Hususilerin Hadsizliğine Bir Örnek - Münferit Fikir Platformu

SON

Bu Blogda Ara

10 Mayıs 2020 Pazar

Hususilerin Hadsizliğine Bir Örnek



Anadolu’nun bir kasabasından kendisini yetiştirmiş devletin bursuyla okumuş, Polis ya da Savcı olmuş bir kişisiniz. Hayatınız boyunca en ufak bir disiplinsizliğinin, suçunuz olmamış. Tamamen kanunlara bağlı olarak halkınız için canla başla görevinizi yapmışsınız. Kendinizi imkanlarınız ölçüsünde mesleğinizde geliştirmiş, hiçbir siyasi parti ya da grupla ilişki kurmamış, tek ölçüsü hukuk olan torpilsiz, rüşvetsiz, siyasilerle ilişkiye girmeyen, ayrımcılık yapmayan, şeffaf birisiniz.

Emniyet istihbarat İtalya’daki bir şirketinden (Hacking Team) devletin kasasından yüklü bir miktar para ödeyerek hack programı alıyor. Nasıl üst düzey silah teknolojilerini başka devletlerdeki şirketlerden satın alıyorsunuz bu da öyle, asla bireylere gruplara satılmayan tamamen devletlere satılan üst düzey teknolojiler.

Satın alınan program hiçbir iz bırakmadan kişinin cihazına sızabilen, içindeki her türlü bilgiyi size aktaran, kamerasını ve mikrofonunu da aktif hale getiren bir zero-days saldırısı imkânı sağlıyor.

Bilenler bilir zero-days saldırısını Amerika da İran’ın Nükleer santralini yavaşlatmak için kullanmıştı. Sıradan grupların asla kullanamayacağı, zero-days virüslerinin en ucuzu yarım milyon dolardan başlar…

2013 yılında ABD vatandaşı bir kadının mailine Harvard’lı bir profesörden mail geliyor. Kadın maili açmıyor, çünkü mail adresi “harvard.edu” ile bitmesi gerekirken “harward.edu” ile bitiyor. Kadın şüpheleniyor ve uzman bilişimcilere bu maili inceletiyor. Maili inceleyen uzmanlar öyle basit bir virüs olmadığını sadece devletlerin kullanabileceği bir virüs olduğunu söylüyorlar ve İtalyan bir şirketin bu programı ürettiğini belirtiyorlar. Gözler İtalya’daki şirkete çevriliyor, şirket demokratik ülkelere bu virüsleri sattığını, satarken buna çok dikkat ettiklerini, virüsün sürekli güncellemeye ihtiyaç duyduğunu, aksi halde virüs programları tarafından tespit edildiğini, yaptıkları anlaşmaya göre devletler şartlarını yerine getirmezse virüsü onlar için bu şekilde güncellemeyerek iptal ettiklerini belirtiyor. Ayrıca Nato’nun kara listeye aldığı hiçbir ülkeye bu virüsü satmadıklarını da belirtiyor.

Virüs daha önce de uzmanlar tarafından keşfedilmiş, nerde mi? Fas ve Birleşik Arap Emirlikleri kendi muhalif vatandaşlarını izlemeye çalışırken…

Tabi bu durum bu iki ülkenin rezil olmasına neden olmuş. Ve şirket bu konuda isim vermese bile gelen baskıyla anti demokratik ülkelere bu virüsleri satmıyoruz diyor. Medyadan gelen baskıyla bu ülkelerin de kara listeye eklediğini iddia ediyor.

Peki ama Nato’nun en güçlü ülkelerinden biri böyle bir dijital silahı kayıp mı edecek? Türkiye’de kara listeye dahil edildi mi? Açıklama yok… 

Mailin içindeki virüslü link ve yönlendirdiği arka planda görünmeyen site de ikisi de Türk sitesi ve virüs de aldığı bilgiyi Türkiye’deki sunucuya yolluyor. Türkiye devleti bu durumda bir ABD vatandaşını yasadışı dinlemekle suçlanıyor. Olay büyüyor Nato ülkesi başka bir Nato ülkesine karşı bir saldırı hareketi mi yapıyora kadar gidiyor. F16’nızı kaldırıp Akdeniz’deki ABD’de gemilerine işaretlemek gibi bir şey. Türk büyükelçiliğine sorular yöneltiliyor ama açıklama gelmiyor.

Peki bu kadın kim ve mailde ne yazıyordu? Türkiye açısından kritik biri mi ki bilgisayarı hacklendi ve bunca zahmete girildi. Türkiye’nin rezil olmasından, diplomatik bir krizin çıkmasına kadar gidecek bu olayda amaç neydi? CIA’in Türkiye şefinin bilgisayarı mıydı? Nato ülkesi Türkiye hedefini değiştirdi ve ABD’ye karşı güven kaybı yaşadığı için oradaki stratejik hedefleri mi dinlemek istiyordu?

Kadına gelen mailde:

Hi, There is a new site about Gülen movement. It is http://www.hizmetesorulanlar.org/homepage.html. Also you should read an essay which I sent. (passwprd:12345).” yazıyordu.

Türkçeye çevirirsek:

“Merhaba, Gülen hareketiyle ilgili yeni bir site var. Bu http://www.hizmetesorulanlar.org/homepage.html. Ayrıca sana gönderdiğim yeni yazıyı da okumalısın. (şifre:12345)”

Peki bu Kadın kimdi? ABD’deki Gülen’in Charter okullarını sürekli eleştiren ve karşı kampanya yürüten biri.

En başa dönelim siz o bahsettiğim Polis ya da Savcı, hiçbir gruba düşmanlığı olmayan o kişi. Bu olaydan sonra Gülen grubuna karşı bakışınız nasıl olurdu? Eğer olumsuz olurdu cevabını verirseniz, Hoş geldiniz Ergenekoncu, Selam Tevhidci, İran ajanı, Mason, Vatan Haini, Din düşmanı, Özel Harpçi, Pakradunilerin arasına…

2013’te gerçekleşen bu olaya ilgili kadın korktuğu için kadının ve profesörün ismi yok. Haberin asıl kaynağı ise bu sitedir. Yazıda da belirtildiği gibi ikincil deliller ile bu tespitler yapılmıştır. 2016’dan sonra birçok itirafçı olan kişi Cemaatin hususi kanadındaki üst düzey abilerin başka insanlara kumpas kurmak amacıyla mail hacklediğini, bilgisayara virüs bulaştırdığını, telefon dinlediğini, eve gizli kamera yerleştirdiğini, ofislere böcek yerleştirdiğini, üst düzey bürokrat odalarına ses kayıt cihazı yerleştirdiğini belirtmiştir. Konuyla ilgili mail hacklenmesi olayını anlatan İhraç Üsteğmen Emir Yıldız’ın videosu 

Bu yazıyı yazma nedenim, "Hocamıza, abilerimize laf eden kişiler Cehennemliktir. İbretlik bir şekilde ölecekler. Koca bir camiaya iftira atmanın hesabını veremeyecekler. Bizi çekemeyen Ergenekoncu ya da Mitçidir. Gerçek Türk değildir" vb. paylaşımlar yapan kişilere “Hayır kardeşim Cemaat içinde bir kesim öyle tehlikeli işler yaptılar ki, cemaatin içindeki azınlık bir grubun menfaatleri için yaptıkları bu hamleler en kendi halinde bürokratı bile korkuttu. İnsanlar yurtdışındaki okula ya da sizin yaptığınız sohbete değil, bu hususi yapı içindeki illegal işler yapan kesime karşı. Ve bu kesime karşı hiçbir adım atmayan yönetici kadroya, bu kesimi gizlemeye çalışan yönetici kadroya, bu kesimi koruyan yönetici kadroya hatta ve hatta bu kesimin bana göre başı olan yönetici kadroya ve lidere. Bu durum asla değişmeyeceği gibi 15 Temmuz 2016 sonrası da hala bu kesimi görmezden gelenlere, kabul etmeyenlere, bilmeden koruyanlara, anlamak istemeyenlere de halkın büyük bir kısmı “ahlaksız” (suçlu değil) gözüyle bakıyor. Halkın kalan kesimi ise ya suçlu gözüyle bakıyor ya da tarihi çok daha geriye alıyor. Hükümet gitse de bu gerçek o yüzden asla değişmeyecek. Bu gerçek anlaşılmadığı için bu suçlu kesim rüyalar uyduruyor ve Allah’ın bu sürece müdahale edip bu ülkeyi Türk düşmanı, dinsiz bu zalim gruptan (AKP’yi de kukla gibi kullanan kim olduğu belirsiz azılı Cemaat düşmanı grup) temizleyeceğini ve haklılıkların da anlaşılacağı yalanını söylüyorlar. Ayrıca haklılıklarını göstermek için de “şu kişi pişmanmış bizden helallik istedi” gibi yalan haberler ile kendi tezlerini doğru göstermeye çalışıyorlar. Yukarıdaki polis ya da savcı olsanız Allah aşkına neyin helalliğini isteyeceksiniz?

Bu kesim hiçbir adım atmadıkları gibi, sadece eleştirileri bastırıp, kopuşları engellemeye çalışıyorlar, diğer yandan kişiler düşünmeye fırsat bulamasın meşguliyetleri olsun diye de yurt dışındaki kişilere günde 100’lerce tweet attırıyorlar. Yönetici kesimdeki kişilerin çıkıp 1994’de dağıtılan Özel Harp dairesi yapmış her şeyi bunlar iftira Allah temizleyecek demesi hiçbir sorunu çözmüyor. Bu çukurdan masumların kurtulması tweet atmakla olmuyor, bu kesime açıktan cephe alıp suçlarına ortak değiliz bu insanlar suçludur demekle oluyor. Evet ışık çok parlak değil ama tek ışık gelen yön de bu. 

Diğer yandan tüm bu gerçekleri görmezden gelip, Allah’ın dinini yaydığımız için bu bedeli ödüyoruz GRUP olarak hiçbir suçumuz yok, pürü pakız anlayışı kişiyi sebep-sonuç ilişkilerinden kopardığı gibi, özeleştiri yapmasını da engelliyor.

Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun Türkiye’nin kurtuluşu için önerdiği ortak bir insan hakları bilincine, geçmişte bizden olanların diğer gruplara yaptığı zulmü reddederek, görmezden gelerek ulaşamayız. Eğer bu sürecin ilahi bir müdahale ile biteceğini düşünüyorsanız. Mantıken o zaman biz hatasızız ve bizim grubun yaptığı her iş de doğruydu demek yerine Allah bizim değişmemizi istiyor, bize yaşattığı acıları geçmişte mağdur olan gruplar da yaşamış. Ve o grupların bir kısmına o acıyı yaşatan bizden birileriymiş. Kızım Fatma bile olsa elini keserim noktasından fersah fersah uzaklaşarak, içimizdeki suçluları savunarak ve onların mağdur ettiği insanlara kulak tıkayarak nasıl bir kurtuluşa ermeyi düşünüyoruz. Bize bunları yapan kişilere benzeyerek bir kurtuluş yok.

Eğer ilahi bir müdahale ile kurtulacaksak değişmemiz, dönüşmemiz ve özeleştiri yapmamız gerekiyorsa şimdi eleştiri zamanı değil denebilir mi? Yok eğer ilahi bir müdahale beklemiyorsak o zaman sormazlar mı neden yönetici kesim hiçbir şey yapmayıp dua edin Allah bizi kurtaracak diyor?

Hayır kardeşim bizim hatamız bu değil kılmadığımız teheccüt namazlarıydı derseniz, o zaman Dücane Cündioğlu’nun da dediği gibi ümitsiz bir vaka olursunuz. Dışardan bakan insanlar eğer insaflıysa sadece acırlar size…

Son olarak bu konuyu araştırmak isteyenler varsa, anahtar kavramları arattığımda sadece Soner Yalçın’ın yazısı çıksa da yazı bittikten sonra Hacking Team şirketini de arattığımda birçok haber gördüm. Meramımı anlattığım için bu kısmı araştırmak isteyenler: Wikileaks belgeleri patlayınca Emniyetten hangi isimlerin bu şirketten programı kaç paraya aldığından tutun da, Hacking Team şirketinin sahibinin Türkiye’deki hangi şirkette yönetim kurulunda olduğuna(aslında bu bilgi bir savcının esas hakkındaki mütalaasında yazıyor ama ortak olan kişi Hacking Team şirketinin sahibi değil), Cemal Kaşıkçı suikastinde Suudilerin bu programı kullanmasına (anlaşılan şirket parayı veren herkese satıyor, anti demokratik ülkeler de askere değil kendi polisine bu sistemi devrediyor), MHP’de istifalarla sonuçlanan seks kasetlerini 2011’de yayınlayan ‘farkliulkuculuk’ sitesine, programı ilk satın alan polisler ihraç olsa da yerlerine gelenlerin programı kullanmaya devam ettiğine, Türkiye'deki internet ağını kullanan tüm bilgisayarların hedef kitlesi olarak belirlendiğine (yukarıda geçen diğer ülkelere karşı dijital silah sözümü unutun) ve son olarak Bylock’un Kurucusu Tilki lakaplı Atalay Candelen’e 

Diğer taraftan da maili inceleyen şirketin Balyoz davasının dijital delillerini de incelediğine, maili atan olarak gözüken kişinin de Harvard öğretim üyesi olan Dani Rodrik (Çetin Doğan’ın damadı) olduğuna (Soner Yalçın’ın iddiası, Dani Rodrik zaten Balyoz’un dijital delillerini çürütmek için uzmanlara inceletiyordu), mail atılan kadın olduğu iddia edilen(Soner Yalçın veriyor isimleri sadece) iki kişiden birinin Gülen cemaati tarafından İslamofobik olarak suçlandığına, diğerinin de eşinin cemaatten ayrılan bir Türk olduğuna ulaşabilirler. 

Linkler:
https://odatv4.com/ara.php?q=Hacking+Team
https://medium.com/@enisaydin/bir-i̇hmal-hikayesi-bylock-kurucusu-türkiyenin-elinden-nasıl-kaçtı-71d307301500
https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/tolga-tanis/hacker-skandali-niye-cozulmez-29527482
https://www.sozcu.com.tr/2013/gundem/hack-skandalinda-gulen-cemaati-izleri-325103/
https://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/cete-kendini-giderek-gelistirdi-haberi-86817
http://www.radikal.com.tr/yazarlar/ezgi-basaran/siz-bu-word-dosyasini-tanidiniz-mi-1104315/
https://odatv4.com/fethullah-gulen-abdde-artik-rahat-degil-0509131200.html

 -Ahmet                                                                      Twitter: @a_wolfenstein

-------------------------------------------------------------------------------------------
Sorumluluk reddi: MFP blogda yazılan tüm yazılar yazarların şahsi
görüşleridir, MFP’nin ve platformdaki diğer yazarların görüşlerini ifade etmez.
--------------------------------------------------------------------------------------------

18 yorum:

  1. yazıda bahsi geçen kişiler:
    - Mary Addi https://twitter.com/gulensafraud
    - Sharon Higgins https://twitter.com/sharonoak

    YanıtlayınSil
  2. Bu sitede sosyolojik guzellemeler yerine bu tip yazilari gormek gercekten guzel. Hala at gozlugu ile cemaat basini mehdi, mesih zannedenler icin uyanma vesilesi olur umidiyle digecegim ama ..

    YanıtlayınSil
  3. Güzel bir yazı. Ahmet'in yazılarını beğenerek okuyorum. Ahmet'in özelinde cemaate yönelttiği eleştirileri de değerli buluyorum bu yapı içerisinden çıkmış birisi olarak.

    Bununla birlikte bu sitedeki yazıların bir noktada vurun fetöye noktasında seyrettiğini görüyorum. Bu tür üç kağıtları fetö seviyesinde yapan başka bir örgüt olmadığına katılıyorum. Fetönün çekirdek yapısının hala çözülmediğine de katılıyorum. Fakat işin gerçeği fetönün tüm bunları yapabilmiş olması sadece oradaki üç beş polisin şahsi veya cemaat ahlaksızlığı nedeniyle olmadı. Mesela MHP'lilerin kasetleri denmiş. Bunun fetöcülerin işi olduğundan kimse şüphelenmemiş miydi yani? Bu emailler atılırken gerek o zamanki siyasetçiler gerekse onlara destek veren muhafazakar kesim bunların hiç farkında değil miydi gerçekten? Oysa o kasetler meydanlarda kullanıldı tepe tepe.

    Diğer yandan bugün böyle bir şey yapılmaz diyebilir mi insanlar? Daha yeni AYM bir kaç KHK maddesini iptal etti. Bir tanesi polise keyfi olarak insanların internet verilerine ulaşma hakkı veriyordu. Hiç bir kısıtlama koymadan. Yani nöbette canı sıkılan sıradan polis memuru arkadaşlarının hangi sitelere girdiğine baksa bunu engelleyen hiç bir şey yoktur. Bunlar şu ana kadar geçerliydi ve yarın bir şekilde yeniden önümüze gelmeyeceklerinin garantisi yok.

    Bugün devletin imkanlarının muhaliflere yönelik olarak vs. kullanılmasının pek çok örneğini geçen seçimlerden önce sıkça gördük. Bunun fetöcülerin yaptıklarından özünde çok büyük farkı var mı?

    Yine sekülerlerin zamanında yaptıkları şeylerin de sorunlu olan pek çok tarafları vardı.

    Yani bu yazıları kendi içerikleri olarak doğru ve faydalı bulmakla birlikte bu sitede sadece fetö bashing yapmanın Türkiye'ye geneli itibariyle ne kadar faydası oluyor emin değilim. Mevcut siyasi atmosferde zaten tümüyle şeytani görülen fetöye karşıt olan insanların kendilerini haklı hissetmeleri dışında bir işe yaramıyor da olabilir.

    Yazılar güzel ama bir noktada daha genel bir ahlaki sonuca faydası olursa gerçekten faydası olacak bence. Yoksa bugün fetönün yanlışlarını söyleriz. Yarın Ak Parti iktidardan giderse onlarınkini söyleriz. Sonra onların yerine gelenler gidince onlarınkileri söyleriz ama gücü ele geçiren aynı yanlışları yapmaya devam eder.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Genel itibariyle daha önce yapı içinde bulunan insanlar yazdığı için yazıların seyri bu yönde oluyor.

      Yoksa bahsettiğiniz gibi eleştirecek çok şey var. Ve bunlar yapılıyor zaten.

      Fakat bu site şeytanlaştırılan bir kesimin içinden yazılar olarak görülüyor.

      Emin olun pek çok RTE radikali ve FG radikali bu siteden ve bu yazılardan rahatsız.

      Sil
    2. Sen sürekli buraya yazan ve FETÖ'yü eleştirilmesini yarım ağızla kabul eden arkadaşsın sanırım. Ama FETÖ'yü, cemaati herneyse eleştirirken hep yanında AKP ve devlet eleştirisi istiyorsun.

      AKP veya devlet muhalifi olmanın veya muhalif gibi gözükmenin çok geniş bir spektrumu var. Sen hangisini istersin? Ben yasal olan birkaç tanesini sayıyorum; Sözcü gazetesinde yazarak "muhalif" olabilirsin, Yeniçağ gazetesinde yazarak "muhalif" olabilirsin. İyi Parti'li muhalif olabilirsin nasıl birşey istiyorsun? Netleştir hele?

      Yılmaz Özdil gibi bir "muhalif" olabilirsin mesela? Hem zengin oluyorsun hem muhalif olmuş oluyorsun. Herkes yolunda anlamıyor musun?

      Sen herkes bana yansın derdindesin.


      Buraya gelip Amerikalı birisi yazmıyor. Yazan herkes bir şekilde Cemaatle ilişkilenmiş insanlar. Eminim buraya yazan kimse "iyi oldu çürüsün içeride ev hanımları, çocuklar" diyede düşünmüyor. AKP'lilerde yazmıyor dikkat edersen. Kimse buraya gelip "DEVLET'e bir daha diklenirseniz sonunuz şöyle olur böyle olur!!!!","FETÖ'nün derin şifreleri","Halkın darbe karşısındaki süper direnişi!!!","REİS'i yedirmeyiz!!!!","DAVA devam ediyor!","90 yıllık ara bitti!" demiyor. Sende böyle insanlar olmadığı için buradakilere nazlanıyorsun.

      Türkiye'nin durumu ortada. Herkes herşeyi anlıyor ve biliyor. Herkesin bildiği bir DEVLET SIRRI var ortada.

      Hiçbirşey olmasa bile cemaat hakkında yazılan sadece şu yazı bile

      https://www.munferit.net/2020/04/nasl-androide-donustuk.html

      yeterli. FETÖ kötü ama Moon tarikatı iyi mi demek gibi birşey seninkisi.


      Sitenin sahibi ben FG'ye Hocaefendi demiyorum diyor. Buna rağmen cemaati savunabilecek yazıları bile koyacak izlenimini veriyor. Bu konuda gayet demokratik adam. Yazının altınada FG'ciler "çok istifade ettim teşekkürler" notunu düşüyor. Neyinden istifade ediyorsa artık. Sende AKP'yi eleştiren bir yazı yaz. Neden yazmıyorsun? Kapsamlı ve teorisini oluştur yaz. Hangi perspektiften eleştireceksen eleştir. Altına bizde seni eleştirelim.

      Seninkisi "Cemaat'i eleştirmeyin" demenin başka bir yolu.

      Sil
    3. Mesele Ak Parti veya Cemaati veya Kemalistleri eleştirme meselesi değil. Ben yukarıda bir kaç eleştirimi yazdım örnek olarak. Ama ülkedeki durum şudur, fetöcüler tüm olup bitenden sonra hala akıllanmış değiller fetönün tek hatasını görmüyorlar ama Ak Parti'ye gelince ne yolsuzluk kalıyor ne ahlaksızlık. Ak Partili dindarlar sabah akşam fetö de fetö ama neredeyse aynısına yakın şeyleri hükümet yapıyor pek çok alanda yargıda kadrolaşmadan tut dinlemelerde yargı kararları vs olmadan polise her türlü yetkiyi vermeye kadar ama bunlarla ilgili hiç bir eleştiri yok hükümetin kendi tabanından. Sekülerler haklı çıktık modundalar ama aslında tüm sorunların temelinde onların yaptıkları hatalar da var.

      Buradan ancak herkes olup bitene daha objektif bakarak çıkılabilir. Ali'nin Veli'yi eleştiren yazılar yazması Veli'nin Ali'yi eleştiren yazılar yazması çok bir işe yarmaz. Ali'nin Veli'nin hatalarını görürken biraz da kendi hatalarını görebiliyor olması gerekiyor ülkede. Bu olmadığında Ali'ninkiler iktidara gelince ne yaparlarsa yapsınlar en ufak eleştiriye maruz kalmıyor kendi tabanından. Diğerlerinin ağlamaları bağırıp çağırmalarıysa umurunda olmuyor. Sonra Ali'ninkiler gidiyor Veli'ninkiler geliyor bu sefer onlar kendi hiç bir hatasını görmeden Ali gillere yükleniyor, bu sefer onlar ağlayıp sızlıyor.

      Böyle bir ülkede yaşamak istiyorsan yaşa kardeşim. Benim tuzum kuru. Türkiye'de her kesimle ilişkilerim iyi ve şu anda yurtdışında yaşıyorum.

      Sil
    4. Kendi adıma AKP'nin ve muhafazakarlarin eleştirilecek bir yönünü görmüyorum. Hakkında konuşmaya bile değmez Kongo'daki bir muhafazakar parti'yi ve onu destekleyenlerle AKP ve AKP'yi oy verenler muhafazakarlar benim için aynı yakınlıkta. Seçimlerinde gerçek olduğuna inanmıyorum. Herhangi bir sözü anlayabilecek kapasiteleri olduğunada inanmıyorum. Sürüleşmiş durumdalar. Çok net ki devletin politikası olarak bunlar bu hale getirildiler. RTE bu işi iyi beceriyor. 2007 nisan muhtırasında ben geňç bir muhafazakarken dinsizlerin darbe yapacagından nasıl korktuğumu hatırlıyorum onlarada hak veriyorum. AKP dini kullanıyor mu? kullanıyor. Eğer bir tanrıya inaniyorlarsa bundan tanrının rahatsız olabileceğini ve kendilerini sonsuz cehennemle cezalandırabileceğinide biliyorlardır herhalde. Ben dini kullanıp onların girdiği riske girmezdim. Korkunç birşey çünkü. RTE ve AKP'de ben bu riske giriyorum, insanlari bir arada tutuyorum, istediginiz katliamlari yapiyorum, dolayisiyla parayı, makami hakediyorum mantigiyla hareket ediyor diye dusunuyorum. Veya ne bileyim kur'an i kerimde batıni yönüne bakip dini şu kadar kullanabilirsiniz diye bir ayet mi yakaladilar bilemeyeceğim.

      Sil
    5. Hakkini yememek adina şoylede olabilir; RTE ve AKP devletin içindeki etkin silahlı gücü, niteliğini ve acımasızlığını ve "milliyetçiliğini" biliyor. 80 darbesini dusununce haksizda sayılmaz. Bu insanlar halka bok yedirmiş derecede zalim insanlar sonuçta ve yaptıkları zulümler, işkenceler dillere destan olmuş durumda. Guneydoguda anlatilan hikayeler bitmez. Acımasız, düşüncesiz, zalim. Sürekli biz varız ve darbe yapacağız mesajı veriyor. Ben ergenekon iddianemelerinide okudum herkese tavsiye ederim.

      Erdoğan bu gücün karşısına yanına CHP'lileri alıp çıkamaz ki CHP'nin bir darbe karşısında olabilecek bir kitlesi yok. Tam tersi destekler. Daha 1 - 2 yil değil belki 10 sene önce belli darbe olacağı. Ben buna eminim.

      Bu gücün karşısına çikarabilecegi tek kitle milliyetci muhafazakar insanlar. Düşünsenize darbe oluyor ve hdp kitlesi darbeye karsi disari cikiyor kac kisi oldururlerdi? Tetiğe basarken elleri titremezdi. Su an burada akpden sikayet edenlerin yuzde 99'uda ekrem dumanli'nin ustten ustten yazilariyla bir bok okudugunu sanip katliamlara ragmen "asker devreye girmek zoruna kaldi peh peh" der gecerdi. Belkide bu darbeye karşi boyle bir hazirlik yapildi. Daha 2010 yilinda fetullahcilardan darbe soylentisini duyan arkadaslarim var ben bizzat duymadim. Sadece "abileri milli egitimden aliyorlarmis hainler, omer celik yapiyormus,solcuymus" sozlerini duydum.


      Fetullah'in ve genel olarak fetullahcilarin kürt düşmanligini bildigim icin bu daha akla mantiga uygun geliyor.

      Kürt dusmanligi yok biz pkk ya dusmaniz biz kurt cocuklarini okutuyoduk diyecek olanlarda gidin siz kendiniz okuyun. Ağlak adamin havarisi yapmak istiyodunuz.

      Sil
    6. yukaridaki ilk yorumu (10 Mayis, 23:44) yazan kisi ben degilim ama yazdigina katiliyorum. kimse elestirilmesin demiyor, baglamindan koparilan elestiri, elestiri olmaktan cikiyor, seytanlastirmaya donuyor. oysa elestiriler baglamiyla birlikte yapilsa her acidan daha faydali olur, cemaati de aklamaz zaten.

      Sil
  4. Demek ,senin tuzun kuru..bizde senin yazıları ciddi ciddi okuyoruz..vay halimize

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet bir sorunum yok Allah'a şükür. En önemli derdim 100 yıllık mücadelenin sonucunda Türkiye dindarlarının yaşadığı iflastır. Bir kısmı darbeci oldu diğerleri 100 yıldır şikayet ettiklerini kendileri yapmaya başladı.

      Okudukların neyse aklına yatıyorsa alırsın, yatmıyorsa almazsın. Benim sıkıntıda olmam veya rahatta olmam bunları değiştirmez. Yukarıda Türkiye halkı ortak bir ahlak üretbilmelidir, bazı şeylere kim yaparsa yapsın yanlışsa yanlış diyebilmeli diyorum, bunun benim durumumla ne alakası var?

      Sil
    2. kimin tuzu kuru yorumu yanlış yere atmışsın faruk bey

      Sil
    3. Faruk bey benim tuzum kuru değil kime dediniz bilmiyorum ama
      -Ahmet

      Sil
  5. Aşağıdan gelir hozalı gelin
    Topla fistanını toz olur gelin
    Kaldırsam peçeni baksam yüzüne
    Eller arif olmuş söz olur gelin

    Aşağıdan gelir o yarin göçü
    Nere koyam gidem canımın içi
    Ölünce kabrime gelmezsen eğer
    Yanıma koysunlar verdiğin saçı

    Genemi yürüdü bu yarin göçü
    Nereleri gezdin canımın içi
    Koynumda sakladım verdiğin saçı
    Hatırdan gönülden çıkarma beni..

    YanıtlayınSil
  6. En sonunda kafayı,yedirdiniz bana.

    YanıtlayınSil
  7. Yazı için GTA Vice City temalı resmi seçen arkadaşı tebrik ederim. Güzel çalışma olmuş.


    Mahrem yapıların yediği haltları anlamak isteyen için birçok örnek var. The cemaatle yolu kesişmiş veya yıllarını vermiş olup durumu anlamak istemeyen birçok tanıdığımız var. Yaşlıca bir tanıdık "bylock bir tuzaktı" diyor ama tuzağı kimin kurduğunu, neden tuzağa düşüldüğünü açıklamıyor.

    Sorgulamak istemeyen insanlar için yapacak birşey yok gibi. Öyle yaşayıp gidecekler. Geçmiş olsun diyebilirim.

    YanıtlayınSil
  8. Feto gülen ve avaneleri; kumpasçı ve darbecidir, kıvırtmayın dansözler gibi. Bir bürokratın hangi gece hangi aşüfte ile olacağını bilen birinin darbeden haberinin olmaması mümkün mü veya ta 1990 ların başında darbe olacağını bilen Feto domuzu (Fehmi Koru yazmıştı bunu), 2016 da yapılacak darbeyi bilmez mi, hınzırlık yapma Feto, başısın ve planlayıcısısın(Nokta).

    YanıtlayınSil