Header Ads Widget

test banner

Cemaatin Mahrem Hizmet Metodu ve İtikadi Çelişkisi


(Eleştirmek kolay denir fakat doğru eleştiri yapmak çok zordur. Eleştiri yapıcı ve varsa hataları göstermek için olmalıdır. Usta bir yazıcı değilim. Amatörce aşağıdaki düşünceleri karaladım. Yanlış düşünüyor olabilirim. Ayrıca kimseye hakaret etmek küçümsemek gibi bir niyetim yok, yine de rahatsız edici ifadeler varsa maksadı aşan beyanlar olarak kabul ediniz.)

Ben cemaatin inanç ve buna bağlı olarak hareket metodu boyutunda bir çelişkisine dikkat çekmek istiyorum. Hatırlayalım; Cemaat ''sebepleri perdedar-ı dest-i kudret'' yani Allah’ın kudret elinin perdesi olarak görür. Sebeplerin yani görünürde insanların yaptıklarının hakiki tesiri yoktur.

Yapılan fiiller Allaha duadır. Her şeyi aslında Allah yaratır. Gülen'in tabiriyle ''yapan O'ydu, eden O'ydu'' denir.

Yaratanın, yapan edenin aslında Allah olduğunu, insanın çabalarının fiili dua olmak dışında hiç bir tesiri olmadığını cemaat ve Gülen çok iyi bilir. Bu aslında tevhidin özüdür.

Celalettin Harzemşah örnek verilir; savaşa giderken ''sen muzaffer olacaksın'' diyenlere ''bizim vazifemiz savaşmaktır (fiili dua, kazanıp kazanmayacağımız Allahın bileceği iştir), Allahın vazifesine karışamayız'' der.

Peki Allah'a bu kadar inanan ve güvenen, yaptığı işlerin aslında tesirsiz, sadece fiili dua olduğuna inanan biri, sebeplere taparcasına, Allaha güvensizlik işmam edercesine neden gayrı meşru yollara, tartışmasız günah olan fiillere girişir?

Meşru sebeplerle dua edince (yani meşru dairede iş yapınca) Allah duaları duymuyor mu ki çirkin işlere giriliyor?

Devlet içinde her türlü rezil yola başvuran kanun kural tanımayan klikler var diye, Allah'a inanan bir insan aynı rezil yöntemlere başvurabilir mi? 

Bir örnekle açayım; devletin meşru polisi, mafya ile mücadele ederken, mafya pis yöntemler kullanıyor o zaman biz de kullanırız diyebilir mi? Diyemez, çünkü devleti ve polisi meşru yapan hukuk içinde mücadele vermesidir. Ayrıca devletin ve milletin gücü polisin yanındadır.

Şimdi örneği tebliğ vazifesi yapan, Allah'ın has kullarına uygulayalım. Allah’ın tebliğ ile görevlendirdiği kulları, şeytanlar en pis işleri yapıyor biz de yaparız diye, diye pis sebeplere başvurabilir mi? 

Allah'ın meleklerin gücü bu has kulların arkasında değil mi? Gerektiğinde Allah mucizeler kerametler bile yaratarak kullarına yardımcı olmuyor mu? Devletin gücünün polisin arkasında olması gibi Allah'ın gücü ''kutsilerin'' arkasında değil mi?

Adi aciz insanların bile kurduğu devlet sisteminde meşru görevliler pis işlere karışamazken, kainatın sahibi Allah'ın kulları, sebeplerin sahibi Allah'ın kulları pis işlere nasıl tevessül edebilir? 

Tesir-i hakiki elinde olan Allah meşru yollar ile dua edince duymuyor mu?

Peygamberimiz Mekke'de, '' bu müşrikler açıktan söylersek bize hayat hakkı vermez, meşru yollarla onlarla baş edemeyiz, Kabenin anahtarlarını gizlice ele geçirelim, gizlenelim, onlardan görünelim, ekonomiyi ele geçirelim, yalan (pardon tevil) ile kendimizi gizleyelim'' mi dedi? 

Cemaat baştan itikadi olarak yanlış bir metot ile yanlış bir yola girmiştir. Gizlenmeyi, kandırarak gücü ele geçirmeyi yöntem edinmiştir. Ve kendi alt tabakasının bile nefretini kazanmıştır. Hiç bir peygamber böyle yüz kızartıcı yöntem kullanmaz.

Cemaatin hedefi açıktır, İslamı hayata hayat kılmak ve nihai olarak Şeriatı getirmektir. 

Bu hedef İman-hayat-şeriat şeklinde risale-i nurlarda açıkça belirtilmiştir.

Neden şeriatı getirmek istediğini açıkça söylemezsin? Allahın düzeni utanılacak bir şey mi ki korkuyorsun? Peygamberler korktular mı? Açıkça Allah'ın rızası bundadır, şundadır demediler mi? Gerekirse işkencelere göğüs germediler mi, gerekirse hicret etmediler mi? Demokrasiye inanmayan Bir Alparslan Kuytul size göre çok mu saf?  Ve biliyoruz ki temelde hiç de farklı düşünüyorsunuz. (bunları kendi fikrim olarak değil, inandığı şeylerin hilafını söyleyenlerin çelişkisini göstermek için yazıyorum. Ben dinin devletten ayrılması, demokratik bir sistemde herkesin özgür yaşaması gerektiğine inanıyorum.)

Arkanda Allah'ın gücü ve kanunları yok mu? Aciz bir devletin polisi bile mafyaya karşı gayrı meşru yola girmiyor, zaruret tedbir demiyor hukukun dışına çıkmıyor, sen, arkanda Allah ve melekler, bütün kainatın gücü varken, Allahın ve insan vicdanının haram kıldığı iğrenç metotları nasıl kullanırsın? 

Zaruret deyip haram kapısını açınca, tevil deyip yalanı meşrulaştırılınca, devletin gayri meşru işlere giren elemanlarının zıvanadan çıkması ve devleti bir suç şebekesine dönüştürmesi gibi, Gülen de cemaati, kutsiler yerine bir suç şebekesine dönüştürmüştür.

Bir not: Zaruret fıkıhta çok çok istisna bir durumdur, binde bir ya gerekir ya gerekmez. Zaruret diyerek yalan ve gayrı meşru yollar bir metot haline getirilemez. Hele hele tebliğ gibi asli bir unsur bunlara kurban edilemez. Nübüvvetin, varsa, en büyük günahı yalandır. Gülen ''tevil'' diyerek yalanı o kadar rahat bir metot haline getirdi ki, ömrünü ona adayan bağlıları bile illallah dedi nefret etti.

-Kuruot


author

"Sorumluluk Reddi" Konusunda Önemli Bilgilendirme:

Münferit Fikir Platformunda yazılan tüm yazılar, aksi MFP YYK tarafından belirtilmedikçe yazarların kendi görüşleridir. MFP’nin ve platformdaki diğer yazarların görüşlerini yansıtmaz veya ifade etmez.

Yorum Gönder

35 Yorumlar

  1. Bu yazıyı yazan arkadaşı tebrik ediyorum. Cemaat dediği topluluğun hedefi hiçbir zaman İslam olmadı. İslam sadece maske olarak kullanıldı. Benim Pennsylvania şeytanı dediğin Fetullah'ın Allah'a inandığına inanmıyorum. Fetullah'ın ve bunca ihanete rağmen peşinden gidenlerin münafıklıklarını https://selimcorakli.wordpress.com/2021/02/10/fetullahin-munafikligi-ve-tilmizleri/ linkinde bulunan makalemde açık biçimde ortaya koydum.
    HOCIA isimli kitabımda da Fetullah'ın daha baştan beri CIA'nın Ortadoğu'da 1960lı yıllardan beri kotarmaya çalıştığı Yeşil Kuşak Projesinin bir tetikçisinden başka biri değildir. Olan onun şeytanlığını İslam zannedip peşinden giden Anadolu'nun saf ve temiz insanlarına olmuştur. Fetullah şeytanı bizim paralarımızla, bizim çocuklarımızı devşirip bize karşı kullandı. Sonra da efendisi ABD'ye sığındı ve şimdi hainliğini oradan devam ettiriyor.
    15 temmuzda aralarında Ankara'da özel harekata mensup 52 polisinde bulunduğu 251 kişiyi acımasızca bombalarla katleden bir zihniyetin İslam ile uzaktan yakından hiçbir alakası yoktur. Üzüldüğüm bunca ihanete rağmen hala bu şeytani örgüte destek veren ve bu yapıya sadece İslami hassasiyetinden dolayı destek verenlerdir. RABBİM İNŞALLAH EN KISA ZAMANDA ONLARA KUR'AN ŞUURU VERİR DE UYANIRLAR.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. linkini verdiğin yazını burda yayınlatsana?

      Sil
    2. Ne yazık ki gönderdiğim yazıları site yayınlamıyor.

      Sil
    3. "Cemaat dediği topluluğun hedefi hiçbir zaman İslam olmadı." yahu bu islam neymiş allah aşkına biri bana söylesin! toz kondurmuyorsunuz ama bu "safsata" bizim sıradan hayatımızın içine etmeyi başardı. islam belli kardeşim! icabında yalan da hısızlık da tecavüz de her türlü ahlaksızlık da caiz islam da. biz gördük biz yaşadık ya siz kimi kandırıyorsunuz. türkiye ülkesini darül harp ilan edip istediğin topu yiyeyibilirsin islama göre... türklerin sömürüden bıkmış olanları devirdiler islamı. yıktılar. hilafetini bilmem neyini.... müslümlerin benim ve bizim gibi yobazları da içimizde biriktirdiğimiz babadan oğula aktardığımız egemenliği türklerden alıp yeniden müslüm egemenliğini tesis etme görevi... bu görev anadolunun yobaz cahil köylerinde doğan her çocuk içim daha doğar doğmaz "kimin milletindensin?" sorusuyla başlıyor. atatürk ve onun gibi özgün kimliğine geri dönmek ve "abdül" değil insan gibi yaşamak isteyen bütün türkiye devletinin ileri gelenlerinden intikam almak için yetiştik yobazlığımız içinde büyüdük. sen neyi anlatıyorsun. derdi islam değilmişmiş!... topluluk evet topluluktu cehalet ve yobazlıkla dolmuş medeniyet zenginlik ve özgür irade kendisinden esirgenmiş bir topluluktu. cumhuriyetten intikam almak için yüzyılın rövanşını bekleyen bir topluluktu... islamla işi yokmuş. ne yok görmüyor musun? neredeyse hilafet ilan edilecek. tarikatlar aralarında kan hakkı ödenmeli demişler ve 250 insanla 100 binlerce mayın eşşeği yerine koyduğu insanı kurban etmişler. ne için? islam için... şimdi çıkmış islamla alakası yok bilmem ne.

      Sil
  2. peygamberiniz mekke'de degil ama medine'de bu dediginiz yontemlerin hepsini izledi. yalana da basvurdu. takiyye de yapti

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İste din adina peygamber adina bu kadar yalan uydurur. Cetecilik yapar. İnsanlari sucsuz yere hapse atar muhaliflerinize ayarsizca saldirilar yaparsaniz eski fetullahcilarda gelir uc bes tane youtuberdan duydugu seyleri gelir buraya "peygamberiniz boyleydi" der.

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    3. youtuber apostate propheti dinleyin muthis bir adam. soyledigi hersey ya sahih hadislerden ya da bizzat kurandan. yasasin kufur. kahrolsun akp

      Sil
    4. https://en.m.wikipedia.org/wiki/Why_I_Am_Not_a_Muslim

      Islam'a dusman iseniz,
      Why I am not a Muslim
      kitabini tavsiye ederim. Bilimsel, kaynaklarini gosteren, islam'a karsi butun supheleri ve saldirilari bir yerde toplayan, elestirici bir kitap. Ibn warraq'in saldirilarinin coguna nursi sozler'inde cevap vermis, ama yine de genel kultur seviyenizi yukseltecek bir kitaptir. Google'dan kolayca PDF bulabilirsiniz.

      Saygilar.

      Sil
    5. Apostate prophet türkiye'nin dinsiz aile ortamlarında büyümüş, dini çocukluktan tevarüs etmemiş, dini bilgisi çok yüzeysel biri. Daniel haqiqatjou adlı bir Romanyalı müslüman yaptıkları tartışmada onu resmen ezdi, hatta ...t etti bile diyebiliriz. Onu öven biri de ondan farklı değildir.

      Sil
    6. Apostate prophet cok dindar bir ailede buyumus biridir. Dini bilgisi yuzeysel falan degil hadise ve kurana dayalidir. Haqiqatjou denilen yaratik romanyali degil Iran kokenli amerikalidir. O kadar cok yanlis bilgi var ki hangisini duzeltsem bilemedim. Haqiqatjou bir demagogdur kimseyi ezmedi bilgisiyle

      Sil
    7. peygamber icabında gayet ahlak kurallarını esnetmiştir. oğluna babasını öldürtmesi... neyle açıklayabilirsin bunu. hadi açıkladın bunun ahlakla ne alakası var? bir din bir insanı bu hale getiriyorsa. bu nasıl dindir. bizi küçükten beri kin ve nefretle dolduran içinde yaşadığımız ülkeye farkında bile olmadan düşman eden sapık bir anlayış bu islam. ağır bir eleştiriyi hakediyor. ama müslümler o kadar çıt-kırıldımlar ki en ufak eleştiride bile inanç saygı ayağına yatıyorlar. oysa islamın yalnızca %10 din geri kalan tarafının komünizm ya da demokrasi gibi bir yönetim biçiminden tek farkı tanrıya iftira atarak kendi egemenliğini dayatmasıdır. bu tıpkı lenin komünizmi tanrı emrediyor falan demesi gibi bir durum.

      Sil
  3. Yazıyı okurken, cemaatten böyle aydınlanmış bir insan da çıkabiliyormuş diye düşünürken, (bunları kendi fikrim olarak değil, inandığı şeylerin hilafını söyleyenlerin çelişkisini göstermek için yazıyorum. Ben dinin devletten ayrılması, demokratik bir sistemde herkesin özgür yaşaması gerektiğine inanıyorum.) cümlesini okuyunca sükut-u hayale uğradım. Olsun ama en azından doğruları kendi düşüncesi olmasa da dile getirebilen bir kimse görmek güzel. Belki bu yazıyı okuyan kafası karışık bir cemaat mensubu bu vesile ile doğruların farkına varabilir.
    Yazının en güzel cümlesi şuydu: "Zaruret diyerek yalan ve gayrı meşru yollar bir metot haline getirilemez. Hele hele tebliğ gibi asli bir unsur bunlara kurban edilemez."

    YanıtlaSil
  4. https://selimcorakli.wordpress.com/2021/02/10/fetullahin-munafikligi-ve-tilmizleri/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. müslümanlığın başlı başına bir münafıklık olmasına ne diyeceksin? görünürde barış dini gerçekte hard core bir din! bir de utanmadan dünyanın geri kalanına münafık kafir falan diyorsunuz. fetullah da aynı diğer müslümanlar da aynı. orta yolcu islamı abartmayan islamın abarttıklarını uygulamayan iyi inançlı insanlar hariç. müslümanlar dünyanın hala kendi etrafında döndüğünü sanan yobaz lar topluluğu yani cemaatidir. bütün müslümanlar fetöcüdür...

      Sil
    2. Çoğu Müslümanı karakterize eden en yaygın özellik, düşünmeme, düşünememe, düşünme arzusunun, ateşinin ve askinin olmaması, düşünmeye nefret duymasidir ve nefret dusunmesidir.

      Sil
    3. Müslümanlar, iyilik iddialarıyla beş yüz yıl boyunca kendilerini kandırırken, iyileşme ve gelisme sürecini de terk ettiler. Bu beş yüz yıllık yenilgi ve kendini kandırma Müslümanlarin zihniyetinde silinmez izler bıraktı; zihniyetleri mutasyona uğradı ve geriledi.

      Sil
    4. mesela şunu düşünün. şeytan diğer dinlerde de olan bir figür. islamdaki şeytan figürünün en önemli özelliği "sorgulaması"... ilk başta bunu büyüklenme kibir gibi gösteriyorlar ama ennihayetinde şeytan sorguluyor! niye ona secde ediyoruz? al sen cevap ver. tanrıya secde edilmiyor mu sadece niye ademe secde ettirilmek isteniyor şeytan. hayır sadece soruyorum yani. kendimi şeytanın yerine koyuyorum sadece bişey merak ettim ya nedir yani niye? ama çat tanrı ordan burdan kovuyor güya! yalan hemşerim bunlar hep yalan siz de sorgulamayın diye en başta şeytanı ibret gösteriyorlar ki sorgulamayın diye. subliminal mesaj yani... "demekki sorgularsam her an ayağım kayabilir imansız kafir olabilirim falan o nedenle sorgulamayalım."

      Sil
    5. müslümanlar psikolojik rahatsızlığa sahip hasta insanlar. hastaların önce bu hastalığı kabul etmeleri gerek. iyileşmenin ön koşulu... gelişme oluyor ama olumsuz yönde her geçen gün daha kötü insanlar oluyorlar müslümanlar. hergün yeni bir meshebe tarikata cemaate ayrılıyorlar. kötülüklerini bütün dünyaya yayabilmek için de roket takımı gibi çalışıyorlar.

      Sil
    6. Sadece seytan degil, Ibrahim de (dort kus olayi), Musa da (dagin parcalanmasi olayi) sorguluyor, ve delil istiyorlardi.

      Iblis de bu delili gordu, ama delili hafife aldi. Bu olay 2:31, 2:32, 2:33, 2:34 anlatiyor. Delil de Adem'in bilimi ve bilgisi idi.

      Iblis bu delili gururuna yediremedi. Yani sorgulamadan ziyade, enaniyetini (egosunu) kontrol edememe durumu var gibi.

      Saygilar.

      Sil
    7. Muslumanlar cok hasta. Cooook hasta. Ve hastaligin sebebi 96:3 ve 96:4 hafife almalaridir.

      Her gun yazi yazan, not alan, kitaplarin kenarlarina notlar ve karsi fikirler yazan bir Musluman gordunuz mu? Ben gormedim.

      Sil
    8. valla ben gördüm. bizzat kendim yaptım o dediğini. çok da samimi bir müslümandım ha!... islam, zaten değiştirilmesi mümkün olmayan düşüncelere
      mensuplarını yeniden ikna etmek için argüman üretir durur. bu yüzden islamda okumak da anlamsızdır aslında. çünkü hüküm zaten verilmiştir. insan olarak marifet göstereceğin bir yer yok. robotize bir şekilde direktiflerin setup dosyasını indirip kursan yeterli. o yüzden islamla bilimsel şeyleri bağdaştırmaya çalışanları ben henüz anlamıyorum.

      Sil
    9. çekine çekine, utatana sıkıla.... gelen delile hemen inanmaya hazır halde istiyor musa da diğerleri de. zaten konu da o değil. islamda sorgulama eyleminin şeytan işi olduğu gerçeği benim vurguladığım şey. bence islam siyasal bir otokrasiyi meşrulaştırma çabasıyla kutsal fikir ve düşüncelerin istismar edilmesiyle ortaya çıkmış bir kompozisyondur. asya dinleri gibi içsel huzura ve dinginliğe ulaşmak için birtakım öğretileri barındırmaz. islamın merkezinde yönetim var. oysa bir dinin merkezinde yönetim olmamalı.

      Sil
    10. "valla ben gördüm. bizzat kendim yaptım o dediğini. çok da samimi bir müslümandım ha!..."

      Mesela simdi yasiniz 40 ve 20 yasinizdan baslayarak her gun 1 sayfa yaziyordunuz. O zaman, simdiye kadar 20*365=7300 sayfa dusunce materyaliniz, ve 7300 veri noktaniz olmasi lazim. Yani, kendi dusunce dunyanizin 7300 fotografi vardir diyelim.

      1. O zaman, 10 yil onceki Mart ayinda (2011 Mart ayi) ne hakkinda, hangi konuda yazdiginizi sorabilir miyim? Ve bu 7300 veri noktasini kullanarak hangi yonde degistiginizi, hangi tarafa yoneldiginizi fark ediyor muydunuz?

      2. Gecmiste samimi bir musluman oldugunuzun delili (ya da delilleri) nedir? Bugune kadar bu konuda nitelikli ve nicelikli kriterler gormedim ve okumadim. Kriterlerinizi paylasabilir misiniz?

      "islam, zaten değiştirilmesi mümkün olmayan düşüncelere
      mensuplarını yeniden ikna etmek için argüman üretir durur."

      3. Islam, kagitta yazilmis dusuncelerdir. Yani bir zihinsel haritadir, ve bir psikolojik mimari planidir. Kagitta yazilmis harita ve plan, yeni arguman uretemez. Cunku kagit yasayan bir sey degildir. Ama bu kagitlara bakarak, insanlar yeni argumanlar uretebilirler. Yani, argumanlari islam degil, muslumanlar uretiyorlar. Bu konudaki mantiksal hataniz, fiili ve islemi canli muslumanlardan alip, cansiz kagida vermenizdir.

      4. islamda degistirilmesi mumkun olmayan dusunceler vardir, yani yazdiginiz dogru. Bu dort dusunceler, adalet, ozgurluk, merhamet ve bilgidir. Bunlar degismez ve degismemeli. Ama rengi degisebilir. Mesela, mavi nesne sari isik altinda siyah gorunur. Bu temsilde, nesne fikirdir ve dusuncedir, ve isik ta zamandir. Yani zamanin sartlari degistikce, fikrin rengi de degisir. Sari isik, mavi nesnenin ozunu degistirmiyor, sadece gorunusunu degistiriyor.

      "bu yüzden islamda okumak da anlamsızdır aslında. çünkü hüküm zaten verilmiştir."

      5. Hukum verilmistir, dogru. Ve hukumun ozeti sudur: ilk once bireysel, sonra da toplumsal hayatta adalet, ozgurluk, merhamet, bilgi tesis etmek, insa etmektir. Fikirler ve prensipler glibal ve geneldir, ama prensiplerin ve fikirlerin uygulanmasi ozeldir ve lokaldir. Mesela giyinmek bir prensiptir, hava sartlarina karsi korunmadir. Ama bu giyinme prensibi, kuzey kutupta farkli ve ekvatorda farkli uygulanir. Bunun gibi, adalet, ozgurluk, merhamet, ve bilgi prensipleri, bireyin yasadigi zamanina, cografyasina, toplumuna, tarihine, kulturune gore uygulanir. Yani, "herkes kuzey kutuptaki gibi giyinecek" misali soylemler ve emirler, aptalligin kendisidir. Ve "herkes benim gibi adaleti, ozgurlugu, merhameti, bilgiyi" anlayacak ve uygulayacak misali de aptalliktir, insan dogasini ve tolplumsal dinamikleri anlamamaktir. Iran'in "ihtilal ihracati", ve bazi cemaat mensuplarinin "turk-islam sentezini" dayatmasi gibi. Tekrar edeyim, fikirler geneldir, uygulama ozeldir, prensipler globaldir, kultur lokaldir ve yereldir.

      6. Bu yuzden islamda okumak anlamlidir. Cunku fikirleri uygulama degiskendir ve degismelidir. Okumak, dis dunyadan veri almaktir. Dis dunyadan veri almadan fikri uygulamak ta aptalliktir. Mesela, gece araba surmeyi dusunelim. Eger surucu gece araba isigini kullanmazsa, kaza yapar. Ama muslumanlar araba isigini kullanmamanin yaninda bir de gozlerini siyah bezle bagladi ve kulaklarini tikadi. Sonra da "kazayi ben yapmadim, kazayi araba yapti" diyorlar. Bu temsilde araba, "dusunce sistemidir" (islamdir).

      Sil
    11. 7. Arabayi kullanmak, akil ve irade gerektirir. Akil, direksyondur, irade, fren ve gazdir. Okumak ta, arabanin isigidir ve gozleri acik tutmaktir. Eger arabada ariza varsa, surucu bakim ve tamirat yapmalidir. Patlayan tekerlegi degistirmelidir, calismayan freni tamir etmelidir. Arabaya yillik ve gunluk tamirat yapmayan da aptaldir, kazayi hak edendir. Araba surmeyi bilmeden, kursunu okumadan, ehliyeti almayan, kurallari cigneyen ve umursamayan surucu de aptaldir ve kazayi hak ediyordur. Bu temsilde islam arabadir, muslumanlar da surucudur.

      8. Araba kullanmak, akil ve irade gerektirir. Ama muslumanlar, akillarini ilahiyatcilara, iradelerini de siyasetcilere satmislar ya da odunc vermisler. Ve hala geri almadilar. Yani arabalari uzaktan kumanda ile hareket ediyor. Mesela, ben ankarada yasiyorsam, benim arabami istanbulda oturan bir siyasetci ve ilahiyatci uzaktan kumanda ile hareket ettiriyor. Ve bilgisayar oyununu oynadigi gibi anlamsizca ve sorumsuzca arabami suruyor. Cunku benim kazam ona zarar vermiyor. Yani, "skin in the game" (nassim taleb, antifragile) durumu siyasetciler ve ilahiyatcilar icin gecerli degildir, ve bunun icin sorumsuz davraniyorlar. Cozum? Arabayi kendi akil ve iradeni kullanarak surmektir, kurallari bilmektir, kursunu okumaktir, ehliyeti almaktir. Yani islami ogrenmektir ve arastirmaktir, ilk ve temel kaynaklara inerek. Vaktin yoksa, kaza yapma icin vaktin olacak, merak etme.

      "insan olarak marifet göstereceğin bir yer yok."

      9. Tefsir, fikih, kelam vs bilimlerin mevcudiyeti bu fikrinizin gecersizligini ve tutarsizligini delil istemeyecek sekilde ispatliyor. Bu bilimler marifet gosterilerek yapildi, sizin ve benim gibi insanlar tarafinan. Kendinizi bu kadar marifetsiz gormeyin ve gostermeyin lutfen. Akliniz ve muhakemeniz vardir, buna gercekten inaniyorum.


      "robotize bir şekilde direktiflerin setup dosyasını indirip kursan yeterli."

      10. Iste muslumanlarin zihniyet (mindset) probleminin ozetini ve ozunu cikardiniz, tebrik ederim. Muslumanlar, akil ve iradeyi bosamislar, uc kere talak etmisler. Akil ve irade de yalnizliga dayanamayip, gidip avrupalilarla ve batililarla evlenmisler. Muslumanlar akil ve irade ile tekrar evlenmek istiyorlarsa, cok pahali mehir odemeli. Bu mehir de, her gun okuma-yazma-dusunmeyi aliskanlik olarak yapmadir. Kadin, cocuk, ihtiyar, fark etmez; herkes okuma-yazma-dusunmeyi farz-i ayn olarak kabul etmelidir (namaz gibi). Ya da akil ve iradeden bosanmis halde yasamaya devam etmektir, akil ve iradeden ozgur ve hur olmaya devam etmektir.



      "o yüzden islamla bilimsel şeyleri bağdaştırmaya çalışanları ben henüz anlamıyorum."

      11. Bilim bir "pattern"leri inceleme ve bunlari anlatacak hipotez ve teorileri icad etmedir. Yani her seyde "pattern" var, kaosta bile. Bunun icin "chaos theory" diye bilim dali vardir. Bilim baglantilar gormek ve kurmak demektir. Birkac asir once, elektrik ve magnetism iki farkli alan gibi gorunuyordu. Ama Faradey ve Maxwell bilim adamlari, ikisi arasinda baglanti kurdu, ve electromagnetism bilim dalini kurdular. Bunun icin, uzak gorunen fikirler arasinda baglanti kurmayi anlamsiz gormeyin. Bu bilimin normal ve olagan isleyisidir ve surecidir.


      Cok guzel yorum yazdiniz. Sizin sahsinizi elestirmiyorum, sizin fikirlerinizi elestiriyorum.

      Tebrikler. Tesekkurler. Saygilar.

      Sil
    12. "çekine çekine, utatana sıkıla.... gelen delile hemen inanmaya hazır halde istiyor musa da diğerleri de."

      12. Zaten basarinin sirri bu degil me? Duygulari kontrol ederek, pozitif islemlere devam etmek degil mi basarinin sirri? Mesela savastaki asker cok korkuyor, ama korkusunu kontrol ederek vazifesine devam eder ve basarili olur. Ya da kilo vermek isteyen insanin duygulari mutlaka kudurmus at gibi tepinecek ve ziplayacak. Ama duygulari degil de, disiplini on plana koyarsa, kilo vermede basarili olur. Bunun icin "utana utana, sikila sikila" sozleri Musa icin bir takdirdir, tenkit degildir. Cunku duygularini degil de, disiplini on plana cikarmis bir adam cikiyor karsimiza. Yapmasi gerekeni yapan, duygulara esir olmayan bir adam tipi.

      "zaten konu da o değil. islamda sorgulama eyleminin şeytan işi olduğu gerçeği benim vurguladığım şey."

      13. Konu, sorgulamadir, delil istemedir. Seytan delili gordu (Adem'in bilimi) ama delili yetersiz gordu. Yani delili kucuk, kendini buyuk gordu. Ve karsi delil de getirmedi. Yani, "Adem'den daha cok isim biliyorum, bilimim daha derin, bilgim daha genis" demedi, diyemedi, ve ispat etmedi. Ama "ben Adem'den daha hayirliyim" dedi. Yani, ustunlugunu islemle ve islerle degil, iddialarla gostermek istedi. Islerle ve islemlerle ispatlanmayan iddialar da bostur ve yalandir.

      14. Sorgulama eylemi seytan isi degildir, herkesin isidir. Musrikler de sorguladi, peygamberler de, firavun da, salihler de. Hepsine delil gosterildi. Fark ise, delil ve sahis degerlendirmesindedir. Yani delili sahsindan daha kucuk ve sahsini delilden daha buyuk gormek, ve aksi. "Ben yanlisim, ben yanilmisim" diye erdemini ve olgunlugunu gosterememe, egosunu putlastirma - bunlar seytan, musrik, firavun islemleridir.


      "bence islam siyasal bir otokrasiyi meşrulaştırma çabasıyla kutsal fikir ve düşüncelerin istismar edilmesiyle ortaya çıkmış bir kompozisyondur."

      15. "Siyasal islam" bir vebadir ve virustur. Bunda cok haklisiniz. Ama islam'in cok turleri var ki, yani secenekler vardir.

      https://www.tr724.com/siz-hangi-dinin-mensubusunuz/

      Bu yazida islam'in cesitleri hakkinda bilgi vardir. Mesela "Sufî İslam’ı, hicri 2. asırdan sonra siyasi ve sosyal çalkantılardan bıkmış usanmış samimi ve sadece dinini yaşamaya çalışan fertlerle başlamış" diye yaziyor. "Resmi din, saray uleması ile birlikte siyasetin inşa ettiği dindir. Sivil İslam’ın tam karşıtında yer alır. Emeviler’le başlamış Abbasi’lerle devam etmiş, yükselen ve düşen ivmelerle dalgalı bir seyir izleye izleye günümüze kadar gelmiştir."

      Yani islam bir ve butun degildir. Farkli yorumlari ve versiyonlari vardir. Secenekler vardir, secim vardir. Yeni secenekleri yapma ve icad etme secenegi de var.

      "asya dinleri gibi içsel huzura ve dinginliğe ulaşmak için birtakım öğretileri barındırmaz."

      16. Bunu neye dayandiriyorsunuz, bilmiyorum. Kendi tecrubemde icsel huzuru farkli kaynaklardan bulabildim, islam bunlarin arasinda. Eger dusunceniz japonya, kore, cin, hindistan gibi "asya dinleri" yasayan toplumlarsa, hem simdiki durumlarini, hem tarihlerini okuyabilirsiniz. Shogunate, samurai, sikhism, boxer's rebellion, vs gibi tarihi olaylar "icsel huzurun" delilleri ve kanitlari degildir gibi.



      "islamın merkezinde yönetim var. oysa bir dinin merkezinde yönetim olmamalı."

      17. Kastiniz, kendini yonetmek ise, evet var ve olmali. Baskalari yonetmek ise, bu da var ve olmali, cunku yonetimsiz toplum gelisemez. Eger de zulum ve istibdad ile adaletsiz yonetim hakkinda yazmis iseniz, evet bu da var ve kaynagi muslumanlarin akil ve iradelerini odunc vermesidir. Akil ve iradelerini kendi ellerine tekrar alsa, zulum biter.

      Sil
    13. sevgili kardeşim inan bana şu yukarda yazdığın derme çatma cümleler bile kurandaki cümlelerden daha anlamlı. bence denesen muhammetten daha iyi bir peygamber olabilirsin. aklıma şey geldi emir yıldızın yalancı yamacı örneğini verdiği makalesi....

      Sil
    14. cümlelerimi teker teker incelediğin için ayrıca onore oldum. teşekkür ederim. Ama açıklamalarını yeterli bulmadım. baktığın açıdan herşeyi doğru gibi görüyorsun. ama bakış açını değiştirmekten de ölümüne korkuyorsun. kafir ya da mürted olma korkusu seni özgür olmaktan alıkoyuyor.

      Sil
    15. Korku ya da korktugum hakkinda hicbir sey yazmadim. Belki siz, kendi icinizdeki korkunuzu "benimki" gibi gostermeye calisiyorsunuz.

      Bakis acimi degistirmeye hazirim, deliliniz varsa. Delil sayilabilecek bir sey gostermediniz ki?

      Saygilar.

      Sil
    16. yaşadığım hayat delilimdir. müslümanların ülkeyi muzlim cumhuriyetine dönüştürdüğü gece delilimdir. sarıklı cübbeli demokraki kahramanları ve allah rızası için kendi ülkesini bombalayan müslümanlar delilimdir. sırf türk egemenliğini yıkıp yerine muzlim egemenliği kurmak için kendi adamlarını bile harcayan senaristler danışıklı dövüşkenler delilimdir. alaka kuramadıysan eğer şu bilimle ilgili yazdığın şeyler varya onları dene.

      Sil
    17. 1. "yaşadığım hayat delilimdir."

      Yasadiginiz hayat subjektiftir. Baska adamlar icin kanun ve kural olarak, kendi hayat tecrubelerinizi kullanamazsiniz. Sosyolojideki buyuk olcekte, bireysel hayatlar cok onemli degildir. Ama psikolojide bireysel tecrubeler onemlidir. Ve yasadiginiz hayat, sadece dis etkenlerin neticesi degildir, sizin iradeniz ve aklinizin da inkar edilmeyecek katkisi vardir.

      2. "müslümanların ülkeyi muzlim cumhuriyetine dönüştürdüğü gece delilimdir."

      Eger deliliniz darbe ise, musluman olmayan ulkelerde de darbe oldu ve oluyor, vikipedi bakabilirsiniz. Ve bu darbe neticesinde en cok zarar goren, muslumanlar mi, degil mi, bunu da arastirabilirsiniz.

      3. "sarıklı cübbeli demokraki kahramanları ve allah rızası için kendi ülkesini bombalayan müslümanlar delilimdir."

      Kendi ulkesini bombalayan kemalist sabiha gokcen var. Kendi adamlarina kursun sikan soviyet cumhuriyetleri askerleri var. Sivas ve baska katliamlar gibi olaylarda her turden, her dinden, her ideolojiden siddete basvuran adamlar var. Bu deliliniz gecerli degildir. Her ulkenin tarihinde siddete basvuran gruplar vardir ve ortak ozellikleri muslumanlik degildir. Ortak ozellikleri siddete basvurmalaridir.

      4. "sırf türk egemenliğini yıkıp yerine muzlim egemenliği kurmak için kendi adamlarını bile harcayan senaristler danışıklı dövüşkenler delilimdir."

      Eger deliliniz devleti ele gecirmek icin kurulan gizli gruplar ve komiteler ise, bunlardan her ulkede var, tarih okuyun.

      5. "alaka kuramadıysan eğer şu bilimle ilgili yazdığın şeyler varya onları dene."

      Insanlarin dogasinda olan "guc tutkusunu, iktidar arzusunu" sadece bir kesime hasretmek, sadece bir gruba kullanmak, hangi mantikla aciklanir bilmiyorum, belki siz bilirsiniz.

      Baglanti kuramadim, kusura bakmayin, biraz aptal ve cahilim, sizin gibi ustadlara cok ihtiyacim var :)

      Duygusallik ve musluman cografya'da dogup buyuyenlerin duygusalligi, gerceklige ayik bakmayi (sober look) engelliyor. Mantik ve delil eksikligini duygusallikla dolduruyoruz maalesef.

      Saygilar.

      Sil
    18. yaşanılan hayat subjektiftir ama gerçektir. islam ise uydurmadır. george r.r. martin in lord of the rings i ne kadar gerçekse muhammedin kuranı o kadar gerçektir. hatta ondan bile daha az gerçektir.

      Sil
    19. hohoho gelmiş ilk okul çoçuğu bunca realiteye rağmen islam uydurmadır yazmış. yahu ebu cehil bilem bu kadar cahillik yapmadı cahillerin babası olduğu halde. meydanı boş bulmuş illa sataşacak ille çemkirecek.

      Sil
    20. muhammet bulunduğu bölgedeki kulaktan dolma hikayeleri ile bir fantazi roman yazmıştır. zaten insanların aşina olduğu bu hikayeleri bir kaç yaratıcı dokunuşla servis etmesi sayesinde kendisine hatrı sayılır bir takipçi kitlesi ve topluluk kurmuştur. sonra sahip olduğu gücü darbe yapmak için kullanıp egemenliği eline geçirmiştir. ama gelin görün ki kendisi ölür ölmez kurduğu düzen düşmanlarının eline geçmiştir. bütün torunları vahşice katledilip soyu kurutulmuş zavallı adamın. kurduğu düzen ve sağlığında bir türlü derleyip ciltletemediği kitabı ise sonradan düşmaları tarafından ciltletilip uygun yerleri düzenlenip son hali bu dur diye bırakılmış ve tüm dünyanın başına bela edilmiştir. dünki çocuklar bir gün gelecek sizi zavallı annelerinizle yad edecekler. böyle yapmayın.

      Sil
    21. 1. "muhammet bulunduğu bölgedeki kulaktan dolma hikayeleri ile bir fantazi roman yazmıştır."

      Bu elestiriyi Kuran anlatiyor. Islamda ifade ozgurlugu yok diyenler, Kuran'in kendine karsi yoneltilen elestirileri kendi icinde zikretmesini dusunemediler. Yani Kuran "beni elestirin" diyor, diyebiliriz. Ve elestiriye kapali "muslumanlarin" kulaklari cinlasin.

      Edebiyat bilginizin derinligine hayran kaldim, gercekten. Kac fantazi roman okudunuz, tahmin edemiyorum. Ama edebi stil olarak (literary style), Kuran roman degildir, fantezi kitabi degildir, tarih kitabi degildir. Nursi'nin 25. Soz'un basindaki Kuran tanimina bakabilirsiniz.

      2. "zaten insanların aşina olduğu bu hikayeleri bir kaç yaratıcı dokunuşla servis etmesi sayesinde kendisine hatrı sayılır bir takipçi kitlesi ve topluluk kurmuştur."

      Islam tarihi bilginize hayran kaldim. "Hatiri sayilir bir takipci kitlesi" degil, hatiri sayilir bir dusman kitlesini karsisinda buldu. Ve bu dusmanlik 20 yil devam etti. Ve dusmanlari cok ve guclu, takipcileri az ve zayif idi. Buna ragmen, kendi hayatini da riske ederek, o yoluna devam etti.

      Muhammed'ten daha guclu hatip ve daha iyi sair oldugunu iddia edenler, "birkac yaratici dokunusla" ayni etkiyi yapamadi. Siz dahil, ben dahil, 1400 yil'da yasamis butun yazarlar ve sairler dahil. O kadar kolay ise bu is, hadi Kuran etkisini yapacak bir eser koyun ortaya, ya da gosterin?

      3. "sonra sahip olduğu gücü darbe yapmak için kullanıp egemenliği eline geçirmiştir."

      O, Mekke'de kalmadi, kendi icin Mekke'de saray insa etmedi, takipcileri ve kendi arasinda duvarlar yapmadi. 6-10 metre karede yasadi. Kendine 10-20 yil dusmanlik yapanlari affetti, Ikrime, Halid ve Amr gibileri. Intikam pesinde olmadi.


      4. "ama gelin görün ki kendisi ölür ölmez kurduğu düzen düşmanlarının eline geçmiştir. bütün torunları vahşice katledilip soyu kurutulmuş zavallı adamın."

      Zaten Kuran, ona "sen bir adamsin, bir gun olursun" demedi mi? Torunlari da zalim olmadi, mazlum oldu. Mazlum mertebesi yuksek, zalim derecesi asagiliktir.

      5. "kurduğu düzen ve sağlığında bir türlü derleyip ciltletemediği kitabı ise sonradan düşmaları tarafından ciltletilip uygun yerleri düzenlenip son hali bu dur diye bırakılmış ve tüm dünyanın başına bela edilmiştir."

      Yani Kuran'in "bu ayeti yanlistir" diyemediginiz icin, peygamber'e ve tarihe saldiriyorsunuz. Bu da, Kuran'daki fikirlerin ve prensiplerin dogruluguna delildir.

      Bela kitaplarda degil. Kitaplari suclayanlar ve yakanlar Nazi Almanlar idi. Bela, kitaplari okumayan, yazmayan ve anlayamayan, yorumlayamayan yobaz adamlardadir.

      6. "dünki çocuklar bir gün gelecek sizi zavallı annelerinizle yad edecekler. böyle yapmayın."

      Bu kismi anlamadim.

      Saygilar.

      Sil