran ikonu birebir aynı. İçerine girerken yine birtakım şifrelerle girilebiliyor. Peki ne amaçla kullanıyorduk. Diyelim ki bir konu var. Abilerimize iletmemiz için veya bir arkadaşa ulaştırmamız için birtakım bilgileri not etmemiz gerekiyor. Kâğıt kullanmak tedbirsizlik olacağı için ve de not almamız mutlaka gerektiği için bu programa kaydediyorduk. Buraya alınan notlar belirli periyotlarla otomatik olarak program tarafından siliniyordu.

Yoruldunuz değil mi? Kafanız biraz karıştı sanki. Ama kafa karıştıracak bir durum yok! Sherlock Holmes romanlarına özenip roman filan yazdığımı zannetmeyin. Daha neler var neler! Bunları yazmamdaki amacım mahrem işlerin nasıl takip edildiği, nelerin nasıl yapıldığı, iletişim gibi çok önemli bir konunun nasıl tertiplendiği ile alakalı sizlere bir fikir vermekti. Daha sonraki yazılarıma dayanak olacak olan bu bilgiler gerekli ve önemli!

-Vahdettin Polat
Twitter: @VahdettinPolat6

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder