Header Ads Widget

test banner

Melek Çetinkaya | Tutukluluğu Sonrası Söyleşi

Harbiyeli annesi Melek Çetinkaya ile tutukluğu sonrası söyleşi:

  • -Son 10 ay içinde neler değişti?
  • -HDP'ye destek tweetlerine dair
  • -İnsanlar neden ses çıkaramıyor?
  • -Tutukluk kendisini nasıl değiştirdi?
  • -Gelecekten ümitvar mı?
  • -MFP'nin duruşunu nasıl değerlendiriyor?

author

"Sorumluluk Reddi" Konusunda Önemli Bilgilendirme:

Münferit Fikir Platformunda yazılan tüm yazılar, aksi MFP YYK tarafından belirtilmedikçe yazarların kendi görüşleridir. MFP’nin ve platformdaki diğer yazarların görüşlerini yansıtmaz veya ifade etmez.

Yorum Gönderme

5 Yorumlar

  1. Bu yorum yazar tarafından kaldırıldı.

    YanıtlayınSil
  2. Çok güzel bir söyleşi olmuş elinize sağlık. Yazarak birşeylerin değişmeyeceğini düşündüğüm bu günlerde iç muhasebemi yapmama vesile oldu. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.

    YanıtlayınSil
  3. Melek hanım gerçekten çok samimi ve dürüst bir insan. Tez zamanda oğluna kavuşmasını diliyorum.

    Fakat ben İsa bey'e takıldım. Twitter'dada görüyorum kendisini Gülen cemaatini terör örgütü olarak görmüyor ama organize suç örgütü olarak görüyormuş vs vs. Ne farkı var? Terör deyince aklına PKK, İŞİD gibi örgütler geldiği için ve o örgütler kafasına iğrenç olarak kodlandığı için bunu yapıyor. Oysa iki örgütte anayasal düzeni ortadan kaldırmaya yönelik hamleler yapıyor.


    Bir ikincisi ise sürekli "hiçbir mahalladen değilim, herkesin hakkını savunuyorum" havaları hiç hoş değil. İnsan kafasında doğruları oturtur sonra doğrularını ortaya koyar. Doğruları değişince onları tekrar gözden geçirir, derinleşir, açıkça değişenleride belirtir. Kendisini hak savunma savaşçısı gibi konumlandırması çok ilginç hatta Fetullahçı beyin yapısının tezahürü. Fetullah'ın FETÖ olmadan önceki tavırlarıda öyleydi. Örnek vereyim , burada da barış süreci konusunda cemaat'in karşıtlığını açıklarken "cemaat iki tarafada güvenmiyordu" diyenler oldu. Reel hayattada bunu gördüm. Kendilerini bir siyasi noktaya koymayıp siyaset üstü konumlandırıyorlardı. Cemaat kim ki güvenmyior. Neden Cemaat'e karşı güven kazanmalıyız? Fetullah Gülen "Güveniyorum iki tarafada" deseydı birden cemaat güvenmiş mi olacaktı. Ekrem Dumanlı'nın yazılarıda öyleydi. Efendi efendi demokrasi dersleri veriyordu. Tabi sonradan anlıyoruz yazıların anlamı "herkesin telefonlarını dinliyoruz, herşeyi biliyoruz ayağınızı denk alın" mesajıymış. Biz gariban köleler kullar ne bilelim.


    "Ben munferit'in hiçbir mahalleden değilim, herkesin hakkını savunuyorum. HDP'liler tutuklanmamalıydı. Çok yanlış. Cemaat'in yuzde doksani masum devlet yanlış yaptı" bunlar ingilizce deyimiyle çok "cringe" hissi uyandırıyor bende. Fetullahçı bir duruş bu.

    Bencede Fetullahçılar'ın çoğu kanuni olarak masum bencede HDP'liler tutuklanmamalı ama konumum siyaset üstü değil. Bir mahalledenim. Sömürge düzeninin karşısındayım. Faşizmin karşısındayım. İnsanlık onuruna aykırı bu sistemin, eğitimin tam karşısındayım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuzda yazmış olduğunuz ilk cümleniz aslında ikinci paragrafta sormuş olduğunuz sorunun yanıtını da barındırıyor. Bakışınızı Melek Hanım ve oğlu ile kısıtlandırmayacak benzer haksızlık ve zulüm altında bulunan 100binlerce insan da acaba bu tanıma uyan işlerin hangilerini yaptı hangilerini yapmadı sorusunu sorabilirseniz, sorunuza bence cevap bulabilirsiniz. Tabi soruyu anlamak için sormuş olduğunuz varsayımı ile yazıyorum.

      Sil
  4. İsa bey avustralya'da yaşıyor ve bir çocuğu var sanırım. Örneğin bu çocuğu Avustralya'daki X tarikatına, Cult yapısına 11 yaşında katılsa ve Johnullah diye bir vaiz'i takip etse, bütün ülkede John övülse artık İsa bey'e benzer hayatı yorumlamayıp, her konuda Alexander abi bunu nedi, Micheal abi şunu dedi. Zaten herşey Johnullah'a uyulmadığı için oluyor. Johnullah hiçbir tarafa güvenmiyor hatta İsa bey'in çocuğu Türkiye'de yaşanan sorunlar için bile Johnullah efendi'yi tanımıyorlar onu ve kurduğu hizmeti tanısalar diye yorumlarla yaşasa hayatı. Tamamen bilincini kaybetse, hayatı sorgulamayı bırakıp zihnini Johnullah'ın eline bıraksa ve kendi ailesiyle ortak bir gerçeklikten kopsa. Sürekli Johnullah efendinin hizmetlerine koştursa bu çocuk ve bu 10-11 yaşında uygulansa kendi çocuğuna,

    Daha sonra devletin iç çatışmaları sonucu bu Johnullah'ın ve yapısının "örnekleri kendinden " değilde devlet tarafından desteklendiği ve devletin aygıtlarını kullanabildiğini öğrense ne olur? Hatta İsa Bey'in çocuğunun özellikle seçmiş olabileceğini çünkü av olarak potansiyel taşıdığını, derslerinde başarılı, göçmen bir ailenin çocuğu olduğunu valilik, emniyet ve her türlü gizli örgütleriyle tespit edildiğini öğrense ne olur ?

    Devlet denen şey bir ortalama bir Fetullahçının aklındaki Allah'tan daha güçlüdür bunu bilmelisiniz.

    Şimdiki cümlemi iyi anlayın. Şu an Avustralya devletinin , Türk devletinin Fetullah'ı desteklediği güçle desteklediği güce sahip bir yapılanma sizin ve ailenizin üzerinize yüklense, çocuğunuza göz koysa İsa bey, o ülkede barınamazsınız. Ya kaçarsınız o ülkeden ya teslim olursunuz.

    Fetullah masum bir örgüt değildir. Hiçbir iyiliği yoktur. İyi tarafları yoktur.

    YanıtlayınSil