Header Ads Widget

test banner

Fethullah Gülen, Kafirlikle İtham Ettiği Etkin Pişmanlıkçılardan Özür Dilemeli


Bir video paylaşım sitesinde gezindiğim esnada, Gülen Hareketi lideri Fethullah Gülen'in bir videosuna rastladım (https://www.youtube.com/watch?v=W1cj93EYh3Y). İlgili videoyu dinlerken, kulaklarıma inanamadım. Videoda, Fethullah Gülen, bilerek ve isteyerek etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan kişileri, zavallılıkla ve kafirlikle itham etti. Fethullah Gülen, daha da ileri giderek, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan kişilerin 5 vakit değil, 10 vakit namaz kılmaları halinde bile, yine kafir olduklarını iddia etti. Kısacası, Fethullah Gülen, haksız ve hukuksuz bir şekilde, birtakım kişileri, kafirlikle itham etti.

Cezaevlerinde bulunduğum esnalarda, Gülen Hareketi iddiasıyla yargılanan ve etkin pişmanlık yasasından faydalanan bazı şahısların, sürekli ibadet ettiklerine şahit oldum. Bulunduğum koğuşlarda benimle birlikte kalan etkin pişmanlık yasasından faydalanan kişilerin de iyiliklerini gördüm. Onların istihfaf'ta (aşağısama), istihlal'de (haramı helal sayma) ve istihza'da (alay etme) bulunduklarına şahit olmadım. Açıkça yazıyorum. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan 1 kişi dahi Müslümansa, yapmış olduğu çirkin açıklama nedeniyle, Fethullah Gülen, kafir olmuştur. Tövbe edip kelimeyi şehadet getirmiş ise, inşallah İslam dinine dönmüştür. Fethullah Gülen, kafirlikle itham ettiği etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan kişilerden özür dilemeli.

***

Kişiler nasıl mı kafir olurlar?

Yaratıcının varlığına inanan ve yaratıcının Cebrail isimli melek aracılığıyla peygamber efendimize gönderdiği vahiyleri kabul eden kişilere Müslüman denir. İstihfaf'ta, istihlal'de ve istihza'da bulunan kişiler, kafir olurlar. Dinden çıkan kişiler, sözlü veya yazılı olarak ifade ettikleri çirkin söylemlerden dolayı tövbe ederek ve kelimeyi şehadet getirerek, İslam dinine dönebilirler. İslam dininden çıkmak suretiyle, tövbe etmeyen ve kelimeyi şehadet getirmeyen kişiler, ölmeleri halinde sonsuza kadar, cehennemde kafir olarak kalırlar.

***

Gülen hareketiyle ilgili, beynime takılan hususlar

Gülen Hareketi iddiasıyla yargılanan kişilerin haklarında çıkan haberleri, sürekli takip ediyorum. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan kişilerin, kolluklarda ve mahkemelerde yaptıkları savunmaları dinliyorum. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan ve haklarında idari işlem yapılan bazı eski TSK mensuplarının şu söylemleri, şahsımı çok düşündürüyor. "Mahrem imam, bana Kuran’a el bastırarak, sınav sorularını verdi." "Mahrem imam, eşimin başını açtırmamı ve kesinlikle kapattırmamamı istedi." Mahrem imam, gözlerimle ima yoluyla namaz kılmamı istedi." "Mahrem imam, çevremde bulunan kişileri fişlememi istedi." "Mahrem imam, zorda kalmam halinde, içki içmemi ve zina yapmamı istedi."

Birtakım kişiler, birilerini fişliyorlarsa, kul hakkına girmiş olurlar. Zaten, Allah karışmıyor kul haklarına. Eşlerinin başlarını açtıranlar, Nur suresinin 31. ayetine muhalefet ederler. İçki içenler, Bakara suresinin 219. ayetine, Maide suresinin 90. ve 91. ayetine muhalefet ederler. Usulsüz soru alanlar ve bu yolla işe girenler hem haram kazanç elde ederler hem de kul hakkına girerler. Zina eden kişiler, Nur suresinin 2. ayetine ve İsra suresinin 32. ayetine muhalefet ederler. Gayrı Müslimler tarafından esir alınmayan, rükûa ve secdeye gidebilen kişilerin sözde kıldıkları ima yoluyla namaz, Yaratıcı tarafından kabul edilmez. Kısacası, hak yola batıldan gidilmez.

***

Kimsenin kalemşoru değilim

Yazmış olduğum bu yazıdan dolayı, şahsıma küfürler ve hakaretler edilebilir. Birtakım kişiler tarafından, ajan, haber elemanı, hain vb. iftiralarla itham edilebilirim. Bazı sevenlerim şahsımdan nefret edebilirler. İnsanlar, paylaşımlarımı ve yazılarımı desteklemeyi bırakabilirler. Hatta, bazı sevenlerim, şahsımı hayatlarından çıkarabilirler. Ben bir yazarım. Olayları tarafsız bir şekilde değerlendirerek, kamuoyunun bilgisine ve ilgisine sunarım. Nasıl ki, binlerce kişinin sustuğu anlarda, Fethullah Gülen'i ve Gülen Hareketi'ni sevdiğimi açıkça ifade ettiysem ve bu uğurda çeşitli zulümlere maruz kaldıysam, aynı şekilde Fethullah Gülen'i ve Gülen Hareketi'ni eleştiririm. Kimsenin kalemşoru ve tetikçisi değilim. Her zaman vicdanımla hareket etmeye devam edeceğim.

Kısa videonun daha sonra bulduğum tam hali: http://www.herkul.org/bamteli/bamteli-kazanma-kusagindayken-korku-iftira-ve-giybet/

Cüneyt Arat
Twitter: @cuneytarat01

Not: Bu yazı ilk defa Cüneyt Arat'ın Patreon sayfasında yayınlanmıştır: https://www.patreon.com/posts/fethullah-gulen-40587887
author

"Sorumluluk Reddi" Konusunda Önemli Bilgilendirme:

Münferit Fikir Platformunda yazılan tüm yazılar, aksi MFP YYK tarafından belirtilmedikçe yazarların kendi görüşleridir. MFP’nin ve platformdaki diğer yazarların görüşlerini yansıtmaz veya ifade etmez.

Yorum Gönderme

13 Yorumlar

  1. Hocaefendinin orada kastettiği başkasına iftira atanlar. Siz olayı yanlış anladınız, Türkiye şartlarında kimse kimseye niye itirafçı oldun diyemez. Bu süreci art niyetli emellerine alet edenler var.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Başkasına iftira atmak küfür müdür? Öyle ise cemaatten bazı kimselerin iftira ve sahte delillerle insanları hapsetmesi de küfür müdür?
      Yoksa Kimin iftira attığına göre küfre girmek değişkenlik mi arz eder?

      Gülenin kastettiği sanırım açık aslında. Kendi davasına ihaneti islama ihanet olarak görüyor. İslama ihanet ise küfürdür. Gülen zamanın görevli kişisi hatta peygamberlik görevi olmayan ve islam ile amel eden Hz İsa olduğu için ona ihanet islama ihanettir değil mi?

      Sil
    2. F.Gülen bu videodan çok daha önce, mesela "cebrail parti kursa da ona oy vermem" demek suretiyle dinden çıkmıştı. "Peygamberimşz gelse ve bana ey fetullah gittiğin yol yol değil, dön dese yine ben bildiğim yoldan giderim" demesini nereye koymak gerekir? Bunun gibi ne herzeleri vardı zaten ama peşinden gidenler mankurtlaşmış insanlar olduğundan anlamamada ısrar ettiler.

      Sil
    3. Aslında sizin dediğiniz açıdan da bakınca varsayalım ki "iftira attı" ve küfür de değil. Ancak bir din adamının kendini ifade şekli başka türlü ne olabilir ki?

      Hocaefendi kalkıp "yalan şahitlik/tanıklık" TCK'nun 5237 sayılı kanunun 272. maddesine göre suçtur yapmayın mı diyecek? Tabiki demez. Olayları kendi lügatında geçen kelime ve cümlelerle ifade eder. Bir din adamı olduğunu gözardı ediyorsunuz.

      Sil
  2. Tebrik ediyorum sizi cüneyt bey..çok özel,çok insanın içini kanatan bir konuyu yszdıniz ..bir çok insan cesaret edip soramıyor ,bu hususları..siz doğru bildiğiniz yoldan gidip, bedel ödediniz..Bende yazınıza ilaveten,şunu sormak istiyorum;Bu etkin pişmanlıktan ,yararlananlar,yani şunu diyenler..Bu iş legal iken,burs verdim,kurban verdim,himmet verdim,sohbete gittim.şu arkadaşlarla beraberdim diyenler..şimdi dinden çıkıp ,kâfir mi oldular(Allah muhafaza buyursun).
    Bu kişiler, namazı ,abdesti,orucu bıraksimlarmı,iyilik yapmaktan vaz mı geçsinler,intihar mı etsinler..her şey bitti mi onlar için,ben bunları şahsım olarak merak ediyorum..F.g.nin bu cümlesinden sonra,benim tanıdığım,çok insan tranva yaşadı ve sarsıldı..Bu kadar kolaymı ,kişilerin ahiretleriyle alâkalı hüküm vermek ..Bilen varsa söylesin lütfen.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O travma yaşayan insanlar artık anlasınlar, Gülen düşündükleri gibi bir kişi değil, verdiği fetvaların da hiç bir önemi yok.

      Sil
  3. Cüneyt bey yazınız çok yüzeysel olmuş. Derinliği yok. Keşke bu yazıyı yazmadan önce, bu platformda bu konuda daha önce yazılmış yazılara baksanız iyi olur du...

    YanıtlayınSil
  4. Uzaklardan gazel okumak, fetva vermek kolay. Bu kadar mazlum neler yaşadı ve neler çekti/çekiyor. İşi, evi, yuvası dağıldı. Sağlıkları bozuldu. İnsanları perişan ettiler. Gelsin önce ülkesinde hesap versin. Yazıklar olsun. Kul hakkını yiyenler yuh olsun

    YanıtlayınSil
  5. Bu yazıya bence en çok the Cemaat ve Cemaat içerisindeki statükonun devamından yana insanlar sevinmiştir. Niçin böyle düşündüğümü madde de aşağıda sıraladım.

    Özür gerekli midir?

    1. Evet birilerinin kafir ilan edilmesi konusu gerçekten çok tehlikelidir. ve Fetullah Gülen de zaten bu sebeple sözlerini çok dikkat ederek seçmiş. Önlerine konulan iftira mahiyetindeki Birşeyleri imzalayanlardan bahsediyor ve bunu da bilek isteyerek mahsur görmeden yaptıysa şartına bağlıyor. Mekke zamanında insanları dinden çıkartmak için uğraşan kafirler de isteyerek ve bilerek dine zarar veriyorlardı onu referans alıyor. Yani teknik olarak analiz doğru özür dileyecek bir durum yok.
    2. Emin Üsteğmenin MFP’de anlattığı gibi bazı etkin pişmanlıkçılarının da yaşadıklarını anlatması bu kategoriye zaten girmiyor. Adam yaşadığını anlatıyor ise iftira atmıyor ise bir sorun yok.
    3. Yaptığı her işi Allah rızası için yapan bir grubun gizlisi saklısı olmayan bir cemaatin gerçeklerden korkup o kişileri karalaması çok mantıksız. Bu videoda asıl eleştirilecek konu bence bu olmalı.

    Travma yaşayan itirafçılara bir mesaj:

    4. Yaşadıklarını anlatıp cemaat içerisinde gizli kapaklı işleri açığa çıkaran insanlar, bilsinler ki masumlar ile suçluları ayırılabilmesi için çok önemli bir işe imza atıyorlar. Bunu yaparken objektif olup, olmayan şeyleri olmuş gibi anlatmıyorlarsa benim kanaatim müsterih olsunlar. Bunun için onlara teşekkür ediyorum.

    Bu konuda yanlış anlaşılmaya kimler sevinir?

    5. Yazıda bahsedildiği gibi Fethullah Gülenin açıklamaları sanki etkin pişmanlıkçıların hepsini kapsıyor gibi de anlaşılabiliyor. Bu yazı ile maalesef böyle anlaşılmasına bir katkı sağlanmış.
    6. Cemaat içersindeki hususi hizmetleri ve statükoyu devam ettirmek isteyenler bu yazıyı bence çok beğenmişlerdir.

    Sorunun Kaynağı:

    7. Birçok konuda olduğu gibi burada da problem konulara yeterince detaya inmeden elmasıyla ile armutuyla hep beraber bakmamızdan kaynaklanıyor.
    8. İftiracı ve iftirasını bilerek yapan bununla dine zarar veren ve bunu isteyerek yapan insan başkadır. Yaşadığı şeyleri anlatıp, din için yaptığı şeylerin yanlış olduğunu fark edip bundan dönen ve masum insanlarla gerçek suçluların ayrılması için gerekirse kendi suçunu kabul edip bundan zarar gören insanlar ayrıdır. Benim gözümde bu bir yiğitliktir.
    9. Aynı şekilde hususi adı altında. İsmini değiştirip gizli gizli önemli yerledeki kişilerle buluşup, içeriden bilgi alan, talimat veren, gündem taşıyan, başkalarının ayaklarını kaydırmak için plan yapan, sadece kendi gibi düşünenler oraya girsin diye soru çalan ...vs ile, sadece Allah cc adını Güneş'in doğup battığı her yere götürmek için sohbete giden, burs veren, okul açan, kermes yapan, himmet veren... vs bir değildir.

    Sonuç:
    Eğer birazcık olsun TRdeki zulmün bitmesine bir katkımız olsun istiyorsak, hususiciler, cemaat içerisindeki gizli yapılanmalar ile hizmet erlerinin birbirinden tamamen ayrı iki kavram olduğunu her fırsatta belirtmemiz gerekir. Hizmet erlerinin yapması gereken de bu ayrıma katkı sağlayarak bu kişilerin bünyede artık daha fazla barınamamasına yol açacak kadar iğneden ipliğe şeffaflığı savunmaktır.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tebrikler meseleyi madde madde çok güzel izah etmişsiniz, katılıyorum size

      Sil
    2. Unknown isimli kişi, o kadar saçmalıklar yazmızsınız ki. Eğer cesaretiniz varsa gelin TR'ye. Sizde hesabınızı verin. Soru çalmak/ çaldırmak, gizli KOD isimlerle iş yapmak, vatanı terk ettirip Meriçte insanları kaybetmek nerede var. Vatana ihanet edip yurt dışına kaçmak ile Mekke zamanını nasıl karşılaştırabiliyorsunuz.

      Sohbetlere falanca isimlerle katıldım, Derneği filanca kişilerle kurduk, Bankasyaya para yatırdım iftiracılıksa, F.G tam bir terörist başıdır.
      İnsanlar zaten işinden atıldı. Ceza evlerinde atıldılar, itibarlarını kaybettiler. Tüm bunların üstüne insanları yakan Alçak fetva veriyor.
      İnsanlardan burs, yardım vs şeklinde aldıkları paralarla yurt dışına kaçan, zevki-sefa içinde yaşayan ve bizleri burada zulme terk eden tüm hainlerin Allah belasını versin. Günleri zehir ve zıkkım olsun

      Sil
  6. Cüneyt sen de iyice kendini kaybettin, hocaefendiye nasıl bunları dersin eskiden tanıdığımız insana benzemiyorsun artık. Senin gibiler hep yanıldılar biliyorsun.

    YanıtlayınSil