Header Ads Widget

test banner

Genç ölümüm, yürekler yaksın



I

yazık, artık bir şairim
akınlar görmeyişin sancısıdır bu

bir lenk fahte bestedir artık
kâni
ömrüm
yahut ay mari cruz
o filos mou
c’est moi‬‬ ‬

dinmiş bir türküden kalan ince bir sızı
artık ipek telli saz getirseler
tek teline dokunasım yok
kefli kefli

bilmeden
bilemeden tenerife kaldırımlarını
engin bir denizdeki karanlıklardan korudu
beni gemisi hüdanın
ol görklü çalabın
ki donatarak dolmuştur şol gökleri

II

gözlerine uçan kuşlar gibiydik bir kızın

bıktık artık hatşepsut kılıklı reculiyetten
dünyada ne bulduk ki ölümden kaçılsın

yine gece
bülbülleri hamuş etmenin vaktidir

rathaus schöneberg önündeyiz
işte bak salih
‘yav meğer ne kadar da beraber atıyormuş kalplerimiz’
diyarımız civarımız ashab-ı kehf

ve o kargaşalık içinde ben
yıldızlara bakıyordum
ölü
ama hala parlayan yıldızlara
ölü ama
yeni bir hayatla doğrulan yıldızlara
zaten hiç eğrilmemiştiler

III

yakılsın ölü asker için ilk türkü
‘bize de derler çakırca yar fidan boylum’
ve dahi yakılsın konaklar
yıkılsın

oysa kalplerin en latifini
ve eşyanın zıddıyla bilinişini
yalnız hint’le
hint’le bilmek isterdim
yalnız hint

çünkü ben ‘o serçeye gitme dedim’

IV

poliste bir ipparhea kadar
ben bir şehre gelende pia gitmiş kadar
yalnız, yalnızım şimdi
çünkü geç kalınmış uçarılıklarla
olmadı işim

ana dili kendisine yabancı olmuş sağırlar misali bu şehir
hep
arkamdan gelirdi
kavafis
köke bir gramer olarak bakma derdi kavafis
kökte bir özge diyar vardır
o varda gizli bir yâr nardır
göremedin;
bu varta seni yakıp yıkandır

yeni bir ülke
başka bir deniz
işte dictis impossibilitatis

V

bu topraklara bakınca niye içim sızlıyor‬‬
bu hali seyrettikçe ciğerlerim
karacoğlan da böyle miydi
ay allah insan olmak çetindi

apollonia öldü mayki
apollonia
öldü

dağlarda tek tek ateşler tüttü

VI

aşk artık bir fuzulidir dilimizde

telli turnam girişidir türküye
yüreğim ihtizaza gelmiş
allaha çocuk isnad edildiğinde arş sanki
öyledir ya yüreğim
öyledir
gelmez yola gidiyorum
öyle

coşarlığın pür iştiha heyecanlarına realist bilge mütekebbir tokatlar silleler
yemiş yüreğim
öyle
vazgeçişler hatrına sikkeler görmüş
asi bir nehirdir artık
ne şama uğrar yanan ne beyruta
kendisi yanar bir alev nehirdir artık

VII

hılım hılçık hırkalarla biz
gafar nevzat ve vehbiyiz
sizlere selam olsun
o nihavent şarkıdır bakın
bizden konuşuyor iyi bakın
çatın
neresidir ey yüce dağ
çatın
güneş midir
sizif mi

bilirdiniz
zaman insanı şıvgınlaştırır
bilir ah
her gördüğüm rüya bilirdim bir yıl çalardı ömrümden

VIII

‪bir benzinliğe girilecek en güzel saatlerde‬‬‬‬‬‬‬‬‬
‪güneş pembeleşmeden‬ henüz‬‬‬‬‬‬‬‬
paris yanıp yıkılmadan yani vakit varken henüz
‪ölmek isterim‬‬‬‬‬‬‬‬‬
akşamüstü

şu bahis geçtiğinde bir gün
anlaşılacağım umarım
ummam ya sanarım
adamlar ayaklı güz laleleri
bu bir şiir midir
hayır değildir
evet şiirdir
ve dolayısıyla ben de bir münevver
enver münevver

nuh tepesindeki ahlat ağaçları
şuh tepesindeki ahlar ağaçları
ahlar

bir çeşmeden damlarca
la fonten masalları
bir kadından ahlarca
hayat sızıları
bir çocuktan duyarca
umut aşıları

gelir aklıma
gelir aklıma
düşer sevdama.

IX

ne maserati ne gallardo demiştim
senle bir dağ başı yalnızlığı toros
tırıs

çökertmeden çıkmış halil gibi
çakırdikenlikte vurulu memed gibi
stonehedge misali bir garip kemer gibi
çağlarıdı ruhum manavgatta
şelale
kurtulursam eğer sorarım size
niyedir dikenler gülşene lale

zekavetli bir karizma ve kesafetli bir mavi
iki huy

X

eternity and a day bir çanakkale sadmesiydi dilimiz
hem gönlümüz elbet
gönlümüz ekber bir karanlık ki
hafızdan bir makber gönlümüz

enbiyadan kalmam müstağni
bir örümcek götürür hakka beni

genç verteryen nidalar değil bunlar
mahzuni, karakoç,
bâkiler sezişler
çakırcalı bakışlar bunlar

gün akşamlıdır devletlûm
hadi gelsin taif zindanları

ardımdan bir kibrit yakın artık
muhammedî

XI

kanayan bir hasret yarasıdır ya şairlik
ondan da vazgeçtim
yeter bana da kalbimde bir özleyiş
kabrimde bir hanımeli
bu son olsun bu son

çarşı-yı alem sergilerini bir divane olarak gezmek artık
çarşılardan geçedurmak yapayalnız
kalmak iskelelerde
yalın kılıç
yetsin artık bıraksın beni kalabalık

yüksel ey türk
hududun yok

XII

dil yâredir dil yâre
bu dil yâre yâredir

bitsin şiirlerle uyanmak rûyalardan
bitsin gerçek bir kainat şiirine uyanayım
bu gençlik rûyası artık

homeros odesasınca
musa âsasınca
bir yolculuktu dedim hayat
işte bak ellerimde dağ menekşeleri
bitiyor hayat

ne sağ olmak murâdımdır ne ölmekten kaçar cânım
cihânda hasta-i aşk olalı bir hoşça hâlim var

XIII

kant değildi yalnız cürete davet eden
nabigâ bendim yaşamaya cüretten söz eden

bir ilanat bu bekler
ve ize’s suhufu nüşirat

adı azraildir deriz hafız fahriyle
78 devirli taş plaklarında
duyun beni

üç beş güzel bir araya gelmişler
benim sevdiceğim yok arasında

XIV

literatüre bonapartizm olarak girmiş bir tavrın nameleri
celâlî türküsüne çarpıp erisin diyeydi gayretim
hem savletim

ve deccale dil çalan böyle milletin..

düşsün o vakit dem â dem tîr-i müjgâne su

edemem ben kendim sözümle cenk
düşsün
bir bağ alırım da hevenk
getirir ruhuma kepenk
gayri açılmaz

gayri açılmaz
zona pelisudayım artık
gayri açılmaz

kendisinde bir şahsiyet vehmettiğin nazenînin
nefsin nâşir-i efkârı oluşu bu başka değil
nefsin nâşir-i efkârı

XV

çocukları ihtiyarlatan o savaştan çıktım
yorgunum
yokuşları çıkamam
külçeleri atamam
kûçelere bakamam sarp
sırtımdan
atamam
ne teslim-i silâh ederim
ne rükû-yu zalim
aleme bak deme
örnek alamam

mihriban’la reconquista’yı birlikte anışım niye
sûr’un toyunu duymak isterim
daha genciken
sûr’un toyunu
ki sûr bilinir yalnız israfil’e değildir
bazısına toydur şendir sûr

XVI

yaprak dökmüş garbî garbî
benim eski bağlarım

artık imkansız görüyor değilim,
yalnız istemiyorum,
istemeye teşne olma ihtimalinin nesîmini bile,
istemiyorum

yanaşmak istemem kıyısına ömür boyu
istemenin
kıyısına bile yanaşmak istemem
o ferdiyet deryasında boğulayım yeter
daha ehven gelir bana
daha ehven

okuldaki piç çocukların beni hani havalı
bulup normallerin hâlesi etrafımda
bir yusuf ve bir yıldız değilse de
fıtraten mükerrem’e bizim delilimiz
kibirliye kibretmek sadakadırı duymadığımız zamanlarda

tiyatro bitti
beklemeğe lüzum görmüyorum
tatlı bir yolculug idi geçer mâhzûnî

XVII

nazımın akarçayı gediz üzeri bir büyük taarruzken
benimki bir kıtâl üzeri güründeydi çağlar
çağlar durmaz
artık koşusu bir amoktur
amordan amoka

yanımda bir baki bir de fuzuli
salıyor sonra unutuyorum gâhi güvercini gâhi şahini

ecel birdir, tegayyür etmez
rahman nida mı bekliyor ahz-ı cân için
sen yaşa dersen cihanın sonuna dek yaşarım ya
vakt-i merhunuysa al beni yanına

ve ansızın giderken,
hurşit reis
sandık sana emanet

XVIII

çünkü yıldızlar öyle ışıltılı öyle ferahtılar ki
gençken olsun istedim gidişim
sekişim kolay olsun bir maral edasıyla
bir maral
kınalı kınasız ama titrek bir titreyişle
belki çağdaş bir ürperişle
bir maral

bir tütün salıp nemçe illerine
çünkü bir kelimelerdi geçmişi çizen böyle güzel
bir belki bazı ressamlar
bir de ansızın çarmıh hasan deyişim sana

XIX

at kadehi elinden diyemeden son gecenin hüznü
ölüp de gabire girdiğim zaman
ben susuyom gemiklerim söylesin aman

bir çalsın bekir sıtkıyla ömrümün son saati
ve sen
gelme mezarıma
git geri geri

karanlığın arkasında kıvılcım gözlü orospular
onları da istemiyorum
nefreti yeter bodler bana fahişelerin
laneti bakirelerin
yeter

bir çöküşün estetikçisi değilim
onda yaşayan bir şeylerdi aradığım
buydu ruhu
bû-yi ruhu bendeki ağıdın

ben işte ne unuturum
ne de bunu silecek bir yeni rûzigâr isterim

XX

kül rengi kumrular gibi uça dala şiirlerim
ve ince uzun ellerim
beni
‪geniş kanatları boyunca simsiyah açılan‬‬‬‬‬‬‬‬
ve arkasında güneş doğmayan ‬
o büyük
kapının eşiğine götürüyor

gecede bir vakit var, o eşikten sonra söz
dinlenmeyen,
yalnız ahenge teslim bir vakit

o vakitte çarpardı beni
82 yılında adriyatik’te batan geminin haberi
ah bir ataş verin
gerizlerin naresi

ve derdim
‪dumandaki raksâver hava hiç şeyde yok‬‬‬‬‬‬‬‬‬

XXI

hani çileklerin tadı yok deyişime
iki filim çeksin kiyarüstemî
bergman
iki filim

göreceği bir kesik tel ki ahengi kesmez ebedi
göreceği bir uyuyuş ve uyanmayış
ta ki subh-i haşre kadar
göreceği bir ölüm
o da imanla olsun isterim

ah hafıza, sen gizli düşmanı beşer soyunun
nerde açık edeceği kestirilmeyen

bu sabah güneş doğarken uzaklara yağmur yağdı

iğdebeli’ne

XXII

ölmek isterim
bir memleketin yıkılışına yakılmış bir ağıt olarak
ölmek isterim

oysa, benim
yunustan beri bakışım değişmiştir aya
dikerim her sürçüşümde gözlerimi semaya

ölmek isterim
bir memleketi
gönül mülkünü yıkanların bağrında bitmez bir kahır olarak
ölmek isterim
öl..

yaşarken reddettiklerimin nişanesi olarak bir ölüm
ölür ve göç etmek isterim
oraya
bitkinliğin bordasına

yürekler yaksın derken de genç ölüşüm
debelenir yaşamak
ki hırçın bir hayvandır
içimizde durmadan
kıvrak ve küheylan,
yaşamak,
bir başka diyarda
gerçekten
ölümü öldürüp de yaşamak

‪siz ey katilleri aşkın‬‬‬‬‬‬‬‬‬
‪hamalları kahrın‬‬‬‬‬‬‬‬‬
‪siz‬‬‬‬‬‬‬‬‬

XXIII

hatıralar da kuşlar gibidir dal ister konacak
dün dağlarda dolaştım evde yoktum
izzet semasına saadet deryasına
onlara bir ömür bakasıya

şûhun bakışına değil
inanırım suyun akışına
yatağını bulan
suyun akışına

günün ağarışını da görmek istemem artık
isyan deme a tanrım
yahya kemal kabri başında gönlümüz

XXIV

efkar-ı ufkum bulanık iken sigara dumanı
raksına karışır da toparlanır ruhum

mesihçi yaklaşımlar sergilerken sartre
ben
ölümü
yanlız ölümü düşlüyordum.
şâhânelerin şûhânelerin kâşânelerin iç içe geçtiği bu bulanık kıtada
ölümü
yalnız ölümü
yani ki bu kısrak başı dörtnala
eyja maynır

XXV

hayli demler ıstırab-ı aşkını çekmiş iken ben
şimdi
baş başasın baş başa
şarapnelle baş başa
ağan hacımusa gibi
1914’ten beri
baş başa

niyet edilmemiş bir netice, mektup,
âlem mektubat-ı rabbani derlerdi,
hep o yazacak değil a,
bu da bizden ona olsun

ardımda da kimse kalmasın.
-Çakırcalı
@incememedce

Not: Bu şiir ilk defa https://www.hurvemustakil.com/siir/genc-olumum-yurekler-yaksin/ adresinde yayınlanmıştır.
author

"Sorumluluk Reddi" Konusunda Önemli Bilgilendirme:

Münferit Fikir Platformunda yazılan tüm yazılar, aksi MFP YYK tarafından belirtilmedikçe yazarların kendi görüşleridir. MFP’nin ve platformdaki diğer yazarların görüşlerini yansıtmaz veya ifade etmez.

Yorum Gönderme

0 Yorumlar