Aşk Üzerine!... - Münferit Fikir Platformu

SON

31 Ekim 2019 Perşembe

Aşk Üzerine!...





‘Dünyayı güzellik kurtaracak. Sevmekle başlayacak her şey…’ (S.Faik).

‘Bitekellüf dil akub gitti su gibi kendüden,
Gördü çün mirat-ı hüsni yarda didar-ı aşk.’ (Bektaşi şair).

‘Marifetullah, muhabbetullahtır.’ (Erzurumlu İbrahim Hakkı).

Birbirinden farklı asırlarda yaşamış, toplumsal yelpazenin en uçlarından üç şahsiyetin kendi iç dünyalarından damıtarak akıttıkları, aynı anlam evrenini işaret eden büyülü sözler. Üçünde de ortak olan tema, kavram: Aşk. Vahiy peygamberlere, ilham şairleri gelirmiş. İkisi de gayba, yani mana alemine ait bilgiler. O yüzden bu sözleri de ifade ettikleri içerikle beraber bir ölçüde kutsal sayabiliriz. Ruhta derinleşmenin, manada biraz yol kat etmenin neticesinin aynı kapıya çıktığını gösteren en güzel örnek. Her ne kadar yola nerden ve ne zaman başlandığı değişse de.

Tasavvufta, Tanrının üç yerde kulun gönlünde tecelli ettiğine inanılır. Ruhların ilk yaratıldığı anda ‘Ben sizin rabbiniz değil miyim?’ sözüne karşılık: ‘Evet, rabbimizsin’, dedikleri elest bezminde, Tur dağında ve kıyamette. İnsanın o aşkın varlığı görmese de varlığını her zaman, her an hissetmesi bundandır. İnsan, Tanrı aşkından donmuş, katılaşmış ve yuvarlak olması sebebiyle de dünyaya düşmüş istiridye kabuğunun içindeki inciye benzetilir. Hakiki varlık olan Tanrıdan ayrı olduğu için de sürekli ney gibi inlemekte ve figan etmektedir. Bu efganı, inleyişi de ancak onun varlığında fena bulup, onda baki olmakla dindirebilmektedir. Bu esnada tüm deneyimlerini, yaşadıklarını ve tecrübelerini de şiirin sembolik dilini kullanarak dile getirmiş; tüm acılarını, duygularını ve hislerini şiire doldurmuştur. O yüzden hangi dizeden hangi sözcüğü çekip alsanız içinde hicran, ayrılık, firkat kokusu yayılır etrafa.

Aşkı yüceltip salt aşkın ve ilahi olana yöneltmekle maddeye indirgeyip maddi olanda görmek arasında çok fazla bir fark olmasa gerek. Aşk her şey, her şey aşktır. Aşk; korumasız zavallı bir hayvan gördüğünde göğsünün parçalanması, ciğerinin dağlanmasıdır. Aşk; yetim bir çocuk gördüğünde onun başını okşarken hissettiğin şeydir. Aşk, bir zeytin çekirdeğinden Tanrıya ulaşmaktır. Aşk, iyiliktir; iyi insan olmaktır. Aşk, evrenseldir; hiçbir şeye ya da kimseye indirgenemeyecek kadar değerlidir. Aşk; nefestir, nefistir. Sevgilinin gözüne baktığında gönül aynasında gördüğün sendir. Aşk; seni sen olduğun için seven, ne yaparsan yap kapısından kovmayacağını bildiğin varlığa karşı duyduğun şeydir…

Selam olsun hakiki aşıklara! İnkisarım her şeyi maddeye indirgeyip, ruhundan sıyrılan aklı gözüne inmiş kimselere…

Yine geldim kapına gel kovma beni!
Didar-ı aşktan yandı bağrım el aman!
Vefasız kullarından bıktım usandım.
Müstağniyim artık gel kovma beni!

-Abdulvahap Yıldırım                                              Twitter: @muabdullah60



--------------------------------------------------------------------------------------------
Sorumluluk reddi: MFP blogda yazılan tüm yazılar yazarların şahsi
görüşleridir, MFP’nin ve platformdaki diğer yazarların görüşlerini ifade etmez.
--------------------------------------------------------------------------------------------

6 yorum:

  1. Bende sandim ki cok guzel bir ask hikayesi okuyacagim..hep ilahi ask hep ayni tekrarlar:(((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Abdulvahap YILDIRIM31 Ekim 2019 17:53

      Hep aynı terane diyosunuz yani :)) Sağlık olsun. Ama diğer türlüsünü deneyimleyemediğimden bir bilgim yok malesef :((

      Sil
  2. Evet artık hükmü yok bu yazılarınızın kalplerdeki vereceği hissiyatı...İşte bizler bu aşkla aldatıldık,kandırıldık,dünyamızı ve ahiretimizi berbat ettiler...Keşke kendimize ait küçücük dünyamızdaki aşkla kalabilseydik...Dilerim Allahtan bu vebalin altından iki dünyada da kalkamayıp Allahın laneti içinde inim inim yoğrulsunlar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Abdulvahap YILDIRIM1 Kasım 2019 01:25

      Kimsenin kalbine bir hissiyat vermek gibi bi düşüncem olmadı. İçimde ne varsa onu söylemek ifade etmek istedim hep. Ama temennim bunları gerçekten herkes kendi başına ve kendi olarak duyar hisseder. Yoksa cidden neden yaşıyoruz ki bu dünyada?

      Sil
  3. Bu sitede yazı yazan ve okuyan insanların genelde bir acısı var ve dertleşiyorlar...Yazınız çok güzel ama sanırım yeri bu site değil...Aşk, ne karın doyuruyor ne de mazlumların derdine çare oluyor...

    YanıtlaSil
  4. Abdulvahap YILDIRIM1 Kasım 2019 12:30

    Ege'de boğularak ölen iki çocuğunun mezarı başında 'kızıııım' diye gözaşı döken annenin bu ağlayışını haykırışlarını duymak karşısında benim hissettiğim tek şey aşktı. Ne öfke, ne intikam, ne nefret, ne de başka bişey. Sadece aşk. Tanrının o annenin gönlüne koyduğu yavrusuna merhamer şefkat duygusu. O yüzden ben çok ilgisiz olduğunu düşünmüyorum. Yorumunuz için teşekkürler.

    YanıtlaSil