Header Ads Widget

test banner

Hizmet Hareketi ve Evrensel kavramlar




Hizmet hareketine baktığımızda demokrasi, adelet, özgürlük, insan hakları,  gibi kavramları savunduğunu ifade ediyor. şimdi size bu kavramların hizmet hareketindeki pratikliğiyle ilgili bazı sorular soracağım.

1) İstişare ortamları demokratik miydi?

2) Fikirler hür ifade edilebiliyor muydu?

3) Söylenenlere eleştirel yaklaşanın tayini çıkıyor muydu?

4) Kurumlarda (ev, okul, dershane) hizmet dışı kitaplar rahatlıkla okunabiliyor muydu?

5) Verilen vazife istenmediğinde sıkıntı yaşanıyor muydu?

6) Bölgede vazife yapanların maaşları zamanında veriliyor muydu? Ve sigortaları ödeniyor muydu?

7) Kurumlarda çalışan kişilerin maaşları ve sigortaları asgariden mi yatıyordu?

8) Kurumlar  arası maaşlar adaletli miydi?
         (Bölge, dershane, kolej, kaynak holding)

9) Maaşlarda rızanız olmadan (burs, gazete, kurban) kesintileri oluyor muydu?

10) Tazminatlar  alınıyor muydu? Eğer alınıyorsa kesinti oluyor muydu?

11) Soru sorduğunuzda çok soru sorma itaat et söylemine maruz kalıyor muydunuz?

12) Hizmet kurumlarında akraba ve dost yakınlıklarından dolayı ehli olmadığı halde işe alınan veya yaptığı görevi hakkıyla yapmadığı halde görevinde kalan kişilere tanıklık ettiniz mi?

13) Öğrenci evlerine 5-6 adet gazete abonesi yapıldığına şahit oldunuz mu?

14) İdareciler (hadimler) kurumlarda çalışan işçilere (temizlikçi, çaycı, aşçı) kibirli davranırlar mıydı?

15) İdareciler (hadimler) kendi egolarını tatmin etmek için izin günü sizlerle toplantı yapmış mıdır?

16) İdareciler (hadimler) tarafından yalan  söylemeye teşvik edildiniz mi?

17) İdareciler (hadimler) tarafından mobinge maruz kaldınız mı?

18) İdarecilerin (hadimlerin) hizmetin parasını israf ettiğine şahit oldunuz mu?

Ben sadece sorular sordum. Bütün  bunlar sistemsel hatalar mı yoksa şahısların hataları mı? Bununla  ilgili Twitter adresimde anket olacaktır katılırsanız çok sevinirim. Sağlıklı bir veri elde etmiş olacağım.

-Tarık Yavuz
Twitter adresi: https://twitter.com/tarikyavuz_34
author

"Sorumluluk Reddi" Konusunda Önemli Bilgilendirme:

Münferit Fikir Platformunda yazılan tüm yazılar, aksi MFP YYK tarafından belirtilmedikçe yazarların kendi görüşleridir. MFP’nin ve platformdaki diğer yazarların görüşlerini yansıtmaz veya ifade etmez.

Yorum Gönderme

1 Yorumlar

  1. Anonymous20 Ocak, 2019

    Bu hizmet hareketi Türkiye şartları içinde iyiydi. Yoksa her yerinden bir delik bulursun. Türkiye'de kötünün iyisiydi. Gelişmemiş 3. sınıf bir ülkede onca cahilliğe rağmen çıkan iyi bir hareketti gene. Türkiye'deki diğer taraflara göre iyiydi. Ama evrensel olarak falan bakarsan yok her yeri delik. İstediğin kadar da yama yap tutmaz. Bunu da genel çerçevede söylüyorum, suç işleyenleri falan ayıklayıp genele bakınca. Yoksa o suç işleyenler kötünün iyisi falan değil bildiği kötülerle aynı kötü.

    Kader planında belki bu yüzden bu musibetler gelmiş olabilir. Yapılacak şey evrensel manada kimsenin laf diyemeyeceği bir cemaat kurmak olmalı. O cemaatte böyle kocaman olmaz. Küçük bölgesel yapılar şeklinde olur. Bireyler iyi olarak olur. Piramit şeklinde örgütlenerek ya da Gülen'i yücelterek falan olmaz. Bireylerin bireyselliğini kaybetmediği ama kendi aralarında kültürel faaliyetler yaptığı, yardım toplayıp ihtiyacı olanlara verdiği bir yapı olur. Yani %100 uhrevi işlerle ilgilen istisnası yok. Zaten %100 uhrevi olunca çokta büyüyemezsin emin ol. O zaman kimse gelmez.

    Birey olarakta çok iyi insanlar vardı bu cemaatte. Cidden çok fedakar uhrevi iyi niyetli. Ama Gülen'i de çok severlerdi işte. Adam çok iyiyse geçmişteki Ergenekon mağduriyetine niye ses etmedi diyebilirsiniz. İşte hacı amca düşün, çok gazete okumayan okuyunca da bizim gazetemiz yalan yazmaz diye Zaman'a güveniyordu. İnsan saf olunca da güveni fazla oluyor. İyi insanları Gülen'e ve tepedekiler o medya falan güven mahvetti. Onlara çok güvendiler.

    YanıtlayınSil