İlk yazı denemem, şimdiden kusurlar affola… 

Cemaati 16 yaşında yanıdım, şimdi 44 yaşındayım. Yaklaşık bu 30 yıldır, kıldığım namazlarda "Allah’ım beni ömrümden al, HE’nin ömrüne kat" diyerek, çocuklarım olduktan sonra da "çocuklarımın ve benim ömrümden al, HE’nin ömrüne kat" diyerek geçti. Cemaat ve HE sevgim hakkında bir özet oldu sanırım… 

Bana bu yazıyı yazdıran, eski bir abimin bana gönderdiği bir link oldu. Kuytul Hoca’nin, cemaatin uğradığı zulme karşı çıkan açıklamalarını içeren bu linkin arkasına "zor zamanlarda yanımızda durdu delikanlı adammış" tadında bir şeyler yazmış. 

Diğer bir abimin de, Saadetin son zamanlarda yaptığı, AKP ve RTE'yi hicveden reklamları hoşuna gitmiş, onları paylaşmış benle, şu videolu ve penguenli olanları. Adamlara helal olsun diyor. TR'de olsa oyu onlaraymış. 

Mazi canlandı gözümde. Kuytul Hoca’nın Cemaati uyaran, "bu gittiğiniz yol yol değil, toslayacaksınız bir yere, size uyarıyoruz dinlemiyorsunuz, size karşı eleştiri getirmek için ağzını açana tekfire varan hakaretler ediyorsunuz" minvalindeki eleştirilerini sormuştum yine bir abimize, "bizi çekemeyen, MİT veya diğer istihbarat örgütlerine çalışıyor ihtimali olan vs" diye başladı ve bitirdi konuşmasını. Hiç bu adam ne diyor, ya bir kulak assaydık, dinleseydik, yoktu. 

Saadetle ilgili de anı geldi gözüme; Şahin Alpay, 2011 Genel Seçimleri zamanı bir yazı yazdı Zaman’da, başlığı ‘oyum Saadete’ diye. Bizim bölgeci abimiz demediğini bırakmamıştı, oyları bölmek istiyor, şu zamanda AKP ye bu yapılır mı, bizim gazetede nasıl yazı yazdırılıyor buna, Saadet AKP’nin oylarını azaltmak için pompalanan bir parti vs. diyerek. 

Şimdi Saadet’te Kuytul Hoca’da çok iyiler. Neden? Düşman olan AKP ye karşı duruyorlar. Yani bir yerde "düşmanımın düşmanı dostum" mantığı. Yarın AKP ile iyi olunsa, bunlar yine düşman olacaklar yani…Belli bir duruş yok, "biz siyasete uzağız, aynı mesafedeyiz tüm partilere, siyasal islamcı da değiliz" türünden olması gereken "duruş" maalesef yok. Bir seçimde AKP ye oy toplanırken, eşimize dostumuza AKP için yalvartılırken mütevelli olarak, bir sonraki seçimde, olduğunuz bölgeye gore, CHP, MHP hatta HDP için oy istemeniz için yönlendirilebilirsiniz eğer cemaat taraftarı iseniz. 

Aynı şekilde, Kuytul Hoca, daha önce Cemaat eleştirisi yaptığında istihbaratçı, haset vesaire olmakla suçlanabilirken, bugün düşmanımıza karşı olduğu için "delikanlı adam", yarın ne olur Allah bilir. 

Duruşumuz yok, Çevik Bir cemaate, okullara takmış durumda iken, "bugün istesinler, yarın tüm okulların anahtarını teslim ederim" diyen HE, kendini daha güçlü hissettiğinde, yine devlet okullara dershanelere takıkken bu sefer okulları teslim ederiz açıklaması yerine savaş açılıyor. 

Ecevit gibi bir figure, şahsi yaşantısı itibarı ile (tabi ki içini Allah bilir) islamla pek bir alakası yok gibi görünse de, Cemaate destek olduğunda "şefaat hakkı verilirse onun için kullanırım" diyen HE, kendilerinin tabiriyle, alnı secdeye giden, okullarda seçmeli Kur’an dersleri koyan, kamuda ve okullarda başörtüsü serbestisi getiren bir diğer başbakana, Yezit, Tiran, Münafık diyebiliyor. Neden? Cemaate karşı duruşundan ötürü. 

Dediğim gibi, fırdöndü gibi dönen bir yapıyız. Ama sorun şu, biz işimize gelip, yüzümüzü onlara döndüğümüzde, desteklerine ihtiyacımız olduğunda, zamanında uyarılarını dinlemediğimiz, gördükleri zulümlere kulaklarımızı kapadığımız insanların ve grupların şimdi bizim uğradığımız zulüm karşısında ayağa kalkmasını istiyoruz, ses çıkarmadıklarında çok kızıyoruz. 

MHP’nin Genel Başkan Yrd.larının kasetleri çıktığında tam seçim öncesi çok hoşumuza gitti, hiç "tecessüs etmeyiniz" ayeti gelmedi aklımıza, ayıptır, günahtır gelmedi. HDP liler, kürtler ezim ezim ezilirken, beter olsunlar dedik, CHP belediyelerinin yolsuzlukları ortalara serilirken, 12 yıl boyunca tek bir AKP belediyesinin yolsuzluğunun ortaya çıkmamasına, cemaatin yayın organlarının bunları görmemesine ağzımızı açmadık. Ama şimdi, tüm bu gruplar bize karşı olan zulme karşı dursun, sesleri çıksın istiyoruz, bir de çıkmazsa sesleri kızıyoruz. 

İnsanlar sokaklarda haklarını ararken, "sokaklarda gösteri yapmak İslami değil, bizim kültürümüzde yok" diyen cemaat, BankAsya'nın önüne cevşen okuyan ablaları gönderince normal karşıladık, "hani duruş" demedik. Adliyenin önüne abileri protestoya gönderince, bizim yaptığımız demokratik hak araması oldu… 

Velhasıl, insanları salak sanıyoruz sanırım, kolay kandırılır, kendi yanımıza çekilir görüyoruz. Fakat değiller. Herkesin yaraları taze. Daha dün Ergenekon için adliye önünde hapis önünde bekleyen komutan eşlerine "sarışınlıklarından belli oluyorlar" diye espriyle yaklaşan, daha suçları belli olmadan 2-3 sene tutuklu şekilde bekleyeneler için isyan edenlere "adalete güvenin, vardır bir bildiği" diyen biz, kendi arkadaşlarımıza aynı şey yapılınca isyan ediyoruz. İşimize gelmeyen başsavcı makamında yaka paça gözaltına alınırken "bu yaptığınız hukuksuz" bağırışlarına gülümseyerek yaklaşan biz, kendi hakim savcılarımıza aynıları yapılınca yer gök inlesin istiyoruz. 

Burada hiçbir yazdığım RTE'nin zulmünü, içerideki masum sadece hizmet için malını, zamanını harcamış yiğit abilerimin yaşadıklarını haklı çıkarmaz. Allah tez zamanda kurtarsın, bu zulmü de durdursun. Ama karşı tarafın yaptığı zulmün, bizim hatalarımızın örtülmesine izin vermemek lazım. 

Özgürlükçüysek, herkese karşı, demokratsak herkese karşı, zulme karşıysak, tüm zulümlere karşı olmalıyız. Duruşumuz olmalı, en azından bu yaşananlardan ders alınarak bundan sonra bir duruşumuz olmalı meselelere, vesselam. 

İsyankar Evlat 
Twitter @EvlatIsyankar