Ortak Akıl ve Bireylerin Sürüleşmesi - Münferit Fikir Platformu

SON

Bu Blogda Ara

24 Aralık 2018 Pazartesi

Ortak Akıl ve Bireylerin Sürüleşmesi

Ortak aklın doğru, verimli sonuçlara varabilmesi için kararların hangi koşulların ürünü olduğunun değerlendirilmesi gerekiyor(1).

Aynı fikirdeki insanlardan oluşan bir grubun kararı nitelikli olmayacaktır. Hiyerarşik yapılarda ve merkezi karar alınan kurumlarda uzmanlaşmaya daha az önem verilir. "Yeni şeylere gerek yok, merkezi yapı her şeyi düşünür." anlayışı hakimdir.

Bireysel özgürlük anlayışıyla kendi adına hareket eden kişiler, hatalı ve suça bulaşan kişilerden uzak durur. Bireysel katkılar, grubu desteklediği gibi oluşacak yanlışlıklardan ve hatalardan grubun tamamı etkilenmez. Bu durum sistematik ilişkilerde ise tam tersi sonuçlara neden olur.

Kişilerin tamamının katılımıyla oluşan ortak akıl, rasyonel sonuçlara ulaşmaya yardımcı olur. İhtimalleri değerlendirirken polislerin görgü tanıklarını ayrı ayrı dinlemesinde olduğu gibi nitelikli bilgiye ulaşmada katılımcılık önemli rol oynar.

Öngörünün doğruluğunu daha yükseklere çıkarmak için istatistik, anket gibi verilerden faydalanmak ve  nihai kararları formüllere(2) bırakmak en doğrusu olacaktır. Formüller şartlardan etkilenmezler.

Kararlarda akılcı olmayan sonuçlara yol açan çeşitli faktörler bulunmaktadır.

'Sezgisel birleştirme' ile dar bir grupta sözü geçen aktör kişisel bilgisini genelleştirir ve bir takım bağdaştırma ya da eksik argümanlarla diğer karar alıcıları etkiler. Açıkçası, açlık ve tokluğuna göre psikolojisi değişen kişilerin kararları da bu durumdan etkilenecektir. Böylelikle ortaya çıkan başarılar sözü geçen şahsa verilirken,  başarısızlık ise kolaycılık açısından şansa ve kadere bağlanabilmektedir. Bu durum 'kendini kandırma' ile açıklanabilir. 'Sosyal etkileşim' ise kişinin topluluğun hareketlerinden kopamadığı ve kendi olamadığı zamanlarda ifadesini bulur ve kişiyi bağımlılık ilişkisiyle bağlantısını devam ettirmeye yöneltir(3).

Kapalı devre sistemlerde 'ortak akıl' oluşacak tekrarlarla bir süre sonra mutlak itaate,  daha sonra da 'sürü' davranışının sergilenmesine neden olacaktır. Normal şartlarda 'ortak akıl' ile üstün bir seviye yakalanacakken baskı, korku, dışlama ve tehditlerle 'sürüleşme'ye adım atılmış olur.

Değişmeyen anlayışlar ve 'sen-ben-bizim oğlan merkeziyetçiliği' ile kendi dar dairesinde 'bireylerin sürüleşmesine hizmet' edilmiş olur.

Sürüleşme ile evrensellik, farklı yaşam tarzlarına saygı, özgürlük gibi insana dair kavramların bir arada olamayacağı açıktır.



-Ali Bulut


Notlar

1- Bu konuda James Surowiecki'nin Kitlelerin Bilgeliği kitabı ile ilgili

http://www.artfulliving.com.tr/edebiyat/kalabaliklarin-bilgeligi-i-3237 …

https://www.yenisafak.com/yazarlar/atillayayla/kitlelerin-bilgeligi-nasil-doguyor-2014534 … yazılarından yararlanıldı.

2-Daniel Kahneman- Hızlı ve Yavaş Düşünme, s.263

3- İşletme Fakültesi Dergisi, Cilt 12, Sayı 2, 2011, 232, Hatice Doğukanlı, Bahadır Ergün, "İMKB’ de Sürü Davranışı: Yatay Kesit Değişkenlik Temelinde Bir Araştırma" makalesi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme