Header Ads Widget

test banner

Problem Kimdir ve Nedir?


Problemleri çözmenin ve halletmenin en birinci ve en kesin ve en keskin yolu, yazmaktır. Çünkü, yazmak düşünmektir. Yazı yazmadan düşünmek, nişan almadan ok atmak gibidir; düşünceler boşa gider ve netice alınmaz. Yazı yazmak problemin çerçevesini belirler, problemi kısımlara ve parçalara böler, ve her parçaya çözüm bulma imkanı sunar.

Yazı yazmak, hem bireysel hem toplumsal değişmenin değişmez şartıdır. Çünkü yazı yazmak, düşünce üretmek ve duygulara tercüman olmak demektir. Yazı yazmayan bireyler ve toplumlar cehalete mahkumdur ve diktatörlere gebedir. Çünkü düşünce üretmeyen bireylerden oluşan toplumlar hep bir “Mehdi” arayışındadır ve bekleyişindedir. Birisinin gelip bütün problemleri bir hamlede çözeceğinin beklerler ve kolaycılık yolunu seçerler.

Yazı yazmayan düşünmez, düşünmeyen de değişmez. Değişmeyen ve üretmeyen ve olgunlaşmayan da hep başkaların elinde kukla ve araç olur. Bu yüzden özgürlüğün temeli, yazı yazmaktır.

Bu yüzden bu sitenin özgür ve bireysel düşünceleri ifade etme çabasını takdirle karşılıyorum. Bazı düşüncelere katılıyorum, bazılarına katılmıyorum, ama hepsine saygı duyuyorum ve mevcut durumu anlamada ciddi katkı sunduklarına inanıyorum.

Biz doğdumuz coğrafyayı, tarihimizi, toplumumuzu, ailemizi seçmedik, öyle bir imkanımız yoktu. Dünyaya geldiğimizde bize bağlı bulunmayan bazı durumlarla karşılaştık. Bunlardan biri de, doğdumuz ve yetiştiğimiz ortamın ve toplumun “okumama-yazmama-düşünmeme” virüsü ile hasta olduğudur.

Son beş yüz, ya da yedi yüz yıldır İslam alemi düşünce üretmiyor. Düşünce üretmediği için de, hep değişimi dışarıdan bekliyor. Bu bekleyişi bozan, değişimi kendi içinden başlatan bir entellektüel düşünür; sahiplenmeyen, anlaşılmayan ve terk edilen Said Nursi vardır. Benim şahsi kanaatim, Said Nursi yirminci yüzyılın en etkili düşünürüdür; Avrupadaki Hristiyanlığın Reformasyonu gibi İslam içinde bir ıslahat hareketini başlatan düşünürdür.

Bu sitede Said Nursi hakkında olumsuz düşünceler yazanlar vardır ama ben onlara katılmıyorum. Çünkü, çobanların, çiftçilerin, köylülerin, memurların, öğrencilerin hayatlarına “okuma-yazma-düşünme” alışkanlığını kazandırdı.

Bu sitede Fethullah Gülen hakkında olumsuz düşünceler yazanlar vardır ama ben onlara katılmıyorum. Çünkü, birçok insanların hayatlarına “okuma-yazma-düşünme” alışkanlığını kazandırdı ve bu alışkanlık sayesinde onu tenkit edebilen, eleştiren bir kesim oluştu. Bu yüzden, mantık ve deliller çerçevesinde cemaati, hiyerarşik yapıyı, cemaat başındaki adamları eleştiren bir kesimin oluşması bu cemaatin bir başarısıdır diye kabul ediyorum.

Son yıllardaki hadiseler ve süreçler artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını gösterdi ve bu hususta herkes hemfikirdir. Değişimin kaçınılmaz olduğunu artık herkes biliyor. Toplumsal değişim ve bireysel değişme her zaman acıdır ve acıtıcıdır, çünkü “comfort zone” dışına çıkılması lazım, yeni ufuklara ve yeni düşüncelere açılmak lazım. Artık herkes “okumama-yazmama-düşünmeme”nin faturası ne kadar pahalı ve ağır olduğunu gördü. Aklını kiraya vermek, kör inanç, saflık ağaçlarının meyvelerinin tadı hoşumuza gitmemiş, daha tatlı ve leziz meyveler istiyoruz.

Bizim toplumlar beş yüz yıllık hastadır ve hastalığın adı “okumama-yazmama-düşünmeme”dir. Şimdiki problemlerin kökü elli yıllık değildir, beş yüz yıllıktır, belki bin yıllıktır. Koru-körüne inanmak, aldanmak, aldanıp ta kendimizi mağdur görmek ve göstermek alışkanlıkları beş yüz yıllık geleneklerimizdir. Sorumluluk almak, yazmak, okumak, düşünmek ta beş yüz yıldır Avrupa’nın ve Batı’nın misafirleridir, bizim mahallemize hiç uğramak istemiyorlar ya da biz onları hiç çağırmıyoruz.

Koronavirüsün “sıfır hastasını” (zero case) bulmak hiç fayda vermeyeceği gibi, bu “okumama-yazmama-düşünmeme” salgını kim ile başladığını bulmak ta hiç fayda vermeyecektir. Önemli olan asıyı geliştirmek ve tedaviyi hızlı ve vaktili şekilde uygulamaktır.

“Okumama-yazmama-düşünmeme” virüsünün aşısı nedir? Okuma-yazma-düşünmedir. Yazı yazmayı günlük alışkanlık haline getirmektir. Bir saat yazı yazmak bir sene namaz kılmaya eşit olduğunu bilmektir. Bireysel ve toplumsal problemlerin ve kangrenlerin yazı yazmakla çözüleceğini ve tedavi edileceğini anlamaktır.

İslam dünyası olarak, Müslümanlar olarak, Asya ve Afrika kıtaları olarak biz beş yüz yıllık “düşünce orucundayız”. Artık “düşünce iftarı” yapmamız lazım. Bu da yediden yetmişe, kadın-erkek, çocuk-ihtiyar, fakir-zengin olarak yazı yazmayı günlük alışkanlık ve ibadet olarak kabul etmemize bağlıdır. Yazı yazmak ibadet değildir diyenlere doksan altıncı sürenin dördüncü ayetini gözlerine sokuyorum. Ahirette, Cenab-ı Hakk’ın affedilmiş kulları olarak görüşmek üzere. Vesselam.

-İman isteyen münafık


author

"Sorumluluk Reddi" Konusunda Önemli Bilgilendirme:

Münferit Fikir Platformunda yazılan tüm yazılar, aksi MFP YYK tarafından belirtilmedikçe yazarların kendi görüşleridir. MFP’nin ve platformdaki diğer yazarların görüşlerini yansıtmaz veya ifade etmez.

Yorum Gönderme

10 Yorumlar

  1. Gülen ve Nursi okuma yazmayı teşvik etmiyor, aksine boğuyor.

    Tek tip eserleri okumak okutmak, farklı düşüneni sorgulayanı fitneci münafık şeytan diye dışlamak okumayı yok etmektir.

    Mesela Nursiye göre mürted zehirdir, ona göre öldürülür.

    Güleni eleştirenlerin bile emdiği süt burnundan getirildi, islamı kuranı peygamberi eleştirenlere ne yapılmaz?

    Gülen de Nursi de düşünce özgürlüğüne karşıdır, orta çağ skolastik düşüncesinin tekrarı olan kendi fikirlerinden başka bir şey okutmaz izin de vermezler.

    Ebced hesapları ve hayal masülü gelecek kehanetleri dışında Nursinin islami düşünceye eklediği yeni hiç bir şey yoktur, eski atomcu yunan anlayışından alınma Eşari teolojisinin ve uydurma hadislerle süslenmiş peygamberlik mucizelerinin(ki kuranın ısrarla mucize yok demesine rağmen) tekrarından başka bir şey yoktur.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Selamlar Mehmet bey. Tam olarak hatirlamiyorum, ama galiba 19'cu Sozun basinda uc kaynak hakkinda yaziyor Nursi: kainat, insan ve Kuran. Yani Allahi tanitan bu uc kaynak var.

      Kainati okumak=natural sciences (math, physics, chemistry, biology, etc.)

      Insani okumak=psychology, history, sociology, economy, archeology, linguistics, etc.

      Kurani okumak=tefsir, kelam, fikih, gramer, siyer, hadis, etc.

      diye anliyorum, ve Nursi'den baska da kaynaklara muracaat etme zaruretini goruyorum.

      Gulen de, vaazlarinda Decartes, Plato, protein, nebulae, anatomy, felsefe, vesaire konusan (ben dinledigim) ilk ve tek vaizdir. Ve okudugum biografide cokca kitap okudugunu gordum.

      Bu yuzden tek tip okumayi Nursi ve Gulenden degil de, onlari kendi cikarlari icin putlastiran insanlardan goruyorum.

      Yazimda 13 paragraf var, ama 2 paragraf adamlarin zoruna gidiyor. Galiba simdiki zamanda Nursi ve Gulen bogaya gosterilen kirmizi kumas gibidir. En iyisi onlar hakkinda hic yazmayayim.

      Fakat daha birkac sene once yere-goge sigdiramadiginiz insanlari simdi bu kadar asagilamaniza hayran kaliyorum.

      Turk degilim, turkcem kotudur, hatalarimi affetmenizi diliyorum.

      Sil
    2. Hayatimda da kimseden "su kitabi okuyabilir miyim?" diye bir soru sormadim. Istedigim kitaplari istedigim kadar okudum.

      Sil
  2. Şu paragraf yanlış. Fetullah sorgulamayan düşünmeyen robotlar yetiştirdi. "itaat et şakirt", "abilerin bir bildikleri vardır" vs. Bugün eleştirenler ise 15T'dan sonra pislikler ayan beyan ortaya çıkınca kabuğunu kırıp bireyselleşebilenler. Bunun cemaatin başarısı olmadığı da açık.

    Bu sitede Fethullah Gülen hakkında olumsuz düşünceler yazanlar vardır ama ben onlara katılmıyorum. Çünkü, birçok insanların hayatlarına “okuma-yazma-düşünme” alışkanlığını kazandırdı ve bu alışkanlık sayesinde onu tenkit edebilen, eleştiren bir kesim oluştu. Bu yüzden, mantık ve deliller çerçevesinde cemaati, hiyerarşik yapıyı, cemaat başındaki adamları eleştiren bir kesimin oluşması bu cemaatin bir başarısıdır diye kabul ediyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet, o paragraf yanlis olabilir. Elestiremeyen ve dusunemeyen bir nesil yetisti, kim sorumluysa Allah adaletiyle muamele etsin.

      Siyasete giren temiz cikamaz.

      Sil
  3. Hocam gören görmeyen bizi anadolunun mağarasında yaşayan Fethullah Gülen'in gelip bizi mağaradan alıp okuma yazma öğrettini sanır. Bu adamlar zaten bizi üniversitede lisede dershanede kapıyordu. Bunlar hayatımıza girmese zaten biz okuyorduk. Tam tersi bunlar üniversitede adam kafalayıp üniversiteyi uzattılar.

    Ya bu adamlara niye bir şey muhtaç olalım. Fethullah Gülen'in niyeti zaten ortaya çıktı adam kendi ordusunu kurmak istiyor. İktidar, güç ve istihbarat zaafı var.

    Said Nursi hala bu ülkenin tabusu eleştirilemiyor. Bugüne kadar kim Said Nursi'yi gerçekten eleştirdi, niyetini sorguladı, bu hareketin para kaynaklarını araştırdı ve nasıl bu kadar büyüdüğünü araştırdı? Sorsan Nursi allah dostuydu tabi hareketi büyücek derler, düne kadar Gülen'e de öyle diyorlardı. 40 sene sonra tüm pislikleri döküldü. Nursi niye bu kitaplar yazdırıldı diyordu mesela bu işi cidden düşünen oldu mu, Nursi'nin de narsist olup olmadığı manyak olup olmadığını analiz eden oldu mu?

    Bir Nursi'dir bir Gülen 100 yıldır içine ettiler toplumun. Ama gel de anlat işte bunlar. Ne nurcular ne gülenciler tek kitap okumaz nursi ve gülen haricinde. Okuyanı da cemaatten kovarlar, sorgulamaya başlar sen gelme derler dışlarlar. Nurcular kitap okusa hala tekrar tekrar risaleyi okurlar mı.

    Bir insan nursi ve gülene bulaşmasa kendi okumasa da en kötü torunu okur. bu işlere bulaşınca da torunu da oğlunu da bu kült yapılara sokuyor, onlarda gülen ve nursinin kitaplarını ezberleyip 50 sene öncenin sığ fikirlerini tekrarlıyorlar.

    Gülen sayesinde gülen'i eleştirmiyoruz. Gülen'e rağmen bir şekilde uyanabildik eleştiriyoruz. Uyanamayanlara de ki ben münferitte şu yazıyı yazdım. Mürted ilan edip dışlarlar yazına bile bakmazlar. Siz büyük ihtimal koptunuz temasınız yok, bu siteye bakıp cemaatten ne güzel insanlar çıkmış diyorsunuz :) Bir de öbür tarafa bakın.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Güzel bir cevap

      Sil
    2. Cemaat artik bolunecek, biology'deki cell gibi. Nicelik nitelige galip geldi. O paragrafi ta galiba yanlis yazdim. Ama iste yazi yazmanin guzelligi burda: kendi fikirlerinin tutarsizligini ya kendin goruyorsun, ya baskasi gosteriyor.

      Sil
  4. Okuma yazma ve dusunme hakkinda yazdiklarinizin disinda yazinizin diger bolumlerine katilmiyorum.
    Hoca,alim,seyh,Imam,veli zat,seckin kul,asrin muceddidi,mehdi vs.kavramlarin muslumanlari toptanciliga ittigine,sorumluluk almamaya,unun bunun agzina bakmaya tesvik ettigine ve bir sekilde toplumlarin ve bireylerin gudulebilir bireyler haline getirildigine bizzat yasadigimiz su cemaat gercegi vesilesiyle tam kani olmus durumdayim.Oysa veda hutbesinde peygamberimiz herkesin birbirine esit oldugunu bize hatirlatmisti,ustunluk sadece takva ile olur demisti.
    Ustad ve Gulen in bu denli,haddi asar sekilde,Islam sadece onlarin yorumlarindan,dusuncelerinden ibaretmis gibi cilginca propagamdasinin yapilmasi dogru degil,zaten basimiza da birsuru is acti bu asiriliklarimiz.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Zaten yazi 13 paragraftan ibaret, ve 11 paragrafi okuma-yazma-dusunme onemini vurguluyor.

      Anladigim kadariyla, bu sitedeki adamlar Gulen, Nursi, cemaat, hizmet gibi sozleri gorunce, tansiyonlari yukseliyor, duygulari kabariyor, ve ofke-nefret-kin yuklu ifadelere basvuruyorlar. Ama son 7-8 yildir gormediginiz bela, cekmediginiz sikinti kalmamis gibi. Duygusal davranmaniz cok normaldir. Anliyorum (diye dusunuyorum), ve anlamaya calisiyorum.

      Sil