Header Ads Widget

test banner

Cemaate Ne Kadar ya da Nereye Kadar Güvenmeliyiz?



-->
Hiç! Çok ciddi söylüyorum, kocaman bir hiç!

Biraz müsaade edin açıklayayım.

Yıkılası Yalnızlık: #Kardeşin duymaz, #Dert geçer, çiçekler açar


Cemaat Türkiye'de hiçbir zaman çok sevilmedi, tamam. Öyle veya böyle cemaat, bütün makul olma iddialarına rağmen ülkenin her kesimine hitap edememesi bir yana, hatta bazı kesimleri tarafından oldukça antipatik bulunurdu. Ne var ki, en sevmeyenlerinin bile kabul edeceği bir gerçek var ki, cemaat ülkenin en güçlü yapılarından biriydi. Tabi şüphesiz, ülkenin gündemine özellikle 21. yüzyıl başlarında damgasını vurdu. Yaptığı işlerde başarılıydı ya da girişimleri onaylanırdı veya hoş karşılanırdı anlamında söylemiyorum. Aksine, cemaatin başarılı olduğunu iddia ettiği birçok işinde bile aslında “mediocre” (vasat) olduğunu düşünüyorum. Vurgulamak istediğim, cemaatin gücü! İster iyi anlamda olsun ister kötü…

Cemaatin herkes tarafından takdir edilen gücü organizasyon yeteneğinden gelirdi. İnsan sayısı veya kalitesine bakılmaksızın, cemaat sadece Türkiye'de değil dünyanın dört bir tarafında organize olmayı başarabilmiş, değişik unsurlarının birlikte hareket etme kabiliyetinin oldukça üst düzeyde olduğu, ciddiye alınması gereken bir güçtü. Türkiye özelinde bu güç daha ziyade ülkenin hemen hemen bütün kurum ve kuruluşlarında varlığını bazen kendi ailelerinin bile bilme şansının olmadığı “mahrem” cemaat üyeleriyle kendini hissettirirdi. O eski günlerde, çoklarının iddiasına göre, bugünlerdeyse hemen herkesin bildiği şekliyle, cemaat ülkenin en güçlü kurumlarında, neredeyse en etkin şekillerde kendini temsil ettiriyordu. Ne kadar olduğunu bilme şansımızın çok da olmadığı bu temsili asıl güçlü yapansa, bu temsili oluşturan, ince elenip sık dokunarak oluşturulduğundan nerdeyse kimsenin şüphesinin olmadığı şahane bir organizasyon kabiliyetiydi.

Bu organizasyonun gerçekten ne düzeyde olduğunu inanın kolay kolay hiçbirimiz kestiremeyiz! Düşünün, Gmail uygulaması yapmışlar, ama Gmail değil; o modern görünümlü, Atatürkçü, belki biraz da “din karşıtı” arkadaşınız aslında din merkezli bir cemaat yapılanmasının üyesi; aklınıza gelebilecek bütün meslek gruplarında örgütlenmiş, gerektiğinde koordineli bir şekilde çalışan, alt ve üst birimleriyle tek bir amaca hizmet eden sofistike bir yapı. Normal bir üniversite öğrencisinin içinde milyonlarca lira, belki dolar, olan bir çantayı “öyle” bir yerden bir yere götürmesi adiyattan. Yayınevleri, gazeteler, televizyonlar, yazarlar, gazeteciler, akademisyenler, ekonomistler, sayamayacağımız kadar çok unsur. Sadece kamuoyuna yansıyan kadarını düşündüğümüzde bile idrakleri aşan bir organizasyon. Cemaatin organizasyon kabiliyetinden gelen gücü, yazının bu kısmında ifade etmeye çalıştığımın çok daha ötesinde. Sanırım bu herkesin malumu olsa gerek!

Derin ve Hızlı Çöküş: #Dershaneler kapatılamaz, #Okuluma dokunma, #hashtag

Cemaat-Ak Parti kavgası olarak tanımlanan süreç başladığında bugün yaşadıklarımızı göreceğimiz bilmiyorum, kaç kişinin aklına gelirdi. Şu var ki, cemaatin benzeri süreçlerde eskiden benimsediği stratejiyi benimsemediği çok açıktı. Dershanelerinin devlet “zoruyla” özel okula dönüştürülmesini kabul etmeyecek (bu kendi stratejisi olsa da bir süredir), gazetelerinin kapatılmasına direnecek, bankasının batırılmasına karşı amansız bir mücadele yürütecekti. Medyadan takip edilebildiği kadarıyla, resmi alanda da organize bir görüntü vermek ve toplu hareket tehdidini iktidara hissettirmek amacıyla sendikalaşacak ve dolaylı yoldan da olsa siyasete girmekten çekinmeyecekti. Gazete ve televizyonlarında ise cemaat kendi sesini her notadan duyuracaktı. Görünür yöntemlerinin hemen hepsiyle cemaat aktif bir şekilde sıkı bir mücadeleye girişmiş, tek faaliyeti iktidara karşı direnmek ve elindekileri kaybetmemek olmuştu. Haliyle, her demokratik ülkede olması gerektiği gibi. İnsanlar ekmek kapılarının kırılacağına, değerli olduğuna inandıkları yaşam alanlarının yok edilmesine karşı çıkmış ve bunun önlenmesi için meşru yollarla mücadele etme yollarına müracaat etmişlerdi.

Hikâyenin devamı herkesin malumu! Cemaat her şeyini bir nefeste kaybetti. Maddi hiçbir varlığı kalmadığı gibi, toplumdaki imajı ve meşruiyeti olmak üzere Türkiye’de her şeyini kaybetti. Mücadele adına müracaat ettiği yöntemlerin hepsi cemaat üyelerinin suçlanmasına sebep teşkil edecek şekilde geri tepti. Banka batmasın diye yatırılan paralar, sendika üyelikleri, hepsi geri tepti. Mağdur olan insanların sayısı milyonlarla ifade ediliyor. Türkiye’de daha önce cemaat kimliğiyle var olabilmiş hiç kimse geçmişleri hakkında, değil açıktan, kendi kendilerine bile konuşamıyorlar.

Ve biz bu noktaya inanılmaz hızlı geldik. Çöküş o kadar süratli oldu ki, değil bahse konu cemaat, lokal düzeyde ve yasal düzlemde faaliyet gösteren herhangi bir dernek bile daha uzun süre mücadele edebilir, yıkılsa-dağılsa bile en azından kamuoyunda ki meşruiyetini ve masumiyetini koruyabilirdi. Cemaatin direnişi bir saman alevi kadar dahi süremedi. Bundan da ağırı ve yıkıcısı, gücüne vaktiyle hemen herkesin kanaat getirdiği organizasyon kabiliyeti, cemaatin kendi kendini bile döndüremeyecek kadar çöktü, çürüdü, dağıldı.

Organize Mücadele: #KHK zulmü bitsin, #Af istemiyoruz, #hashtag

Cemaat yıllardır, sahip olduğu insan kalitesiyle öne çıktığını iddia eder. Buna göre, iyi yetişmiş, yüksek eğitimli, aydın fikirli ve öngörü sahibi cemaat mensuplarının sayısı diğer başka cemaatlerde olmadığı kadar çoktur. Karşılaştırma yapmayı öncelikle diğer cemaat ve organizasyonlara karşı yakışıksız buluyorum elbette, ama cemaat için benzer bir iddia çok da haksız sayılmaz. Yıllardır üniversite sınavlarında yüksek başarı kazanmış öğrenciler, ulusal ve uluslararası bilimin her dalında düzenlenen olimpiyatlarda kazanılan madalyalar, bürokrasinin en önemli noktalarında alanlarında belki de en üst düzey tecrübeye sahip yüzlerce insan bu güce verilebilecek örneklerden sadece bazıları. Amerika, Avrupa ve dünyanın daha birçok yerinde akademisyenler, bilim adamları, yatırımcılarıyla eşine az rastlanır bir insan gücü. Tabi aynı zamanda, kolektif bilgi ve tecrübe birikimi göz önüne alındığında belki de dünya üzerindeki ülkelerin önemli bir kısmında bile bulunmayan bir insan gücü. Ve daha da önemlisi, bu gücü oluşturan organizasyon kabiliyeti olan bir cemaat!

Bu iyi yetişmiş, alanlarında uzman ve kendini dünya çapında kabul ettirmiş insanlardan cemaatin yukarıda bahsettiğim mücadele sürecinde nasıl istifade ettiği bir yana, hatta sonrasında nasıl istifade edemediği bambaşka bir yana, bütün bu gücü oluşturan organizasyonun ne-nerede-ne kadar olduğuysa bu yana. Dışardan ve içerden göründüğü kadarıyla cemaat, ülkedeki mağduriyetlerle mücadele adına uluslararası arenada sesini duyurmasına ve mücadelesini sistematik ve hukuki bir şekilde sürdürmesine katkıda bulunacak şekilde bu organizasyon kabiliyetini harekete geçirebilmiş değil. İşin aslı ve trajiği, cemaatin ülkedeki antidemokratik yönetim ve yöntemlerle çok basit düzeylerde dahi bir sistematik mücadeleye giriştiğini söylemek oldukça zor. Affınıza sığınarak, Twitter’da hashtag açma, ülkedeki idareci ve gazetecilere, yine Twitter’da “mention”layarak, onlara seslerini duyurmaya çalışma ve ülke içinde olup da bir şekilde mağduriyetlere karşı sesini çıkaranlara karşı bu insanların heveslerin kırmaya çalışmaktan başka bir işe yaramayan faaliyetleri sistematik ve hukuki mücadele yöntemleri olarak tanımlayamıyorum.

Tabi dahası da var, maalesef! Vaktiyle ülkede cemaati organizasyonu içinde olduğunuzu ve sonrasında da bu sebepten, en basit haliyle, işsiz kaldığınızı düşünün. Emin Ersöz’ün Zeytin Çekirdeği kitabında kendi hayat hikayesinde anlattığı gibi, dışarıda iş bulabilme imkânınız kısıtlı, açtığınız küçük bir kuruyemiş tezgahında bile hayat mücadelesi sürdürmenizi izin vermeyecek acımasız bir düzen içinde buluyorsunuz kendinizi. Ayakta kalmak için yol, yöntem danışabileceğiniz, hatta derdinizi dinleyecek bir dost-arkadaş dahi bulmak neredeyse imkânsız. Herkes sizden cüzzamlı gibi kaçıyor. Daha birkaç yıl öncesine kadar etrafınızda olan insanları, yaşamınızda olan hareketi ve enerjiyi göz önüne getiriyorsunuz: Koskocaman bir tezat. Akıl almaz bir sosyal ve ekonomik izolasyonda buluyorsunuz kendinizi. Haftanın belki her günü istişare yaptığınız arkadaşlarınızın çoğu sizinle aynı durumda. Hemen hepsi çaresiz. Yüzbinlerce “kardeşiniz”, “arkadaşınız,” iştirak-ı ameliye düsturunca birbirinizin iyiliklerine ortak olacağınız cemaat mensupları korkunç bir karanlık çukurda, gittikçe azalan umutlarla içinde bulundukları zorlukları nasıl aşacaklarına dair belki de hiçbir fikirleri olmadan bekliyorlar.

İşte bu noktada cemaatin vaktiyle küresel bir güç olmasının belki de en temel dayanağı olan ülke içi ve dışında organizasyon kabiliyetinin nerede olduğu ve ne iş yaptığı sorusu akıllara geliyor. Mağdur insanlara ulaşma, onlara maddi-manevi rehberlik götürme, yurtdışına çıkış süreçlerini kanalize etme ve orada hayata tutunma mücadelelerine destek olmak için ne gibi alt yapı çalışmalarının yapıldığı, ne tür çalışmaların, hangi düzeyde hayata geçirildiği konuları maalesef muamma. Kısacası, vaktiyle ülke içinde ve dışında olan insanlara ulaşma, onları yönlendirme konularında mesai harcayıp yatırım yapan bir grubun, kendi insanlarının içine düştüğü belki de yakın tarihin en dramatik ve trajik kriz durumlarından birine bu derece hazırlıksız olması ve bu derece kayıtsız kalması kendilerine sahip oldukları en büyük gücü sağlayan organizasyon kabiliyetleri hakkında ciddi soru işaretleri oluşmasına sebep oluyor.

Kardeşlerim, neredesiniz! #Zulümbitsin, #850bebek, #hashtag

Bunun insanı boyutuysa bambaşka! Şuradan başlayayım...Darbe olduğu ve insanların yaşamlarını sürdürebilmek için yurtdışına çıkmaları gerektiğinde, Ensarlık ve Muhacirlik üzerine söylemler çoğalmıştı. Haliyle, bu Peygamber Efendimiz ve Mekke muhacirlerine Medineli müminlerin nasıl ev sahipliği yaptığı üzerinden anlatılmıştı. Doğruyu söylemek gerekirse, yurt dışında, özel olarak Amerika’daki, cemaat faaliyetlerinin Türkiye’dekilere göre daha farklı olduğuna dair arkadaşlarımdan daha önce edindiğim izlenimlere göre, ensar-muhacir, ülke dışına çıkacak insanlara yardımcı olma gibi konularda sistematik ve suiistimalsiz bir süreç olacağına dair oldukça iyi niyetliydim. Biraz daha ötesinde, böyle bir sürece şahit olmak ve hatta az da olsa katkıda bulunarak içinde olacağımı hayal ederek kendimi şanslı addetmiştim. Artık beklediğim, bu minvalde hikayeleri dinlemek, insanların nasıl birbirine destek olduğunu, nasıl evlerini paylaştığını, maaşlarını nasıl ikiye böldüğünü, ticaretlerine ortak ettiğini, ekmeklerini bölüşüp sofralarında, evlerinde kardeşçe yaşadıklarını öğrenerek bu kriz sürecinin nasıl kazanıma dönüştüğünü öğrenmekti. Açıkçası, cemaatin var olduğu günden bu yana iddia ettiği kardeşlik, birlik-beraberlik ilke ve söylemlerini göz önüne alınca, bunlardan daha azı çok da kabul edilebilir değildi.

Gerçekte neler yaşandığı bu ve benzeri içeriklere ilgi duyan herkesin malumu sanırım. Ne mi oldu? İnsanlar kendi başlarına kaldılar. Yapayalnız! Ülke içinde el uzatılmayanlar, yurt dışına çıkmaya çalıştığında kendi başına yolunu bulmaya çalışanlar, yurtdışına bir şekilde çıktığındaysa öyle ortada kalakalanlar hikâyenin özetinin özeti bile değil. Yenilmek, kaybetmek, mağdur edilmek ilk planda ne kadar önemli bilmiyorum, bence tartışılır. Düştüğünde yeniden kalkıyor insan, kaybettiğini geri kazanıyor, acıları diniyor, dertlerine teselli buluyor. Hayat devam ediyor bir şekilde. Dünün hüzün ve kayıpları, Allah’ın yardımı ve dostların desteğiyle, gün geliyor neşeye, güzelliklere dönüşüyor. Ne var ki, dostlarının elini nasıl havada bıraktığını, gerektiğinde nasıl unuttuklarını unutamıyor.

O yalnız kalan dostlar ki, yıllarca maaşlarının belli miktarını, kazançlarından arttırabildiklerini maddi hiçbir karşılık beklemeden yurtdışındaki dostlarının ihtiyaçları için gönderdiler. Amerika’nın kendince bir eyaletinde bugün güven içinde yaşayan o dostlar, ülkenin bir şehir veya kasabasından gelenlerle geçimlerini idame ettirdi, hayatlarını sürdürdü. Uçak biletleri alındı belki, kaldıkları evlerinin kiraları ödendi yerine göre, aylık maaşları verildi kimilerinin. Ülkedeki cemaat mensupları kendilerini bu şekilde bir mağduriyet içinde bulacaklarını tahmin edemezlerdi şüphesiz, ama olacaktıysa o gün geldiğinde kendilerine sahip çıkacak “kardeşleri” olacaktı şüphesiz. Değil mi ki en başından beri bu iş “kardeşlik-uhuvvet” ve “ihlas” düsturlarına üzerineydi, “o gün” geldiğinde yalnız kalmayacaklarını beklemek en tabi haklarıydı.

Dostlarım bir dakika, bireysel olarak veya etrafınızdaki birkaç arkadaşınızla yapmaya çalıştığınız yardımlardan bahsetmiyorum. Elbette biliyorum, yurtdışında olduğu halde kendileri de zorluklarla mücadele etmeye, hayatta kalmaya çalışan, bu arada da ülkedeki uzanabildiği insanlara ulaşmaya çalışanlar hiç de az değil. Yapılacaklar bunlarla mı sınırlı, yaşanan mağduriyetlerle karşılaştırıldığında ne kadarı daha yapılmalıydı, yapılabilirdi, onu bilemiyorum. Ben cemaatten, birliktelikten, organize ve sistemli hareketten ya da mücadeleden bahsediyorum.

Bu cemaat değil miydi milyonlarca okuru olan gazetelerini, belki yüzbinlerce öğrencisi olan okullarını, meşru bankasını kaybeden. Daha da önemlisi, bu cemaat değil miydi belki yüzbinlerce mensubunun insanı ve anayasal haklarını kaybettiği. Madem “Hitlerle” kıyaslayacaktınız, madem “Nazi Almanya’sı toplumuyla” bir tutacaktınız ülkeyi, soruyorum o zaman. Amerika’da ses getiren, Birleşmiş Milletleri harekete geçmeye zorlayan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin daha fazla kayıtsız kalmasına müsaade etmeyecek kaç organize girişiminiz oldu. Hani dünyanın değişik ülkelerinde okullarınızda okuyan öğrencilerin o ülkelerin yöneticileri, idarecileri olmaya başlamıştı. Kaç ülkeyi bu noktada harekete geçirebildiniz? Söyleyin, mücadelenin şu kadarcığını bile yapamadıysanız, kim sizle, niye, “gönüllü,” “kardeşçe” yola çıkmaya karar versin? Hani gittiği ülkelerde savaş çıksa bile oraları terk etmeyen öğretmenleriniz vardı, kimilerine bırakmamalarını siz telkin etmiştiniz. Nasıl oldu da bugün kendi ülkenizde yaşayan kardeşleriniz için şu kadarcık girişimleri, hiçbirinde güvenliğiniz ve özgürlüğünüz için tehdit yokken, yapmaktan imtina ettiniz.

Cemaatteki dostlarım, kaybettiniz. Dostlarınızın güvenini kaybettiniz. Sizin insanlığa, kardeşliğe, birlik-beraberliğe olan vurgunuzdaki samimiyetinize olan güveni kaybettiniz. Gerektiğinde elinizi taşın altına koyacağınıza, kardeşleriniz gün yüzü görene kadar durmadan çalışacağınıza duyulacak inancı kaybettiniz. Twitter’da hashtag ile ülkede kriz bitirilemeyeceğini nasıl düşünemezsiniz? Az da olsa ülkede mağduriyetlere karşı sesini çıkarmaya çalışan insanları geri püskürtmeye çalışarak kendi mücadelenizi baltaladığınızı nasıl göremezsiniz? Ne kadarınızın, kaçta kaçınızın basireti bağlandı? Hiç mi “hayırhah” edinmediniz? “Kardeşim, biz acaba bir yerde yanlış mı yapıyoruz?” diye soracağınız, “konuştuğunda hakkı konuşursun, şöyle aklındakini” diye kapısına gideceğiniz hiç mi kimse olmadı? Oldu da siz mi gitmediniz? “Kötü gün”de destek olmayan “dost”un kapısını, n’olur siz söyleyin, bu saatten sonra kim, niye çalsın? Kötü günde görmeyene, siz söyleyin n’olur, kim niye güvensin?

Hepinize hayatta başarılar!

-Selim İzleyici                                                               Twitter: @SelimIzler
author

"Sorumluluk Reddi" Konusunda Önemli Bilgilendirme:

Münferit Fikir Platformunda yazılan tüm yazılar, aksi MFP YYK tarafından belirtilmedikçe yazarların kendi görüşleridir. MFP’nin ve platformdaki diğer yazarların görüşlerini yansıtmaz veya ifade etmez.

Yorum Gönderme

52 Yorumlar

  1. Tebrik ediyorum sizi, selim bey.duygularıma tercüman oldunuz..niye kullanılmıyor,yıllardır oluşan hukuklar,krediler hâlâ niye bekleniyor.türkçe olimpiyatlarinda ki organizasyon kadar bile,bu süreçte organize olunamadı.

    YanıtlayınSil
  2. bizim orda kış çetin geçtiğinde evdeki eşeğe verecek yiyeceği zor bulur onu dağa salardık...

    kış geçtiğinde eğer hala sağ kaldıysa ona yine semer vurup yük yüklemeye kullanmaya devam ederdik …

    demişti bir köylü...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Abdulvahap YILDIRIM26 Eylül, 2019

      Evet buna ben de katılıyorum ve eşek metaforunu çok kullanıyorum. Özellkle şu bylock meselesinde adamlar bizi mayın eşeği! gibi kullandılar. Zayi olursa bunlar olsun hiç önemli değil telef olan eşek olsun gibi bir akıl yürütmüşler sanki.

      Sil
    2. Ne diyeyim, ben 1000 kelimeden fazla yazdim, gunlerce ugrastim bu yazi icin..ama su kadar veciz ifade edemedi, edemezdim de. Agzinize saglik, bayildim.

      Sil
    3. Yoruma adimi eklememisim ozur dilerim. Hesap acikken direk gorunur diye dusunmusdum.

      ~SelimIzler

      Sil
  3. 1- Cemaatin bir kredisi uluslararasi bir kredibilitesi oldugunu dusunuyorsaniz yaniliyorsunuz. ulusalararasi kominitede ulkelerin cemaat fertleri icin yaptigi az bir iyilik sempati gibi seyler varsa, bu cemaat aktivitelerini faydali gorup bir hukuku kredibilitesi oldugundan degil, Tayyibin ne kadar buyuk bir zalim oldugunu, radikal oldugunu bildiklerinden, yani ulusalar arasi camiadaki Tayyip antipatisi, cemaat sevgisinden daha fazla.

    2- Cemaatin tepesindekilerin bu magduriyetlerin bitmesinde bir fayda gozlemledikleri yok. magduriyet onlarin elindeki tek sermaye

    3- Ferdi olarak insanlar merhametleri, insanliklari ve ellerinde ki imkanlari olcusunde muhacirlere yardim etmeye calistilar. ama bu hic bir zaman bir organize olarak istisaresi yapilarak sistemetik olarak yapilmadi en azindan benim bulundugum yerde olmadi.
    Cunku Turkce olimpiyatlari olsun veya baska aktiviteler olsun. Bunlar cemaatin idari kadrosu icin cok onemli. Ama buralara belli sermaye ile gelmis insanlarla cemaatteki abiler ilgilenmedi degiller. Parasi olanlarla cok yakindan ilgilendiler. Ama tabi bu insanlarinda bazilari dolandirildilar.

    Dedigim gibi ferdi olarak, beklentisiz yardim eden yok mu var. Fakat cemaatin sistematik olarak yaptigi bir sey, organize olma kapasitesine gore cok cok cok az.
    Esek tabirini cok dogru buldum. maalesef aci ama gercek.

    Ahmet Kuru bu olaylar ilk patladiginda dedi ki . Hocaefendi hatasini gorsun ve istifa etsin. Cemaat fail ettigini hatalarini kabul etsin. boyle yaparsa, alttaki insanlar daha rahat kendi ayaklari uzerinde dururlar.
    Bir cok insan, bende dahil olmak uzere bu teklifi afaki sacma bulmustum. mesela Ihsan Yilmaz aciktan sacma bir teklif demisti.

    Geldigimiz Noktada Ahmet Kuru nun teklifinin ne kadar yerinde ileri bir goruste oldugu ortaya cikti. Eger insanlara Cemaat ta o zaman fail ettik dese idi. Insanlar kendilerinin ayaklari uzerinde daha cabuk durmaya baslarlardi.
    Kisin yiyecek olmadigi icin kendi basina daga salinan esek misali, bu insanlar dondugunde yine yuk yukleme umidi ile onlari serbest birakmiyorlar.

    Bakin Resit Haylamaz'a hala bu olaylarla ilgili Efendimiz (SAV) doneminden hikayeleri anlatarak insanlara cektiginiz acilarin kiymeti var hikayesi anlatiyor bagli tutmaya calisiyor.

    Ayni sekilde Emine Eroglu geziyor, insanlara oldugunuz yerde kalin mesaji veriyor. Niye?
    cunku kalanlara yuklenecek cok yuk var.

    Dedigim gibi hak yiyemem ferdi bazda ben cok buyuk fedakarliklar yapanlari gordum. Hatta abilere kivranip bakin bu insanlarin ihtiyaclari icin organize olalim gelenlere yardim edelim dediklerini ama, abinin caresiz fransizca konusyorda anlamiyormus gibi davrandigini hic bir sey yapmadiginida gordum. O fertlerden bazilari ellerinden geldigince yardim ettiler. tabi beklenti neydi ne kadar yapabildiler o baska mesele.

    Fakat mesele Turkce olimpiyatlari olunca durum baska o abiler, bunun ne kadar ehemmiyetli oldugunu. Hocaefendinin bu durumda bile taviz vermedigini. ve Turkiyede ki arkadaslara moral oldugunu soylediler.

    Eeeee yapacak bir sey yok. Adamlar bizi esek goruyorsa, eseklik edersek esegiz.
    Eseklik etmemek lazim.

    Kusura bakmayin karisik oldu...ama en azindan konu ile ilgili duygularimi paylastim...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. çok güzel yazmışsın

      Sil
    2. Bilakis cok net yazmissiniz. Yazida cok da ornek vermedigim noktalara somut dokunmussunuz, tesekkur ederim.

      Ferdi olarak insanlarin bu sartlar altinda fedakarliklarini dusununce, kesinlikle diyorum organize hareket edilseydi cok seyler yapilabilirdi, Allah in izniyle de olurdu. Inanin aklim almiyor, nasil cemaat sirtini donebilir, nasil bu kadar gostere gostere goz yumabilir? Az cok ben de sahit oldum, icinde bulundum insanlarin kendi caplarinda ekstradan kazanmaya calisip, mesai yapip acaba ne yapabiliriz diye mucadelelerine. Bu enerji, iyi niyet, fedakarlik bilerek kullanilmadi, hatta deaktive edildi. Bunu insan nasil yapar, bunu hicbir mantikli cerceveye oturtamiyorum!

      Yorumunuz icin tesekkur ederim, oldukca aciklayici olmus. Eger bir yaziyla katkida bulunmak isterseniz bence cok da faydali olur.

      ~SelimIzler

      Sil
    3. Katılıyourm hocam kesinlikle haklısınız

      Sil
  4. Cemaatin başarısız darbe girişimi sonrası kriz yönetim stratejisi tabanın mağduriyetine bina edilmiştir. Anlatılan konular tesadüf yada beceriksizlik değil, bilinçli bir yaklaşım sonunda oluşan gerçekliktir. Cemaatin üst yönetiminin sorumluluklarını tabanın hala sorgulayamıyor olması bunun kanıtıdır."Yok ya, o kadar da değil"diyenlere iyi uykular demek lazım

    YanıtlayınSil
  5. Hafıza-i beşer nisyan ile malüldür, bu sebeple Türkçe Olimpiyatlarının nasıl başladığını hatırlamak ve hatırlatmak gerekiyor anlaşılan.

    Bu sözde olimpiyatlardan önce, yurtdışındaki okullarla ilgili araştırmalar yazılıp çizilmeye başlamıştı. Bu araştırmalarda, yurtdışındaki okulların bir CIA projesi olduğu, Türkçe/Türkiye veya İslam dini ile alakalı hiçbir çalışmanın/öğretimin yapılmadığı gözler önüne serildi. Ayrıca okulların ders programlarına internet üzerinden ulaşıldığında bu açık ve seçik olarak da görülebiliyordu.
    Bunun üzerine reaksiyon gösterildi ve algı oluşturmanın ilk ayağı olarak, okullarda seçmeli türkçe dersi verilmeye, aynı zamanda yoğunlaştırılmış türkçe eğitimi veren sınıflar oluşturulmaya başlandı.
    Cemaat üzerine yapışan misyoner CIA elemanı imajından, tam bir goebbels taktiği olan sözde türkçe olimpiyatları ile etkili bir karşı propagandaya dönüştürerek bu imajdan kurtulmaya çalıştı.
    Olayın anlaşılabilmesi için detaylara girmeden ve uzatmadan bu kadarı yeterli sanırım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. yok o is tam oyle olmadi. Tr de 28 subata dogru bir gidis vardi, cemaat de askerin ve milliyetci cevrelerin gazini alabilmek icin boyle birsey uydurdu. Hic bir zaman gitmedim ve isinamadim, bir pr projesi idi ama ise yaradi, askerin ya da genel anlamda kemslitlerin nefretini belli olcide dizginledi, bunu inkar etmemek lazim.

      Bu cia isini turkler pek seviyorlar. Cemaat hic bir zaman turk okullarinda islami tedris yapiyoruz demedi zaten, deseydi bu okullar en bastan hic acilmazdi. Ama ben bu okullardan mezun onlarca belki yuze yakin kisiyle tanistim bugune kadar, namazinda abdestinde insanlar. Bunlar 90 larin basinda bu okullarda okumasaydi bu sekilde dini terbiye alirlardi demek tarihe ve zamanin ruhuna aykiri bir iddia olur. O yuzden demek ki dolayli bir sekilde de olsa ciddi bir dini etrbiye verilmis. Kaldi ki Tr deki cemaat kolejlerinde de durum ayniydi, ekstra bir dini egitim hic bir zaman olmadi. Ama genel olarak mezunlarinin dolayli bir dini egitim, terbiye aldigi aciktir. Gayri Muslim ulkelerde bu is biraz daha karisik haliyle. Orada kalplerin isindirilmasi noktasindan otesine cok gecildigini sanmiyorum.

      Sil
  6. Bu yaşadıklarıma ve hissettiklerime kelimeler kifayetsiz kalıyor diye düşünüyordum ki yazıyı ve sonrasında yorumları okudum. Duygularıma tercüman olmuş. Elinize sağlık...

    YanıtlayınSil
  7. Cemaate guvenmeyelim... OK! kime guvenecegiz?

    Kazanilmis haklarimizi elimizden alan, yurtdisindaki arkadaslarimizi mafyavari kacirip Turkiye'ye getiren veya bulundugu ulkedeki mafya-teror orgutlerine infaz ettiren devlete mi guvenecegiz? Bu zulme sessizde kalmayip onaylayan, saksaklayan, otekilestiren sizin gibi insanlara ve insan musveddelerine mi guvenecegiz?
    Daha surec baslamadan Hidir ogretmen ogrencileriyle beraber Somali'de capraz atese alinip olduruldu. Kucucuk cocuklar namlunun hedefine kondu TC tarafindan. Kismen basarili oldular. Hidir Bey ve Azeri ogretmen hanim vefat ettiler. Peki, Kim sahip cikti cenazesine? TC elciligi mi? Bir taziye mesaji bile yayinladiklarini hatirlamiyorum Somali'de vefat eden piril piril bir TC vatandasi icin. Dul kalan esini, kucucuk yetim cocuklarini kim teselli etti? Annesi, babasi farkli ulkelerdeyken Gurcistan'da vefat eden Nihal'in cenazesine kim sahip cikti? Olmeden once de, oldukten sonra da Hizmet sahip cikti. Tipki binlerce gurbet hayati yasayan insanlara yaptigi gibi. Burada kusursuz bir ilgi alaka beklemek abes olur. Az bir basiretiniz varsa bunu anlayabilmeniz gerekir. Bazi ulkelerde ciddi bir yigilma var ve her bir mensubun kendine has derdi var. Bazi ulkelerde eksigi ve gedigiyle elindeki mevcut imkanlarla cemaat mesnuplari magdurlara yardimci olmaya calisiyor. Bunu gozardi etmeniz ve muhalif cizginizi munferit diye yutturmaniz bence sacma. Sizin icin degilse bu sizin probleminiz beni baglamaz.
    Sizinle benzer dusuncelerimizda var. Mesela, Cemaatin organizasyon yonu iyiydi diyoorsunz ki bunu kabul etmeniz guzel. Suanda kotu olmasinin sebebi icine dusuruldugu batakliktan kurtulma mucadelesi. Altina camura dusunce, etrafi pislikle kaplaninca degerinden bir sey kaybetmez. Arinma islemi olurda biterse organizasyon yetenegini sizde gorursunuz. Bu cok zaman alacak bir hadise. Belki de imkansiz. Hayatimizda ilk defa kacakcilara isimiz dustu. TR'yi veya bulundugumuz az gelismis ulkeleri terk etmek icin ilk defa yasal olmayan yollara mecbur kaldik. Yurtdisina cikmak icin gerekli evraklari, araclari onlardan tedarik etmeye calistik. Yeni dogan bebeklerimize dahi pasaport-kimlik alamadik. Linc eden halkimizin ve devletimizin sayesinde mecbur kaldik bu yontemlere. Bu kacakcilarla isbirligi icin cesitli atraksiyonlar yasadik. Ama o magdurlar icin bir seyler yapildi. Peki siz ne yaptiniz? Siyasetle, askeri darbeyle hicbir alakasi bulunmayan bu insanlar linc edilirken ne yaptiniz ulan? Yada bu insanlar kendilerini dilini, kulturunu bilmedikleri bir ulkeye adim attiklarinda ne yaptiniz, ne yardiminiz oldu onlara? Asla guvenmeyeceksin deyip maval okudugun o insanlar evini, esyasini, yemegini, derdini, izdirabini paylastilar gelen magdurlarla. Bu her zaman mumkun olmadi. Niye biliyor musun? zordu magdurlari ayirt etmek. Hizmetle bir ilgisi var mi yok mu anlamak zordu. Hic tanimadigin insanlar gelip ben cemaattenim diyordu. Istihbarat o ulkelerde at kostururken, seni devlet eliyle o ulke iktidarina terorist olarak gosterirken bu riski alamayabiliyordu insanlar magdurlara yardim ederken. Bu sebeple baska magduriyetler yasayan cok insan vardir ama rasyonel bakildiginda magdur etmek icin yapilmis bir eylem degildir yapilan. Hukuk veya kriminolojiden anlarsaniz, actus reus-mens rea iliskisi gibi dusunun. TC devleti gibi magdur etme maksatli magdur edilmemistir magdur edilenler. Ama magdur olustur ve bunda hizmetin payi da olabilir.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Mesela Yusuf Tunc hizmetten olmasaydi Gimat'tan kacirilmazdi istihbarat elemanlari tarafindan. Kendisi suan nerede biliyor musun? Ben bilmiyorum. Biliyorsan soyle ailesine, teselli et onlari. 3 cocuk babasi KHK magduru o ADAM tanidigin taniyabilecegin pek cok adamdan daha zeki daha namuslu bir insandi. Yurtdisina cok onceden cikabilirdi ama cikmadi. Kacirilma ihtimaline ragmen toptancilar pazarina gitti. magdurlarin ihtiyacini karsilamaya calisirken yakalandi ve kacirildi. Bir yil oldu neredeyse kendisinden haber alinamadi. Ailesi perisan halde. Neydi lan gunahi o ADAM'in? Sicilinde bir tek sabikasi olmayan bir adami kaciran, iskence eden develete mi guvenelim? Bunu gundeme geitrmeyip gece gunduz cemaate bodoslama dalan dallamalara mi guvenelim? Cemaati elestirecegin bir nokta varsa AIHM'de Turkiye aleyhine acilan davanin baslangici icin cok gec kalinmasi olabilir mesela. Boyle kacirilan, iskence goren insanlari gordukten sonra nasil magdurlara yardimci olabilir cemaat mensuplari? Herkes'te Yusuf abi'nin yuregi olmayabilir. TR'de tanidigin magdurlara yasal yollardan dolayli olarak para gondermek istersin, transferi bloke ederler. Yasal olmayan yollardan binbir riskle ulastirmak istersin, kendi istikbalini dusunen birileri ispiyonlar ulasamazsin, ulastiramazsin. Sen caresizligi bilir misin arkadasim? Aldigin uzucu bir haberden dolayi dusuk yapan hanimin halini bilir misin? Kavusmayi bekledigi evlatlarinin kendi ulkesinden kacarken bogulmasinin yureginde bir karsiligi var mi? Sen kendisi baska bir ulkede, ailesi baska bir ulkede olan bir cemaat mensubunun komada yatan cocugunun yaninda oldun mu hic? Parasi cikismadi deyip himmet toplayip yardimci oldun mu? Abe amk ne biliyorsunda uzun uzadiya analiz kasiyorsun? Kellene kilic darbesi sallamadiklari surece vucudun muazzam isliyor olabilir. Ama birileri canina kastettiyse, organizmana akbabalar gibi usustuyse haliyle aksayan organizasyonlarin olacaktir. Kullerinden dogmak kolay degil. Bizde bunun farkindayiz. Omur vefa ederse zamanla gorursunuz neler olacagini. Gormesenizde olur. Hatta daha guzel olur. Golge etmeyin baska ihsan istemez...

      Sil
    2. Komik gerçekten. Görende cemaatçi biri değilde bir anarşist yazıyor sanar yazdıklarını. AİHM'ler davaları uçuşuyor. İnsan haklarından bahsediyor. Mağdurlara yardım etmekten bahsediyor.

      Bak ben telefonunda bylock olmuş adamada, khk'lı adama da, ailesi cezaevine girmiş işinden olmuş adamada gittim iş buldum. İşverenler korkularından sigortalamadılar ama bana güvendikleri için eski kazandığı maaşı aynen verecekleri şekilde. Benden az kazanmadılar. Allah rızası falanda diye düşünmedim. Cemaatten nefret etmeme rağmen, liseden sonra hiç görüşmemiş biri olmama ve cemaatçilerden hayatım boyunca kültürüm yüzünden baskı görmüş biri olduğum halde, ortaokul'daki hocam beni buldu ve benden yardım istedi. Elimde hiç para olmamasına rağmen gittim başkasından aldım verdim. Miktarın önemi yok şöyle düşün, 35 yaşındayım daha 15 yaşındayken 1 yıl gördüğü birinden yardım isteyebiliyor. Ben F.Gülen'in dünya üzerine gelmiş sayılı kötülerden olduğuna inanıyorum. Bunları yaparken hiç korkmadım.

      Sen Cemaatinin kuruluş amacını anlamamışsın. Burada hikaye anlatıyorsun. Türkiye devleti adam mı kaçırıyor? İlk kez mi oluyor bu? Bizim görevimiz Türkiye Devleti'ni cezalandırmak mı? Eleştiri spektrumu geniş diyorum sana. Bak dağ'daki terörist'te Türkiye Cumhuriyeti böyle devlet diyor anlatabiliyor muyum? Mesele senin bu cemaatin zaten bu düzene hizmet etmek üzere kurulmuş bir yapı. İnsan haklarına saygısızlık yapan bir devlet'e hizmet etmek için kurulmuş Cemaat, insan haklarına saygısızlık yapıldığını iddia ediyor. Cemaat'in kendi kendisini anlamı şekilde imha etmeden bu devletin bu zulmü bitmez. Çünkü Cemaat'in kendisi zaten Türkiye Cumhuriyeti'nin zulümlerinden birisi. Hem böreğim tam olsun hem de karnım tok olsun zihniyetiyle hiçbiryere varamazsın. Ben bunu söyleyeceğim bunu inandırabildiğim kadar insana inandıracağım ve bunun propogandasını yapacağım. Bu demek değil ki ben insan kaçırmalarını savunuyorum. Veya insanları aç bırakmayı savunuyorum ama cemaat denen olgunun kendisini mağdur göstermek için insan kaçırabilecek iğrenç bir yapı olduğunuda adım gibi biliyorum. Hatta belki o kaçırmayı yapan devlet memuruda cemaat'in hususi evlerinden yetişme milliyetçi muhafazakar gençtir. Sonradan cemaat'i değilde AKP'yi seçmiştir veya başka bir grubu seçmiştir.

      Beni buna inandıran AKP değil, devlet değil, tarihsel yaşadıklarım ve felsefi okumalarım.

      Bir gün Devlet'e niye bu cemaat'e izin verdi diye AİHM'e dava açabilecek aydınlığa kavuşman dileğiyle,

      Sil
    3. Ulan falan diyerek burada artisliğini yapma, bu sitede yazanlar zaten cemaatten kişiler kimi hapisten çıkmış kimi meriçi geçmiş yazıyor neyin artisliğini yapıyon sen? Hapisteki adamın kime ne faydası olcak da siz ne yaptınız diye ordan kükrüyorsun insafsız, az insan ol düzgünce yaz altın nesline hizmet insanına başlarım yoksa. Mağdursan artisliğini başka mağdurlara yapma, burada eleştirilen kişiler hizmeti suça bulaştıran kişiler, bylocktan biz içerde yatarken bize bilerek bylock yükletenler soru çalanlar kumpas yapanlar, onların yanındaysan onların yanındaki bir zalimsindir gelip burada meriçte boğulanları kendi yanındaymış bizde sanki onların karşısındaymış gibi gösterme

      Sil
    4. yusuf tunç nerdeymiş ne yapmış. yalancı herif. Yusuf tunç mit abisiydi, mit mahrem imam ne demek bir cemaatin enden mahrem imamı olur? Yusuf tunç işkence görüyor madem ki bence de görüyor cemaat neden onun bildiği şeyleri itiraf edip o adamı kurtarmıyor, o adamı niye bu işlere soktular. madem onun çocuğunu ailesini düşünüyosunuz alçaklar o insanları niye mahrem yaptınız o zaman da riskli illegal işlere soktunuz. itirafçı olan mahkemede bildiklerini anlatan mahremler nasıl rezil bir hareket olduğunuzu gösteriyor burada gelip aaaa bizz karınca incitmeyen masum hareketin masalını geç. Mahrem imam nedir mit birim hizmetleri nedir bunları bilmiyoruz mu sankıyorsunzu kime masal anlatıyorsun sen? 500 bin insanın hepsini polis gözaltına alırken neden bu 10 kişi özel olarak kaçırıldı bunu düşünemeyecek kadar beyinsiz miyiz senin gibi? O adam mit birim yapılanmasında müdür yardımcıs olduğu, Karlov suikatinin sanıkları söylemedi mi? Peki buna rağmen türkiyede ne halt yiyordu da kaçmadı? Birilerine yardım ettiği için mi gerçekten? Mesai arkadaşları itirafçı oldu mahkemede ne bok yediklerini darbe karışan askeri mahrem imamlara sahte pasaportalr hazırladıklarını bir bir itiraf etti. Yusuf bir bok uğruna işkence gören biri onu da ailesini de sziin alçak zihniyetiniz yaktı. O adamı öğretmenken tutup mahrem imam yaptınız illlegal işlerinize pislik işlerinize karıştırdınız. Sıradan insanları darbelere suça bulaştırıp sonra da melek gibi adamı kaçırdılar ailesin kahroldu demeyin kansızlar sizi ailesini de onun hayatını da siz mahvettiniz tıpkı diğer mahrem hizmetteki insalar gibi tıpkı 5 stv çalışanı gibi tıpkı darbeye bulaştırılan askerler gibi

      Sil
    5. Düzgünce fikirlerini yazıp saygılı bir şekilde konuşmadığın sürece, aynı bu şekilde cevap alırsın. abe amk neyi biliyorsun diye insanları küçümseyip onlara abilik taslayıp abicim bilmediğin şeyler var tarzı milletin hayatının içine eden cümleler kurarsan alacağın cevap bu. Bir şey öğrenmen farklı fikrini sunmak narsistliği bırakıp karşılıklı dinlemek ve medeni olmak istersen başka. Burada yorum yazanların %90'u cemaatten mağdur olmuş insanlar, tek mağdur senmiş gibi sağa sola hakaret savurup çingenlik yaparsan, mağdur olman umrumda olmaz.

      Sil
    6. Oncelikle Yusuf Tunc ogretmen degildi. Bu video'yu izleyebilirsin. en azindan hakkinda atip tuttugun adamin kim olduguyla ilgili biraz bilgi sahibi olursun. https://www.youtube.com/watch?v=FDpb9foFUaI
      Karlov suikasti filan denmis. La havle.... TC isledigi binlerce fail-i mechul cinayetin hepsini cemaate yiksin. Papa suikastini filan da ilave edin. Eksik bir sey kalmasin. Bu cinayetlerin bir kisimini yiktiniz zaten. Benim gibi hayati boyunca eline atesli silah almamis insanlara terorist muamelesi yapilmasi yuce devletimizden beklentilerimizi karsiliyor aslinda.
      Cemaatte'ki insanlarin buyuk cogunlugu yaptiklari vazifeleri o vazifeleri yapmalari teblig edildigi icin yapti. Hangi vazifeyi yaparsa yapsin bir devlet kendi vatandasini mafya gibi kaciramaz. Cikarirsin mahkemeye hesabini sorarsin siradan bir hukuk devleti gibi. Yargisiz infazla siz sorulari caldiniz, darbe yaptiniz demek yerine failler kimmis ne tur suclar islemis bunu tesbit edersin. Yasalar neyi uygun goruyorsa ona gore ceza verirsin. 10 kisi de olsa 100 kiside olsa 1000 kisi de olsa vatandasini bu sekilde kaciramazsin! Asgari zekaya sahip bir insanin bile anlayabilecegi bir mevzuyu anlamak istemiyorsunuz. Ne diyeyim, Allah bildigi gibi yapsin sizleri.
      Ben daha cok magdurum veya daha az magdurum edebiyatindan hoslanmiyorum. Yasadigimiz magduriyetlerin hesabini sormayi, devlet eliyle gaspedilen haklarimizi geri almayi da dusunmuyorum. Haram zikkim olsun ulan. Bize yasattiklarinizi yasamadan gebermezsiniz umarim. Zerre kadar umrumda degil sizin nazarinizdaki degerim veya degersizligim. Bu yuzden benim magduriyetimi umursamaniz veya umursamamaniz umrumda degil. Burada yazanlarin cemaatten olmasi veya magduriyet yasamasi beni baglamaz. O arkadaslarda okur, muhakemesini yapar. Soyleyecegi varsa soyler tartisiriz. O insanlarin magduriyetlerinden nemalanip tek tarafli hizmete giydiriyorsunuz. Gercek failleri degil cemaatin mesnuplarini hedef gosteriyorsunuz. Kimse sutten cikmis ak kasik degil bu yuzden koru korune kimseyi savunmam.
      Cemaat darbe yapti diyen var. Reyiz'in enistesi mi soyledi size de? Olay aninda direkt olarak Cemaat'i sucladiginiz, 16 yasindaki askeri okul ogrencilerine varincaya kadar fislediginiz herkesin canini yaktiniz. kontrollu darbe girisiminin planlarinda kimler ne rol aldi ogrenemeyecegiz hicbir zaman. Hangi istihbaratcilar cemaate bu pusuyu kurdu bilemeyecegiz. Bylock'u sendikalari ve fislemek icin kullanildi. Binlerce insani baya basarili sekilde hapse attiniz. kimisi olduruldu, kacirildi, suurunu kaybedecek kadar iskence gordu. Mahkemeye cikmadan hasat ettiginiz, zorla itirafci yaptiginiz insanlar TC icin bir basari mi? Itirafci olmalari ve istenenleri soyletmek icin yapilan tehditleri ve tecavuzleri gundem yapmayacaksiniz hicbir zaman. Buna suphe yok. Adam gibi yargilasaydiniz cemaat mensuplarini neyin ne olup ne olmadigini ogrenirdi herkes. Ama kokunu kazimak, extermine etmek varken ne gerek var dimi? Aferin size. Iyi bok yediniz!


      Sil
    7. Klasik küfürbaz şakirtsin, zerre insanlık yok işte kapı kapı 2011 de akp oy toplayan sizdiniz, git abilerine de akpnin mafyalığını burada ağlama. Mağdurmuş yedim ben de. Tayine tabi hususiler gelip burada sövüp demagoji yapıyor. Kimler ne rol aldı öğrenemeyecek mişiz klasik cemaat argümanları, ekrem dumanlı diyordu onu. niye öğremeneyeceğiz gerizekalı az okusan öğrenirsin de umrunda değil işte kudurturuyor buradaki yazılar da seni kudur işte, senin gibi cahil kitap okuamyan abileri ne dese inanan beyinsizler kalacak cemaatte çıkanlar da böyle eleştirecek sen kudurmaya devam et salyalarını akıtmaya. Ağla burada, ağlaa benim yattığım kadar kadar bile yatmamışsındır tuzu kuru seni. Gelmiş insanlara işkence yaptınız diyor gerizekalı, onu senin abilerinin dünki kankesi erdoğan yaptı, senin abilerin de kıçını kaşıyıp uzaktan izledi. Hangi istibaratçılar cemaata pusu kurmuşmuş beyinsiz işte madem bilmiyorsun orada 4 tane mahrem imam çıktı biri gülenin sağ kolu madem bir bok bilmiyon hale neyini savunuyorsun ama beyinsiz olunca savunursun böyle işte kült olmaya devam puta tapmaya devam git gülen'in çayının artığını içmeye devam et, 2 kitap okumamış beyinsizlerle uğraşıyoruz. ankesörden alınanların %60 itirafçı beyinsiz gidip 1 tane mahkeme dinlememiş onların nasıl itiraf yaptıklarını görmemiş ne anlattıklarından haberi yok, biz temiz dini bir hareketin dini yaydık diye bunlar oldu. Akp'nin ikiz kardeşinizsiniz ablerin de cemil koca mesela götünü yırtardı melih gökçek'e yaranmak için. İyi bok yiyen biri varsa onlara de, benim vicdanım temiz. Akp ile yediğiniz naneler millete yaptınız zulümleri bile görmüyorsunuz onların vebali sana yeter hala bu yapıyı savunuyorsan siz büyüttünz bu akpyide hergün git günahı çıkar buarada köpek gibi salya akıtma

      Sil
    8. Burada insanların yazı yazması senin nerene batıyor bir desene. Ahmet Şık'ı koca odatv yazarlarının hepsini içeri attığınız gibi bu insanları da mı içeri atcağınız, faşistliğin tam bir tiran olduğunuzu o kadar iyi gösteriyorsunuz ki sonra da niye kimse bizim yanımızda değil niye mağduriyetimizi umursamıyorlar. akplilerden farkınız elinizde güç olmaması, fikirleriniz yöntemleriniz tamamen aynı. Gelip burada yazı yazan insanlara küfür edip ,susturmaya çalışıp kapatın çenenizi diyen Cem Küçük trolü gibi trolsünüz işte.

      Sil
    9. Kufurbaz degilim. Ama hak edene yeri ve zamani geldiginde savurmusumdur bir seyler. Onceleri kufursuz yapiyordum. Ama nezaketi suistimal ediyor sizin gibi cakallar. Bu yuzden bundan sonra boyle...
      Gece gunduz bikmadan usanmadan surdurdugunuz nefret soylemleri baydi artik. Askeri okul ogrencilerini, anneleriyle beraber Yuzlerce bebegi, olaylarla hicbir ilgisi olmayan insanlari hapislerde curuterek ne gecti elinize? Eskiyalik yapip kacirinca cemaat mensuplarini nasil haz aliyorsunuz? Boyle bir barbarligi nasil savunabiliyorsunuz? Yurtdisindaki ogretmenleri El-Sebab gibi teror orgutlerine veya mafyalara hedef gostermek ne kadar zavalli bir stratejidir. OLunce o insanlar nasil bir orgazm yasadiniz acaba? Dul kalmis veya esi hapse atilmis hanimlara, onlarin cocuklarina sarkan necip insanlar toplulugusunuz. Emegiyle kazandigi mala mulke coken. Tanimadiginiz insanlara iftira atan. Bireyleri kitlesel olarak yargilayan veya bunlara destek veren sizlere diyebilecegim cok bir sey yok. Haksizligi hakk dava eden zavallilarsiniz nazarimda. Yillarca devam ettiginiz iftiraya ve zulme devam edin. Bizde tepki vermeyelim. Tepki verdigimizde salya akitmis olalim. Muhakeme yeteneginiz bu kadar sig iste. Binde bir deyip linc ettiginiz cemaat. MGK karariyla bitirmeye calistiginiz cemaat. 28 Subat doneminde evlerine ve kurumlarina operasyon cektiginiz cemaat. 80'li yillarda askeriyeden ihrac edilen, edilirken ayni bugunku metodlarla itirafci olmasi saglanan cemaat. Kendisine haksizlik yapan guruha karsi AKP'ye mecbur birakildi. Guc elde edince keske ayniyla mukabele etmeselerdi bize zulmedenlere. Ama oldu iste bir rezalet. Bunu savunmadim, savunmuyorum. O donemde yapilanlara karsi vicdani olarak reddettigim icin cesitli badirelerde yasadim. Ama gel gor ki o suca karisanlarin beraat ettigi yerde bizi hedef tahtasina koydu yuce devletimiz. Hincini hicbir kavga'ya karismamis, haysiyeti ve serefiyle yasamis insanlara kesildi fatura. Biliyorum mutlusunuz mevcut duzenden. Bende mutluyum o lanet cografya'yi terk edebildigim icin. Ermenilere yapildigi gibi tehcir etseniz bizimkileri, bokunuzda bogulun deyip kapatiriz hesabi mahser gunune kadar. Kisisel bir mevzu olsa elinizden geleni ardina koymayin deriz ama kitlesel olarak linc edilmis olunca insanimiz caresiz bir dur amk demek zorunda kaliyoruz. Senin vicdanin temiz de bizimkisi pis mi? Adim gibi eminim alayinizdan daha serefli bir hayat yasadim. Sahsi olarak veremeyecegim bir hesap yok. Ama o hesabi Turk mahkemelerine vermek istemem. Kurgu mahkemelerinizde surunduk yeterince.
      Ankesorlu telefon kullananlar itirafci olmus. Suc mu ankesorlu telefon kullanmak? Ankesorsuz telefonla irtibata gecseydi ne olacakti biz iyi biliyoruz. Sanki askeriye'de insanlarin inanclarina, ideolojilerine saygi gosteriyorsunuz, ayrimcilik yapmiyorsunuzda kendi kendimize kuruntulaniyoruz. Tehditlerle, maniplasyonla korkuttugunuz insanlarin itirafci olmasi gayet normal. O insanlara diyecek bir lafim yok. Insanlari insanliktan cikaran devlet utansin.
      Cemaat'in yarim asir boyunca siyasal bir faaliyeti yoktu. Tarih boyunca her vesayetin hedef tahtasina kondugu, rahatsiz edildigi icin AKP'ye yanladi. Bide biliyorsunuz onlarda muhafazakar kesim tabanli. Dolaysiyla benzer magduriyetleri paylasmisligimiz oldu tarihte.
      Bir gun bize yasatilanlari yasarsaniz ne demek istedigimi daha iyi anlayacaksiniz. Can-i gonulden isterim bu karmayi. Burada yazilan yazilar, yapilan trollukler ne kadar dusuk profilli insanlar oldugunuzu yeterince acikliyor. Nefret soylemleriniz ve cehaletiniz tiksindirici boyutta. Kendi capinizda eglenin bu nezih ortaminizda. Hadi ahyirli traslar!

      Sil
  8. Kimin yazdigi degil ne yazdigidir mesele. Anarsist olabiliriz ama terorist degiliz. Tarihin bizi nasil yazacagi, sizlerin ne dusunecegi cok umrumda degil sahsen. Cemaate guvenmeyin hemde hic demissin. Hicbir sey bilmeden demissin. Sana izah etmeye calistim arkadasim. Telefonda bylock olmasi veya khk'li olmak suc degil. Ortada suc olmadan bu insanlarin temel insani haklarindan mahrum olmasi asil suc. Cemaatin icinde degilsen ne tur bir baski gorebildin cemaatten kulturun sebebiyle? Ne yaptilar da bu kadar kinlendin? Cemaati bilmedigin gibi Fethullah Gulen'i de tanimiyorsun. Ordan burdan duydugun sosyal medyadan okudugun seylerle kendisini yeterince tanidigini soyluyorsun. Adim gibi eminim gonul dunyamizdan serisini bile dinlememissindir. Ama herkesten iyi tanirsin FG'i. Oyle de konumlandirmissin ki kendini, Omrunu cemaatin icinde aktif bir sekilde geciren ben anlamadim cemaati sen anlamissin, FG'i benden iyi tanimissin oyle mi? Yaw he he...
    TC ilk defa adam kacirmiyor. Daha once de kacirdi. AIHM'de ilk dava degil Turkiye aleyhine acilan Yusuf Tunc'un davasi. Bu arada TC'ni cezalandir demiyoruz sana kardesim. Yapamazsin da zaten. Belli ki devlet icin calisiyorsun. Bir ses ver. ADAM'in anasi-babasi kan agliyor. Colugu cocugu perisan olmus. Oldurduyse devlet bir zahmet cenazesin'i versin. Niye oldurduklerini de izah etsinler bir zahmet. Dagdakilerin ne dedigi umrumda degil. Ama hemfikir oldugumuz bazi konular var Lanet bir devlettir TC. Omrunu hizmetine adamis piril piril insanlarini katleden mafyavari katil bir devlettir. Bunu soylemek o kadar zoruma gidiyor ki anlayamazsin. Hayal dahi edemezsin. O kadar sig bir yaklasimin var ki neresinden tutsan elinde kalir. Cemaat sadece TC'de yok arkadasim. 170 ulkede varligi olan bir hareket. Gayet te makul bariscil bir hareket. Kendini imha edecekmis... Niye? Cunku Selim Bey oyle istiyor. Bence senin varligin TC icin bir tehlike o zaman sende varligini imha et. Bide boyle dusun :) Ne tur bir bobrek avi pesindesin, hangi organ mafyasiyla calisiyorsun bilmiyorum. Ama yanlis taraftan bakiyosun. Bence bakis acini degistir veya baska bir yone bak. Bilmedigin cemaat hakkinda afili trolluk yapacagina, bize karsi olan nefreti korukleyecegine enerjini faydali seylerde harca. Bir gun Devlet niye bu cemaate izin verdi diye AIHM'e gitmek salakliktir. Ben bu kadar salak pardon aydin degilim. Gitmek isteyen buyursun. Anladigim kadariyla Tuzun kuru dostum. Tarihsel yasadiklarim, felsefi okumalarim diyorsun. Bizim hicbir birikimimiz yokmuscasina asagiliyorsun. Biz bilmiyoruz, okumuyoruz, omrumuzu adadigimiz davamizdan bihaberiz. Ama sen biliyorsun oyle mi? Bu munferit aginiza dusen insanlar olacaktir. Benim nazarimda arkadaslarimizi kaciran, katleden MIT'in siber ekibisiniz. Somali'de kursunu El-Sebab sikmis olabilir. Ama hedefe koyup bu guzel insanlarin canina kasteden sizlersiniz. 35 yasindaymissiniz. Yusuf Bey'de Hidir Bey'de asagi yukari sizin yaslarinizdaydi. Sadece hayal et KHK'li birisine is buldugun icin istihbarat tarafindan kacirildigini veya ogretmeninle gorusmeye giderken capraz ateste makinali silahlarla tarandigini. Almiyor degil mi aklin. Bizim de almiyor arkadasim. Mahkemeye cikarip yargilama imkani varken bu insanlara yapilan bu zulmu bizimde aklimiz almiyor. Cemaate guvenmeyin diyorsunuz guvenmeyinde. Ama size guvenmemizi de beklemeyin. Oldukten sonra bir hayat ve Allah'in o adaleti varsa o zaman hesaplasacagiz sizlerle. Omrumuzun kalan bakiyesini sizin de desteklediginiz nefret soylemleri ve suclari yuzunden zor sartlar altinda, gurbet diyarlarda gecirecegiz. Vatan, aile, es-dost neyimiz varsa gaspettiniz. Yazik ettiniz bunca guzel insana. Allah belanizi versin!

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben selim degilim Allah o fetullah gulen denen yaratigin ve o yaratigin destekcisi sizin belanizi versin. Obur dunyayida gorursunuz. Fetullah denen hipnozcu sapigin gonul dunyasina tukureyim. O sapigin videolaini aciyorum bazen ne tur bir sapik olduguna sahit olmak icin aciyorum.

      Sil
    2. Len sümüklü sapıģınız darbe yapmya kalkti. Gücü ele geçirmeye çalıştı sümüklü yalancı haydut aldilar asagiya sumuklunun orgutunu. Darbe yapmaya kalkmasaydiniz oglum. Munferit.net e yazanlar mi sumukluye darbe yap dedi. Munferit.net olmasaydi sanki kurtulacaktiniz. Derdiniz insanlar degil olm derdinz o pensilvanyadaki manyak. Brakin o manyagi. Pesinde gidecem diyorsan. Git ama Turkiye topraklarinda android yaratmak yasakladilar. Valla benimde elimden gelmwez birse. Yasakladi adamlar. Al eline silahi cik daga "android yetistirmek. Sumuklunun pesine adam takmak hakkimiz elimizden alinamaz" diye eylem yap. Sumuklunun android fbrikalarini gidin baska yere acin, munferit size yardim edemez.

      Sil
  9. Bu fetullah denen sapigi tespit edebilen, o yaranmaci milliyetci muhafazakar tandansina ragmen bunu yapabilen mit uyeleri varsa turkiyede ben guven duyarim. HER GUN ALLAHA SUKREDERIM.

    YanıtlayınSil
  10. komediye gel.
    Yusuf Tunç'u kaçırmış devlet...
    Allah Allah bizim devlet hiç adam kaçırmaz hiç göz altında adam kaybetmezdi halbusem. nasıl olmuş ki?
    Cemaat bir kere olsun Metin Göktepe nerede diye sormuş mu ki şimdi gelip adam kaçırıyor TC diyor.
    "TC"ymiş. Dile bak. Hemen kapmış. TC'ler kovalasın sizi.

    Bu devletin marazlarının hepsinde payınız var. Dahası çoğunu siz çoğaltıp yücelttiniz. Önceden 1 idiyse de bir utanması vardı devletin sayenizde 1000 oldu utanma sıkılma da kalmadı.
    Devlet yurtdışında hangi vatandaşına sahip çıkmış? Somalide kaç tane Türk müteahhit saldırıya uğradı, öldü, devlet kimi korudu? Neymiş de cemaat okulunun öğretmenine sahip çıkmamış.
    Ay canım. Kıyamam.
    Alıştınız tabi devlette istediğiniz gibi at koşturmaya, istediğiniz adamı istediğiniz şubeye daireye yerleştirmeye, istediğinizi dinleyip istediğinizi attırmaya. zor geldi.

    Cemaate güvenmeyecekmişiz de kime güvenecekmişiz.
    Kime güveneceğiz. Elbette kendimize, kendi aklımıza, vicdanımıza. Sonra evrensel hukuka, evrensel normlara ve etik değerlere.
    kafaya gel. "Cemaat bir b.k ama ne yapalım gidip daha b.kuna güvenemeyeceğimiz için mecbur yine cemaate (ya da başka bir aynı b.kun lacivertine) güvenelim..."
    Tabi evet. insan birey olamayınca işte böyle burnu b.ktan çıkmaz, normal.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Dogrudur cemaat hic bir zaman Metin Goktepe'yi sormadi, Manisali gencler davasini da bilmez bile. Ama iste simdi siz de Gokhan Acikkolu'yu sormuyorsunuz, Yusuf Tunc'un kacirilmasindan espri malzemesi cikariyorsunuz. Ayni bokun laciverti iste. Ha cemaat tipk Turk sagi refleksleri ile hep devletci ve baskici bir cizgide yer aldi orasi dogru ama zaten memlekette devlete tapmayan ve insan hayatini onemsizlestirmeyen bir grup yok, buna Turk solunun buyuk kismi da dahil. Tabi genel anlamda soyluyorum, bireysel olarak her yerde ahlakli insanlar vardir. Bir de istatiski birsey soylemek lazim, evet Turk devletinin cebbarligi hep vardi ama 90 lara kiyasla 2000 ler daha iyiydi.Ornegin Engin Ceber'i epey sordu cemaat Festus Okey'i de. Yani cok iyiydi falan demiyorum, polis her yerde polis. Polis zihniyeti de her yerde polis zihniyeti, Gezi'de cemaat de cigrindan cikti malesef, ondan once goreceli olarak daha iyiydi.

      Yukaridaki arkadasin bahettigi Somali'deki ogretmenler meselesini yanlis anlamissiniz. 2015 falandi sanirim, devlet cemaat okullarini kapattirmaya calisiyor ama sonuc alamiyordu. Goz dagi olsun diye Somali'de bir Mit operasyonu ile cemaate ait bir okul minubusunu tarattirmislardi. Baya bir ogretmenle ogrenci olmustu, ondan bahsediyor arkadas sanirim. Mesela buna ses cikarmis miydiniz? Tabi ki hayir. Bu isler boyledir, ama ilk tasi gunahsiz olan atsin demisler.

      Sil
    2. Yusuf Tunc cemaat mensubu. Kendi adaminin hesabini soracak tabi. Metin Goktepe'yi cemaat mi kacirdi? Cemaat mi iskence edip oldurdu? TC'den rahatsiz olduysan Turkiye Cumhuriyeti diyeyim. Kisaltma maksatli TC demisim. FG'yi de kullandim onceki yorumlarimda dikkat ettiyseniz. Mevzu sizin icin aydindir umarim. Somali'de devlet tarafindan oldurtulen baska Turk'ler varsa sozumu geri alirim. Ne istendi Allah'in garibanindan? Okul servisini kursunlatmak nasil bir caniliktir? Sen kiyamasan da kiydi birileri. Zihniyet olarak senden cok bir farki yoktu o pustlarin. Sende az pust degilsin masallah. Kim istedigini istedigi daireye yerlestirdiyse hesap sorulsun desem, tum Turkiye'yi sorgudan gecirmek gerekecek. Bende gaspedilen haklarim icin hesap sorarim bahaneyle lol

      Vahsi bir sekilde katledilen masum bir insanin olumuyle, ailesinin yasadigi trajediyle alay ediyorsun. Sonra bide vicdan, evrensel hukuk, evrensel normlar ve etik degerler filan diyorsunuz. Komik desem komik degilsin. Kafani bok deliginden disari cikarabilirsen evrenin duzenini ve degerlerini daha iyi idrak edebilirsin. Embesil! O yasadigin guzel cografya'da bokunda bogulman dilegiyle guzel insan!

      Sil
    3. Kuyruğu sıkıştırıp kaçıp gitmişsin gel Türkiye'de de bu lafları, mahkemeyi geçtin en ufak bir yerde de. burada Hocanıza ana avrat sövseler tedbir niyetine susarsınız, Yusuf Tunç'a ana avrat sövseler korkudan hakketmişti dersin ordan salla.

      Somalide taramışlarmış yalana bak getir lan deliliğini, hadi kanıtla bakayım. geçen koronadan öleni de mit öldürdü demi? Narsist hocanız her boku yedi dediğimizde delil diyordunuz getir bakayım delilini. Yıllarca soru çalmışsınız utanmadan bi de burada ağlama. Din iman allah dersiniz soruları çalarken aklınıza geliyor muydu bunlar, dinsizin hakkından imansız gelir AKP Allah'ın kılıcı sizin gibiler için ağlamayacaksınız, oturup Allahın kaderine şükredeceksin, hocanın dediği gibi çalarsan soruyu yolun kaderi bu. Ben bunları yapadım ama dersen o zaman tam malsın, böyle bir yapıyı hala savunduğun için.

      Yusuf Tunç da Adil Öksüz gibi tarladan çıkınca ajan diye sövmesini bilirsiniz ama kendi adamınıza, yarın çıkar itirafçı oldum der gelir mahkemede adil öksüz angaje kağıdınız biz hazırladık der, o zaman arkasıdan saydırırsınız. Mit abisi olarak ne yaptığını anlatsın görmesin işkence. Yarın adil öksüzün bir yerine bişi soktuklarında aynısını dicem, yediği boku anlatsın görmesin işkence, hiç değilse yaşıyor diri diri gömdüğü vatandaşların o hakkı da yoktu. Arkasında bile duramazsınız eyleminiz yemez, anca öyle sallarsın, Dhkpc PKK'nın yüreğinin binde biri yok, adamlar çıkıp eylemin arkasında hiç değilse, sizin dansöz hocanız gibi kıvırtmıyor her şeye. KCK yakaladıklarınıza, dhkpc yakaladıklarınıza işkence yaparken iyiydi, o zaman nerdeydi insan hakları, hapishanede 2016 dan önce de 500 tane bebek verdi. Pislik bir cemaatiniz var her boka karışmış ama o kadar ani ve korkak ki suratına tükürsün ben bişi yapmadım der arkanı dönünce hançerler.

      Sil
    4. O abilerin alttakileri darbeye ikna için öldürmüştür somalidekileri de, tarladan çıkınca her türlü lafı dediniz, somalidekileri öldürdüğüne mi inanmıyorsun? 5 tane stv çalışanı içerde müebbet yedi git onlara anlat bu masalları, cemaatin pürü pak oldunu, onları kandıran adamı hala abd'de koruyonuz, kendi adamına kumpas kuran, somalideki öğretmeni mi umursayacak, hedefe giden her yol sizde meşru sıkmışlardır kafalarına tam darbeden 1,5 ay önce, darbeye generalleri ikna etmek için sıkmışlardır, baksana 4 yıl sonra bile tek hatırladığın olay o. Soru çala çala hiç beyniniz gelişmemiş ki. Böyle pislik bir yapıyı savunmak sana vebal olarak yeter.

      Somalidekilere ne olduğuna dair her boku biliyorsun da soru çalmaları mı bilmiyorsun, hesap veremeyeceği bir şey yokmuş, size göre hiçbir şey günah değil ki hocanız her bokun fetvasını vermiş.

      Sil
    5. Somali meselesini ben gundeme getirdigim icin ben yazayim, ulan rusvetin belgesi mi olur pezevenk. Ne belgesi istiyorsun pardon? Alaattin Cakici mafya, belgesi mi var? Subjektif tanikligim var ama onu da sen sallamazsin. Olay da darbeden bir bucuk ay once olmadi, cok daha once oldu. Ayrica cemaatten tek oldurulen kisiler de onlar degil, guneydoguda seri sekilde sabah namazina giderken oldurulen imamlar da cemaatten, 7 Hazirandan sonra pkk mit isbirligiyle oldurulen suruyle polis de cemaatten. Cemaatci polislerin de bir ton cinayeti var guneydoguda, bu isler boyle herkes biraz kirli.
      Soru calma nereden cikti, mantikli mantikli bir sekilde konusulamiyor anlasilan seninle. Ama iskence edilsin dedigine gore zaten cok da konusmaya layik birisi degilsin.

      Sil
    6. Evet bu konuda önemli. Ben bir kaç salak buna inanıyor sanıyordum ama bu anladığım FG'cilerin kendi kendilerine baya işleyen kara propogandasıymış.

      7 Haziran sonrası MİT-PKK işbirliğiyle öldürülen polisler. Zaten oraya savaşa sürdügünüz insanların çoğu cemaatten. Dolayısıyla ölecek olanlarda cemaatten olacak.

      Siz darbeye hazırlık için MİT'ide bu konuda ortaklıkla suçluyorsunuz. Ben tabi saf aklımla daha 2015 olmadan cemaatçiler sürekli , yakında deccal savaşı başlayacak, devlet güneydoğuyu KCK'ya bıraktı. Hizmet "okuma salonları" açamıyor gibi gibi kara propogandalar yapıyorlardı. Tabi ben onu "Hizmet android yetiştiremiyor" olarak anlıyorum. Devletin PKK ile görüsmeleri var. Doğal olarak PKK en baş şartlarından biri zaten "halkı android yapmayın"dır.

      o sürece STV'lerde Tek Türkiye, Sungurlar gibi diziler oynuyor savaş pohpohlayan böyle aptal aptal diziler ama Türkiye'de 1 numara, izleniyor.

      Darbe sonrasında "sulh iyidir" diyen FG denen mahlukatta TV'de "barış süreci" diye birşey uydurdu diyor. Adam barıştan bu kadar rahatsız oluyor. Çünkü android yapamayacak artık. Kendini konumlandırdığı cemaatler üstü, partiler üstü konumu sarsılacak farkında.

      Burada bunuda itiraf etmiş oluyorsunuz.

      Sil
    7. O polislerin buyuk kismini oraya hukumet surdu, 17 Aralik secimlerinden sonra. Pek cok nokta atisi suikast yapildi bu polislere karsi. Baris surecini de 7 Haziranda istedigi sonucu alamayinca hukumet baslatti zaten. Cemaat, en azindan cemaatin icindeki polisler, baris surecine sempati duymasalar da bozmadilar, onu bozan hukumetti. Ben cemaatin emniyet kanadindaki fasizan kafadan hic bir zaman hazzetmedim, baris surecine mesafeli hatta tepkili olmalarini da her zaman elestirdim. Tek Turkiye cemaatin utancidir. Ama 7 Haziran'da iktidari kaybetme riski ortaya cikmasaydi surec bozulmayacakti. Konuyla ilgili butun akademik literatur bunu boyle kabul ediyor zaten.

      Sil
    8. Erdoğan'ın siyasi sorumluluğunu kimse reddedemez fakat işin size bakan tarafını ben Erdoğan'dan ayrı ele almak zorundayım. Barış süreci konusunda Erdoğan'ın ses kayıtları ve Hakan Fidan'ın sürekli siyasi risk almaktan bahsediyorlar. RTE, demirören'i arıyor adamı ağlatıyor hatta neden böyle yazı yazıldı diye. Biz o zamanlar tabi ya adam neden "barış"ı risk olarak görüyor ki diye düşünüyoruz. Bu adamlar neden "barış"ın kendilerine risk olarak değerlendiriyorlar? Oysa barış, kurtuluştur. Tabi taşlar yerine oturmaya başlıyor sonrasında.

      Şimdi cemaat zaten barış sürecine karşı olduğunu Tek Türkiye dizileriyle alenen ortaya koyuyor. Barış'a karşı olmak ne demek savaşa destek olmak demek. Utanç falan değil, utanç az kalır, Savaş istemek demek. Yani bu işin sonunda hönkürerek can verecek insanlar var. Bir anda mayına basıp uzvunu kaybedecek insanlar var. Öyle değil mi ? Eterne etmek istiyorsun çünkü. Sen bide öyle barış sürecine karşı sıradan birisi değilsin ha senin mahrem mit imamın var, tsk imamın var, hava kuvvetleri imamın falan var. Etki ettiğin silahlı kudret var.

      Ben siyasetçi olsam savaş kaçınılmazsa kim alenen barış sürecin karşıysa onu sürerim savaşa? Mantıklı değil mi? Cübbeli Ahmet'te barış sürecine karşıdır ama alenen dizilerle, yayınlarıyla barış süreci bitirilsin kampanyası yapmadı hatırladığım kadarıyla. MİT mahrem imamı var mı bilmiyorum. Kendisi MİT'in adamıdır zannımca.


      Hayır barış sürecine alenen sen karşı olacaksın o zaman savaşada senin üyelerinin gitmesi en başta anlamlı değil mi? Sıradan adam barış süreci sırasında gidip barış sürecine karşı bir hamle yapmıyor. Ülkücüler, MHP bile alenen barış sürecine karşı bir eyleme girişmiyor. Ama bizim Fetullah Gülen sevmiyor barış sürecini. Olmaması lazım diyor.

      Olaya bakışı bu adamın.

      https://www.videoindirelim.com/fasist-fethullah-gulen-kurtlerin-kokunu-kurutun-739986.html

      Adam mekanize kuvvetleri takip ediyor öyle işin içinde sadece allah, muhammed takva, falan yok. Adam büyük düşünüyor. İstihbaratları biliyor. "Lokalize" etmek niyetinde. Adam Türk ordusunun Kürt nefretini yeterli bulmuyor çünkü TSK'nin içinde vicdanlı bir kesim var anlaşılan. Bundan nefret ediyor. Diyor ki siz darbelerde çok daha fenasını yaptınız.




      Fetullah Gülen denen adamın Kenan Evren yorumları aşağıda;

      https://www.yenisafak.com/gundem/fetullah-gulen-kenan-evren-cennetlik-2139011

      Bu da Kenan Evren'in vesilesiyle olan işkencelerinden bir kuple

      https://www.youtube.com/watch?v=sU-0-RukxRU

      Yani siz alenen savaş işkenceyi savunup destekleyen bir topluluksunuz. Liderinizde Sedat Peker gibi fail-i meçhul süphelilerine altın saat gönderen bir adam. Allah zalimlere başka zalimleri kullanarak ceza veriyorum diyor ya. Erdoğan zalimse sizde zalimsiniz. Siz savaş, kandan beslenen bir lideriniz var.

      Sil
    9. konu cemaatin kurt politikasi degil, konu baris surecini kimin bozdugu. cemaat, elestirdi baris surecini ama bu elestirler, en azindan kamuya mal olan kismiyla, hic bir zaman baris sureci tu kakadir, teroristle baris olmaz falan duzeyinde degildi, taraflarin samimi olmadigi iddiasina dayaniyordu. ozetle cemaat baris surecini elestirse de, en azindan cemaatin polis kanadi bu surece karsi olsa da, sureci bozacak hic birsey yapmadi, bozmada tek sorumluluk rte nindir. zaten kabul edelim ortada anlamli bir baris sureci yoktu, herkesin daha buyuk bir savasa hazirlik yaptigi bir yatirim donemi vardi. afet gunes in oslo'da sehirleri bombayla doldurdugunuzu biliyoruz lafi baris surecinin ozetidir. cemaat bu konuda malesef hakli cikmistir.

      cemaat ne askere, ne iskenceye karsi dogrudan tavir almamistir. bu cemaatin utancidir. kurt konusunda da tavri islam kardesligi uzerinden kurtleri asimile etmekten oteye gecememistir. bunlar dogru, bunlardan yola cikilarak yapilan acayip genellemeler yanlis.

      Sil
  11. 5 tane stv calisaninin muebbet yemeside, Somali'de okul servisini capraz atese tutmakta, Cemaat mensubu insanlarin MIT tarafindan kacirilip iskence gormeside, Yurtdisindaki cemaat mensuplarinin mafyavari TC'ye getirilmeside, Icerde yatan bilerce masum bebegin dramida, Meric'i gecmek isterken bogulan insaanlarin trajediside, Sirf cemaat baglantisi oldugu icin yillarca sistematik diskriminasyona ugrayan bugunde extermine edilen magdurlarin magduriyetide TC'nin ayibidir. Bu sucu isleyenler, destek olanlar ve magduriyetlerden nemalananlar insanligin yuz karasidir.

    Tum imkanlar elinizde kimler soru calmis bu islerden menfaat etmisse aciklayin hadi. Haksiz yere mevki makam elde eden insanlar kimlermis listeleyin bizd bilelim. En ufak bir dahlim olmayan bir mevzuda kendimi aklamaya calisiyorum. Masumiyet karinesi filan hak getire. Bu kadar alcalmak sana vebal olarak yeter.

    Ote yandan, bulundugum bir mekanda Hizmet'e kufur eden cam yarmasinin uzerine gidince ardina bakmadan kacisini dun gibi hatirlarim. Gerci sonra aleyhimizde yapti bazi kahpelikler. Sizleri gordukce o serefsizi hatirladim.

    Burada munferit gecinen mufteri varliklarsiniz. Munferit nasil olur anlamak istersen tek basima size karsi takindigim tavra ve taktigim kapaklara bakmaniz yeterli olacaktir. Ama malesef bu son. Bu kadar taki size yeter. Fazlasi sasaali olur. Mazallah agamizin itibarina golge dusurebilir. Saglicakla kalin pislikler...

    YanıtlayınSil
  12. Fetullah Gülen 17/25 aralık sürecinin ardından yapılan yerel seçimlerde hükümetin bir sarı kart göreceğini oy kaybedeceklerini söylüyordu. Cumhurbaşkanlığı seçimleri, 2014 HSYK seçimlerinde de hezimete uğrayacaklarını tekrarladı. Erdoğan'ın 2014 yılının sonunu göremeyeceğini ya intihar edeceğini ya da yurtdışına kaçacağını iddia ediyordu. Eski Bahriyeli yazısında bu durumdan bahsetti. Gülen'in mollası hükümetin gidişine 4 parmak kaldığını 4 gün veya 4 ay içinde hükümetin gideceğini Gülen'in ağzından nakleşmişti. 2015 genel seçimleri için de aynı yalanlarını tekrarlamıştı. Bozuk bir saat bile günde iki kez doğruyu gösterse de Gülen rastgele dahi olsa makul öngörülerde bulunamıyor. Dershane, bylock, bankasya'ya para transferi ve sendika meselesinin bile kısa süre içinde g*tünde patlayacağını öngöremedi. Sınav hırsızlıkları ve Darbeden bahsetmiyorum bile. Fetullah'ın kilodunu koklayanlar onu; mehdi, asrın müceddidi, kalp gözü açık bir evliya olarak görse de, bu adamın burnunun ucunu görmekten aciz bir zavallı olduğu anlaşıldı. Bizim görevimiz sadece tebliğ etmek, FETÖ'nün ne denli zararlı olduğunu görmek veya görmeyi istemek cemaat mensuplarına kalmış birşey. Kendileri bilirler. Dindar kesim ittifakla Fetulah ve yandaşlarından nefret ediyor. Bu kadar nefret edilen bir IŞİD var. Müslümanların bu kadar nefret duyduğu başka bir dini oluşum var mı merak ediyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Fetullah'ın kilodunu koklayanlar... Bahsettigin kisi bir porno yildizi degil guzelim, bir islam alimi. Bahsettigi islami konular hakkinda bilgin varsa catir catir tartisiriz da ama belli ki hicbir sey bilmiyorsun. Porno fantezilerinden kurtulmanizin zamani geldi. Bilmediginiz seyleri agziniza almayin artik. Kimse onu mehdi olarak gormuyor. Muceddid mevzusu da benim icin bir anlam ifade etmiyor. Allah katinda ki degerini bilmiiyorum. Ama degerli biri olacagini dusunuyorum. Cunku yazdiklarini okudum soyleiklerini dinledim, eserlerini gordum. Demiyorum ki cemaatin tum mensuplari melektir, evliyadir, asfiyadir. Yok Turkiye'nin bir ozetidir. iyisi de var, kotusu de. Ama iyisi kesinlikle daha fazla ve TC standartlarinin hayli ustunde. Tertemiz insanlari bylock, banka hesabi falan filan diyerek perisan ettiniz. Devlet buyuklerinin cemaate yaptigi maddi yardimin zerresini yapmadi o insanlarin bir cogu. Macaniz onlara laf soylemeye yemez, gelip garibanlara iskence ederek ve bu zulmu makul gorup gostererek orgazm olursunuz. Insanliktan nasibinizi alir misiniz bilmiyorum. Bir musluman ve safkan Turk olarak kendi milletimden tiksiniyorum. Hapse dusmus adamin karisina kizina hallenen, dustu diye linc eden insanlik fukaralarisiniz. ISID'in militanlari bile sizden daha insandir nazarimda. Yada aynisinizdir ne bileyim. Sinav hirsizliklari ve darbeden bahset yigidim! Asil mevzu bahsedilmemesi zaten. Cemaat yapti deyip ustunun kapatilmasi. Detaylarina vakif olsan bilirsin ne dumenler donmus. Ama isine gelmez...

      Sil
    2. Anonim
      26 Haziran 2020 09:13

      Kırmızı Kitapların tümünü ve gulenin kitaplarının tamamına yakınını okudum. Uzun süre FETÖ'cülükten Silivri'de hapis yattım. Bu yapılanma dışardan bakıldığı gibi yada gulenin kitaplarında bahsedildiği gibi değil. Orada söylenenler buzdağının görünen yüzü, sorun perde arkasında. Kapalı kapılar ardında çevrilen fırıldakları bilseniz değil 3 kuruş para vermek onların ağızlarına tükürmezsiniz bile. Bilmiyorsanız söyliym, Gülen müritlerine üzerinden çıkardığı terli atletlerini dağıtıyordu. Hatta bazıları buna layık görüldükleri için övünüyorlardı. Mübalağa sadedinde nasıl olsa oda iççamaşırı diye kilot diye bahsettim. Fetullah'ın porno yıldızı olmadığını söylemişsiniz. Ağzımı ismiyle kirletmek istemediğim iblis, bence bir porno yıldızından daha şerefsiz ve ahlaksız birisi. En azından porno yıldızı kimseye yalan söylemiyor.
      Bu arada ihraç olmadan önce İst.Anadolu Adliyesinde çalışıyordum. Dosyam kararlık, yakında göreve döneceğimi umut ediyorum. Şayet göreve dönersem güvenlik güçlerinden seni bulup bana getirmelerini rica edicem. Yanlış anlaşılmasın kötülük yapmak için değil, aynı şeyleri yüzüme söyleyecek kadar cesaretiniz olacak mı, merak ediyorum.
      Söylediklerinizle alakalı Yargıtay 16.Ceza Dairesinin E:2019/7942 K:2019/6795 sayılı kararını incelemenizi öneririm. En kısa sürede, silahlı terör örgütünün peşini bırakmanız dileğiyle...

      Sil
    3. Sirayla gideyim...

      Kırmızı Kitapların tümünü ve gulenin kitaplarının tamamına yakınını okudum.

      Okumak baska anlamak baska seyler. Yazdigi yazilar veya verdigi vaazlarla alakali soyleyeceginiz spesifik seyler varsa FG'nin islam alimi olmadigina kanaat getirdiginiz, argumaninizi dinlemek isterim.

      Uzun süre FETÖ'cülükten Silivri'de hapis yattım.

      Gecmis olsun. Bu surecte icerde pek cok kisi ayni sebepten yatti yatiyor. Belli ki TC mahkemelerini cemaatle bir ilginiz olmadigina ikna edebilmissiniz ki bende ayni kanaatteyim. Icerde olup icten olmayan belli menfaatler dogrultusunda yanlamis ruzgar tersten esince de kendini ruzgarin akisina birakmis cok insan ver. Benim kanaatimce icerdeki nabzi yoklasin diye iceriye birakilan belirli istihbarati sagladiktan sonra saliverilen birisi olabilirsin.

      Bu yapılanma dışardan bakıldığı gibi yada gulenin kitaplarında bahsedildiği gibi değil. Orada söylenenler buzdağının görünen yüzü, sorun perde arkasında. Kapalı kapılar ardında çevrilen fırıldakları bilseniz değil 3 kuruş para vermek onların ağızlarına tükürmezsiniz bile.

      Bu yapilanmaya pek disardan bakabilme firsatim olmadi. Iceriyi bana anlatmaniza gerek yok. Egrisini de dogrusunu da iyi bilirim. Daha once de dedigim gibi, Hizmet Hareketi TC'nin kucuk bir ozetidir. Icerde envai cesit insan bulabilirsiniz. Kendi turunuzden insanlara da denk gelmissinizdir. Epey vardi sizin gibiler son donemde.

      Bilmiyorsanız söyliym, Gülen müritlerine üzerinden çıkardığı terli atletlerini dağıtıyordu. Hatta bazıları buna layık görüldükleri için övünüyorlardı. Mübalağa sadedinde nasıl olsa oda iççamaşırı diye kilot diye bahsettim.

      Khabib Nurmagammedov'da Dustin Porier'i maglup ettigi mactan sonra giydigi terli tishort'u acik artirmayla yanlis hatirlamiyorsam $100,000'a satti. Insanlar sevdikleri kisilerin esyalarina asiri ehemmiyet verebilir. Emin olun o adam'da satin aldigi terli tishortle ovunuyordur. Velhasil, olabilir boyle seyler.

      Fetullah'ın porno yıldızı olmadığını söylemişsiniz. Ağzımı ismiyle kirletmek istemediğim iblis, bence bir porno yıldızından daha şerefsiz ve ahlaksız birisi. En azından porno yıldızı kimseye yalan söylemiyor.

      Fethullah Gulen bir islam alimidir. Islami konularla ilgili bilginiz varsa ve Hocaefendi'nin eserlerine asinaysaniz hodrimeydan! Gunes balcikla sivanmaz dostum. Sana ne yalan soyledi bilmiyorum. Izah edersen yalanci mi degil mi daha iyi anlasilabilir.

      Bu arada ihraç olmadan önce İst.Anadolu Adliyesinde çalışıyordum. Dosyam kararlık, yakında göreve döneceğimi umut ediyorum. Şayet göreve dönersem güvenlik güçlerinden seni bulup bana getirmelerini rica edicem. Yanlış anlaşılmasın kötülük yapmak için değil, aynı şeyleri yüzüme söyleyecek kadar cesaretiniz olacak mı, merak ediyorum.

      Gorevine donersin sen. Canini sikma! Adaletin irzina gecebilmek icin TC'nin senin gibi guzide insanlara ihtiyaci var. Guvenlik gucelerine beni getirmelerini rica etmen cok kibar bir davranis. Ama kusura bakma gelemem, cok mesgulum. Bir gun normal sartlar altinda karsi karsiya gelirsek yuzune de soylerim. Ama seytan gorsun yuzunuzu. Ben gormek istemiyorum. Yanlis anlasilmasin korktugumdan degil. Bu hadisede korkan taraf guvenlik guclerinin ve mevki-makamin arkasina siginanlardir.

      Söylediklerinizle alakalı Yargıtay 16.Ceza Dairesinin E:2019/7942 K:2019/6795 sayılı kararını incelemenizi öneririm. En kısa sürede, silahlı terör örgütünün peşini bırakmanız dileğiyle.

      Sizce ilgili yasaya gore sucum nedir? Yazdiklarim icinde suc unsuru iceren yerleri izah eder misiniz? Istihbarat devleti olmayi, insanlari fikir ve dusuncelerini ozgurce ifade etmelerini engellemeyi iyi bir sey mi zannediyorsunuz? Istanbul Adliyei gibi TC'nin en bilinen adli kurumlarindan birinde calisan birisi olarak bu yaklasiminiz utanc verici. Actus reus ve mens rea tam olarak nerede kombo yapmis bir izah et bakalim. En kisa surede TC'nin adli kurumlarindan elinizi eteginizi cekmeniz dilegiyle...

      Sil
    4. 15 yıl kadar önce sohbetlere katılıyordum. FG'nin eserlerine yönelik söyleyebileceğim bir şey yok, Risaleleri eleştirmek de haddim değil. Bu yapılanmanın görünen yüzüne kimse bir şey demiyor. Sorun hususi hizmetlerde. Silivri'de yatarken aynı koğuşta kaldığım hakim arkadaşım girdiği sınav sorularının abiler tarafından kendisine verildiğini anlattı. Aslında soruları almaya başlangıçta hiç niyeti yokmuş fakat abiler "büyüğümüze danıştık, h.efendi heryerde olmayan hiç bir yerde olamaz falan filan diye fetva verdiğinden bahsedince almak zorunda kalmış. Karısı 2 kez intihara kalkıştı tesadüfen hayatta kalabildi. Zaten etkin pişmanlıktan onun adını vermişlerdi. Alacağı cezanın en az 10 yıl yatarı var, tek tahliye umudu kendisinin de itirafçı olmasıydı. Tavsiyeme uydu bildiklerini anlattı, tahliye oldu ve indirimli 8 yıl ceza verdiler. En azından hayat arkadaşının hayatını kurtardı.
      Burada anlatacağım kadar kısa değil fakat bu konuda ciddi araştırmalar yaptım Sınav hırsızlığı FG'nin talimatıyla yapılmaktadır.
      Diğer taraftan hakimlerin sorumlu olduğu kişi ayda bir FG ile görüşmektedir. Kendisiyle görüşüp istişare notlarını aktarmaktadır. İlgili kişinin söylediği şey şayet yargıladığınız kişi b.başkanı, kaymakam, emniyet amiri ve rütbeli ise başınızdaki abiye danışacaksınız, hizmettense paraya çevirme ve erteleme gibi lehe ne varsa uygulayacaksınız şayet hizmetimize muhalifse teşdit (cezada artırım) uygulayacaksınız diyordu. Bu durum size FG hakkında malumat olur diye düşünüyorum. Bir topluluğa olan kininiz sakın sizi adaletsizliğe sürüklemesin (Maide 8) ayetinin anlaşılmayacak bir tarafı yok. FG'nin kitaplarında söyledikleri (dışa dönük yüzü)yle, dar dairedeki(içe dönük yüzü) arasında farklılıklar bulunmaktadır.
      FG'nin öğrenciliğini yapmış kişiler kendisini anlatıyor. FG öğrencilerine ceza vermek için çocukların ayakkabılarını çıkarıp yeni kesilmiş buğday tarlasında koşmaya zorluyor. Düşene de elindeki sopasıyla vuruyor. Çocukların tümünün ayaklarının kan içinde kaldığını söylememe gerek yok. Bu da size FG hakkında malumat verir diye düşünüyorum.
      FG kitaplarında hep kendini kıtmir, fakir gibi mütevazi biri olarak tanıtıyor. Fakat kendisinden başka kimseye fikir hakkı tanımayan totaliter bir zihniyete sahip. O sporcunun üstünden çıkardığı tişörtün alınması ile FG'nin atletinin alınması aynı şey değil. Çünkü FG dışarıya çizdiği tabloda odaya girdiğinde ayağa kalkılmasından rahatsızlık duyduğunu söyleyen güya mütevazi biri. Diğer taraftan ağzını burnunu sildiği peçeteyi ağzına atıp yiyen bir profesöre sesini çıkarmıyor. Başkalarının, FG artığını içmek için sıraya girdiğini bildiği halde bardağında bir kaç yudum su, çay bırakıyor. Kimsenin artığını içmesine karşı çıkmıyor. Risalelerde salih olduğuna inanmak salih olmamanın delilidir deniliyor. FG kitaplarında hizmeti imaniyede herkes bir neferdir dediği halde kendisini nasıl bir makamda görüyor ki kirli eşyalarının başüstünde gezdirilmesine sesini çıkarmıyor. Eğer siz birine islam alimi nazarıyla bakarsanız sıradan bir müminin yapmayacağı hataları alimin yapmasını aynı kefeye koyamazsınız.

      Sil
    5. Ben rüzgarın esişine göre kendimi ayarlamıyorum. Bu yapılanmayla ilgili çok sayıda çelişkiler gördüğüm için ve FG'nin ikiyüzlü olduğunu farketmemle ayrıldım. Sohbetlere katılırken de beklentim yoktu. Cemaatin gücünün zirvesindeyken ayrıldığımda da hiç bir beklentim / korkum olmadı. Amcamın kızı şizofren hastası, darbeden sonra benimle birlikte 10 kişiyi FETÖ'cü diye ihbar etmiş çok eski tarihli cemaat temasım da olunca tutuklandım. 10'umuz da beraat ettik. Bizim meslek grubunda Devletimiz son derece acımasız davrandı.
      Benim tek hatam sizin gibi insanlara inanmak oldu. Keşke 15 yıl önce de olsa hayatıma hiç girmeseydiniz. Fakat sövmedikten sonra bana istediğinizi söyleyebilirsiniz.
      Ayrıca, önceki yorumunuzda tek suç değil 2 suç birden oluşuyor. Türk Ceza Kanunu 215.maddesindeki suçu ve suçluyu övme suçu (2 yıla kadar hapis) ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7/2 maddesine göre; terör örgütünün internet yoluyla propagandasını yapmak (1,5-7,5 yıl arası hapis)
      Son söz olarak;Fethullah Gülen'i anlamanız için Cevdet Türkyolu'nu dinlemelisiniz. Onu nasıl keyf için darbettiğini öğrenirseniz, FG'yi benim gözümden görebilirsiniz.

      Sil
    6. 1)Cevdet'i nerden dinlicez?
      2) İtirafçılığa rağmen neden 8 yıl veriyorlar 2,5 ve altı değil? Soru almadan zaten hagb vermesi lazım tazminat ödediyse
      3) Göreve gerçekten iade olacağınızı düşünüyor musunuz?
      4) Risaleleri eleştirmek haddim değil diyen biri nasıl Cumhuriyetin Savcısı Hakimi olacak?
      5) Akp sonrası konjonktürde başın tekrar ağrımaması için 4. sorumu bence iyice düşün. İslam bilgisi yarım yamalak başka bir narsist şizofrenin kitaplarım yazdırıldı bu kitaplar mehdiyet günde 15 kere benim kitaplarımın şu bölümünü okuyun benden sonra hayat şeriat aşamaları olacak diye ortada gezmesini eleştiremeyeceksen neyi eleştireceksin.

      Sil
    7. 1)Cevdet'i dinlemeniz neredeyse imkansız fakat samimi olarak araştırırsanız, bu konuda yazılı eserleri okur ve youtube videolarını izlerseniz muhakkak FG'nin gerçek yüzünü görürsünüz.
      2)İtirafçı olan mutlaka 1,5 yıl hapis alıp HAGB(erteleme) alacak diye bir kural yok. Çünkü ilk gözaltına alındığında itirirafçı olmakla yıllar sonra itirafçı olma arasında indirim yönünden fark var. Bir de itirafçının örgütsel konumuna uygun samimi bilgiler vermesi gerekiyor. Bahsedilen kişi gözaltına alındıktan 2 yıl sonra itirafçı oldu. Kendisine önce 9 yıl verip etkin pişmanlık indirimiyle 5 yıla düşürdüler. Sınav yolsuzluğu nedeniyle kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçundan 3 yıl verdiler. Toplamda 8 yıl ceza aldı.
      3)Örgüt üyeliği ve örgüt iltisakı birbirine benzese de farklı kavramlar. Örgüt üyesi verilen hertürlü emre kayıtsız şartsız itaat eden kimseye deniyor. Örgüt iltisaklısı ise örgütü seven, örgüt liderine saygı duyan kendini örgüte ait hisseden kişiye deniyor. Ben örgüt üyesi de değilim, örgüte sevgi/sempati de duymuyorum. Göreve iade konusunda verilen yargı kararları ortada, Bu nedenle %100 göreve döneceğime inanıyorum.
      4)Bu sorunuzda haklısınız. Bir yargı mensubunun tarafsızlığına aykırı fakat ben 4 yıldır ünvanı alınmış cezaevinden çıkmış düz bir vatandaşım. Sıradan vatandaş olmanın verdiği güvenle böyle yazdım. Fakat tarafsızlığı ihlal eden durum bir yargı mensubunun felsefi düşüncesini, inanç veya inançsızlığını kararlarına yansıtması. Takdir edersiniz ki adliye mensupları seçimlerde oylarını boş olarak sandığa atmıyorlar. Hepsinin mutlaka politik görüşleri var. Verdikleri kararlara hayat felsefesi veya idelojik bakış açısını yansıtırlarsa sorun olur diye düşünüyorum.
      5)Ben 2010 yılından beri kendimi, cemaatin aslında göründüğü kadar masum olmadığını eşim, dostum, akrabam, komşum, iş arkadaşıma anlatmaya adadım. 50 civarında benim sözüme itibar edip cemaat ile yollarını ayıran kişi beraat etti. Bu nedenle 2011 yılında FETÖ'cülerin kumpasıyla neredeyse işimi kaybediyordum. Kıl payı kurtuldum. Daha önce söylediğim gibi amcamın kızı şizofren hastası. Darbeden sonra FETÖ'cü diye benim hakkımda ihbarda bulunmuş. 35 yıldır, değil kendisiyle(amcamın kızıyla) görüşmek ismini bile ağzıma almadım. Sonradan anlaşıldıki amcamın kızını aleyhime kışkırtan FETÖ'cülermiş. Kanun önünde hepsiyle hesaplaşıcam. Demem o ki, gücünün zirvesindeyken ben cemaati karşıma aldım. Hiçbir zaman konjonktürel davranmadım. Sonuçta, bahsettiğiniz bir kitap, bu kitabı beğeniyor olmam velevki bu düşüncem de hatalı bile olsam bunun bana nasıl bir zararı olabilir. Örneğin Ahmet Altan'ın tüm kitaplarını okudum, insan olarak kendisini seviyorum fakat bu yazarın ideolojisini benimsediğim anlamına gelmez, Ahmet Altan ateist diye beni de ateist yapmaz.

      Sil
    8. Kitabı okumak sorun değil ama genelde de kitabını okuyan nurcu oluyor yada nurcu zihniyette. Herkesin kitabını oku, eleştir katıl yada katılma. Tarafsızlıkla ilgili bir mevzu da değil olay. Olay tam olarak Nursi ile ilgili. Elmalı tefsiri okusan kimse tepki vermez. Ama politik ve ideolojik bir figür olunca eğer okurken eleştirmiyorsan bu sefer neden eleştirmediğin sorgulanıyor. Bu kitaplar yazdırılmış diyor mesela, şimdi bunu eleştirmezsen sorun o zaman çıkıyor kitabını okumakta sorun yok. Tabi senin eleştirmediğini bu düşünceyi doğru bulduğunu kim bilebilecek? Aslında kimse bilmez ama sen zaten etrafına bunu belli edersin, tam olarak da o zaman nurcu olarak algılanırsın. Devran dönünce de aynı gülencilerin toptan iltisaklısından çaycısına içeri girmesi gibi bu durum da risk oluşturur. Sana nurcu etiketini yapıştırırlar, yanlış bir etikette olmaz o kitabın özel yazdırıldığını kutsallığına inanana nurcu denir. Şu anki nurcuların faturasını ödemek zorunda kalırsın o zamanda. Bu kitabın yazdırıldığına inanıyorum nolcak yani hakim-savcı olamam mı diyeblirsin. O kitabın yazdırıldığına inanıyorsan o kitaptaki çoğu görüşe de inanıyorsundur Atatürk deccal olduğundan Chp'nin din düşmanı olmasına. Bunların hepsi politik. Politik tercihlerin politik sonuçları oluyor bu ülkede. Çoğu sosyal demokrat hakim emekli ediliyor, akpli nurcu hakim yükseliyor. Fark Politik tercihte. O dönem hızlı yükselenin başka dönem hızlı düşüşü olur. Bir gruba girmemek ve bir gruptan da gözükmemek de lazım. Nurcular bugünün pastasından güzelce pay alıyor, ama faturayı hepsi öder yarın. Adaletin terazisi de hassas değil.

      Sil
    9. eski zamanlarda komunist rejimle yonetilen ulkelerde bulundunuz mu bilmiyorum ama bu toplumlarin normlarina gore en buyuk suc veya gunah ispiyonculuktur. Cunku ispiyonladigin kisiye cok agir bedel odetir otorite sahipleri. O rejimin magdurlariyla benzer magduriyetleri yasiyor cemaat mensuplari bu donemde. Birilerinin ispiyonlamasiyla hayatlari karartiliyor. Bu sekilde hayati kararmis bir insan olarak soz hakkim oldugunu dusunuyorum. Ama o da ne! Burasi turkiye kardesim!!! Burada teroristlerin konusmasi yasak. Vatan hainleri, serefsizler sin kaf, falan filan... Mustafa diger munferit!erin de istedigi bu. Yasadiklari magduriyete ragmen ispiyonculuk yapip isin icinden siyrilmak. Hizmette onde gozukup, ben icerde yatmam diye onlarca insani hapse attiran, isinden kovduran, toplumdan dislatan hastalikli bir zihniyet bu. Ispiyonladiklari insanlarin hayati ne sekilde kararmis umurlarinda bile olmaz. Lanet olsun sizin gibi insanlara da insanliginiza da... Insan kendi masumiyetini kazanmak icin baskalarini mahkum ettirip bununla gurur duymamali. Iskence goren, cok zor durumda birakilan insanlari bir nebze anlarim ama yaziktir gunahtir. Kendimi bir an ataturk'un kurgu mahkemeyle idam ettirdigi Seyit Riza geldi. Aradan neredeyse yuzyil gecmis ama ne toplum, ne zihniyet, ne de mahkemeler bir adim bile mesafe katedememis. RTE, Ataturk'un Cerkez Ethem'i kullandigi gibi kullandi. Cephede savastirdi. Yeri geldi kursunlarin hedefine koydu. Bakti ki kendi otoritesi ve vesayeti icin bir tehdit olabilir, bu sefer terorist ve vatan haini ilan etti. Cerkez Ethem'in canini kurtarmasi icin Yunan'a siginmasini da ihanetine delil olarak gosterdi. Benzer seyler yasaniyor gunumuzde. Canini kurtarip yabanci ulkelere iltica eden cemaat mensuplari vatan haini addediliyor. O ulkelere iltica etmeleri ihanetlerine delil olarak gosteriliyor. Ibret alinmayan tarih boyle devam ediyor, edecek. Nurettin Topcu'nun dedigi gibi artik Allah bile yardim etmez bunlara. Her seyi birakip insanlik devrine girmedikleri muddetce...

      Bir insana terorist diyebilmek bu kadar kolay olmamali. Hukuk'un esas kaidelerinden olan masumiyet karinesi, suclarin bireyselligi gibi kavramlar mahkemelerce pic edilmemeli. Gazete aboneligi, sendika uyeligi, banka hesabi yuzunden insanlar terorist muamelesi gorurken, HOP! demek teror propagandasi olarak kabul ediliyor. Yarginin boyle bir karari var deyip bu suca kilif bulmaya calisiliyor. Yazik! Bunu yapanlarin Turkiye'nin hukukculari. Pek cogu aldigi, alacagi rusvetle davani kapatip seni beraat ettirebilecek haysiyetsiz insan yigini. Bir insan ister nurcu olur, ister hizmet hareketi mensubu, isterse de tarikat muridi. Kimse bir insanin bu tercihini suc olarak goremez. Hukuki yasalar mevcut iktidarin normlarina gore sekillenmemeli. Kanun boyle diyor kardesim bu suctur demek fundamental insani haklardan mahrum etmek olur o kisiyi. Birakin insanlar ozgur iradesiyle istedikleri yollardan gitsinler. Bu sebepten insanlar diskrimine edilmeseydi bugun bu hadiselerin hicbiri yasanmazdi. Kitleler bu kadar kutuplasmaz, digerlerine bu kadar kin gutmezdi. Ama canina yandigim memleketinde herkes icten ice biribirinin kuyusunu nasil kazarimin hesabini yapiyor. Son yillardaki en buyuk suc fetocu olmak. Cemaatin imkanlarina erisebilmek icin siraya giren insanlar simdi en cok nefret soylemi yapan insanlar oldu. Az bir omurganiz olsun kardesim. Cemaatin icindeki bu yanlisliklar surekli vardi. Ezilenler cizilenler eskiden de vardi. Siyasetten bagimsiz yasalarin verdigi suclarla bu insanlar cezalandirilsa eyvallah ama kokunu kazimaya o insanlara nefes aldirmamaya calisiyorsunuz. Insaf! Daha dune kadar cocuklarinizi bize emanet ediyordunuz. Okullarda okutabilmek icin araya birilerini sokuyordunuz. Simdi bu kadar guveninizi kazanmis olan insanlara siyasilerin uslubuyla nefret saciyorsunuz. Gunes balcikla sivanmaz derler ama belli ki sivanabiliyormus. Bu kadar boktan bir ulkenin normlariyla gayet mumkun bu eylem.

      Sil
    10. Şimdide sitedeki herkesi ispiyonculukla suçluyorsunuz. Darbe gibi seyler olmadan size yonetilen elestirileri seytani bir merkezden yonetiliyor gibi yansitiyordunuz. TV'de dizilerde vs bu mesaji veriyordunuz.

      Simdi darbe girisimi oldu ve cemaat mensuplari tutuklandi simdide sizi elestiren herkes mitçi veya ispiyoncu gibi lanse ediyorsunuz.

      Ben hukukcu degilim, devlet nedir hic bilmiyorum. Kimseyide ispiyonlamadim.

      Ama Fetullah Gülen cemaati bir kişi kültü örgütüdür. Kültün lideri konusmalarinda acik acik kamuya ait kurumlara sizilmasi gerektiğini soylemistir.

      Bu kadar güçlenmesi Türkiye Cumhuriyetinin suçudur. Ama konusmalarindan kendisi disindaki herkesi kilacallara sizmis olarak gordugunu anliyoruz bu demek oluyor ki bu adam kendisini devletin asil sahibi goruyor.

      Turkiye Cumhuriyetinin varolusundaki faşist emellere hizmet etmeyi kabul ettiği icin kendisine bu görevler verilmistir.

      Bu düzeni sonsuza kadar sürmeyecegini bilimsel olarak anlayabilirdiniz. Anlamayi reddederek savaşa giriştiniz ve kaybettiniz. Böyle bir savaş olacagini kim biliyordu ki? abilerinizden başka.

      Sizi yakan sizin cemaatiniz ve abileriniz ve en baştaki adam olan Fetullah Gülen. Tek suçlayabileceğiniz kişi o. Burada boşuna munferitci soyle boyle diyorsunuz hicbir anlami yok.

      Savaşa giriştiniz. Kaybettiniz.
      Olay bu. Savaş sadece silahli değil ki ayni zamanda psikolojik. Halkin buyuk cogunlugu size karşi tavir tavir aldi. Psikolojik savaşida kaybettiniz. Size kim destek olabilir ki?

      İnsanlar cogunlukla en buyuk zarari guc pesinde kosarken aliyor. Bu sizinde basiniza geldi. Ulke boktanda siz cok mu iyisiniz.

      Latif Erdoğan mi ne demisti. Bu cemaatin en buyuk ozelliklerinden birisi jurnalci ve ispiyoncu olmasi.
      basiniza gelende bu oldu.
      Tabii biliyorum Nurettin Veren ve Latif Erdogan'in ne dedigi umrunuzdab bile degil. Ya ajanlar ya da "hocaefendi"den kendilerini daha buyuk goruyorlar diye dusunuyorsunuz. Beyniniz ve dusunce yapiniz suggestible. Adeta tek tornadan cikmis gibi. Zihnen kontrol ediliyorsunu gibi.

      Sil
    11. 3 Temmuz 2020 07:35 yorumu atan ispitcilik bu diyen arkadaşa

      Yargı ve devlet hakkında dediklerine bir şey demiyorum. Ama 2 nokta var. 1. Bir yapı terör örgütü olduktan sonra istediğin gibi sempati besleyemezsin, bağlantını devam ettiremezsin, savunamazsın. Abdullah Öcalan'ın resimleri kitapları evinde çıkanlar yıllardır bundan yargılanıyor. Bunların hepsi kanunda yazıyor, kanunlar değişmeden hepsi de suç. Cemaatte 15 Temmuz'dan sonra terör örgütüdür, darbeye bulaşmıştır. İstediğin kadar darbeye fake de, erdoğan'ın planı de, kabak gibi deliller var onları çürütemediği sürece bu böyledir. Gülen bu konuda konuşmuyor bile, içerdekilerin hepsi inkar ediyor böyleyken 2 tane cemaatçi gazeteci ancak kendi tabanını kandırır bunlar işi çürütmez, hukuki mücadele böyle olmaz. Karşı tarafın çok ciddi delilleri var.

      İspitciliğe gelince, itirafçılığı böyle görmen ve itirafçılağa takmış olman tamamen senin bakış açın. Öfkeni başına gelenleri birine yansıtman lazım, sen itirafçı olana yansıtmışsın. Çoğu insan itirafçıyı umursamıyor bu işler başımıza Gülen ve hususilerin darbesiyle geldi ve haksızca bizi yargılayan da Erdoğan. Bu 2 isim varken kimsenin umrunda değil itirafçılar. Bu da cemaatin yönetiminin bir algısı kendi nanelerini gizleyip hedef olarak itirafçıları gösteriyor. Bylock'ta tabana tuzak kurdu 100 bin insan ordan gitti, polisin tepesindeki imam gitti itirafçı oldu 30 bin polisin ismini usb'de teslim etti. Bu tepedekilerin ş... 'dir. Buna itirafçılık demiyorum. İtirafçı dediğin 100bin 30 bin isim vermez. Bunlar bizi yaktı. İtirafçılığın birçok boyutu var. İspitcilik demek resmen ilkokul ergenleri gibi olmuş. Celladına aşıksan öfkeyi yansıtacağın yer kalmayınca itirafçılara saydırıyorsun işte. İtirafçı değilim. Ama beni de her şeyi reddedenler uyuz ediyor, onlar yüzünden bizde yalancı durumuna düşüyoruz, ben de kesinlikle bylock yok diyemiyorum, niye? çünkü olan binlerce insan yok demiş. Yalan çok mu normal? en az itirafçılar kadar diğer insanlara zarar veriyorlar. Ama asla kabul etmezler. Kimse dürüstlük ahlak abidesi diye geçinmesin, bu cemaat 5 para etmez. Bylock'u abilerin talimatıyla bişi olmaz diye reddetti herkes, sonra bylock çok gizli bir programış gibi algı oluştu, baştan her şeyi anlatsalar bu iş buraya gelmezdi, şimdi 10- 15 sene ceza alanlar var nolcak? 6 yıl almak varken itirafçılıkla 2-4 yıl arası almak varken niye 10 yıl yatcak? Herkes itirafçı olsa ne değişecekti? herkes 2 yıl ceza alsa ne değişecekti şimdi gene herkes içerde ama 10 yıl yatıyorlar. Bunları düşünsen zaten ispitci demezsin. Bir taraf darbeye diğer taraf soru çalmaya öbür taraf kumpaslara, fişlemeye şahit olmuş, itriafçı olcak napcak, olması da lazım. Ben o şekilde tutuklandım, adama niye itirafçı oldun mu diyeyim. Adam suç işlemiş, itiraf ediyor. Suçunu itiraf ettin ama benim ismimi falan verip her bildiğini niye dedin mi diyeyim? Derim sorun değil ama suçu görünce bu yapının en başından Allah belasını versin bunlar nasıl suçlar dedim öfkem direk oraya gitti, kanım dondu. Hala daha hizmet hareketi sevgi hareketi diye, bilmeyenlere lafım yok da, bilip de böyle diyenlerin Allah belasını versin. Yurtdışına kapağı atmışlar adına hicret demişler oradan vay efendim itirafçılar kafir. Bu suçlar ne? Onlar yalan diyorlar. Kimi kandırıyorsun sen yalan diye burada mahkemelere giren biziz. Bu suçları görünce bu cemaatin tüm pisliğini asıl niyetini güç savaşına girip kaybetmesini de görüyorsun. Valla adımı verene kızabilirim, her suç işle hem de en baştan tanıdığın herkesi anlat, olmaz böyle beni karıştırmıcaktın diye. aMA umursayasım gelmiyor genelde hala bağlı olanlar Gülen'in söylemlerinden itiarfçılara bulaşıyor. Yani en günahsızın gelsin o taşı atsın, bende günah yok. 2 tarafdan da değilim. herkes kendine baksın, bu sitede dolu itirafçılıkla ilgili yazı var.

      Sil
  13. Toplumum evrimleşmesi denen birşey var. Eskiden insanlar sizin okullarınızda okutmak istiyor olabilirdi çocuklarını. Sonradan bundan vazgeçtiler. Bu hiçbir anlam ifade etmiyor hatta insanlar bugunden bakınca, emellerinizi görünce kendilerinede sinirlenip size düşmanlıkları artıyor bunun farkında olun. Kendilerinin dini duygularının sömürüldüğünü anlayınca size daha çok bileniyorlar.

    Siz ise bunu kendinize artı puan olarak almaya çalışıyorsunuz.

    YanıtlayınSil