Header Ads Widget

test banner

Cemaat Nerede / Biz Neredeyiz?

MFP'nin takipçilerinin pek çok farklı görüşten olduğu görünüyor fakat ortak özellikleri bence herkesin sorguluyor ve gerçeği arıyor olması. Herkes kendi bilişsel macerası ve yaşadığı tecrübelerle belirli kanaatlere varmış durumda. Doğrudan cümlelere dökülmese de pek çok kişinin kafasında da cemaat 15 temmuzun neresinde sorusu var. Aslında bu soru, doğruyu arama ihtiyacından çok sorunun cevabına göre insanların kendilerini konumlandıracağı yeri belirlemek istemesinden kaynaklanıyor bence. Pek çok kişinin hayatının bundan sonraki kısmını bu sorunun cevabı etkileyecek belki de. Peki hayatımızda; geçmişi sorgulamak ve gelecekle ilgili kararlar vermek için elimizde başka bir yol haritası yok mu ?! Harekette yer alan herkes aslında teoride kararlarını Kuran ve sünnete göre verdiğini söylese de bunun pratikte uygulamasının çok da kolay ve gerçek olmadığını görüyoruz.

Geçmişte neler yaptık, gelecekte neler yapacağız sorusunun cevabını ararken en azından kendimize samimi olmamız gerekiyor. Çünkü yapılan hatalar kabul edilip kenara konmadıkça büyüyerek işin çıkılmaz bir hal alabiliyor. Yapılan 40 yıllık hatalar gibi... Bu süreçte kendime sorduğum ve öteden beri cemaatteki tanıdıklarıma sordurtmaya çalıştığım , herkesin de kendisine sormasını beklediğim soruları paylaşmak istiyorum. Bu soruları kendimize sorduktan sonra hareket içinde yer alan insanlara da yönelttiğimizde bazı şeyler daha net olacaktır. Bence bu sorulara gönül rahatlığıyla cevap veren ve soruların sonunda vicdanen rahat olabilen insanlar gelecek için en büyük umudumuz.

1. Birilerine haksızlık yaptım mı veya bir haksızlığa aracılık ettim mi?

2. Kendi görüşüme ait insanları diğer insanlardan üstün gördüm mü?

3. Kendi görüşümde olmayan insanların haklarını da savunabildim mi?

4. Savunduğum doğruları kim söylüyorsa söylesin, kim yapıyorsa yapsın alkılşayabildim mi?

5. Her zaman haklının yanında haksızın karşısında durabildim mi?

6. Karar vermem gereken yerlerde o anki bilgi ve birikimimle en doğru olduğunu düşündüğüm kararı alıp arkasında durabildim mi?

Sorular çok basit ama gerçek cevaplar pek çok cemaat mensubu için ancak ciddi bir iç hesaplaşmanın ardından gelebilir. Bu ve benzeri soruları kendime defalarca soruyorum ama soruları hareketin içindeki insanlara yönelterek daha objektif genel bir çerçeve de çizmeye çalışacağım. , "o kadar zulüm varken neden cemaate eleştiri" diyeceklere şunu söylemek isterim, zalimler ve zulüm dünyada hiçbir zaman bitmeyecek. Eğer bir adım ileri gitmeyi umuyorsanız en azından umut ışığı olan yere enerjimizi vermeliyiz diye düşünüyorum.

Yukarıda soruları cemaat ekseriyeti için cevaplamaya çalışayım: (Buradaki yapılanlar sistematiktir veya değildir bunu bilemem ama objektif veriler altında çoğumuzun soruları aynı şekilde cevaplayacağımızı düşünüyorum)

1. Hayır. Soru çalma, devlet içinde kadrolaşma itiraflarına bakılırsa cemaat pek çok farklı şekilde bunu yaptı

2. Evet. Birinci sorunun cevabının hayır çıkmasının temel nedenlerinden birisi bu aslında. Üstünlük anlayışı insanlara hak yerken vicdani rahatlık sağladı

3. Hayır. Harekette kaç kişi bir sol görüşlü işkence gördü diye konuştu. Şimdi binlerce tweet havada uçuşuyor, herkes insan hakları savunucusu, herkes işkence karşıtı. Peki gazeteler dergiler televizyonlar varken hangi insan hakları ihlalinin üzerine gidildi, kaç mağdurun derdi dillendirildi? Maalesef yazıldı çizildiyse bile yok denecek kadar az.

4. Buna genel olarak evet diyebiliriz. Ama alkışlarken bile bence birileri az birileri çok alkışlandı.

5. Maalesef hayır. Bu tür şeylerde çok fazla siyaset güdüldü. Düşmanımın düşmanı dostum diye bakıldı

6. Aslında beşinci maddeyle oldukça yakın bir soru. Pek çok karar o anki doğrulara göre değil kararın çıktıları hesap edilerek verildi.

Yazdığım sorular aslında bakış açınıza göre İslami temel değerlerler, iyilik, doğruluk, hak yememe olarak algılanabileceği gibi, modern dünyadaki demokrasi, düşünce özgürlüğü, temel hak ve hürriyetler gibi de algılanabilir. Aslında her davranışımızda kullanmamız gereken temel turnusol kağıdımız belki de bu. Pek çok insanın bu sorulara cevapları 15 temmuz öncesi ve sonrası olarak değişecektir diye düşünüyorum. Belki de insanlar hakları yenildiğinde, zulme uğradığında daha bir hak savunucusu oluyordur bilemiyorum. Bireysel uyanışlar olsa da maalesef cemaat genelinde bu soruların cevabı 15 temmuz öncesi neyse şimdi de öyle gibi görünüyor. Hala gazete televizyonu yönlendiren isimler taraflı olduk, hata yaptık, siyasete karıştık, çıkar gözettik diyemiyor.

Cemaat bu işte ne kadar vardı belki hiçbir zaman bilemeyeceğiz ama bu sorulara gönül rahatlığıyla cevap verebilenler her zaman doğru yerde olacaklardır. 

Saygılarımla.

-Platon81


author

"Sorumluluk Reddi" Konusunda Önemli Bilgilendirme:

Münferit Fikir Platformunda yazılan tüm yazılar, aksi MFP YYK tarafından belirtilmedikçe yazarların kendi görüşleridir. MFP’nin ve platformdaki diğer yazarların görüşlerini yansıtmaz veya ifade etmez.

Yorum Gönderme

2 Yorumlar

  1. Az buçuk kafası çalışan ve Fetullah tarafından beyninde yenmemiş çok değil 1 tane hücre kalmış bir insan bile şunu çok iyi anlar. Eğer bu iş Fetullahçıların dahil olduğu, ortağı olduğu bir operasyon olmasaydı çoktan bunu Fetullahçılar ispatlamışlardı. Tayyibin ağzından çıkan veya işte binalidir bilmemnedir ağzından çıkan bir cümleyi cımbızlayıp "evet gördünüz projeymiş","3 tane uçak değil 4 tane uçak dedi gördünüz " vs sallamaları birşeyi ispatlamaz. Şehrin biryerinde bir tane bomba patlasa ve bütün fetullahçılar suçlansaydı eğer buradan bir sonuç çıkmazdı. Durum böyle değil.

    Ben bu durumda suçlansam durmadan generallere subaylara seslenirdim. Söylesenize bizim alakamız yok diye fetullahçılıkla fetullah ile ama kimse içerideki fetöcü askerlere yönelik bir tane söz bile söylemiyor.

    Fetullahçıların darbe planladığı defalarca söylendi öncesinde hemde ana akım medyada.

    Şu konuda haklısınız ama Fetullahçıları tuzağa çekmişler. Sizin salaklığınızı ve sapkınlığınızı görünce sanki bu tuzaktan başka bir şansları yokmuş gibide geliyor. Adam köprüyü kesmiş, tarlada yakalanmış biri helikopterle bilmemnerelere gitmiş açık açık darbeye kalkışmış adamların darbe yapmaya kalkışmadıklarına inanmayı sürdüren bir beyin yapınız olduğu için bunlar darbe tezgahlıyor diye darbe öncesi içeri alındığında yapacağınız propogandayı ve dahası FETÖ örgütünün TSK'nın kanuni, siyasi ve fiziki gücünü kullanarak Türkiye sathında gerçekleştirebileceği eylemlerin önünü kesmek için böyle tuzağa çekme şeklinde bir yöntem kullanılması etik mi bilemem ama devletten bahsediyoruz biz çocuk oyuncağı değil bu. Yeri gelir RTE'nin tiranlığını ve halk üzerindeki etkisini başka bir düşmana karşı kullanır.

    YanıtlayınSil
  2. 15 Temmuz Darbesinde FETÖ izleri
    1- Fethullahçı sivil imamlar Adil Öksüz, Kemal Batmaz, Nurettin Oruç, Hakan Çiçek ve Harun Biniş akıncı üssünde ne arıyorlardı?
    O gün itibariyle bunların cemaatteki görevleri neydi? Bunların darbe öncesi Amerika’ya yaptıkları gidiş gelişler turistik amaçlı mı?
    https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/fetonun-sivil-imamlari-ayni-gunlerde-abddeymis/701060
    2- 15 Temmuzda darbecilerin TRT ve Digitürk’ün yayınını kesmesi için getirdikleri sivil ekibin Fethullahçı olması bir tesadüf mü?
    https://www.youtube.com/watch?v=job6kda1R3U
    3- FETÖ'cü polis müdürü Mithat Aynacı’nın 15 Temmuz gecesi tanktan çıkmasını nasıl yorumluyorsunuz?
    https://www.youtube.com/watch?v=HCKa-9SPCdk
    4- Fetöcülerin 15 Temmuz öncesi darbeyi ima eden söylemlerine ne dersiniz?
    Osman ÖZSOY: Ben profesör olacağıma keşke albay olsaymışım, mesela bu süreçte daha fazla katkım olurdu (14 Temmuz 2016)
    https://www.youtube.com/watch?v=S2217WyHYb4
    Tuncay Opçin: “Yatakta basıp şafakta asacaklar” (13 Temmuz 2016)(twitter mesajı)
    Bülent Keneş: "İyi bir çıkış yok artık! Kötü, daha kötü, en kötü çıkış var, Kötü olan darbe diyelim, gerisini siz tahmin edin"(6 temmuz 2016) (twitter mesajı)

    YanıtlayınSil