Hizmet Hareketi'ne Dahilden Gelen Saldırılar (1) - Münferit Fikir Platformu

SON

13 Ekim 2019 Pazar

Hizmet Hareketi'ne Dahilden Gelen Saldırılar (1)





Türkiye Cumhuriyeti tarihine damgasını vuran en önemli oluşumlardan biri kabul edilen Hizmet ya da Gülen Hareketi, 17-25 Aralık 2013'teki Yolsuzluk Operasyonları ve özellikle de 15 Temmuz 2016'daki “senaryo” darbe girişiminden sonra “ülke içi ve uluslararası arenada topyekûn bir itibarsızlaştırma, terörize etme, soykırım ve imha” saldırıları altında bulunuyor. Ben, bunu Nazi Almanya’sının Yahudileri gaz odalarında katletmesinin bir önceki adımı olarak değerlendiriyorum. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde devletin gücü ve maddi imkanlarıyla medya, bürokrasi, dini cemaat ve tarikatlar, muhalefet partileri, mafya, emniyet, ordu, istihbarat, sivil toplum örgütleri, muhtarlar vs. kullanılarak bu oluşuma mensup olduğu öne sürülen kadın, çocuk, bebek, yaşlı, genç, hamile, başörtülü, akademisyen, işadamı, öğrenci fark etmeksizin tutuklama, gözaltına alma, evlere baskın, işkence, tecavüz, adam kaçırma, aç ve işsiz bırakma, boşanmaya zorlama, itirafçı olma gibi her türlü soykırım teknikleri uygulandı ve uygulanıyor. 

Hareket bu süreçte özellikle Türkiye içinde büyük bir güç kaybına uğrarken, çoğu İslam dünyasından olmak üzere bazı ülkeler de Erdoğan'ın baskıları sonucu Harekete ait okul ve kurumları ya kapattı veya Türkiye Cumhuriyeti'nin bu kurumları ele geçirmek için kurduğu Maarif Vakfı'na devrettiler. 

Fakat son dönemde Hareket için daha tehlikeli bir durum ortaya çıkmaya başladı. Hareket çoğu daha önce bir şekilde hareket içinde yer almış ya da sempatizanı olmuş, önemli bir kısmı da üst düzey görevlerde yer almış kişilerin yoğun saldırıları ve eleştirilerine maruz kalıyor. Bu eleştirilerin bir kısmı yakıcı ve yıkıcı olurken, bir kısmı ise Erdoğan rejimi ve proxilerinin dile getirdiği iddialardan öte geçememektedir. 

Bu girişten sonra bu sitede Ahmet Şeker imzasıyla yayınlanan en son yazılardan biri olan "FETÖ" Nefretinin Rasyonel Nedenleri başlıklı makaleye cevap niteliğinde bazı görüşleri dile getirmek istiyorum. Sayın Şeker'in yazısı ne kadar subjektif ise benim de söylediklerim ve dile getirdiklerim benzer bir minvalde değerlendirilebilir. Değerlendirmelerime geçmeden önce birkaç cümle ile kendimden bahsetmek istiyorum. 

Zaman Gazetesi'nin kapatıldığı 2016 yılına kadar 23 yıl boyunca bu gazete bünyesinde gazetecilik yaptım. 2004-2013 yılları arasında Mısır'da yaşadım. 1997'den gazetenin kapatıldığı tarihe kadar Çeçenistan'dan Pakistan'a, Irak'tan Somali'ye, Libya'ya, İsrail-Filistin'e neredeyse İslam ve Arap coğrafyasının tamamında çalıştım. Bu süre boyunca hemen hemen tüm savaş ve çatışmaları takip ettim, bu ülkelerde faaliyet gösteren dini ve siyasi akımları, toplumsal olayları, ekonomik gelişmeleri inceleme fırsatım oldu. 

Tabi ki bunları yaparken bir akademisyen gibi değil, bir gazeteci gibi davrandım. Vakayı rapor ettim. Gördüklerimi anlattım, yazdım. 

Cemaatle ilgime gelince, şu anda eleştiri getirenlerin belki de tamamından, çok daha az cemaat içi işlerde aktif oldum. Erdoğan rejiminden kaçıp yurt dışına çıktığımda cemaati daha iyi tanıdığımı söyleyebilirim. Cemaat yapılanmasını, etkisini, insanlara nüfuzunu bu süreçte gördüm. 

Daha öncesinde ne cemaat içinde üst düzey bir görevde yer aldım (gazete kapanmadan önce bir süreliğine Zaman Arapça editörlüğü yapmak dışında) ne de cemaate yakın gazete ve televizyonlarda herhangi bir köşe kaptım. Sadece ve sadece gazetecilik yaptım. Hayatımın bu kesitinde bana verilen maaşı helal etmek için gece gündüz çalıştım.

Kendimden şundan dolayı bahsediyorum, çünkü bu cemaati ama'sız, fakat'sız anlatabilecek ender kişilerden biri olduğumu düşünüyorum. El Kaide'nin, IŞİD'in, Hizbullah'ın kol gezdiği, her gün insanların havaya uçurulduğu, kellelerin uçurulduğu bir coğrafyayı bilen, cemaat ve tarikat yurtlarında çocukların tecavüze uğradığı, kul hakkının gözetilmediği, insanların kısa sürede radikalize edilebildiği bir ülkede yaşamış biri olarak Hizmet Hareketi'ni en objektif değerlendirecek kişilerden biri olduğumu da tevazu yapmadan söyleyebilirim. 

Genelde Hizmet Hareketine muhalif yazıların kaleme alındığı bu yayın organında bana söz hakkı verildiği için de İsa Hafalır Bey'e teşekkür etmek istiyorum.

Aslında Sayın Şeker'in yazısının neredeyse her cümlesine karşı söyleyecek bir sözüm var. Ancak ben daha önemli gördüğüm bazı noktalara değinerek meramımı dile getireceğim. 

Yazının hemen girişinde, “Bugün Türk halkının ezici çoğunluğunda "fetö" olarak tabir edilen yapıya” ifadesi eleştiriden çok bir intikam sözü gibi. Yazar bu sözüyle Erdoğan gibi Türk tarihinin en zalim idarecilerinden birinin bir oluşumu bitirmek için piyasaya sürdüğü sözü kabul etmektedir. Yani bir şekilde Erdoğan yanlısı bir duruş sergilemektedir. 

Yazara sormak gerekiyor; cemaat ne tür bir terörist ya da terör tanımına uyuyor? 40 yıllık bir geçmişi olan ve terörle hiçbir şekilde anılmamış bir grup, bir gecede nasıl terörist olabiliyor?

Terör tanımı üzerinde dünyada tam bir konsensüs olmadığını söyleyebiliriz. Herkesin kendine göre bir teröristi var. Demokrasinin olmadığı, diktatörlerin egemen olduğu ülkelerde herkes her an terörist olabilir. Eğer bu ülkelerin tanımını kabul edeceksek, fazla söze gerek kalmaz.

Ancak bu konuda en ileri tanımı yapmış yapı olarak Avrupa Birliği karşımıza çıkıyor ve Avrupa Birliği'nin de Türkiye'ye yönelik en büyük tepkilerinden birini “terör” tanımı oluşturuyor. 

Türkiye terör tanımında o kadar ileri gitmiş durumda ki öğrenciler için burs toplayan, bir bankaya para yatıran, bir gazeteye abone olan, sohbetlere katılan, hapishanelerdeki insanlar için yardım toplayan, bir mesajlaşma programı kullanan herkes terörist kabul edilebiliyor. Dolayısıyla bu tanıma göre Türkiye'de terörist ilan edilmeyecek hiçbir insan yok demektir. Yarın şartlar değiştiğinde Hizmet Hareketi'ne terörist diyen kesimler de rahatlıkla terörist ilan edilebilir. 

Sayın Şeker'in halkın fetö nefretiyle ilgili sözlerine dönecek olursak; halkımızın neredeyse tamamı hükümetin kontrolündeki medya organlarının 24 saat yaptığı yayınların etkisindedir. Televizyon yayınlarında, gazete köşe ve haberlerinde “fetö” kelimesinin geçmediği bir an ya da satır neredeyse yok diyebiliriz. Durum böyle olunca da halkın devlet tarafından şeytanlaştırılan bir oluşumu terörist olarak adlandırması çok normaldir. Yarın durum tersine dönse ve aksi yayınlar yapılsa toplumun ezici bir çoğunluğunun fetöcü dedikleri insanları bu kez kutsaması içten bile olmayacaktır. 

Zaten fetö kelimesinin nasıl bir illüzyon olduğunu da halkın darbe iddiasından sonra bu kelimeyi kullanması ile anlayabiliriz. Eğer bu insanlar terörist olsaydı halk darbeden önce de terörist ya da benzeri ifadeler kullanacaktı bu insanlar için. 

Şu denebilir belki, halkın bazı kesimleri cemaatten nefret ediyordu ya da eleştiriyordu. Bu çok normaldir. Şu anda toplumun en az yarısı AKP'den nefret ediyor ve en az fetö kadar tehlikelidir. AKP'lilerin büyük çoğunluğu CHP'lilerden ve HDP'lilerden tiksiniyor ve aynı şekilde fetöden daha tehlikeli görüyor. MHP'liler ve İyi Partililer HDP'yi en azılı terörist olarak görüyor. CHP'lilerin büyük bir kısmı tarikat ve cemaatleri IŞİD'den farklı görmüyor. Bu örnekler çoğaltılabilir. Çünkü Türk toplumu kadar kutuplaştırılmış dünyada başka bir toplum yok? Herkesin en az bir tane düşmanı var. 

Dolayısıyla cemaate laf söyleyenler ya Kemalistler ya diğer tarikat ve cemaatlerin üyeleri veya cemaatin kendisini desteklemediğini düşünen siyasi partilerdi. Adım gibi eminim şu anda cemaate terörist diyen kesimlerle birlikte cemaatin de ismi yazılıp 17-25'ten önce halkın önüne konup bir halk oylaması yapılsaydı, halkın ezici çoğunluğunun cemaate destek vereceğine emindim. (Siyasi partileri bunun dışında tutuyorum, çünkü bu partilerin farklı sebeplerle kemikleşmiş bir oy tabanı bulunuyor). Neyse dediğim gibi bunlar subjektif görüşler. 

“Zira darbe sonrasındaki Fethullah Gülen ve çevresindekilere fetöcü diyorsak çok uzun süre önceki basit ilişkileri nedeniyle KHK ile işinden atılmış fakat örgütle somut ilişkisi olmayan ve herhangi bir ceza davasına konu olmayan insanlara da fetöcü demek doğru bir tanımlama olamaz.” ifadesi de bana göre tam bir fecaat. 

Diyelim ki cemaatle bir şekilde ilişkisi olmuş, bu yapıya ait kurumlarda çalışmış öğretmen, gazeteci, kapıcı, çaycı, iş adamı ya da sempatizanı olmuş bürokrasideki insanlar terörist mi olmuş oluyor? Terörist olmak için hukukta “yüzde 99 değil, yüzde 100 şartı” aramak gerekmiyor mu? Terörist olarak adlandırılan insanlar darbeden önce bu şekilde adlandırılmıyordu. Erdoğan'ın eliyle tanzim edilen yeni hukuk sistemi geriye doğru işletilerek geçmişte bir şekilde Hizmet kurumlarında çalışmış herkes bir anda terörist ilan edildi. Hukuk nasıl geriye doğru işletiliyor? Daha önce bu yapıyla ilgili herhangi bir terör suçlaması karara bağlanmamışken, bir gecede devletin terörist ilan ettiği insanlara nasıl terörist denebiliyor?

Darbe iddiasını bu işin dışında tutarsak (çünkü darbe konusunu ayrıca işlemek istiyorum) cemaatin ne tür bir terör eylemi içinde olduğunu söyleyebiliriz? Bir oluşum bir gecede terörist ilan edildiyse, bu sizce gerçekçi mi? Eğer bu yapı darbe yaptıysa ve insan öldürdüyse; yüzbinlerce mensubu, sempatizanı soykırıma uğratılırken, çoğu devletin polisi, askeri olmuş cemaatle ilişkilendirilmiş silahlı kişilerin darbenin akabinde insanları öldürmeye devam etmesi gerekmiyor muydu? Terör örgütleri uyuyan hücreler halinde hareket eder ve fırsatını buldukları an da terör eylemleri gerçekleştirirler. Evet bu cemaate mensup yüzbinlerce kişi belki zulümden kaçmak için yurt dışına çıktı, kaçamayanlar da bir şekilde Türkiye içinde tutuklanma, işkence, kaçırılma korkusuyla saklanıyorlar. Bu saklananlardan bazıları evlerine yapılan baskınlarla tutuklandı. Hangisinin evinde silah çıktı? Ne tür bir terör örgütüdür ki, bu insanlar her türlü zulmü işleyen devletin polisine, askerine bir taş dahi fırlatmıyor? Nasıl bir terör örgütüdür ki her gün mensupları Ege'de, Meriç'te boğuluyor, ya da hapishanelerde intihar ediyor? Dünyada buna benzer başka bir terör örgütü var mıdır? Ya da itirafçı olan binlerce kişiden kaç tanesi, silahlı eğitim aldıklarını, ya da terör eylemi gerçekleştirdiklerini söyledi? Bu nasıl bir terör örgütüdür ki üyelerinin çoğu isim vererek diğer üyeleri deşifre ediyor? İnsanlara atılacak en büyük iftira, terörist olarak yaftalamaktır. 

“Şüphesiz bu ülkenin vatandaşı olan her bireyin gerekli şartları taşıyorsa devlette çalışmaya tüm diğerleri kadar hakkı vardır. Siyasi veya dini görüşünden dolayı kimsenin devletten dışlanması kabul edilemez. Fakat bu yapı sadece devletin kritik kurumlarında değil tüm kurumlarında yapılanmalara gitmiş ve bu kurumlara özel bir örgütlenme oluşturmuştur.” ifadesi de ciddi bir tashihe muhtaç. 

Türkiye Cumhuriyeti, belki de Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarından itibaren belli grup, cemaat, tarikat ya da çıkar gruplarının tekelinde kaldı. 
Yargıda, emniyette, orduda, bürokraside kimlerin nasıl örgütlendiğini AKP iktidarından önce herkes çok iyi biliyor. Bu kurumlara girebilmek için torpiller bulmak ya da bu gruplara mensup kişilere yakın olmak gerektiği bir realiteydi. Anadolu'nun bağrından çıkmış bir gencin, alın teriyle istediği bir yere girebilme şansı var mıydı?

Anadolu insanının önünü cemaat açtı. Dindar, fakir, çevresi olmayan insanlar okuyarak istedikleri noktalara cemaat ya da cemaatin açtığı kulvarlar yoluyla gelmeye başladılar. Cemaat devlet içinde çöreklenmiş yapılarla mücadele edebilmek için güçlü bir oluşuma gitti. Bu noktada bazı eleştirilere hak verebilirim. Her kim olursa olsun, gücü ele geçirince ister istemez insan doğasının gereği olarak bazı hukuksuzluklara, yolsuzluklara, adam kayırmalara bulaşabiliyor. Ben bu süreçte cemaate mensup bazı kişilerin de bu tür eylemlere kalkıştıklarını düşünüyorum ve kabul ediyorum. Bunu ispatlayacak elimde done yok, ama tahmin edebiliyorum veya çevremde duyabiliyorum. 

Ancak Hizmet Hareketi'ne, devlet içinde güçlendiği için terörist diyebilen Sayın Şeker'in, cemaatten önce ve şu anda da klikleşen, kemikleşen bazı mezhep, düşünce, ideoloji ve ırkları da terörist olarak adlandırmasını bekliyorum. Bunların kimler olduğunu Sayın Şeker'in gayet iyi bildiğine eminim. 

Sayın Şeker'in şunu çok iyi bilmesi gerekiyor. Devlet bir güç merkezidir. Herkes, her grup, her düşünce, her ideoloji, her mezhep, her ırk orada etkin olmak, o gücü ele geçirmek ister. Ortada bir hukuk ve devlet olduğu sürece kimse haddini aşarak gayri meşru yollara sapamaz. Eğer Sayın Şeker'in iddia ettiği gibi eğer cemaat gayri meşru işler yaptıysa (ki ben kesinlikle inanmıyorum, her kuruma göre yapılanmak illegal değildir) bundan öncelikli olarak hükümet ve devlet kurumları sorumludur. 

Eğer derseniz ki cemaat tüm kurumları ele geçirmişti, bu teziniz hemen çürütülür, çünkü böyle olmadığını Erdoğan'ın bir gecede tüm cemaati dağıtarak gösterdiğini çok iyi biliyorsunuz. 

Ayrıca cemaatin bu tür bir yapılanmaya gittiğini en çok kimler dile getiriyor? Perinçekgillerin Odatv ve Aydınlık'ı, Cübbeli Ahmet Hoca, Sedat Peker, bir zamanların hızlı cemaatçisi Süleyman Soylu, Pelikangillerden Hilal Kaplan ve şürekası vs. Bu listeye yüzbinlerce kişiyi ekleyebilirsiniz. Peki Sayın Şeker siz de bazılarının isimlerini zikrettiğim bu insanlarla aynı fikirde misiniz?

Ben cemaati eleştiren insanların klişe ifadeyle resmin geneline değil, çok küçük bir kısmına baktıklarını düşünüyorum. Cemaati İslam dünyası ve Ortadoğu'yu görerek, hissederek, eleştirin. 

Son olarak cemaate atılan iftira ve yapılan hakaretleri yine amiyane tabirle bir delinin kuyuya taş atmasına benzetiyorum. Bir iftira atmak ya da zanda bulunmak çok kolay, ama o iftirayı ve zannı yok etmek binlerce kez zor. Ben de Sayın Şeker'in zan ve iftiralarının ancak mukaddimesine bu kadar uzun bir yazıyla cevap verebildim. Fırsat verilirse diğer iddialara da bildiğim ölçüde cevap vermeye çalışacağım. 

-Cumali Önal                                                                Twitter: @onalcumali

--------------------------------------------------------------------------------------------
Sorumluluk reddi: MFP blogda yazılan tüm yazılar yazarların şahsi
görüşleridir, MFP’nin ve platformdaki diğer yazarların görüşlerini ifade etmez.
--------------------------------------------------------------------------------------------

17 yorum:

  1. Bölüm (1) Yazan Ahmet

    1) Ahmet şeker, FETÖ kelimesini tırnak içinde vermiş, nasıl intikam sözü oluyor anlamadım. Fetö olarak tabir edilen yapı ifadesinde ne sıkıntı var? Fetö demek suç mu? Tırnak içinde diyemez misin? Kelimelerden bu kadar korkmamak lazım. Kelimelere gösterilen hassasiyet şeffafiyete gösterilseydi bunlar olmazdı. Tırnak içinde vermek, bu şekilde kabul edilen demektir.

    2) Halkın öfkesi geçer gider düşüncesi Fethullah Gülen'in sözü, onu insan üstü konumlandırdığınız için mi acaba subjektif kanaatim derken onla aynı şeyi savunuyorsunuz? Her hangi bir tarihi, siyasal, sosyolojik bir kaynağınız var mı? Türkiye'de değilsiniz, ahmet şeker halkın içinde ve Türkiye'de. Ama ona rağmen yok bana göre öyle değil diyorsunuz, bu öfke geçer diyorsunuz nasıl olcak? bir veri olması lazım, hisler dışında. Gülen de aynısını diyor, onda da bir veri var mı? Yok, ama işte o bir önder ne dese alıcısı var, kimse de sorgulamıyor. Öyle olunca ilahiyat bilgisi dışında her şeyin analizini yapıyor. Tıpkı diğer tarikat ve cemaat liderleri gibi her konuda uzmanlar maşallah. Allah bir onlara zeka vermiş, kalp gözlerini açmış işte. Burnunun önündekini göremez ama iş analize gelince süper yapar. Bu cemaat 17-25'ten beri saçmaladı, saçmaladı. Yolsuzluk çıkınca 1 günde gider dediler, halk oy vermez dediler, hep tökezledi. Çünkü hep hislerle hareket eden bir yapı. İnsan az çuvalladım bir sosyoloji okuyayım, anket şirketi verilerine bakayım, iki kitap okuyayım der ya. Halkın öfkesi nasıl gidecek? Çözüm sürecinde PKK'ya karşı gitti mi? Bu cemaatin tepesine olan öfke asla gitmez. Okumuş kesin zaten ikna olmuş. Onlar da mı ahaber izliyor?

    3) Yarın şartlar değişince herkes terörist ilan edilebilir diyorsunuz. Kesinlikle doğru bir ifade. Bir yapıya kolayca terör örgütü diyebilirsin. Ama üyeleri kim? Kasıt var mı bu ayrı bir iş. Gülen cemaati darbe yaptığı an bir TERÖR ÖRGÜTÜDÜR. Bunun tartışması yok, anayasal düzeni değiştirdiğin an örgütsündür. Ama bunun 500 bin üyesinin de niyeti bu muydu girerken darbe yapmak mı istiyorlardı, orası KAST ile ilgilidir. Darbeye kalkıyor nasıl terör örgütü ilan etmeyeceksin? Ama işte bu fake senaryo tiyatro darbe vs. vs. O zaman darbeyi tartışacağız, mevzuata göre kolay terör örgütü ilan ediliyoru değil. Darbeye de akıncı üstü, askerler vs. bal gibi bulaşmışlar. Darbe tuzaktır, tiyatrodur, kontrollüdür orası ayrı. Bu cemaat bildiğin tepesiyle etkili elemanlarıyla bulaşmış sonuçta. Lideri bulaşınca terör örgütü ilan edersin. Gülen'in bulaştığı gayet net, siz uluslarası komisyon önerisini "yiyebilirsiniz" ama kimse yemiyor. Adil öksüz'ü bile açıklamadı gülen, hulusi akar ile darbeden 1 yıl önceki ilişkisini ne döndüğünü açıklamadı. Hiç mi aklınızı vicdanınızı sızlatmıyor bu kısım? Bakın bu 500 bin , eski üyesiyle 3 milyonluk yapı terör örgütü olsa bile, kasta bakılır. dini cemaat olarak görene beraat verirsin, amacı darbe yapmak güç mücadelesi yapmak olana üyelikten ceza verirsin. Hepsi dini cemaatti diyorunuz, itirafçı asker sayıyor yaptıklarını soru çalma, iftira, sex kasedi ile şantaj, mobbing, kadrolaşma, kumpas, yasa dışı dinleme, zorla emekli etme, tutuklatma bu işlerin dinle ne alakası var? Çatır çatır itirafçılar anlatıyor işte, Türkiye'de işkence var falan mevzusunu geçeceksiniz, mal mı bunca insan biz suç işledik desin mahkemede. Bu açıdan askeri hususi işlere bakınca, bunların dinle falan alakası yokmuş, bildiğin komuta kademesini ele geçirmek için her yolu mübah görmüşler, ele geçirip ne yapacaktı peki? Aha işte darbe yapacaktı diyorlar ve
    bunların hepsi terörist oluyor….

    YanıtlaSil
  2. Bölüm (2) Yazan Ahmet

    Tüm askerler değil, bu suçlara bulaşanlar oluyor. Açıktan çünkü dinle alakaları olmadığını, gösteriyorlar. Ya efendim olmaz, biz bunları seviyoruz, bir kemalist nasıl çevik biri koruyorsa ben de bunları korurum diyorsanız sadece suç işleyenlere bakalım diyorsanız. Hodri meydan gene en azından 30 bin kişi paçayı kurtaramaz. Kaç sene sistemli soru çalma var, fişleme desen çatır çatır, mobbing desen çatır çatır. Bunlar sıradan şeyler herkes yapıyor Türkiye'de desen. Eyvallah yapıyor. Yapıyor da yapan adam hiç değilse cennete gitcez demiyor, Gülen hareketi o konuda çok farklı, hem bu naneyi yiyor etkili kişiler hem de ne güzel müslümanız dünyaya iyilik götürcez, seçilmişiz diyor. Asrın yolsuzluğunu ortaya çıkardık, bu akpliler ile daha fazla yürünemezdi diyor. Kendi senelerce soru çalmış gelmiş adamın yolsuzluğunu çıkardık ne kadar temiziz diyor. Bunu kim yer Türkiyede? Cumali bey aşktan gözü dönmüşler, kültlüğün büyüsünden çıkamayanlar dışında kimse yemiyor maalesef. Zamanında ben de aşıkken az yemedim bu lafları, ama gerçekler çıktı ortaya onca itirafçı var, onca delil var. Gülen'in yediği naneleri herkes anlatıyor artık. Adamlar tabanı mayın eşeği yerine koymuş, bu kadar barizken hala nasıl bir "aşk" var anlamış değilim. O yüzden bu halk fetö diyorsa hep fetö dicek emin olun. Düne kadar demiyordu, çünkü düne kadar korkuyordu millet güçlüydü cemaat. Düşünce tepesine bindiler. Ortadoğu burası sizin daha iyi bilmeniz lazım. Güçlülere bişi olmaz, ama olurda sendelerse cigerine kadar sökerler.

    4) Halk, tv etkisinde de, o kadar aydın insan var, onlar da mı etkisinde. Ayşe Çavdar'ı, Gergerlioğlu'nu, Çağlar Cilara'yı, Abdurrahim Karslı'yı ikna edin mesela. Bu süreçte beğendiniz kim varsa, Müyesser yıldız mı emin çöl aşan mı selattin demirtaş mı, veli saçılık mı? Demokrat bulduğunuz, vay be diye hayran kaldığınız. Bu adamların da mı hepsi ahaber izliyor? O yüzden mi taban-tavan ayrımı yapıyorlar, cemaat güç sarhoşuydu diyorlar. Bu ülkede ne güzel insanlar var, hiç bir yere bağlı olmayan vicdanlı. Onlar da mı ahaber izliyor.

    5) "yüzde 99 değil, yüzde 100 şartı" . böyle bir kural yok hocam. Hiç bir suçta %100 olmaz. Şüphe kalkmalıdır. Normal adi suçlarda cinayette hırsızlıkta falan %100 ispatlandığını mı düşünüyorsunuz? Öyle bir teknoloji mi var? Hakimin vicdanıdır bu işin sonu. En ufağından bir cinayet dosyasını bile okuduğunda sende %100 bu katildir imajı oluşmaz, yok öyle bir dünya. Parmak izinden tut, adli raporlarda %99 doğruluk oranı vardır. Raporda %100 mü diyor?

    6) Hukuk nasıl geriye işletiliyor. Nasıl 1 günde Terörist olundu diyorsunuz. Şimdi ben bir örgüt kurdum, 1000 kişi toplumda stk olarak biliniyoruz, ama gizliden gizliye plan yapıyoruz, gittik eylem yaptım meclisi bombaladım. Noldu da eskiden stk olan bu yapı terör örgütü mü ilan edildi diceksiniz? Darbe yapmış, tabi terör örgütü ilan edilir, sonra geçmişe doğru bu uygulanır. Ama kim teröristtir orası ayrı. Slogan vari düşünüyorsunuz o yüzden eleştiriyorum. Nasıl 1 gece de terör örgütü olduk gibi? Katil de 1 gece de katil oluyor yani buraya vurgu yapmaya gerek yok. Bunlar tamamen slogan. Hukuk geçmişe nasıl gidiyor? Dün meşru banka bugün nasıl terör örgütü üyeliğine delil oluyor DİYEBİLİRSİNİZ. Ama siz bunu demiyorsunuz, çok daha genel nasıl 1 günde fetö olduk diyorsunuz. Darbe yaptıysa bile o günden sonra mı terör örgütü ilan edilir demek istiyorsunuz. Öyle iş mi var suça bulaşan için, yıl kriteri falan olmaz. 2013 kriterinin falan hukukla alakası yok. Terör örgütü terör örgütüdür yani…

    YanıtlaSil
  3. Bölüm (3) Yazan Ahmet

    Darbeden önce ben 5 milyar dolar para vereyim, alın darbede kullanın diye, sonra darbe olsun. Efendim geçmişe gitmeyelim, bu yapı geçmişte legal di o yüzden verdim 5 milyarı diyeyim. Güzel bir savunma belki yırtar. O para generallere dağıtıldıysa ve sen de biliyorsan darbeyi yırtamazsın. Ama öbür türlü 100 bin tl yurt yap diye verdim darbeden 1 gün önce, o parayı verdin diye gelip sana terörist diyemez. Her kişi için niyetine bakılır. Toplu yargılama o yüzden sıkıntı.

    7) "Anadolu'nun bağrından çıkmış bir gencin, alın teriyle istediği bir yere girebilme şansı var mıydı?" MÜTHİŞ bir soru sormuşsunuz 2007-2013 arasında yoktu. Cemaatin evine girip, cemaatten referans bulcaktı, yoksa olmazdı bu iş. Cemaat devleti domine etmişti. Devlete giden kanalların %90'ını cemaat kapatmıştı. Bugün başkaları kapatıyor, bu hep böyleydi. Ama sana sorarlar bu adamlar zaten siyasetçi, Allah diye diye siz nasıl yaptınız bunu yazık değil miydi diye. Şeker bunu yapana terörist dememiş. Paralel devlet kesinlikle denir ama, ikisi farkı şey. Ama en basitinden ahlaksız denir işte. Çocuklarınızı bize emanet edin çok ahlaklıyız, türkiye bize bırakıldı, sahabe gibi genç yetiştireceğiz, hala daha bu söylemlere uyuz oluyor insanlar yoksa kadrolaşma pisliğini bu ülkede yapmayan yok. Ama adamlar millete ahlak dersi vermiyor hiç değilse.

    8)Anadolu insanının önünü cemaat açtı diyorsunuz da, cemaatin 500 bin üyesi var. Hadi aile falan 3 milyon. Kalan 77 milyon insan gavur mu, anadolu insanı değil mi? Cemaatin dışındaki insanları anadolu insanı görmüyorsunuz galiba. Rakamlara bakınca görürsünüz, cemaat anadolunun insanın bir bölümü bünyesine almıştı, kalan büyük bir bölüm bireyseldi, ülkücüydü, siyasal islamcıydı, tarikatçıydı vs. Anadolu insanı biziz, doğru da eksik bir ifade. sadece siz değilsiniz, koca bir kesim var anadolu insanı olan. Ama bu söylem kadrolaşmada çok kullanıldı. Anadolu insanı biziz kalanlar ecnebi pakraduni ergenekoncu genelde, o yüzden zaten bizim dışımızdakilerin kul hakkı vs. olmaz. 300 yıldır bunlar sızmış şimdi gerçek anadolu insanı ülkesini geri alcak. Sonuç? İzmir casusluk davasına bakın tüm başka tarikatları cemaatçileri toplamışlar askeriyeden atmaya. 28 şubatta gidip diğer tarikatları ihbar etmişler ilticacı diye. Ülkücülerin gavur çocuğu mu? Ergenekonda niye ülkücüleri biçtiler? Onların ne alakası varmış? Boş tabanı kandırmak için kullanan sloganlar. Ahmet şık, albay temizöz, savcı ilhan cihaner. 3'ün tek ortak özelliği cemaate çomak sokması. Onun dışında aynı masaya oturtamazsın bu insanları ama aynı örgüt çatısı altına sokuyorlar. 3'ü de necip milletin anadolu çocuğu işte, bunlar gavur mu? Gülen'in hastalıklı bakış açısı tüm cemaate işliyor. Gülen gibi tipler, az seküler takılan herkesi sızma ajan ilan ediyor. Kendi aşırı gelenekselci bir YOBAZ, eski vaazlarında kadınlar ne okuyordu ne gerek var diyordu. Bu kafayla bakıp, okuyanlara üniversite gidenlere hep kin beslemiş, takmadığı sıfat kalmadı onlara. Hepsi türk anadolu insanı bunların. Beyaz türk falan değiller. Kutuplaştırmaya gelince Gülen de hiç az değil. Toplum kutuplaşmış diyorsunuz da, Anadolu insanı diye ayrım yapan sizsiniz.

    YanıtlaSil
  4. Bölüm (4) Yazan Ahmet

    9) devlet güç merkezidir, herkes ele geçirmek ister diyorsunuz. HERKES değil, devlete tapan daha çok siyasi parti altında örgütlenenler o gücü ele geçirmek ister. Hizmete biz SİVİL, DİNİ, HOŞGÖRÜ yapısı için girdik. Her zaman da çoğunluk, kendi ailesi için yaşayan bireysel takılan insanlardan oluşur.

    10) Cemaat 1 gece nasıl temizlendi, araştırın bakalım, 1 gece de mi temizlenmiş. Kendi üyelerini fişleyecek listeler tutarsan, tepedeki biri gider listeyi verir, sonra da temizlenirsin bu kadar basit. Pilotları bile hala temizlemediler, atıp yerine kimi alacaksınız? Peyderpey gidiliyor. Cemaat polis-yargı-tsk da örgütlenmiş. 500 bin insan var nüfusun %0.6 yapıyor. Tsk atılana bakıyorsun %30. Bunu bile izah edemezsin. Kapı gibi kadrolaşma işte. Aynısını perinçek yapınca %0.1 oy almış, geliyor devlete sızıyor, Pakraduni diye bağırıyor Gülen. TSK, Polis, Yargı bu 3 kurumdaki cemaatçi oranı çok mu masum? Avrupada böyle bir şey asla olmaz. Tüm zekiler biz de toplanmış diye falan açıklayamazsınız bunu. Suç demiyorum ama kadrolaşma bile yapmadık diyorsunuz ya. Yaşınız geçmiş arkadaş, susun ya artık. Siz susun da biz de yok yaptık demek zorunda kalmayalım. Artık o duvara tosladığınızı anlayıp, işi gençlere bıraksanız. Batırdınız hocam, İslamcı ideoloji çöktü. Soru çalanlar para çalanlara operasyon çekti ve ikisi de tüm pisliklerini ortaya döktü. Tüm Türkiye bunu gördü, hala daha üste çıkmaya çalışıyorsunuz. Özeleştiri yapan gençlere ayak bağı oluyorsunuz. Kadrolaşma yokmuş. Var abi. Ben bunun özeleştirisini yapıyorum. Yokmuş deyip deve kuşu gibi kafayı gömmek bir işe yaramıyor.

    11) Odatv perinçeğin değil. Cübbeli'yi en iyi cemaat tanır, STV çıkıp dershaneler kapatılmasın dedirttiler, nasıl dedirtmişler bir sormak lazım? Demek ki para ve güç kimdeyse ona bakıyor. Güç gidince , adil öksüz'ün hapiste onu nasıl tehdit ettiğini bir güzel anlattı işte.

    12) Siyah - beyaz yok, Griler var. Perinçek de Gülen de ikisi de bu ülkenin anasını ağlattı demek çok mu zor? İftirayı nasıl yok edeceksiniz bir de? Cemaati bilmiyorum diyorsunuz, bilmediğiniz yapıyı niye savunuyorsunuz? Soru çalma hadi yok edin bu iftirayı nasıl yok edeceksiniz? Karar alıcısı değilsiniz cemaatin, işler nasıl döner bilmiyorsunuz, eeee tabi zor olur o zaman çürütmesi. Menzil cemaatine iftira atmışlar ben mi çürütecem onu yoksa şeyhi mi? Ben çürütmeye çalışırsam anam ağlar. Sizin yaptığınız da ona benziyor, bilmiyorsunuz o yüzden iftira diyorsunuz. İftira demek için tamamına vakıf olmanız lazım. Adam gülen cemaatinden cumali önal soru çaldı demiyor ki.

    Ayrıca eleştirenler benden daha yüksek makamlarda bulunmuş diyorsunuz. Bu sitede kim yazıyorsa, sağdan solda tabanda bulunmuş kişiler. Ben öğrenciydim, mollalar mı eleştiri yapıyor bu sitede? yada diğer sitelerde?

    Ahmet şeker değilim ben bu arada, kendi görüşümü yazdım. Üslubuma falan takılmayın lütfen.

    -Ahmet Twitter: a_wolfenstein

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahmet Hocam, yazdiklarinizin her birisinin altina imzami atarim.

      "Soru çalanlar para çalanlara operasyon çekti ve ikisi de tüm pisliklerini ortaya döktü."

      Bu ifadeniz herseyi cok net bir sekilde ozetliyor zaten.

      Sil
  5. Bunlar ,taban için geçerli olan hususlar,kesinlikle katılıyorum ama ,insan zulüm ediyor kader ise adalet..tepe kadronun hiç mi suçu yok yok muhterem.. bu meselenin bu kadar çıkmaza girmesini ve yanlış bir sürü girişiminden dolayı,bu zulmün katlanmasında, hiç mi veballeri yok.bizim karar alıcılarimizin

    YanıtlaSil
  6. Meselenin ,yurt dışından analizini veya kritiğini yapmak çok kolay..ama ülkede yaşayan, dışarı cikamamiş, mensupların yüzde doksan dokuzu emin olun böyle düşünüyor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yurtdisinda olupta meseleye tarafgirlik icinde bakmayan herkes boyle dusunuyor.
      Bakin Bylock serverinin amerikadan litvanyaya tasinmasi, gizli isler cevirenler bylock guvensiz diye terkederken, diger masum alakasizlari bylock yuklemeye zorlamalari, Gulenin bizzat 17/25 i baslatin emirini vermesine ragmen tv de benim alakasi yok diyip konusmasi bunlari gosteriyor.

      Isin komik tarafi, Gulen bunlari inkar ediyor ama yaparken yaninda olan insanlar yanindayken bu emri verdi diyorlar. yani Gupe gunduz yalan.
      Tayyip te yalanci Gulende yalanci.

      Simdi ben yillarca cemaat hayirisliyor yalan soylemez diye takip etmisim. Sonra 17/25 olmus bu cemaatin kavgasi degil bu adamlar hirsiz polis hirsizi yakalamis demisim.
      sonrada bakmisim ki
      bu adam beni yani cemaat uyesini, bylock yukleterek, yalan soyleyerek hep kandirmis. sonra bir de darbe ayagi cekmis.
      Sonra darbesi basarisiz olmus. Niye karsisindaki eleman onun kadar Seytan. onun kadar kotu. oyuna getirmis. darbe yapmasini suc islemesini saglamis.

      ikiside benim benim gibi kardeslerimi eziyor.
      bende bu ikisininde yuzune tuh sizin kalibiniza deyip sirt cevirmezsem hata bende olur.

      Allah Turkiye de zulum gorenleri kurtarsin. Cemaatte hala gulenin pesinden gidenlerinde aklini basina alsin.

      Bakin Gulenin akrabalarina hepsi maddi durumlari yerinde keyifleri iyi, evleri arabalari, sirketleri yolunda.

      bunu gorup akilli olmak lazim.

      Sil
  7. Sayin Cumali Onal Bey, meslekî tecrubenize saygi duymakla beraber samimi ve vicdanli oldugunuz da ortada. Lakin karsimizdaki orgut cok zor bir orgut. Meselâ bu orgutun lideri Fetullah o kadar suc islemis ve bu suclarini din, ahlak ve eğitim kavramlarini kullanarak perdelemistir. Ortada bir zulüm oldugu da gün gibi aşikârdır. Fakat bunda Fetullah in payi Erdogan dan ya da devlet idarecilerinden çok daha fazladır. Türkiye Cumhuriyeti maalesef kabileler tarafindan yonetilen bir Ortadogu ülkesidir. Bu ulkelerde eger bir orgutu idare ediyorsaniz dini argumanlari kullanmayacaksiniz cunku bu cografyadaki halklar kadar hicbir orgut dini argumanlar ile etkili bir sekilde harekete gecirilemez. Yani amiyane tabirle buradaki halklar dini motiflerle en azgin canavara bir gecede donusebilir ve tarihte de bunun sayisiz ornekleri mevcuttur. Ozetle burada Fetullah iki buyuk yanlis yapmistir birincisi devleti ele gecirmek icin dini argumanlari kuanmasi, ikincisi de kendisi ahlaksiz bir insan olmasina ragmen diger insanlara ahlak dersi vermeye calismasi. Iste Fetullah in bu yonlerini herkes gordu ve cezasi da elbette ki siddetli olacak. Bu orgutte hasbelkader bulunan kisilere de su tavsiyede bulunuyorum Fetullah in gunahlarini ortmeye calismayin yoksa arada siz kaynarsiniz ve Fetullah a hicbirsey olmaz olmadi da zaten. Ayrica bunu planlamis oldugunu da goruyoruz yani orgutun temiz niyetli insanlarini bu zamana kadar kalkan yapti ve yine yapiyor.

    YanıtlaSil
  8. Gazeteci olduğunu iddia eden biri niye bu yapı içindeki darbeye bulaşmış kişileri arastirmaz bunlar kimdir neyin nesi kimin fesidir demez...

    Bunlar satilmis mi kandırılmış mi hain mi ajan mi vs nesi var yok ise ortaya çıkarmaya çalışmaz...

    Kötü isler yapanları araştırıp ortaya cikarmadikca masumlar mağdur olmaya devam edecek...



    YanıtlaSil
  9. Cumalı Önal tabanla tavan ayrımının neden yapılmadığının ve hatta yapılamayacağının somut örneği. Muhtemelen kendinin sorumluluğu olmamasına rağmen, gerçek suçluları korumaya çalışarak sorumluların ortaya çıkmasını engelleyen biri. Bir prototip.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence Cumali Onal beyin yazdiklari genel olarak kendi icinde tutarli. Katilmiyorum kendisine bu fikirlerin savunulmasi yazilmasi ve gercegin bulunmasi lazim. Birisini taban tavan ayrimi senin yuzunden yapilmiyor diye suclarsaniz, fikirlerin tartisilmasi yerine tartisan insanlari hedef tahtasina koyarsiniz bu da problemi cozmeye yardimci olmaz.

      ikincisi, bu tip kestirip atma mantikla, cemaatin tepesindeki insanlarda bu bir imtihan cemaati elestirenler kaybedenler diyip kisiler uzerinden hareket ediyorlar. ayni bu yukaridaki mantik gibi.

      bence Cumali beyin bu acik secik yazdigi fikirlere karsi neden yanlis olabilicegini anlatip, elestirilerinden almak gereken bir sey varmmi ona bakip munzara etmek lazim.

      Cumali Beyi ben yazisindan dolayi tebrik ediyorum.
      ama yazdiklarinin coguna katilmiyorum. hatta daha genis ve insani degerler ve cemaatin isledigi suclari icine alarak bakinca Tayyip ile Gulenin nasil iki tarafida problemli bir cubuk olduklarini goreceginize inaniyorum

      Sil
    2. Allah aşkına nasıl bir tutarlılık bu! Azıcık entelektüel tutarlılık endişesi olan kişi orta yerdeki yüzlerce iddia, itiraf, kanıt, tespit vs ile ilgili mantıksal bir şeyler söyledikten sonra değerlendirme yapar. Oysa Cumali bey soru çalmadan mit tirlarina, 17-25 araliktan darbeye kadar bir sürü yaşanmışlığı, paralel devlet yapılanmasını yok sayıp sanki hiç birşey olmamış gibi yorum yapıyor. Eğer bu tutarlılık ve fikir özgürlüğü ise taban tavan ayrımı yapılmamasını Cumali beye (şahsına değil, zihniyetine) bağlamak da fikir özgürlüğü olsa gerek. Herkes fikrini söyleyebilir ama "masum taban" "hain tavanı"deşifre etmezse masum olduğuna kim neden inansınki?

      Sil
  10. Abdulvahap YILDIRIM15 Ekim 2019 03:33

    Öncelikle yazı kurgusu, sistematiği, mantığı ve bütünlüğü çok güzel, kıvrak ve akıcı üslup da gayet başarılı. Ancak, içeriğe dair kesinlikle pek çoğuna katılmıyorum. Öncelikle bu kadar 'içinde' olmadığınız bir yapıyı nasıl bu kadar emin ve kesin bir surette savunabiliyorsunuz? bu en temel sorun bence. İnsan, evladına bile kefil olurken çekinceli davranıyo bu devirde. İkinci mesele evet terör tanımına ben de katılırım gerçekten tutarlı bi terör tanımı yok. Mesela Adnan Oktar grubu bir anda terör ilan edildi ve kimseden çıt yok. Olmaz kardeşim sadece kendine müslüman olmayacaksın. Suç örgütü de ama 'terör' de nedir yani bunu sorgulamak gerekmez mi? Ancak, burada 'cemaat' için terörden öte anayasal düzeni, ülkenin birliğini bütünlüğünü bozmaya ve ortadan kaldırmaya yönelik suçlamalar hiç de yabana atılır cinsten değil. Terör illa da silahlı eylemi zorunlu kılmaz siz fişleme yapmışsanız, soru çalarak devlete sızmışsanız, dini araçsallaştırmışsanız, devlet içinde paralel devlet kurmuşsanız bu bal gibi 'terör'dür. Sen çocuğu al 7. sınıftan yetiştir çalınmış sorularla asker yap bilmem kaç yıl bu çocuk kendini gizlesin sonra da buna 'terör' demiyceksin, peki ne diyceksin? Ne abi o zaman bunun adı ne bana birisi bunun adını söylesin. Benim 7 senem gitti ya var mı daha ötesi! İnsanların beyinlerini yıka, dini kullan, her haltı ye sonra terör değilmiş. Abi sen çalınan soruları gördün mü? görmediysen sen nasıl bu kadar savunabiliyorsun bu yapıyı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben buna teror demem, ama anayasal duzeni bozmak, devleti yikmaya kendi duzenini kurup cumhuriyetin temel prensiplerine karsi hareket etme diyebilirim.
      Teror de bunlar icin kullanabilirler.
      ama bunlar kullanmadilar teroru. yani teror ve bu yapilan isler birlesik olmaz degil.
      Gulen organizmasinin teror yapmasi veya yapmamasi asil buyuk suclarini hafifletmiyor.

      bunun yaninda ben ayni suclamayi RTE icinde yapiyorum.
      Resmen anayasak duzeni bozmak icin baya bir suc isledi. hatta aslinda Teror sucunu RTE islemistir dense bunu yadirgamam. Suriyeye saldiri planlamalari, (4-5 sene once ki), secimi kaybedince ortalikta patlamalarin olmasi (7 haziran dan sonra). ve Darbeyi Demirtasin dedigi gibi bal gibi bilip isine geldigi icin 250 insanin oldurulmesi ile sonuclanmasi, aslinda RTEyi sadece terorcu yapmiyor. teror culeri kendi menfaati icin kullanip ulkenin rejimini degistiren biri yapiyor.


      Dolayisi ile birisi bu iki lidere (RTE ve Gulen) bakinca, Gulen sanki bir devleti ele gecirmeye calisan bir suc orgutu lideri, RTE ayni hedef icin,hem suc orgutu, hem teroru kullanan biri oluyor.
      Tabi RTE kazandi rejim degisti. kimse RTE yi simdilik sorgulayamaz.
      Bu savas basladiginda sadece Gulene itibar edenler Gulenin neler yaptigini gordu.
      RTE yide oyle gormek lazim.
      kimse bana demokrasi var adam secildi demesin. Demokrasiyi anlamamistir. Adam demokrasiyi, teroru, Gulenin ihtiraslarini ve cemaat icindeki satilik insanlari kullanarak bu isi yapti.


      Gulen icin en onemli deger en onemli dayanak noktasi Tayyip. Tayyip varsa magduriyetler var.
      Tayyip icinde Gulen ayni sekilde. birbirlerini kullanmalari, takipcilerine bagli ne zaman insanlar ikisininde yuzune bakmazsa o zaman biterler. bitmemeleri icin iki tarafinda dusmana, ve ezilenlere ihtiyaci var.

      Sil
  11. Sevgili arkadasim, bu yazini okuduktan sonra resmen afalladim ve twitlerine bakma ihtiyaci hissettim; kendine "gazeteci" diyen biri nasil bu kadar kör ve gozu kapali degerlendirmeler yapabilir? sadece bu yazin icin demiyorum, twitlerin de dahil olmak uzere sen Feto yapilanmasinin merkezinden cumle kuruyorsun. Lutfen kendini gazeteci'den once Fetocu diye sinifla sen.

    YanıtlaSil
  12. Hayatının en değerli ve önemli zamanını (gençliğini) bu yapıda harcayan ve mahrem yapıda yer alan biri olarak o kadar çok düzeltilecek hatalı yorumlarınız ve yanlış bilgileriniz var ki... Ama benim artık bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan insanlara cevap verecek dermanım yok... Hususi hizmet nedir ne gibi fetvalar verilmiştir neler yapılmıştır ve neler istenmiştir bu hizmet içinde bulunanlardan.. bunları bilmeden sadece gazeteci!!! olarak yaptığınız yorumlar propaganda niteliğinde ezber cümleler. Var olan suçları yazsam; hemen münferit hatalar ulusalcılar içimizdeki hainler deyip konuyu kapatırsiniz.

    YanıtlaSil