Header Ads Widget

test banner

İrade ve İbadet

İlk yazımda Willpower: Rediscovering the Greatest Human Strength kitabını tavsiyeler kısmına eklemiştim. Bu kitap bir yönüyle bu yazımdaki bazı bilgiler için ön şart (prerequisite) olduğundan kitabın iki temel fikrini kendi yorumumu da katarak özetleyeceğim.

İrade sınırlı bir kaynaktır. Vücudumuzdaki kaslara benzer çalışır. Nasıl ki kullandığımız kaslar bir zaman sonra yorulur ve tekrar kullanmak için dinlenmek gerekir. Aynı şekilde irademizi tüketen eylemleri de kesintisiz sürdüremeyiz. Ara ara dinlenmek gerekir. Diğer bir benzerlik de ikisine de kondisyon kazandırmak mümkündür. Yani nasıl ki kaslarınızı her gün çalıştırıp kondisyon kazanmanız mümkünse irademize de benzer şekilde kondisyon kazandırmanız mümkün.

İrademiz tek bir kaynaktır. Bu yüzden farklı işler için aynı irade havuzundan harcama yaparız. Yani ders çalışırken, bir insana kızdığımızda susarken, sabah erkenden yataktan kalkarken, tuzlu ve şekerli ürünleri tüketmemek için kendimizi dizginlerken veya genel olarak herhangi bir kurala uyarken hep aynı kaynaktan irademizi harcarız. 

İradeyle ilgili bu iki sonuç doğal olarak farklı eylemler arasında tercih yaptığımızda fırsat maliyetini (opportunity cost) doğurur. Örnek vererek bu kavramı şöyle açıklayabiliriz: Diyelim ki iki saatiniz var ve bu sürede ya kitap okuyacaksınız ya da ödevinizi yapacaksınız. Teorik olarak zamanı iyi kullanıp önce ödevi yaparım sonra kitabı okurum diyebilirsiniz. Fakat pratikte işler böyle gitmez. İki saatten daha kısa sürede ödeviniz bitse bile genellikle kitap okumaya yetecek iradeniz kalmaz ve kalan zamanda kitap okuyamazsınız. Bu yüzden bu örnekte ödev yapmanın fırsat maliyeti kitap okumaktır.

İradeye dair bu açıklamaların ardından asıl konuya dönelim ve bir Müslüman’ın hayatına bakalım. Teheccüdü, kuşluğu, evvabini hariç tutsak bile Müslüman'ın günde kılması gereken beş vakit namaz vardır. Bunun yanı sıra sabah uyanıp akşam yatana kadar uyması gereken kurallar ve kaçınması gereken haramlar vardır. Tuvalete girmeden, yemek yemeye kadar yaptığı her işte uyması tavsiye edilen sünnetler vardır. İrademizi tükettiğimiz her bir dini sorumluluk, erteleyeceğimiz veya aksatacağımız dünyevi bir vazife anlamına geldiği için şu soruyu kendimize soralım: Uyması gereken bu kadar kural, yerine getirmesi beklenen bunca dini vecibesi olan bir insanın dünyevi işleri için ne kadar iradesi kalabilir veya kalsa bile bu işlerde ne kadar başarılı olabilir?

İrade-din ilişkisine değinmişken zaman kavramından bahsetmemek olmaz çünkü dinin emirlerine yönelik şu ana kadar gözlemlediğim eleştirilerde irade yerine zaman vurgusu yapılıyordu. Ama bana kalırsa zaman kavramı üzerinden yapılan eleştiriler yetersiz kalıyor. Zira bir Müslüman'ın her gün düzenli olarak zaman gerektiren tek sorumluluğu beş vakit namaz ve hazırlıklarıdır. Buna cevaben de Üstad'ın Dördüncü Söz'üne atıf yapılarak bir saatin abdestiyle birlikte beş vakit namaza kafi geldiğine kalan 23 saatin kalan dünya işleri için yeterli geleceğine değiniliyor. Eğer sadece zaman kavramını hesaba katar ve irade mefhumunu ihmal edersek bu cevap gerçekten tatmin edici oluyor. Sonuç olarak da Müslüman bir birey dünyevi işlerindeki tembelliği ve başarısızlığı için kendini suçluyor. Bu yüzden dinin emirlerine yönelik eleştirilerde zaman kavramı kadar irade kavramı da göz önünde bulundurulmalı ve namaz dışındaki dini yükümlülüklerin zamanınızı tüketmese bile irademizi tükettiği hesaba katılmalıdır.

Sonsöz ve Tavsiyeler

Bu yazıda Roy Baumeister'in irade hakkında yazdığı kitaptan hareketle dini sorumlulukların dünyevi işlerimize olan muhtemel etkisine değindim. İstifade etmeniz dileğiyle…

***

Kitap Önerisi: Deep Work (Cal Newport)

Video Önerisi: Inside the Mind of a Master Procrastinator (Tim Urban)

-Fergani
@ferganimirzabey

author

"Sorumluluk Reddi" Konusunda Önemli Bilgilendirme:

Münferit Fikir Platformunda yazılan tüm yazılar, aksi MFP YYK tarafından belirtilmedikçe yazarların kendi görüşleridir. MFP’nin ve platformdaki diğer yazarların görüşlerini yansıtmaz veya ifade etmez.

Yorum Gönderme

0 Yorumlar