Kült Yapıların Tabiatı - Münferit Fikir Platformu

SON

Bu Blogda Ara

6 Mart 2020 Cuma

Kült Yapıların Tabiatı

Bhagwan Shree Rajneesh (Osho)
Kült kelimesinin etimolojisi İngilizce “cult” olarak bildiğimiz kült kelimesi, Latince “cultus” toprağı işlemek anlamına gelmektedir. Hatta sömürge anlamına gelen koloni kelimesi de Latince aynı köke nispet edilir. Bir devletin başka bir devletin topraklarını ipotek altına alması o devleti köleleştirmek olduğu gibi bireylerin de karizmatik bir lider etrafında benliklerini ipotek ettikleri topluluğa “kült topluluk” denebilir. Nitekim Fransızca “culte” tapınmak anlamına gelmektedir. Dolayısıyla kült, bir nevi grup ve lider tapınmacılığıdır.

Kültür kelimesi de kült kelimesi ile aynı kökten gelir. Kült yapılar, kendilerine ait kültleri yani ritüelleri veya inanışları olan topluluklardır. Dolayısıyla belirgin veya görülmeyen, nevi şahıslarına münhasır kültürü olan sosyal hareketlere, kült yapılar diyebiliriz. Masonik yapılarda tokalaşma şekli, Pentekostal kilise ayinlerinde “Bilinmeyen dilde konuşma ayini” veya Süleymancılarda ellerini bitiştirerek dua etme gibi, bir grubu diğerlerinden ayıran kült olarak kabul edilen ve artık o cemaatin kültürü haline gelmiş uygulamalar misal verilebilir. Bıyıkları veya sakalları biçimlendirme şekilleri veya giyinme tarzı da bunlara dahil edilebilir.

Kült nedir? Bir dini veya seküler hareketi kült oluşumlardan ayıran fark nedir? Ben bu sorunun en kestirme cevabının şeffaflık olduğu kanaatindeyim. Dini gruplar veya sosyal örgütler açık ve şeffaftır. Liderler seçilebilir ve sorgulanabilirler. Kült olmayan sosyal yapılanmalarda, liderlere mutlak itaat söz konusu değildir. Liderin şahsına değil, ilkelere bağlılık söz konusudur. Lideri sorgulamak ve hesap sormak mümkündür.

Barış, huzur, adalet ve esenlik getirme iddiası ile ortaya çıkan kült yapılanmaların, faturası çok ağır sosyal felaketlere sebep olduğunu biliyoruz. Bu sosyal sorunun, sadece misak-ı milliye mahsus değil tüm dünyadaki insanlığı ilgilendiren temel bir mesele olduğunu unutmamak gerekir. Hatta bu sorun, sadece bu çağa ait değil tarih boyu şahit olduğumuz kadim bir problemdir. Zira insanda kendisini tanımlı ve özel hissetme dürtüsü, güç tutkusu, özgüven sorunu, psikolojik anlamda yaşadığı travmalar ve çoğunlukla siyasi hak arayışları kült yapıların oluşmasına sebep olmaktadır.

Lider Fetişizmi

Kült yapılanmalarda en bariz özellik karizmatik bir lidere taparcasına gösterilen bağımlılıktır. Bu tür yapılarda adeta Sufi jargondaki “Gassalın elinde meyyit” yani “Ölü yıkayıcısının elinde ölü” gibi bir teslimiyet aranır. İlkeler ile kült liderinin görüşleri çatıştığında ilkeler feda edilir. Mesela başörtüsünün farz olduğuna inanan bir insan, lideri başınızı açın talimatı verdiğinde, inandığı ilkeleri değil liderinin bu konudaki talimatını dinler. Oysa ki kült olmayan dini yapılarda lidere itaat, ilkelere itaatin bittiği yere kadardır.

Psikolojik Baskı

Kült yapılarda, lidere muhalefet söz konusu değildir. En ufak bir eleştiri veya itaatsizlik, cezalandırmalara sebep olur. Zira kült yapılarda, liderin mutlak anlamda her şeyi bildiği ve toplantı kararlarına mutlak anlamda bağlı olunması gerektiği düşüncesi vardır. Aksi takdirde kişilere, kaderin tokadını yiyebilecekleri telkin edilir. Mesela bir dini ayine, toplantıya veya faaliyete katılmayan müridin başına felaketlerin gelebileceği hatırlatılarak “şefkat tokatı” yiyebileceği şartlandırılır. Bunun dışında yaz kampına katılmayanlar o kült yapının evlerine veya yurtlarına alınmaz. Kimi kült yapılarda ise bazı ritüelleri yerine getiremeyenler, yemek vermeme veya geziye götürülmeme gibi müeyyidelere maruz kalırlar.

Kontrol Mekanizması

Kült yapılar, bireylerin nasıl yaşayacağına, hangi mesleği yapacağına ve hatta nerede yaşaması gerektiğine karar verirler. Kült yapıların müteakipçileri mesela genç ise hangi mesleği yapmaları gerektiğine, arzularına göre değil örgütlerinin ihtiyaçlarına göre karar verirler. Bazen kiminle evleneceklerini o kült yapının temsilcilerine bırakırlar. Kendi beğendikleri kişi ile değil örgütlerinin menfaatine olacak kişiler ile izdivaç yaparlar.

Aşırı Anlam Yükleme

Kült yapılarda takipçiler, kendi örgütlerini hayatın merkezine koyarlar. Büyük kısmı, dünyayı o hareketin kurtaracağı kanaatini taşırlar. Liderlerine olağan üstü anlamlar yüklerler. Bu sebeple gerek İslami referans alan, gerekse Hristiyan kökenli kült hareketlerde Mesih ve Mehdi kavramları ön plana çıkar. Bu tür durumlarda, düşünce ve sorgulama mekanizması iptal olduğundan lider yanlış yaptığında çok ciddi ve yıkıcı sosyal travmalar yaşanabilir.

Kutuplaştırıcı Algı

Kült yapılarda “Biz ve onlar” şeklinde iki kutuplu sistem vardır. Örgüt deniz gibi iken takipçiler o denizin içindeki balıklar gibidirler. Dolayısıyla örgütten çıkmak adeta dinden çıkmak ve hakikate ihanet etmek gibidir. Bu tür kimselere ihanet etmiş muamelesi yaparlar. O kimselerin, hayatlarının geri kalan kısmında bereketsiz yaşayacaklarını telkin ederler. Sadakat çetelesinde, kendilerinden olmayanların derecesi sıfır hükmündedir.

Şeffaf Olmayan Yapı

Kült yapılarda lider, hiçbir şekilde hesap vermekle sorumlu değildir. Lider sorgulanmadığı için hiçbir şey şeffaf değildir. Etrafı çoğunlukla kalabalık dahi olsa, çevresindekilerin hepsi çoğunlukla kendi fanatik takipçilerinden müteşekkildir. Kült yapıların liderlerine ulaşmak, o memleketin siyasi liderlerine ulaşmaktan daha güçtür.

Ezoterik Bilgilenme

Kült yapıların ezoterik tabiatı vardır. Beslendikleri kitabın en iyi müfessiri, o kült yapının lideridir. Genellikle temel kaynaklar yerine ikinci ve üçüncü kaynakları tercih ederler. Onlar için ikinci ve üçüncü kaynaklar birinci kaynaktan daha ehemmiyetlidir. Hatta bazı kült yapılarda o kaynakların tıpkı İlahi metinler gibi sünuhat yoluyla geldiğine inanmak yaygındır. Zaten takipçilerin, sorgusuz sualsiz itaat etmeleri için buna inanmaları gerekir.

Seçkinci Tabiat

Kült yapıların seçkinci bir tabiatı vardır. Bu sebeple, toplumda söz sahibi olan liderlerin ve özellikle esnaf takımının, o kült yapının lideriyle görüşmesi sıradan bir takipçisinin görüşmesinden daha mümkündür. Maddi destek veren bir esnaf dünyanın diğer ucunda büyük fedakarlıkla bu kült yapıya hizmet eden takipçisinden daha önceliklidir.

Ajitasyon ve Olağan-Üstü Anlatılar

Kült yapılar, çıkar odaklı yapılanmalar olduğundan, para toplama seanslarında ajitasyon, metafizik olağan üstü anlatılar hakimdir. Takipçilerin duygusal bir ortamda, bir kutlu dava adına sahip oldukları elinden alınır. Bu tür toplantılara daha önce vefat etmiş peygamberlerin, velilerin ve azizlerin geldiği ima edilir.

Adam Kazandırma İhtirası

Kült yapılara adam kazandırma çok önemlidir. Bir üye kazanmayı, sanki o kimsenin ebedi hayatını kurtarıyormuş hissiyle yaparlar. Bunun için takipçilerden ölçüsüz fedakârlık beklenir. Mesela bir üniversite öğrencisiyse kayıt zamanından önce üniversiteye gelen öğrencileri kayıt bürosundan alıp o kült yapının evlerine veya yurtlarına yönlendirmesi beklenir. Bunu yapmayana müeyyide uygulanır.

İspiyonlama ve Kutsal Röntgencilik

Kült yapılarda komün bir ortam olduğu için yeni üyelerin zaaflarının gözlenmesi ve gerekirse o kült yapıdan çıkacakları zaman, utandırılarak o yapıyı terk etmeleri önlenmeye çalışılır. Kimi kült yapılar ise farklı devlet birimlerinde çalışan takipçilerinin o devlet birimindeki üstlerinin zaaflarını rapor ederek, kült yapının liderlerine bildirmesi beklenir. Mesela alt rütbeli bir subay, üst rütbeli bir subayın bir zaafını, o kült yapının liderine ispiyonlar. Kült yapı ise bunu ifşa ederek, o üst rütbeli subayın istifa etmesini sağlar ve böylelikle kendi tarafgirleri için bir makam boşalmış olur.

Güçlü Kimlik Algısı

Kült yapıların bireyleriyle kişisel ilişkiler genelde çok iyidir. Zira takipçiler, genel itibarıyla iyi niyetli kimselerden oluşur. Lakin bu kimseler, o kült yapının çıkarlarına aykırı davranıldığı takdirde adeta canavarlaşırlar.

Kült Yapıları İsimleriyle Değil Nitelikleriyle Tanımak

Kült yapılar, çok barışçı ve güzel şeyler yapıyor gibi olsalar da belli bir güce ulaştıklarında tehlikeli oldukları, tarihi ve sosyal gerçekler olarak karşımızda durmaktadır. Bu sebeple kült yapıları tanımak ve nesli bu tür yapılanmalardan korumak çok önemlidir. Ne ki bunları isimleriyle değil nitelikleriyle bilmek oldukça ehemmiyetlidir. Zira kimse davet ederken, bir kült yapıya davet ediyorum, demez. Lakin kişi kendisini o kült yapının içinde zamanla bulur.

Telkin Hiyerarşisi

Hususen dini nitelikli bir kült yapıda evvela Tanrı sonra peygamber telkini yapılır. Daha sonra o asrın ruhuna hitap eden özel bir şahsi manevi olduğu telkin edilir. Bunun adı kimileyin mehdi veya müceddid olabilir. Şayet o kişi yaşamıyorsa daha sonraki aşama yeni takipçilere, o kimsenin öğretilerini yaşadığımız dünyaya yansıtacak seçilmiş kişinin o kült yapının lideri olacağı şeklinde telkin olur.

Netice-i kelam: Kült yapıların bazen fiziken ama çoğu zaman psikolojik olarak cemiyetlerin ve bireylerin hayatında olumsuz etkisi olduğu bilinen bir gerçektir. Bu durum bilindiği halde, bu konuda verilen mücadeleler yeterli değildir. Kimileyin, tamamen tüm dini grupları kült gibi kabul ederek toplu olarak cemiyetleri dinden azade kılmak gibi seküler ve jakoben bir tutum sergilenmekte, kimi zaman ise dini toplulukları savunmak adına kült yapılanmaların, cemiyeti sömürmesine müsaade edilmektedir. Bu yazımda bir dini topluluğu, kült topluluklardan ayırt etmemizi kolaylaştıracak maddeleri gözlemlerimden yola çıkarak arz etmeye çalıştım.

-Bilgin Erdoğan                                                   Twitter: @BilginErdogan1

-------------------------------------------------------------------------------------------
Sorumluluk reddi: MFP blogda yazılan tüm yazılar yazarların şahsi
görüşleridir, MFP’nin ve platformdaki diğer yazarların görüşlerini ifade etmez.
--------------------------------------------------------------------------------------------

7 yorum:

  1. Açıklamalarınıza göre en büyük kült yapılar müesses dinler. Küçük kültlerden tek farkı ilk liderlerinin ölmüş olması ve çeşitli dallara ayrılmış olmaları.
    Büyüğünden küçüğüne hepsinden uzak durmak en hayırlısı galiba.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tersten kafayı dinle bozduğunun farkında mısın? Bana göre de dinsizler olarak siz de bir kültsünüz.

      Sil
    2. Bu yazı zaten din ile kült yapıların farkını ortaya koymak için kaleme alınmış.

      Sil
    3. Adsız
      6 Mart 2020 17:37, ne dini anlamışsın ne de kült yapıyı ama yine de bir fikrin var. Cahil cesareti dedikleri bu olsa gerek. Normal bir akıla sahip bir insan yukarıdaki yazıdan dahi bu anlamadığın mevzuyu çözebilirdi, yani ekstra okuma yapmaya da gerek yok aslında.

      Sil
    4. Adsız 6 Mart 2020 17:37'de yapılan yorumlar gibi manipülatif boş sözler genellikle kendini fetullahçı adleden kişilerin ürünü. Beyinsiz zombilere dönüşmüşler resmen, en hayırlısı dinsizlik diyecebilecek kadar moron bir canlı. Hayırlı ve dinsizlik :))))))

      Sil
  2. Fetoyu anlatıp adını doğrudan söylemek yerine "kült yapılar" diye kavramsallaştırmaya çalışmak enteresan olmuş.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bunlar bir çok dini kült yapılarda görebileceğimiz ortak özellikler. Sadece bir yapıya ait olamaz ama oradan misaller de var tabi ki.

      Sil