Başka Bir Dünya
Bir hastane odasında zaman, dışarıdaki saatlere benzemez. Gün; duvardaki takvime göre değil, ateş ölçümlerine, kan değerlerine ve serum değişimlerine göre ilerler.
Genç bir anne, sekiz-dokuz yaşlarındaki oğlunun kemoterapi sürecinde bir yıl boyunca o odada yaşamak zorunda kalmıştı. Enfeksiyon riski sebebiyle refakatçi değiştirilemiyor; hayat, dar bir koridorla sınırlanıyordu. Çocuğun nadir bir hastalığı vardı. Ani hareket etmemesi gerekiyordu; oyun bile artık dikkatle ayarlanmış bir faaliyete dönüşmüştü.
Yaşananları hiçbir zaman bir şikâyet konusu yapmadı. Aksine bir gün, yaşına göre kendisinden beklemediğim bir olgunlukla şöyle dedi:
“Başka bir dünyadayım artık. Ve hiçbir şeyin eski değeri yok.”
Hayatının merkezi; ne bir zorlamayla ne de bir öğretiyle, hiçbir çaba harcamadan öylece yer değiştirmişti. Öncelikler sadeleşmiş, arzu sandığı pek çok şey anlamını yitirmişti. Dünya küçülmüş, tek bir yatağın kenarına sığmıştı. O yatağın üzerinde nefes alan bir çocuk vardı ve hayatın bütün ağırlığı, onun boncuk gözlerinin hep gülmesine bağlanmıştı.
Rızkın Yolculuğu
Bu bağlılık, aslında varlığın ilk nefesiyle, hatta ilk ihtiyacıyla başlar. Öyle ki hayatın tersine işleyen ilginç bir öyküsü, zarif bir ölçüsü vardır. Daha dünyaya gelmeden, anne karnında her şeyden mahrum bir yavru, en zahmetsiz şekilde beslenir. Dünyaya gözlerini açtığında ise gıdaya ulaşmak için ağzını yapıştırmak kadar küçük bir hareket ve istek yeterlidir. Büyüdükçe, o ilk 'hazır' kolaylıklar azalır; fakat bu kez boşluğu ebeveynin şefkati doldurur.
Şefkatin Adıyla
“Ey kavmimin ileri gelenleri! Bana çok mühim bir mektup bırakıldı. Süleyman’dan geliyor ve Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla başlıyor.” (27:29-30)
Şefkatin bu ince, şirin ve değerli hâli yalnız insana mahsus değildir. Tabiat diye isimlendirilen fıtri şeriatın derinliklerine bakıldığında, aynı hakikatin başka şekillerde tekrar ettiğini görürüz...
Antarktika’nın buzullarında dişi penguen, yumurtayı bırakır bırakmaz okyanusa yiyecek aramaya giderken emaneti babaya devreder. Baba penguen, aylarca sürecek o soğuk nöbette yumurtayı ayaklarının üzerinde, özel bir sıcaklıkta taşır. Ne yer ne de geri çekilir; tek gayesi kabuğun içindeki hayatı korumaktır. Anne döndüğünde ise kursağında getirdiği yarı sindirilmiş balığı yavrusunun ağzına bırakır.
Okyanusun derinliklerinde anne ahtapot, yumurtalarını kuytu bir kayalığa yerleştirir ve orayı bir kale gibi savunur. Aylar, bazen yıllar boyu tek lokma yemez; kollarıyla yumurtalara sürekli taze su sirkülasyonu sağlar. Yavrular çıktığında enerjisi artık tükenmiştir. O, hayatı devrederken kendisi dünyadan çekilir.
Gökyüzünde binlerce kilometreyi aşan kuşlar, gagalarında taşıdıkları tek bir tohumu yuvadaki minik ağızlara bırakır. Filler, çamura saplanan yavruyu kurtarmak için çember olur; bazen ölen yavrusunun başında günlerce bekler. Sıcaklık arttığında yüzlerce arı, gözeleri belirli bir derecede tutmak için kovana damla damla su taşır.
Aç kalan penguen, tükenen ahtapot, uykusuz gecelerde sandalyede uyuyakalan anne… Şuurunda olsun ya da olmasın, hepsinde ortak bir deneyim vardır: Karşılıksız sevgi ve eşsiz bir emek.
Tecelli
Anne, çocuğunu korurken yalnız onu değil, kendi fıtratındaki o derin rahmet izini de gerçekleştirir. Bu yüzden fedakârlık ona ağır gelmez; aksine, şefkatten uzak kalmak onun için belki azaba dönüşür.
Çünkü merhamet ve cömertlik gibi değerlerin hakiki lezzeti ve güzelliği göreli değildir; doğrudan ortaya çıktığı ve görünür olduğu yerlere bakılarak anlaşılır. Bir kerem sahibi, ikram ettiği kimsenin sevinciyle ferahladığı gibi; şefkat sahibi de yöneldiği canın huzuruyla gerçek lezzetine kavuşur.
Hayat, şefkatle ayakta durur.
Ve dünyanın gerçek değeri, sevdiğimiz canların nefesindedir.
Can’lı Mürekkep
Bu karşılıksız sekînet, sinelerdeki güven duygusu; aslında her bir zîhayatın eline verilen o değişmez pusuladan ileri gelir.
“Cevâd-ı Mutlak (c.c), her ferd-i zîhayatın eline lezzet ve ihtiyaç mürekkebiyle yazılmış bir tezkereyi vermiş, onunla evâmir-i tekviniyenin programını ve hizmetlerinin fihristesini tevdi etmiştir.” (Risale-i Nur)
— Katre
Not: Bu metnin yazım sürecinde; dil, üslup ve teknik düzenlemeler konusunda yapay zekâ asistanından (Gemini) destek alınmıştır. Metinde yer alan alıntılara dair her türlü içerik değerlendirmesi ve fikri sorumluluk yazara aittir."

0 Yorumlar