Kendim İçin Yazdım (2) - Münferit Fikir Platformu

SON

5 Kasım 2019 Salı

Kendim İçin Yazdım (2)



Bir önceki yazımda kendim için yazdığımı belirtmiştim. Bu öyle bir rahatsızlık ki, elden bir şey gelmiyor yazayım bari diyorsun.

 15 Temmuz’un üzerinden üç yıldan fazla zaman geçti. Ama ne Türkiye’de ne Pensilvanya cephesinde bu süreçle ilgili bir arpa boyu ilerleme olmadı.

Pensilvanya ne suya dokunuyor ne de sabuna. Kaçabiliyorsanız kaçın, kaçamıyorsanız gaybubet yapın, yakalandıysanız konuşmayın ve çürüyün, diyorlar.

Kaçarken ölen, yiten ise; görev zayiatı olarak kayıtlara geçiyor. Yani rakam, sadece rakam. Bu konuda çok yazmayı abesle iştigal görüyorum. Çünkü duvar gibi adamlar. Duvardan ses çıkıyor, bunlardan ses çıkmıyor. Dünyanın bir ucunda Türkiye’de bir şeyler oluyorsa, bizimle ne alakası var havasındalar.

Ülkedeki yargılamalar aynı sertlikte devam ediyor. Bugün çıkacağız, yarın çıkacağız diyenler, 6 yıl-3 ay cezamı alayım. Serbest kalayım diyor. Ha bugün ha yarın derken 3 koca yıl geçti.

Bir an önce içerden çıkmak istiyorsunuz da dışarısı içeriden kötü. Bu açık ve net. Çünkü içerde herkes aynı kafada, kahkahalar, espriler filan. Hepiniz kariyerli adamlarsınız, içinizde büyük abiler de var. Herkes bir anısını anlatsa, gün biter yani. Dışarı öyle değil ama. Dışarıda; geçmiş olsunlar, suçun yoksa dönersinciler, arkanı dönünce suçu olmasa niye böyle olsun diyenler, aramayıp, sormayanlar. Yönünü değiştirenler. Anne, baba ve eşinin gözü yaşlı bakışları. En kötüsü de sabah kalkınca gidecek yerinin, yapacak işinin olmaması. Bu süreç uzadıkça içeriyi özlemeye başlarsın. İçerdeyken ne çalış diyen var ne de geçmiş olsun diyen. Zaten içerdesin. Kafan rahat. Sorumluluk yok, dışarıda sorumluluk var.

Bir önceki yazımda da bahsettim gibi zaten akvaryumda büyümüşsün. Cemaatçiler haricinde tanıdığın bir çevren yok. Çalıştığın iş kariyerli bir iş idiyse ve senin kapında sıra olanlar için benim için mi geliyor yoksa makamım için mi diye ayrım yapmadıysan. Saftiriğin tekisin demektir. Ama üzülme. Herkes senin gibi. Makamın için gelenlerin o kapıyı bir bir yüzüne kapattığını göreceksin.

İş aramaya başlayacaksın. Haftada 7 gün, günde 12 saat, sigortasız 50TL yevmiyeyle iş çok! Kekremsi bir tat kalacak boğazında. Baban ya da yakının esnaf değilse, durumun iyi değilse seni bekleyen benzer işler bu şekilde. Ve çoğu insan bu işlerde çalışıyor.

Bir ara aklına gelecek yahu abiler bizi böyle bırakmaz. Vardır bir bildikleri deyip kendini avutacaksın. “AİHM bizi kurtaracak, para sayma makinalarını hazırlayın diyorlardı.” Sizi ilk satan AİHM oldu. Çünkü taahhüt edilen kurulma süresi geçtiği halde, yapılan başvuruları önce OHAL Komisyonu kurulsun, ona başvur, diyerek reddedince anlamalıydın. Ha bu arada ne Avrupa Birliği ne BM ne Trump abiniz bugüne kadar sizin için bir adım atmadı. Kendi vatandaşları için kıyameti kopardı. Ama sizin için bir adım atmadı.

Ha diyeceksin ki; ABD, Almanya bize kapıyı açtı. Abiler oraya kaçtı, çok rahatlarmış. Evet çok rahatlar, sen de gidebiliyorsan git. Kardeşim sen matematik biliyorsan. Onların matematiği senden daha iyi. Sen olsan sığınmacı olarak Suriyeli, Afganlı mı alırsın? Sizin gibi okumuş kariyerli bir kesimimi alırsın. Öte yandan, PKK’lılara niye kucak açtıysa, size de o yüzden kucak açtı. Ama oralarda size tavsiyem. Hepiniz devletin önemli yerlerinde görev yaptınız. Önemli bilgileriniz var. Hükümete kızıp devlet aleyhine, çoluk çocuğunuzu utandıracak işler yapmayın. Açtırmayın bayramlık ağzımı.

O çok sevdiğiniz hocanızın sohbetlerinde methiyeler dizdiği, verdiği himmetlerle dünyaya bakan, sağmal ineği gibi sağdığınız, şimdi de beddua seansları düzenlediğiniz Anadolu insanı, esnaf ne yapıyor derseniz, onu söyleyeyim. O Anadolu insanı sizi hiç sevmedi. Sizin o diplomat duruşlu, kibirli öğretmenlerinizi hiç sevmedi. Onlar dersaneye, koleje gönderdiği çocuklarını sevdi. O kolejlerinize çocuklarını gönderen övünerek vali, emniyet müdürünün çocuğu bizim kolejde dediğiniz büyük adamlar kendi çocuklarını sevdi. Sizi sevmedi. Şu anda yine hepsi aynı görevdeler. Hatta sizinle iyi mücadele ettiklerinden, taktir almaktalar. Yine o esnaf da sizi sevmedi. Maliye’yi başıma musallat etmesinler, yeni esnaflarla tanışayım diye ticaretini sevdi. Sizi sevmedi. Gücü sevdi. Kim bilir hangi dini grupta, hangi dernekte işlerini yürütüyor. Onlar pragmatist çıktı, siz saftrik çıktınız. O büyük devlet adamları kim bilir hangi dini grubun, derneğin mensubu oldu. Sevselerdi yanınızda olurlardı, ya da hakkı savunurlardı. Sevmediler kardeşim sevmediler. Bunu anla artık.

Daha dün ihraç bir akademisyen Anadolu insanına feryat figan ediyordu. Artık saflığına, temizliğine inanmıyorum diyordu, sosyal medyada. Günaydın canım günaydın!

Hükümet 15 Temmuz Darbe girişimi üzerine geçirdiği travmayı halen atlatamadı. Atlatmaya da niyeti yok. Bu agresif mücadeleyi de sevdi bir bakıma. Bu süreçte suçlu, suçsuz ayıralım diyen henüz çıkmadı. Erdoğan’ın dediği gibi altı ibadet, ortası ticaret, üstü ihanet tespitinin yanından bile geçilmedi. Halen her işlem yapılan Fetö çuvalına konuyor. Kamu görevlisi ise; işten atılıyor, sonra yargılama başlıyor, başlangıç 6 yıl-3 ay ceza. İçerde yatacağı süre 4 yıl. Bu işin istisnası muktedirlerden birinin damadı, yeğeni olmak. Onun haricinde bu işin kaçarı yok.

Maalesef bugüne kadar devlet aklı olmadığı için hükümet bu konuda bir politika, bir yol haritası belirleyemedi. Bir ayrım, bir kriterler bütünü yok. Bu süreçte en istikrarlı kurum ise, OHAL Komisyonu. Gerçekten çok istikrarlılar! Çünkü önlerine gelen başvurunun ekseriyetini reddediyorlar.

Evet bir de itirafçılar var değil mi? Lanet olasıcalar! Şimdi istişarelerde kim itirafçı, bu ifadeyi kim verdi. Kinle, nefretle bunları tespit etmeye çalışıyorsunuz. Ben malımı tanırım, hepsini de tespit etmişsinizdir. Kara listenize yazmışsınızdır. Devran dönünce ilk onlardan hesap soracaksınızdır. Size sevineceğiniz bir haber vereyim. Mahrem hizmetlerde itirafçı oranı % 5 yoktur. Hadi % 10 olsun. Hoş % 90 durduğu yerde duruyor.

Ama bu azınlığın anlattıkları da yenilir, yutulur değil yani. Tüm mahreminizi ortaya döktüler. Geçmiş yazımda da bahsettiğim gibi zincirin gücü en zayıf halkası kadardır. O yüzden bu zayıf halkalar yüzünden acınızı anlıyorum. Önceki yazımda da dediğim gibi. Olanı anlatana diyecek bir şeyiniz yok. İftira atanın canı cehenneme! Suç olmayan ifadeleri suça sokan da kendi bilir!

İkinci sevineceğiniz bir haber vereyim. Devletin hiçbir konuda politikası olmadığı gibi, itirafçılar konusunda da bir politikası yok. Ee bu süreçte itirafçılar var. Bunları ne yapalım, nereye koyalım diyen olmadı bugüne kadar. Yani sizin amacınız yel kayadan bir toz bile koparmasın değil mi? Hah devletin sizinle mücadelesi de sizin istediğiniz gibi gidiyor. Bu konuda öyle sert ki, mensuplarınızı sizin kucağınıza, kucağınıza itiyor. Kazanmak bir yana kendine düşman yapıyor. Bugüne kadar da başka bir açılım geliştiremedi. 

Siz itirafçıları ne kadar seviyorsanız, devlet de o kadar seviyor. Yok itirafçılar göreve dönüyormuş, yok yargı paketinde itirafçılara verilen 5 yıl altındaki cezalar için Yargıtay yolu açılmış, onlara Yargıtay beraat verecekmiş. Yok öyle bir şey. Bir kere devlet de itirafçı olmasını istemiyor insanların. Benim anladığım bu! Dedim ya sizin kucağınıza, kucağınıza iteliyor mensuplarınızı. Tam da sizin istediğiniz gibi. Konuşmasın, içerdeyse çıksın. Yeniden akvaryumlar oluşturun, toplanın sohbet edin. Ama akvaryumdan çıkanlar, birey olmanın tadını alanlara yapacak bir şeyiniz yok. Yani bedel ödemeden de bir şey olmuyor. Birey olmanın, özgür olmanın bedeli de şimdilik yalnızlık ve sizin nefretinizi kazanmak. Ama zamanla her şey düzeliyor. Akvaryumun dışında büyük bir deniz olduğunu, insanların özgürce yaşadığını görüyorsun. Dostlar, arkadaşlar ediniyorsun. Zorla kazandığın özgürlüğünü bir daha kaybetmemek için her şeyi göze almaya söz veriyorsun.

-Yalnızlarkulesi

--------------------------------------------------------------------------------------------
Sorumluluk reddi: MFP blogda yazılan tüm yazılar yazarların şahsi
görüşleridir, MFP’nin ve platformdaki diğer yazarların görüşlerini ifade etmez.
--------------------------------------------------------------------------------------------

14 yorum:

  1. Keşke sizin gibi gerçekleri bütün cemaat üyeleri herkes görse.Fetullah Gülen de ettiği bedduada sadece kendisi boğulsa.Öyle büyük acılar çekseki hem dünyada hem de ahirette.Çektiği acılar iki cihanda daim olur inş.Cemaat insanı bu acıları hiç olmazsa geçici olan dünya hayatında çekiyor.Hakkımı zerre kadar helal etmiyorum o nursuz şeytan suratlı cenabete...

    YanıtlaSil
  2. Saf, temiz Anadolu insanımı? İstisnalar hariç kaldımı o insanlardan?

    Ben mevcut anadolu insanı olarak görülen insanların özelliklerini sayayım o zaman;

    Anasını boyayıp babasına kakalayan, eşeği, satmak için üstüne antika kilim koyan, küçük hesaplar peşinde koşan şark kurnazı, dedikoducu, her şeyi eleştiren, her şeye karışan, akıl veren, dili zehir gibi.

    Apaçık şekilde yalan söyledikleri belliyken bile, sizi salak yerine koyup sen yanlış anlıyorsun tribine girmeleri.

    karakterinin oturmamış olması, belli düşünceleri ve fikirleri olmaması, bulunduğu kabın şeklini alması.

    yalan söyleyip söylediği yalanı iki saat sonra unutup kendilerini yalanlamaları.

    araba, telefon, sigara markası, iş, gittiği restoran, eş, para, giyim, yemek ve daha bir çok şey ile sınıf atlama çabasında olması.


    Kazara doğru dürüst bir iş bağlarsa, yani kazık atmadan, kurnazlık yapmaya çalışmadan, malzemeden çalmadan, sadece çift taraflı faydası olan ve iki tarafa bu faydanın eşdeğer olan bir işi bitirirse, asla tatmin olmaz. iş yaptı saymaz kendini.

    Ticareti herkese faydası olan birşey olarak değil de bir nevi köylü kurnazlığı yarışması olarak görmesi. iş yaptığı kişilere ve kurumlara kazık atmadan ticaretin anadolu çomarı için değeri yoktur, hele kendi çapında "başarı" olarak gördüğü şey hiç yoktur.

    Kafasına göre töre, adet, namus kavramları uydurup her şeye kılıf yapar. Yediği haltı bile sahiplenmez, itaat evresinden öteye gidemez.

    Kullandığı akıllı telefonun kapasitesinin yarısı kadar bile aklı çalışmaz.

    İkiyüzlülüğü, yavşaklığı karakter özelliği haline getirmişlerdir.

    Dindarlığı yavşakçadır. kendi işlediği günahlar allah'la arasındadır. ama kendi işlemediği günahları sorsan, toplumu yok ediyordur. katiyen domuz yemez. yılbaşı kutlamaz. ama mesela piyangodan yılbaşı ikramiyesi çıksa, haram para falan demez, anında gider bankaya koyup faizini yer. işine geldi mi hayat boyu haram para yemekten gocunmaz.

    Faiz haram dendiği için, götüne göre fetva uydurup faiz değil o, kredi kredi der.

    Okumuş entelektüel adamı sevmez. hele de kendisi ticaretten falan parayı kırmışsa, okuyan ama kendinden az kazanan adamı aşağılamayı, dalga geçmeyi çok sever. genel kültürü sıfırdır.

    Hacca gider, namaz kılar ama cinci büyücü hocalardan çıkmaz. Biri kandırsa başkasını bulur,akıllanmaz.


    menfaatçi, herkesi enayi ama kendini akıllı zanneden, yaptığı helal/hak olmayan tüm işleri kendince gerekçe bulup mubah sayan, bir kısmı diplomalı olan, nezaketi hakir gören,kabalığı/öküzlüğü baştacı eden, yaradılanı yaradandan ötürü sevdiğini söyleyip hiçbir canlıyı sevmeyen, insanlara attığı kazığı ballandıra ballandıra anlatan,
    anlayışsız, dinlemeyi bilmeyen,sürekli had bildirmeyi şiar edinmiş, sahtekar,
    allah'ı kandırdığını zanneden(zannetmese de gerekçesi hep var pezevengin), gerçek sevgi kavramının yakınından geçmeyen, kendi gibi olmayandan nefret eden, herkesi kendi karısı/kızını zikecek zannedip, başkalarının karısı/kızına ağzı sulanarak bakarlar,

    Hayat üniversitesi mezunu olduğu için cahilliğini bir türlü kabul etmez. bir bok bilmediği halde bilmişlik taslar.

    arabası, parası, sahip olduğu imkanlarla her haltı yiyebilmeyi kendine hak görürler.

    facebook'ta bir yandan hadis paylaşırlar bir yandan liseli kız fotograflarına sapık yorum yaparlar.

    kul hakkı derler, müşteri sikerler. milliyetçilik derler 10 tl rüşvete ülkeyi satarlar. düşünme, yorum, tartışma sıfırdır. ne verirsen onu ezberlerler.
    başkasının hakkına saygı göstermez, uyarırsan üste çıkarlar.









    YanıtlaSil
  3. Bu dünyadaki bütün insanların günahlarının toplamı (Allaha şirk koşanlar dahil)bile Fetullah Gülenin günahının yanında çok masum ve küçücük kalır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen de mi Peygamberle istişare yapıyorsun ondan mı öğrendin? Şirk koşanlar dahil herkesin günahından fazlaymış. İslam'ın neresinde böyle laflar söylemek var? Sen nefretine tapmaya başlamışsın İslamı bırakıp.

      Sil
  4. Peygamberlerle konuşmadım ama yaşanan gerçek olaylara şahit oldum 82 milyon insan gibi...Sizin gibi hayal aleminde değilim.Allah a şirk koşan insanın verilecek cezası Allah ile kendi arasındadır.Sadece yaratıcısına karşı suç işlemiştir ve suçuda, cezasıda sadece kendisini ilgilendirir, cezasını da Allah dilediği gibi verir ya da vermez.Fetullah ise Din alimi kisvesiyle 250-300 masum gencecik insanlara kıyarak acımasızca öldürmüş,devleti ve milleti birbirine katıp ,en büyük nifak tohumunu ekmiştir.Ülkenin bu hale gelmesi altından kalkılamıyacak kadar çok büyük vebaldir.Acaba 82 milyonun kaç kişisi (siz hariç)hakkını helal eder o münafık adama sanıyorsunuz.Dilerim siz de bir gün münafık birine değil de nefretinize taparsınız.Bin kat daha evladır.Hatta kurtuluşunuza vesile bile olabilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Peygambere zulmeden onca insan oldu, Ebu cehiller, Ebu lehepler vs. Diğer peygamberlere zulmeden onca kafir vardı. Müslümanlara zulmeden milyon milyon öldüren onca insan oldu. Çinde Burmada Bosnada Suriye'de ne zulümler yaşanıyor. Bunların hepsinin günahını topluyoruz hepsinden daha büyük günahkar değil mi? Niye? Çünkü bunlar sana karşı oldular Peygambere değil. Peygamber kim ki senin yanında. Sen kendine tapıyorsun dostum. Ben de Fethullah'tan nefret ediyorum ama insanı dinden çıkaracak böyle laflar etmiyorum. Fakat bir gün nefretime taparsam Fethullah kadar senden ve senin gibilerden de nefret edeceğim. İslam ülkeleri böyle böyle nefretle dolup insanlar bir birini kesiyor. Sonra da CIA suçla, Allahı suçla. Bu nefret tohumlarını eken senin gibilerde hiç kabahat yok zira sen seçilmişsin. Allah da peygamber de nefsinin kölesi sen nereye gidersen arkandan gelirler, sen ne yaparsan yap hep seni desteklerler başka çareleri var mı? 82 milyon babanın malı değil. Fethullah'tan nefret ettiğimiz kadar senden de nefret ediyoruz bunu unutma.

      Sil
  5. Dünyada zulüm yapan insanlar ya da grubların hiç birisi ben Peygamber varisiyim, ben din alimiyim, ben müslümanım ,mehdiyim ,mübarek bir zatım diye kendisini ilan etmedi.Direk düşmanlığıyla kötülüğüyle kötülük yaptı.Sağ gösterip Sol vurmadı.Ben sizdenim deyip arkasından oyun çevirmedi.Ben senin düşmanınım dedi.Bir insanın düşmanını aleni bilmesi farklı bir şeydir.
    Ayrıca benim nefretimi kınıyorsunuz ama bir taraftanda beni tanımadan sadece yorumlarımdan dolayı dinden çıktığımı ve benden nefret ettiğinizi söylüyorsunuz.Halbuki ben ne sizden ne de Fethullahı saflık ve temizliğinden dolayı inanlardan hiç bir zaman nefret etmedim.Bence bu dünya için sizin gibi insanlar daha tehlikeli..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hadi canım. Daha Peygamber öldüğü andan itibaren bunu söyleyen tonla insan çıktı. İster sahte peygamber olsun ister iktidar tutkusuyla zulüm yapanlar olsun. Fettoş da çıkıp ben peygamberim demiyor. Mehdilik, mübarek zatlıksa bunu herkes söylüyor. Peygamberin öz torunu Hz. Hüseyin'i aç susuz bırakıp sonra başını keserek öldürten Yezid halife değil miydi? Kaşıkçı'yı konsoloslukta kıtır kıtır kestiren Muhammed bin Salman için Mekke İmamları ümmetin lideri herkesin biat etmesi lazım demiyor mu? 3 bin masum insanı üzerlerine ateş açtırarak öldürten Sisi'nin karısı kızı başörtülü değil mi? Ezher şeyhleri arkasında değil mi? Hepsi Allah'ın kendi yanlarında olduğunu söylüyor. Aynı sizin gibi, fettoş gibi. Hepinizin derdi iktidar ama Allah'ı basit bir aletmiş gibi kullanıyorsunuz. Ama bilin ki Allah sizin siyaset aracınız değildir. Hepinizin belasını verdi, veriyor ve daha da verecek. Çünkü hak ettiniz.

      Bir dahaki sefere camide namaz kılarken yanındaki adama iyi bak. Aynı safta namaz kıldığın ama artık senden nefret eden o adam benim işte. Acısanız acınacak hale gelirsiniz diye diye ülkeyi bu hale siz getirdiniz sadece fetöcüler değil hepiniz. Onlar ortaya etti siz de sıvadınız. Şimdi ülkeyi pislik götürüyor. Bundan sonra bu ülkede İslam'ın beli doğrulmaz.

      Sil
  6. Beni galiba AKP li sandınız,ama yanıldınız...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. AKP'li olmadığında sonuç değişti mi? Laikçi kesim de kendisini çekip çıkarıyor bu kavgalardan zannediyor ki kendileri haklı çıktı. Oysa siz kaybettiğiniz için dindarlar iktidara geldi. Şu anda onlar da kaybetti. Siz mi kazanmış oldunuz böylece? Diğeriyle artık din kardeşi olmayıp bir birimizden nefret edince seninle kardeş mi olduk? Sen kimseden nefret etmiyorsun, kimse de senden nefret etmiyor mu zannediyorsun? On yıllar boyu şapka giymedi diye insanları astınız, darbeler yapıp başbakanları astınız, sadece üniversite okumak isteyen kızları başı örtülü diye saçlarından yerlerde sürüklediniz, muhtıralar verdiniz, yargıyı siyasetinize alet ettiniz, Kürtlere dışkı yedirdiniz, hala demokrat olmuş değilsiniz, hala 27 Mayısları savunuyorsunuz, hala tek parti iktidarıyla yüzleşmiş değilsiniz, Erdoğan'la tek sorununuz dindar olması yoksa laikçi bir otokrat olsa fazla itirazınız olmazdı. Ak Parti bunlar üzerinden iktidar oldu ve hala bunlar üzerinden iktidarda kalıyor. Onların giderek daha dibe batması sizde relatif yükselme hissi oluşturmuş olabilir ama gerçekte siz batmış olduğunuz yerde olduğunuz gibi duruyorsunuz.

      Bir dahaki sefere gittiğin kafede yanında oturan ama senden nefret eden adama bak işte o adam benim. Aynı binada oturup sabah selam verip geçtiğin adam da olabilirim.

      Ana fikir ortada bir toplum filan yok fırsatı bulduğunda bir birinin kanını içmeye hazır insanlar kümesi var. Bu ülkeyi bu hale tek başına fehullah getirmedi, hepiniz birlikte getirdiniz kendi tercihlerinizle, kendi ellerinizle. Ama şimdi günah keçileri arıyorsunuz, fetöcüler öyle büyük şeytan olsun ki biz melek kalalım yanlarında. Gerçekteyse fetöcülerin hepsinin kafasına bugün sıksak yarın nefret etmek için başka birisini bulacaksınız. Irak'a bak, Suriye'ye bak, Mısıra'a bak tüm bu nefreti dış güçler mi oluşturuyor. Aslında bir birine aşkla bağlı, karıncayı incitmekten çekinen, vicdani retçi, içi sevgiyle dolu insanları dış güçler mi nefret ettiriyor bir birinden. Öyleyse istersen senden nefret etme nedenimin senin bana yapılan şiddete her fırsatta destek vermiş olman değil de dış güçlerden para almış olmam olduğunu düşünmeye devam edebilirsin. Sonuç değişmeyecek cafede, sinemada, apartmanda yan yana yaşadığın o insanların bir kısmı senden nefret ediyor ve fırsatı bulduğunda sana şiddet uygulanması için bekliyor olacaklar. Belki Irak'taki gibi seni öldürmeye gelmeyecekler (biraz seviye farkı var) ama günün birinden senin veya senin sevdiğin insanların tutuklanması için uğraşacaklar, haksız yere hapis yatsınlar diye uğraşacaklar, birileri senin sevmediğin yönde darbe yaptığında, anayasayı çiğnediğinde alkış tutacaklar, senin gibi insanlar işe giremesin diye uğraşacaklar, sen de bunları yaşayacaksın senin çocukların da belki torunların da. Ve bunu sen tercih ettin bu ülkede yaşayanların ezici çoğunluğu gibi.

      Sil
  7. Artık size cevap vermiyeceğim son sözlerimi söyledikten sonra. Benim hakkımda yaptığınız yorumların hiç biri doğru değil bir defa ben laikçide değilim.Ne kadar şartlanmışsınız insanların mutlaka bir şeyci olması mı gerekiyor?Sadece vatanını sevip, sulh ve mutluluk içinde yaşamak isteyen biri olamaz mıyım?Ben zavallı , sıradan aciz bir insanım.Çok isterdim hikayemi size anlatmayı ama bu kadar önyargılı bir insana hiç bir şeyin tesir edeceğini sanmıyorum.Siz de haklısınız bazı söylemleriniz de tamamen yanlışsınız diyemem.Ama benden çok sizde görüyorum her kesime karşı öfke ve nefreti.Bence bu kadar kinlenmeyin kalbinize yazık.Aslında ben de merak ettim sizin neci olduğunuzu doğrusu.Her kesime nefret dolusunuz.Ayrıca benim için dedikleriniz hiç bir zaman olmıyacak.Sizinle hiç bir zaman karşılaşamıyacağız maalesef!..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. trol geçmiş arkadaş hocam boşverin

      Sil
    2. Siz sıradan insansınız, diğerleri değil mi? Yukarıda eleştirdiğim Ak Partililer, Kemalistler, fetöcüler canavar mı? Camide yanımızda namaz kılan hacı amca, cafede yanımızda arkadaşlarıyla kahkahalar atan delikanlı, sinemada erkek arkadaşıyla el ele filmi seyreden genç kız, üst katımızda oturup her sabah bize günaydın diyen Hüseyin Bey, Ayşe Hanım. Bunların hepsi psikopat mı? Cani mi? Vatanlarını sevmeyen, sulh ve mutluluk içerisinde yaşamak istemeyen hasta ruhlar mı? Ama işin sonunda işte buradayız. Hep birlikte nefret içerisinde, şiddet içerisinde yaşayıp gidiyoruz. Sırayla bir o ona bir bu buna zulmediyor. Bu ülkede bu kadar kötülük yapılıyorsa bunu cinler periler şeytanlar yapmıyor, burada yaşayan insanlar, sıradan insanlar yapıyor, doğrudan veya dolaylı olarak. Ama bu çok basit bir açıklama değil mi? Hiç fantezi yok içerisinde. Ayrıca bizi de sorumlu kılıyor. Onun yerine şeytanlar var, melekler var ve biz meleklerin tarafındayız dediğimizde daha hoş bir hikaye oluyor. Yüzüklerin Efendisi, Harry Potter, Avengers vs gibi.

      Evet siz sıradan bir insansınız ama Fethullahı şeytanın en önde gideni yaptınız, bana göre özünde siyasi olan bir kavga nedeniyle (henüz Diyanet bile tekfir etmiş değil kendisini veya fetöcüleri). Böylece siyasi olarak karşı olduğunuz bu şeytanlar da her türlü kötülüğü hak ettiler. Aynı başkalarının da sizin her türlü kötülüğü hak eden bir şeytan olduğunuzu düşünmesi gibi. Bunu düşünen başkaları canavarlar değil bu ülkenin sıradan insanları aynı sizin gibi insanlar.

      Sil
  8. Evet trol geçtim. Yazdıklarım yüzünden kafanızda bir karışma olduysa böyle diyebilirsiniz. Sizi rahatlatacaksa başka bahaneler de bulabilirsiniz. Kafa konforunu bozmak istemeyenin kafasını karıştırmaya gerek yok.

    YanıtlaSil