Bylock Nedir? (3) / Mor Beyin, Fişlenme - Münferit Fikir Platformu

SON

Bu Blogda Ara

9 Ocak 2020 Perşembe

Bylock Nedir? (3) / Mor Beyin, Fişlenme



İnsanların Bylock kullanmayı bıraktığını söylemiştim. Peki Bylock ne oldu?

Bylock’u yüklemeyen haindir den sonra millet Bylock yüklesin diye Fethullah Gülen’in yanında yurtdışında yaşayan Molla abiler de Bylock yüklemiş oradan günlük sohbet notları atacaklar falan dendi. Öyle olunca Bylock bu tip rüyaların, sohbet notların geldiği bir programa dönüştü. İnsanlar buradan mesajlaşmıyor ve konuşmuyordu çünkü imkansızdı. Gece VPN ile açıp, gelen bir mesaj var mı diye bakar. Bir rüya (o zaman insanlar inanırdı) varsa onu okuyup uyurdu.

 

Benim aklımda kalan birkaç şey var. Birinde Gülen’den sonra gelecek kişiyle ilgili bir rüya görülmüş. Üsteğmen ya da teğmenmiş 2014-2015 yılı itibariyle gelen bir mesajda o kişi, onu atmışlardı.

 

Onun dışında klasik yeterince teheccüd kılmıyorsunuz süreç bitmiyor diye sitem vardı.

 

Gizli, önemli bir şey yoktu. Gülen’den gelen sohbet notları da öyle siyasi değildi, namazda şunlara dikkat edelim, ben abdestsiz yere basmadım gibi sözler. Bugün Twitter’da Dr. Kudret’in paylaşımlarıyla ve anonim Gülenci jargonuyla rüya, menkıbe atan hesaplarla aynı şeyler.

 

Bir süre sonra istişarelerde (toplantı) kâğıda not almayın da Bylock’a not alıp kendinize mesaj atın dendi. Zaten millet kâğıda da not almaz aklında tutardı. Mesela Gülen’in vaazı dinleniyorsa insanlar not alıp, vaaz bitince herkes kendi notlarını yani önemli gördüğü yerleri söylerdi böyle müzakereli tartışma olurdu. Ya da toplantıda sana 2 hafta sonra kitap okuma kampı olacak şu tarihler arasında şurada diye söylenirdi, sen de bunu not alırsın ki evde kalan diğer kişilere söyleyebilesin. Bu notları kağıda tutmayın, Bylock’ta tutun dendi. Tabi kimse bunu yapmadı diye biliyorum, çünkü çok saçma. Yanlış bir şey yazmıyorsun ki kağıda, biri kağıdı görse ne olacak?

 

Bu Bylock iletişim kurulmayan, ama rüyaların geldiği bir program olarak kaldı.

 

Bylock bir süre sonra Apple Marketten kalktı ya da hiç orada yoktu. Belki sonradan Google Marketten de kalkmıştır yani 2016 Şubat öncesi. Ama Apple kullananların yüklemekte zorlandığını hatırlıyorum.

 

Velhasıl Bylock defterinin 2016 Şubat’tan sonra kapandığını söylüyorlar. 2015’in başlarında zaten güvensiz diyorlardı. Ama 2016 Şubat’a kadar da kullananlar varmış. Birazdan anlatacağım başta zaten güvensiz bir programı tabana yayma var. Ama bunla da kalmıyor tabanın bile kullanmayı bırakma tarihleri arasında 1 yıl oynuyor. Kimi yerde bu güvensiz artık bunu silin denmiş ve Eagle yüklemişler, kimi yerde hala Bylock kullanılmaya devam edilmiş. 2014 Ağustos-2016 Şubat arası bu dediğim oluyor. Zaten bir grup direk 2014 Ağustos’ta millet yüklerken bu güvensiz diye siliyor ve Eagle’a geçiyor. O grup 2015 gibi Eagle’ı da bırakıyor, bu sefer bir grup Bylock’u bırakıp Eagle’a geçiyor. Ama bir grup da 2016 Şubat’a kadar Bylock ile devam ediyor.

 

15 Temmuz’dan sonra haberler çıkmaya başladı (15 Temmuz öncesi de Bylock haberleri varmış tek tük). FETÖ’nün gizli programı darbede kullanılan Bylock… 1 doların seri numarası ile girilen kripto program kırıldı. 200 bin kullanıcı var…

 

Bylock mail programı, darbede anlık mesajlaşmak ve aramak varken niye kullansınlar ki böyle saçma bir programı demiştim. Sonuçta darbe yapıyorsun, başarısız olursa ipe gideceksin iletişimini gizlesen ne gizlemesen ne… 1 doların seri numarasını da niye şifre yapsın ki millette 1 dolar yok Gülen herkese vermiyor onu. 100 bin küsur indiren var, 100 bin doları dağıtacak bir insan değil Gülen. Havaya atar mı öyle bir parayı.  Çoğu kişinin şifresi adıdır, adı123’tür.

 

Bugün FETÖ’den işlem yapılan 600 bin küsur insan var. Tahminim en çok bu Bylock’tan insanların canı yanmıştır. En azından şu an 100 bin küsur kullanıcı tespit edildi, bunlar gözaltına alındı itirafçı olmazsa tutuklandı ve en az 6 yıl 3 ay ceza aldı. Yani bu programı indirdiğiniz an en az 6 yıl 3 ay ceza alıyorsunuz.

 

Başta 50 bin kişilik bir liste vardı, daha sonra bu kullanıcı sayısı arttı 215.092 kullanıcı tespit edildi. Bu sonra 102.596’a düştü. Hala gözaltılar devam ediyor, total rakam kaç bilmiyorum, açıklamalarda hep farklı. Devlet üç farklı yoldan kullanıcıları tespit ettiğini söylüyor.

 

Devlet Bylock’u nasıl tespit ediyor?

 

1)    Litvanya’daki Bylock ana serverından ele geçen bilgiler

2)   Bylock’un IP’leri var tıpkı bir internet sitesi gibi. Sonra bu IP’lere Türkiye’den kimler bağlanmış tek tek tespit ediliyor. Daha sonra Türkiye’den giren IP’ler hangi cep telefonu numaralarına ait buna bakılıyor.

3)   Bylock yazışmalarında isimleri geçen kişiler tespit ediliyor. Mesela X şahsına ulaşamıyorum, ona söyle diye mesaj atıyorsun başkasına ikiniz zaten tespit olmuşsunuz bir de o X şahsı tespit ediliyor.

 

Birinci ihtimalde kullanıcı adınız, şifreniz, iletişime geçtiğiniz diğer kişiler, mesajlarınız, mesaj ve arama yaptığınız tarihler, indirme ve son kullanma tarihiniz çıkabiliyor. Tabi hepsi çıkmıyor, özelikle mesajlar çıkmıyor. İkinci ihtimalde kaç kere Bylock IP’sine bağlandığınız çıkıyor. Üçüncü ihtimalde ise hiçbir şey çıkmıyor, bu kişi Bylock kullanmıştır yazıyor sadece.

 

Bu serverdan alınan bilgiler ile niye herkes tespit edilmemiş bilmiyorum. İkinci yolla en az birinci yol kadar insan tespit edildi.

 

Bylock ilk çıktığında Ahmet Taşgetiren’in bir yazısı vardı 250 bin kullanıcı var. MİT %10 hata payı olabilir diyor. Bu 25 bin insanın hayatının kararması anlamına gelir diye. Yani baştan dijital delil olduğu için güvenilmiyordu. Ergenekon-Balyoz davalarında dijital bir şey de her türlü oynama yapılabileceği için tek başına delil olmaz diye karar vardı.

 

FETÖ davalarında bu uygulanmadı, Bylock kullananları takvime böldüler her hafta 1000 kişi 1000 kişi aldılar içeri. Sonra Mor Beyin çıktı.

 

Mor Beyin

 

İkinci yolla Bylock Serverına bağlananların IP’lerini tespit ediyorlar demiştim, meğerse bu Bylock programını yazan kişilerin yazdığı Kıble Pusulası, Sözlük, Müzik programı gibi başka programlar da o servera yönlendirme yapıyormuş. Yani siz kıble pusulası kullanıyorsunuz, kıble pusulasını her açtığınızda uygulama Bylock serverına bir kere bağlanıp çıkıyor. Sonra bu şekilde bağlananları bir şekilde tespit ettiler çünkü bunların bağlantı sayısı galiba düşük oluyor. 11.480 kişi bu şekilde Bylock indirmiş gibi muamele görmüş. Daha sonra bu insanlardan hala hapiste olanlar tahliye oldu. Bu kişiler beraat alacak ya da aldı. Büyük bir kısmı KHK ile geri döndü memurluğa, dönmeyen niye dönmedi ya da özelde çalışanlara ne oldu bilmiyorum. İade olduktan sonra da aynı yere mi döndüler bilemem, malum iade olunca idare sizi aynı yere atamıyor.

 

Bu 2 yıllık süreçte Mor Beyinden girenlerin hepsi Fetö’den girenler ne yaşıyorsa aynısını yaşadılar. Linç edildiler vay şerefsiz bu da kriptoymuş dendi, annesi-babası üzüntüden vefat ettiyse 1 gün cenazesine katıldı sonra hapse geri döndü, arkadaşları akrabaları aramadı sormadı beter olsun dedi. Hamileyse bebeği ile girdi, eşi girdi hamile kadın bebeğini düşürdü… Eğer ölmedilerse beraat aldılar, işlerine geri dönmeye ya da döndülerse de travmadan kurtulmaya çalışıyorlardır. Dediğim gibi devlet normalde eski çalıştığı yere atamıyor, zaten tahminim eski çalıştığı yere de dönmek istemezler. Çünkü bunlar ihraç olunca hiç kimse beklemediği için arkalarından “kripto” denmiştir. Alakamız yok diye çok insana dil dökseler de tüm kapılar yüzlerine kapanmıştır, yani eski dostlukları eski iş arkadaşlıkları bitmiştir. Kimse kimsenin artık yüzüne bakamaz. Üzüntüden kanser olanları var… Çocukları travma geçirmiş oluyor. Hayata eskisi gibi bakamıyorlar.

 

Daha geçen bir haberde Mor Beyinli Savcı geri işe iade edilmediği gibi, avukat olmasına da izin verilmemiş. (Link)

 

Tabi bu hata payı 11.480 ile sınırlı değil. Daha çok hata var deniyor. İkinci yolla IP tespit edilince, o IP hangi telefon numarasına ait olduğunun tespitinde hata var deniyor.

 

Zaten başkasının üzerine hat alıp Bylock kullandıysanız, üzerine hat aldığınız kişi kesin gözaltına alınıyor. Daha sonra siz alınıyorsunuz. Ve o kişi hakkında da dosya açılıyor sonra takipsizlik veriyor. Sonra pasaportunu almaya çalışıyor, işten atıldıysa OHAL komisyonuna gidip dönmeye çalışıyor. En son böyle birini görmüştüm, hat aldığı yer kimliğinin fotokopisini kullanarak başka birine daha hat vermiş. Hiç tanımadığı biri Bylock kullanmış. Önce bunu KHK ile atmışlar, sonra gözaltına almışlar. Hattı kimin kullandığını da bilmediği için söyleyememiş ve hapse girmiş. 2 yıl sonra takipsizlik alabilmiş, tahminim OHAL komisyonundan da ret almıştır çünkü önce takipsizlik alıp sonra başvurmanız lazım ama her KHK’nın da bir son başvuru süresi olması lazım. Ret aldığı için idare mahkemesine dava açacaktır. Benim gördüğümde de ev araması sırasında alınan laptopu adliyenin deposunda kaybolmuştu, onu buldurmaya uğraşıyordu.

 

Mor beyinden birinin de hikayesini, başka bir ağızdan dinlemiştim. Bu kişi de etrafında Gülen cemaatine 90’lı yıllardan beri hep karşı olan biri olarak biliniyormuş. Bylock’tan içeri girince şerefi 5 para olmuş, insanlar takiyeci kripto demiş. Ya kendisi kanser olmuş ya da annesi kanser olmuştu. Hapisten çıktığında adam bir deri bir kemik, iki büklüm, boynu bükük, insanlarla konuşamayan, sürekli ağlayan tecavüze uğramış gibi bir haldeymiş. Saatlerce ağlamış tahliye olduğunda.

 

Bylock varsa eğer takipsizlik ya da beraat almanız imkânsız. Mor beyin listesi dışında da kimsenin alabildiğini zannetmiyorum. Çünkü biri aldığı an haberlere çıkar. En kuvvetli FETÖ davası delili, asla istisna yok. Yargıtay’ın doğrudan kararı var, tek başına sizi terör örgütü üyesi yapan bir delil. Yargıtay sadece kesin olsun Bylock kullandığı Mor beyin gibi bir olay olmasın diyor. Mahkemelerde bilirkişi raporu alınıyor bu kişi kullanmış mıdır diye. Birinci yoldan tespit edilenlerin hiçbir şansı yok, ikinci ve üçüncü yoldan tespit edilenlerin kaderi bilirkişiye kalıyor. Bir de hat başkasının üzerineyse o inceleniyor.

 

Fethullah Gülen bile FETÖ davalarından beraat ya da takipsizlik alabilir ama Bylock’u olan biri alamaz doğrudan Yargıtay kararı var. Fetö borsasından beraat ya da takipsizlik alanların da Bylock’u olduğunu zannetmiyorum. Uyap sistemi varken Bylock’lu birine beraat verdiğiniz an, Erdoğan’a kadar bunun haberi gider, zaten beraat kararı Yargıtay’dan da döner.

 

Peki tüm bunlara ne gerek vardı? Bylock ya da diğer uygulamalar olmadan haberleşirseniz fişlenir misiniz?

 

Bu zaman kadar anlattığım tekniğe göre. Devletin tek tespit ettiği şey sizin hangi numarayı hangi tarihte aradığınız. Hakkınızda önceden alınmış dinleme kararı yoksa mesajınızın da aramanızın da içeriğine ulaşılamıyor, Devletin de dinleyebileceği bir limit var. 500 bin insanı dinleyemez.

 

Öğrenci evlerinde 50 kişi kalıyorsa, ellisi de birbiriyle iletişim halinde, ee biri tespit edilince, onla iletişime geçen aynı üniversite öğrencileri ortaya çıkıyor denirdi. Tamam da o kişi öncelikle nasıl tespit ediliyor ve sadece evde kalanlar mı onu arıyor, üniversitede birçok arkadaşı var.

 

Aslında devlet fişlemeyi insanı kaynaklarıyla yapıyor. Yani üniversitedeki arkadaşlarınız zaten sizi fişliyor. Onu geçtim devlet sizi hedef tahtasına oturttuktan sonra evlerde kalan kişilerden biri de sizi fişleyebilir. Hepsini geçtim, o yaşadığınız ildeki en büyük abi, hepinizin ismini tuttuğu EXCEL listesini gidip devlete teslim edebilir. Dördüncü ihtimal de halkta mevcut olan başka grupların (tarikat, siyasi parti, örgüt, dernek vs.) gönüllü fişleme yapması. Keşke bu fişleme olayını sadece cemaat yapsaydı ama öyle değil. Bu 4 yol ile zaten herkes fişleniyor.

 

Fişlemelerdeki tek sorun güvenilirlik. İftira olmadığı, kişisel bir intikam olmadığı nereden bilinecek? Ama 15 Temmuz’dan sonra da kimse buna bakmadı.

 

Evlerde kaldığımı da gizlemediğim için, zaten telefon trafiğine gerek yok fişlenmiştim. Telefon trafiğine göre de zaten 3 yıl normal yoldan konuştuktan sonra bunların hepsi boş bir çabaydı, kendi içinde tutarlı bir teorisi yoktu. Hatta Bylock’tan ulaşılamadığı için, o kişiyi normal yoldan aradıktan sonra tekrar Bylock kullanmanın hiçbir esprisi yoktu.

 

Ee o zaman zaten fişleniyorsanız, devlete girememeniz lazım diyebilirsiniz. Devletin Gülen cemaatiyle genel itibariyle bir sorunu yokmuş ki, fişlese de alıyordu eskiden. Bazen Beşir Atalay gibi bir bakan yok artık bunlar iyi kadrolaşmış diye, dengelemek için bir önlem alabiliyordu(tahminim). O zaman da “vayy Bizans uşağı, dinsiz, sen nasıl Anadolu çocuklarının hakkını yersin, İran ajanı, vatan haini, bal tuzağı mı kurdular, Cemaatlere karşı karın ağrısı var, kıskanıyor, Ergenekoncu vb.” saydırıyordu Cemaat.

 

Devlette liyakat sistemi olmadığı için, o dönem hangi grup sevilmiyorsa o gruplara yakın kişiler eleniyor. O anki konjonktürde kim güçlüyse karşı grupları almıyor. Ama devlet büyük, birçok bakanlık var bu kuralı mutlak uygulamak kolay değil. Alınmayan kişileri de illa bir gruba kökten bağlı olarak düşünmemek lazım, yolun kesişmiştir o şekilde fişlenmişsinizdir almazlar. Ayrıca birey açısından bakınca, gönül verdiği cemaati ya da grubu deli gibi kadrolaştı diye o kişinin suçu ne?

 

Gülen cemaati için sıkıntı 2014-2016 yılları arası. Her kurum sıkı sıkı takip ediliyor, olabildiğince Gülenci diye fişlenen alınmıyordu.

 

Neden olabildiğince? 15 Temmuz sonrasındaki gibi mutlak değil?

 

2016’da öncesinde çatı davası iddianamesinde bile Taban-Tavan ayrımı olduğu için, ya bu kişi Gülen cemaati evlerinde kalmış çok da umursanmıyordu. Sonuç olarak o kişi 20 yıl sonra karar verici pozisyonlara gelecek. 20 yıl boyunca bir sorun teşkil etmeyecek. Hatta bugün bile ulusalcılar, bu insanlar çalışkan işini yapan kişilerdi diye övüyor. Bir ulusalcı bir Gülenci ile çok rahat uyum içinde çalışabilir.

 

Bir zorluk vardı, belli kurumlar belki hiç almıyor olabilir, belli kurumlar biz bildiğimiz sürece sorun yok diyebilir. Belli kurumlar artık sohbetlere gitme sorun yok diyebilir vs. vs.

 

Ama 15 Temmuz’dan sonra o fişlemeler devreye girdi. Bylock olmasa da zaten fişlenecektiniz diyebilirsiniz, ekseriyet itibariyle doğrudur, fişlenmişlerdir. Ama her fişlenen de kesin ihraç olmuyor, ihraç olsa da tutuklanmıyor. Bylock ihraçtan ziyade insanları tutuklamaya yarıyor.

 

Ben fişlenmiştim tamam bu sohbetlere gidiyor öğrenci evlerinde kalıyor diye fişlemişlerdi. Ama hiç alakası olmayan insanlar hakkında da böyle fişlemeler vardı. Her hakkında fişleme, dedikodu olanı kurumu işten mi atıyor? Atmazsa en üst amire neden atmadın diye soruluyor mu? Ama Bylock öyle değil, atmazsa işten o üst amiri atarlar.

 

Ee sonra neye göre tutuklayacaklardı beni? Fişleyen belli değil, hakkımda tanık yok. Polis gidip gizli tanık mı bulmaya çalışacaktı binlerce insan hakkında. Diyelim ki buldu, tanık da var. Mahkeme tanığa güvenmedi ve beraat verdi ne olacak? Beraat etmiş olacağım. Ama Bylock öyle değil, başka hiçbir şeye gerek yok mahkeme başkanı beraat verirse hemen istinafta bozulur ve o mahkeme başkanı hakkında da HSK soruşturma başlatır.

 

Bylock yasaldır, devlet sizi zaten fişliyor lafları tamamen boş sözler. Whatsapp varken neden Bylock? Hatta Kakao kullanırken neden Bylock? Sonuç olarak Kakao yazışmaları çarşaf çarşaf ortaya çıktı mı? Ya da kim Kakao kullanmış ortaya çıktı mı?

 

Devlet açısından Bylock bulunmaz bir nimet. İleride anlatacağım bu kısmı.

 

-Ahmet                                                                      Twitter: @a_wolfenstein

-------------------------------------------------------------------------------------------
Sorumluluk reddi: MFP blogda yazılan tüm yazılar yazarların şahsi
görüşleridir, MFP’nin ve platformdaki diğer yazarların görüşlerini ifade etmez.
--------------------------------------------------------------------------------------------

6 yorum:

  1. Siz anlatmadan ben cevap vereyim.Bu programı,bu mahrem işlere bakan,gizemli iş çevirmeyi seven ,gruplar kendilerini, saklamak ve perdelemek için ,bu lanet programı ,bir güzel tabana yaydı..herkesi bir güzel aynı torbaya koyarak fişletti..şunu hedefliyorlardı,sayı fazla olursa,aradan sıyrılırız,kayboluruz.Devlet bu kadar inceleyemez vs..ama hesapladıkları gibi olmadı,bir sürü masum insana,zarar verdiler...şimdide diyorlarki her şeyi inkar edin..artık geçti o günler.

    YanıtlayınSil
  2. Faruk Bey ve Ahmet Beyler. Bu gercekten boyle mi oldu? yani Bylock la karanlak isler icin haberlesen bir ekibi temize cikarmak icin mi masum insanlari buna bulastirdilar?
    ikinci bir sorumda su. Bu Mor Beyin olayinda, o kullanilan applikasyonlar mesela pusula, felan gibi programlar, aslinda o servera baglanmaya ihtiyaclari yoktuda, sirf by lock serverina baska telefonlarda baglasin ciksin diyemi boyle bir sey yaptilar.

    Ve bunu Fettullah Gulen biliyor mu? yada en ust duzey kim biliyor (bu yukardakiler dogru ise.)

    cok tesekkurler,

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben böyle düşünüyorum.çunkü ,bu gizemli işleri çevirenler acımasız bir grup belliki..şunu hesap edemediler,her şeyin ayan beyan ortaya dokulecegini..

      Sil
    2. Ben bildiklerimi yazdım son kararı vermek sizin
      -Ahmet

      Sil
  3. Yazi dizisi cok faydali olmus. Iceriden birisinin tecrubeleriyle bu olay nedir biraz daha iyi anlamis olduk. Fakat son kisimdaki yorumlara katilmiyorum. Daha onceki yazilarinizda da vardi ayni bakis. Yani devlet ne yapsin kardesim yaklasimi kabul edilebilir degil.

    Devlet ne yapsaydi nin cevabini vereyim bir kere 15 Temmuz'a hatta 17 Aralik'a kadar ne istedilerse vermeseydi. Parsel parsel bu adamlarin okullarina arsalar tahsis etmeseydi. Bu adamlarin ozellikle ust tabakasini bastan daha iyi takip etseydi. Darbe yapacaklari bastan ordudan atsaydi.

    Tum bunlari yapsaydi elimizde baska guvenilir bilgi yok o yuzden Bylock delil olmak zorunda gibi bir argumanla gelmezdi karsimiza. Yapmadin bilemedin, anlamadin, kandirildin diyelim. Olabilir insanlik hali, bu adamlar da sinsi bir grup. O zaman da baskaca somut delil olmadan 18-20 yasinda yurdunda kalan cocuklara 6-7 yil hapis vermeyeceksin. Bu adamlara guvenemeyebilirsin boyle bir darbe girisiminden sonra. Bunlari devlete almayabilirsin makul. Hatta calisanlari isten atabilirsin bylock nedeniyle bu da makul. Gitsin ekmegini ozel sektorde kazansin. O noktadan sonra tum bu yapiyi teror orgutu olarak tanimladigindan dolayi da tekrar gidip oralara takiliyorsa bir mazereti kalmazdi. Takilmayan da hayatina devam ederdi.

    Fakat gecti o gunler onu onceden yapacaktin diyorsan (17 Aralik'tan once demek istiyorlar sanirim ama kimsenin 17 Aralik'a filan baktigi da yok gerci ama), o durumda sen niye 14 Temmuz 2016 gunu o cocuklarin kaldigi yurdun milli egitim bakanligina bagli olarak faaliyet gostermesine izin veriyordun, nicin Bank Asya 22 Temmuz 2016 gunu kapandi bunlarin hesabini vermen gerekir. Birilerinin bundan dolayi yargi onunde hesap vermesi gerekir zira o yurtta kalmak 7 yil cezayi hak ediyorsa o yurdu acik tutarak yuzlerce kisinin orada kalmasini saglamak bundan daha az cezayi hak edemez.

    Peki oluyor mu bu? Olmuyor ve olmayacak. Halk bunlari sorgulamayacak bylockun kendisini bir suc olarak gorecek. 20 yasindaki insanlarin hayatlarini karartilmasini alkislayacak daha sonra donup Myanmar Rohingiya'lara kimlik vermiyormus utan Bati filan diyecek. Hepiniz bir birinizi hak ediyorsunuz. Boyle fetoye boyle iktidar, boyle ulusalciya boyle dindar. Hep birlikte bilerek isteyerek ayni cukurda debelenmeyi tercih edip sonra tum sucu bir birine disaridakilere vs. atiyor. Oysa o cukurda debelenme nedenin bunu senin tercih ediyor olman. Herkes icin soyluyorum bunu. Bugun zulum goren fetocunun eline firsat gecse o da aynisini yapar ayni dun kendisine bunlar yapilirken adalet diye bagiran dindar veya ulusalci gibi.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Katılıyorum size..sizin bahsettiğiniz konular tamamen farklı,elinde her türlü imkan olanlar,kandirildik, Allah bizi affetsin deyip çıktı işin içinden.. olan samimi ,masum hiçbir şeyden haberi olmayana oldu..bunda aynı fikirdeyiz..ama diğer konu,yanı baylock konuşu, sınırı,haddi,kontrolü olmayan acımasız bir grubun tamamen işgüzarlığı, çok çirkin bir planıydı..ben üç yıldır bu duruma kafa yoruyorum ..malesef,yaşadıklarım,gorduklerim,şahit olduklarımla çıkardigim sonuç bu.

      Sil